17. Hukuk Dairesi 2012/601 E. , 2013/3250 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar .. ve ... ile davalı ...Ş. vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -KARAR- Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait araçla, davalıların sürücüsü, maliki, zorunlu, aynı zamanda …
**17. Hukuk Dairesi 2012/601 E. , 2013/3250 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar .. ve ... ile davalı ...Ş. vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -KARAR- Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait araçla, davalıların sürücüsü, maliki, zorunlu, aynı zamanda ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı oldukları aracın çarpışması sonucu müvekkilinin aracın ağır hasarlandığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 259,78 TL park ücreti, 408,31 TL delil tespiti masrafları, 3.540 TL ikame araç kira bedeli ve 35.221,83 TL araç hasarı olmak üzere toplam 39.429,92 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... cevap dilekçelerinde, öncelikle yetki itirazında bulunarak davanın reddini savunmuşlardır. Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile 39.021,61 TL araç hasar bedelinin (davalı ...Ş.'nin bu miktarın 17.500 TL'si trafik sigorta poliçesi, 20.000 TL kasko sigorta poliçesi olmak üzere toplam 37.500 TL poliçe limiti ile sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ...Ş. yönünden 08.10.2010 temerrüt tarihi, davalılar ... ve ... yönünden 10.07.2010 kaza tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiş; hüküm, davalılar ... ve ... ile davalı ...Ş. vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasar bedeli, ikame araç bedeli ve otopark ücretinin davalılardan tahsili isteminden ibarettir. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Yasası'nın 110/2 maddesinde "motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davaların, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabileceği", dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 1086 sayılı HUMK'nin 21. maddesinde de " haksız bir fiilden mütevellit davanın o fiilin vuku bulduğu mahal mahkemesinde ikame olunabileceği" öngörülmüştür. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu, dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 1086 sayılı HUMK'nin 21. maddesine paralel olarak 110/2 maddesi hükmünü getirmiş olup prensip olarak motorlu araç kazalarından kaynaklanan davalara uygulanır. Dolayısıyla işletene (KTK 85), motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunana (KTK 104) yarış düzenleyicilere (KTK 105) aracı çalan ya da gasp edenlere (KTK 107), sigortacıya (KTK 97) ve işletenle birlikte müteselsil sorumlu olan kişilere (KTK 88) mesela araç sürücüsüne karşı açılacak tüm davalar bu madde kapsamına girmektedir. Şu durum karşısında madde kapsamı dışındaki yerlerden birinde bir dava açıldığı ve yetki yönünden karşı konulduğu takdirde istenilen ve madde kapsamında yer alan mahkemelerden birine dosya gönderilmek üzere yetkisizlik nedeni ile dava dilekçesi red edilmelidir. (Y.4HD. 27.4.1989 gün 1037/4037 sayılı kararı, Karahasan-Tazminat Davaları S.367-369, Nomer, 2918 Sayılı KTK'ya göre motorlu araç işleteninin hukuki sorumluluğu İBD 1992 S.1-3 S.86, Havutçu-Gökyayla, uygulamada 2918 sayılı KTK'ya göre hukuki sorumluluk) TTK 1301 maddesine dayanılarak açılacak sigorta rücu davalarında ise KTK 110/2 maddesinde öngörülen yetki kuralının uygulanması mümkün değildir. Bu tür uyuşmazlıklarda ise yetki itirazının HMK'da düzenlenen yetki kurallarına göre çözümlenmesi gerekir. (Y.HGK 26.5.1990 gün 319/464 sayılı kararı, Işık Ulaş Sigorta Hukuku S.468) KTK 110/2 maddesindeki kural sigortacının sorumluluğunun söz konusu olduğu durumlar için öngörülmüş olup bu kural davacı yararına getirilmiştir. Davalı olan sigorta şirketinin bu kuraldan yararlanması mümkün değildir. (Çetin Aşçıoğlu-Trafik Kazalarından Doğan Hukuk ve Ceza Sorumlulukları S.394, Işıl Ulaş Uygulamalı Zarar Sigortalar Hukuku S.1052-1053) Yine dava tarihinde yürürlükte olan 1086 Sayılı HUMK'nin 9. maddesinin 2. fıkrasında; “Davalı birden fazla ise, dava bunlardan birisinin ikametgahı mahkemesinde açılır. Şu kadar ki, kanunda dava sebebine göre davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belli edilmiş ise, davaya o mahkemede bakılır. Ancak davanın sırf davalılardan birini kendi mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı belirtiler veya başka delillerle anlaşılırsa mahkeme onun hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı verir.” denilmektedir. Somut uyuşmazlıkta; Davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu ve ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın davacıya ait araca çarpması ile meydana gelen kazada aracın hasarlandığı iddiasıyla davacı tarafından davalılar aleyhine İzmir Asliye Hukuk Mahkemesinde tazminat davası açılmış, Davalılar sürücü ve işleten, trafik kazasının Çorlu'da gerçekleştiğini, yerleşim yerlerinin de Çorlu olduğunu bildirerek, davalı ... şirketi de şirket merkezinin Üsküdar'da bulunduğunu bildirerek yetki itirazında bulunmuş, mahkemece İzmir'de davalı ... şirketinin bölge müdürlüğü bulunduğu gerekçesiyle yetki itirazlarının reddine karar verilmiştir. Davaya konu trafik kazasının Çorlu'da gerçekleştiği, davalı ... şirketinin merkezinin Üsküdar'da bulunduğu, ZMSS ve İMSS poliçelerinin yetkili acente tarafından Çorlu'da düzenlendiği, davalılar sürücü ve işletenin de Çorlu ilçesinde ikamet ettiği konusunda bir uyuşmazlık yoktur. Davanın açıldığı İzmir Mahkemesi, 2918 sayılı yasanın 110/2 maddesinde tadat edilen, şirket merkezi-şube-acente veya kazanın vuku bulduğu yer mahkemelerinden biri olmadığı gibi haksız fiilin gerçekleştiği ve davalı sürücü veya işletenin yerleşim yeri mahkemeside değildir. Yukarıda anılan HUMK 9. maddesi uyarınca davalılar için ortak yetkili mahkeme kazanın vuku bulduğu Çorlu mahkemeleridir. Mahkemelerin yetkisinin ancak kanunla düzenlenebileceğine ilişkin T.C Anayasasının 142. Maddesi açık hükmüne rağmen yargı organının kıyas yolu ile yasada sayılmayan yer mahkemesini yetkili mahkeme olarak tayin ve tesbiti mümkün bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; yerel mahkemenin ortak yetkili mahkeme olan Çorlu Mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı vererek dosyadan elini çekmesi gerekirken, yazılı şekilde yetki itirazlarının reddi ile işin esasına girilmesi doğru görülmemiş, bozma sebebi yapılmıştır. Kabule göre de; Davalı ... şirketi, aracın zorunlu ve ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı olup, poliçe şartları gereğince ikame araç bedeli davalının sorumluluğunda bulunmamaktadır. Bu nedenle davalı ... şirketi aleyhine ikame araç bedeline hükmedilmemesi gerekirken, yazılı şekilde talebin kabulüne karar verilmesi de doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... şirketi vekili ve davalılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 12.3.2013 gününde Başkan ... ile Üye ...'un karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi hasar tazminatı istemine ilişkin olup davalı ...Ş kazaya neden olan aracın trafik sigortacısıdır. Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğu düzenleyen 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi uyarınca, dava, sigortacının merkez ya da şubesinin ya da sözleşmeyi yapan acentenin bulunduğu yerde açılabilir. Somut uyuşmazlıkta dava, İzmir'de açılmış olup yasa uyarınca Bölge Müdürlüğünün bulunduğu yer mahkemelerinin de yetkili olduğunun ve HMK.ndaki yetki düzenlemesinin bu özel düzenlemeyi kaldırmadığının kabulü gerekir. Davalı ... şirketinin İzmir'de bölge müdürlüğünün bulunması nedeniyle, davalının yetki itirazının reddi doğrudur. Yukarıda açıklanan gerekçelerle mahkemenin yetkisizlik nedeniyle bozmaya ilişkin çoğunluk görüşüne karşıyız. Karşı Oy Karşı Oy ... ...