3. Hukuk Dairesi 2016/435 E. , 2016/10183 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamı üzerine mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafça temyiz edilmesi üzerine; dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dilekçesinde; müvekkili kurum lehine olarak sonuçlanan dava ve icra takiplerinden dolayı karşı t…
**3. Hukuk Dairesi 2016/435 E. , 2016/10183 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamı üzerine mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafça temyiz edilmesi üzerine; dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dilekçesinde; müvekkili kurum lehine olarak sonuçlanan dava ve icra takiplerinden dolayı karşı taraftan tahsil edilerek emanet hesaplarına yatırılan avukatlık ücretlerinden diğer avukatlar ile birlikte kadrolu avukat olarak çalışan davalıya da yasaların belirlediği limitlerin üzerinde avukatlık ücreti ödemesi yapıldığını ileri sürerek; fazla ödenen 18.193,08 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde; zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin geçtiğini, ayrıca yönetmelik gereği limit sınırını aşan avukatlık ücretlerinin emanet hesabında tutulduğunu ve limitini doldurmayan avukatlara ödendiğini, buna göre davacı kurumun aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, esas yönünden ise limit sınırını aşan vekalet ücretlerinin emanet hesabında tutulacak olması nedeniyle davacı kurumun faiz talebinin de yerinde bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, "idarece 23.10.2003 tarih 16543 sayılı yazısı ile limitsiz ödeme başladığı tarihte idare ödemenin sebepsizliğini bilmekte olup, BK'nun 66. maddesindeki 1 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği sonucuna varılmakla, talebin zamanaşımı süresi yönünden reddine" dair verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 27.01.2011 tarih, ...Karar sayılı ilamıyla "... Ancak, yerleşik uygulamada BK'nun 66.maddesindeki 1 yıllık zamanaşımı süresinin, tüzel kişilerde dava açılmak üzere emir vermeye yetkili organın zararı ve zarar vereni öğrenmesi (olur vermesi) ile başladığı kabul edilmektedir. ./.. -2- Somut olayda, dava açmak üzere emir vermeye yetkili Genel Müdürlüğün durumu 16/01/2009 tarihinde öğrenmekle zamanaşımının bu tarihte başladığı ileri sürüldüğüne göre, bu husus araştırılarak sonucuna göre hüküm kurmak gerekirken, varsayımla zamanaşımının 2003 yılında başladığının kabulü doğru görülmemiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir...." gerekçesiyle bozma konusu yapılmıştır .