Başvuru, ulusal yayın yapan Evrensel gazetesinde gazete) çıkan haberlere karşı cevap ve düzeltme tekzip) talebinin mahkemece kabul edilmesi nedeniyle ifade ve basın özgürlüğünün ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, ulusal yayın yapan Evrensel gazetesinde (gazete) çıkan haberlere karşı cevap ve düzeltme (tekzip) talebinin mahkemece kabul edilmesi nedeniyle ifade ve basın özgürlüğünün ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 5/8/2013 tarihinde İstanbul Bölge İdare Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 10/1/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 31/3/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 2/6/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş 14/7/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanlarını 23/7/2014 tarihinde ibraz etmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Evrensel gazetesinin sorumlu yazı işleri müdürü olarak gazetecilik yapmaktadır. Adı geçen gazete, Türkiye ve dünyadaki siyasi, kültürel, sosyal ve ekonomik olaylar ve gelişmeler konusunda haber ve yazıların yer aldığı, ulusal yayın yapan bir gazetedir. Gazetenin 8/4/2013 tarihli nüshasında "’Yevmiyeci Hoca’ Tartışması" ve 13/4/2013 tarihli nüshasında "Yevmiyeler Madenciden!" başlıklı haberler yayımlanmıştır. "'Yevmiyeci Hoca’ Tartışması" başlıklı haber içeriği şöyledir:"HANGİ YÜZLE GELİYORSUNUZ?Geçen hafta sonu Muratlar köyü kahvesinde altın madeni yetkilileri ve Ankara’dan gelen Prof. Dr. B.G.’un yapmak istediği toplantı köylülerin tepkisi üzerine yapılamadı. Gazetemize bilgi veren köylüler, madencilerin getirdiği ‘yevmiyeci hoca’ dedikleri Prof. Dr. G...’un madenci şirket yetkilileri ile birlikte köye geldiğini, özellikle içilemez raporu verilen sular ve tarımla ilgili köylülerle konuşmak istediklerini söyledi. Köy muhtarı ve altıncılardan iş bekledikleri söylenen birkaç kişi dışında hiç kimsenin toplantıya katılmadığını belirten köylüler, sularındaki içilemez raporlarını G…’a gösterdiklerini aktardı. Köylüler; “Hocaya ‘Daha arama aşamasında kirlenen bu sular, işletme esnasında daha da kirleneceği kesin. Siz o zaman ne tarımından, hayvancılığından bahsediyorsunuz’ diye sorduk. Hoca ise bize ‘Yeni kaynaklar bulunabileceğini, ortada çok sıkıntılı bir durum olmadığını’ söyledi. Biz ise ‘Kirli suyla tarım yapılır mı?’ dedik. Madencilere de ‘Köyün suyunu içilemez hâle getirdiniz, hangi yüzle buraya geliyorsunuz. Halk sağlığı ile oynayan sizler, suları kontrole gelip numune alanlarla aynı gün neden rakı masasına oturuyorsunuz, yaptığınız pislikleri örtmek için herkesi satın alabileceğinizi mi sanıyorsunuz? Biz maden çalışmasını istemiyoruz, sizi de istemiyoruz’ diye tepki gösterdik” dedi. Köylüler, tepkilerin çoğalması üzerine gelenlerin istedikleri toplantıyı yapamadan köyden ayrıldığını dile getirdi.DERHAL İSTİFA ETMELİAltın madencileri ile köylüleri iknaya çalıştığı iddia edilen Prof. Dr. B.G.’un Ziraat Mühendisleri Odası Genel Merkez Yönetim Kurulu üyesi olması tartışmaların boyutunu da değiştirdi. Ziraat Mühendisleri Odası Çanakkale Şube Başkanı ve Çanakkale Çevre Platformu Sözcüsü H.N., olayı duyar duymaz genel merkezi aradığını ve tepkilerini dile getirdiğini belirterek, “G… oda yönetiminden derhal istifa etmeli. Artık orada duramaz” dedi. Altın madenine karşı mücadele eden Muratlar Köylüleri de G…’un ‘özür dilemesi’ ve odadaki görevinden istifa etmesini talep eden imza kampanyası başlatacaklarını söyledi.MADENCİLERE HİZMET ETMİYORUMİddiaların hedefindeki isim Prof. Dr. B.G., tüm iddiaları reddederken, kendisinin madencilere hizmet etmek gibi bir amacının olmadığını söyledi. G… iddialarla ilgili sorularımıza şöyle yanıt verdi; “O bölgeye Kırsal Kalkınma Derneği adına sosyo-ekonomik yapı analizi için gitmiştik. Köyde de konuşturmama, tartıştırmama gibi bir durum olmadı. Köylüler sularda sorun olduğunu söyledi. Madencilik şirketinden gelenler de vardı, ama bizim bunlarla alakamız yok. Biz kendi aracımızla gittik. Kalkıp başka köylere de gittik. Ben (SÜRKAL) adına köyleri geziyorum. Madencilere hizmet etme gibi bir amacım yok”. Muratlar köylüleri ise G…’un madencilerle birlikte hareket ettiği iddialarında ısrar ederken, aynı gün kendisini Çan’da da madencilerle birlikte gördüklerini söyledi." "Yevmiyeler Madenciden!" başlıklı haber içeriği şöyledir:"Ziraat Mühendisleri Odası Genel Merkezi tarafından gönderilen düzeltme yazısında “Prof. G…’un altın şirketiyle beraber hareket ettiği iddiası tümüyle gerçek dışıdır” denildi. Oda haberimizdeki iddiaları ise “gerçek dışı ve maksatlı” olarak değerlendirdi. Prof. Dr. B.G.’da gönderdiği düzeltme yazısında haberin ‘yanlı bilgilere’ dayandığını ve gerçek dışı olduğunu ileri sürdü. Haberimizi hazırlarken görüşlerini aldığımız köylüler G…’un söylediklerinin aksi yöndeki iddialarında ısrarcı. Bunun yanı sıra haberimiz, Kaz Dağları’ndaki köylerde bu çalışmayı yapan ve bizzat Prof. Dr. G…’un yazman olarak görev yaptığı SÜRKAL Başkanı Rahmi Demir tarafından doğrulandı.‘KÖYLERE MADEN YETKİLİLERİYLE GİTTİK’SÜRKAL Derneği Başkanı Rahmi Demir köyde kırsal kalkınma ile ilgili bilgi vermek üzere kendilerini madencilerin çağırdığını belirterek, “Bizden bu çalışmayı yapmamızı madenciler istedi. ‘Biz o yörede maden faaliyeti yapıyoruz. Köyde bu tür bir çalışma yapabilir misiniz?’ dediler. Biz de bunun üzerine Çarşamba günü bölgeye gittik. İlçe tarım müdürü ve Kaymakamla da görüştükten sonra köylere geçtik. Yol konaklama vs, bütün masraflar madenciler tarafından karşılandı. Kendilerine yaptığımız çalışmalarla ilgili ilerde bir rapor vereceğiz” dedi. Kendisinin de bu ekibin içinde olduğunu belirten Demir, Prof. Dr. G…’un “Madencilerle tesadüfen orada karşılaştık” sözlerindeki çelişkiyi ise “Biz önceden gitmiştik, kendisi cumartesi geldi. O yüzden bilgisi olmayabilir. Zaten oda ya da akademisyen kimliği ile değildi, SÜRKAL yönetim kurulu üyesi kimliği ile ordaydı” diye açıkladı. Demir, Muratlar köyünün ardından gittikleri Hacıbekirler ve Halilağa köylerine de madencilerle birlikte gittiklerini söyledi. Her iki köyün de altın madeni firmalarının çalışma yaptıkları köyler olması dikkat çekici.MUHTAR VE AZA: HOCAYI MADENCİLER GETİRDİHaberin ardından görüştüğümüz Köy Muhtarı Y. ve köy azası S.E. de haberdeki iddiaları doğruladı. Hocayı ve yanındaki ekibi madencilerin getirdiğini söyleyen Y…,“Köye nasıl faydalı projeler yapılabileceği, nasıl kalkınma olacağı konusunda bilgi vermek için madenciler getirdi bunları. Köylülere ‘Önemli bir hoca gelecek, bir daha bu fırsatı bulamazsınız’ dediler” diye konuştu. Köy azası S.E. de madencilerin uzun zamandır bu hocalardan randevu almaya çalıştığını bildiğini söyledi. Kendilerine, madencilerin “Bu kişiler köyün tarım ve hayvancılığının daha da gelişmesi ile ilgili bilgiler vermeye gelecek” dediğini aktaran E…, “Hocaların geliş tarihi belli olunca muhtarı aramış maden yetkilileri. Köylünün o gün toplantıya gelmesi için. Üç dört gün önceden hocaların geleceği ile ilgili duyurular yapıldı köyde” dedi.MADENİN ZARARLARI ÜZERİNE TOPLANILMIŞTIAyrıca köylüler, birçok bilim insanının köylere gelip madenin zararları konusunda bilgi verdiklerini, buna karşılık madenci şirketin de ‘Bu konuda farklı düşünen hocalar da var. Onlar da bizi destekliyor’ diye köylülerin kafalarını karıştırmaya çalıştıklarını söylüyor.Geçtiğimiz günler de bir grup bilim insanı Çanakkale’nin köylerini gezerek Kaz Dağları’nda yapılan altın madenciliğinin zararları hakkında köylülere bilgi vermiş, bu toplantılara köylülerin ilgisi de yoğun olmuştu.‘DERHAL İSTİFA ETMELİ’Haberimizin ardından ZMO Genel Merkezi ile görüştüğünü ve tepkilerini oraya da aktardığın belirten ZMO Çanakkale Şubesi Başkanı H.N., “G…’un oda yönetiminden derhal istifa etmesi ile ilgili sözlerimin arkasındayım” diye konuştu." Haberde adı geçen B.G., öğretim görevlisi ve aynı zamanda TÜRMOB ve ZMO yönetim kurulu üyesidir. Söz konusu yazıda, Çanakkale ili Bayramiç ilçesinin Muratlı Köyü’nde yapılan altın madeni araştırma çalışmaları sırasında madenciler ile köylüler arasında yaşanan olaylar, çevre sorunları kapsamında haber konusu yapılmıştır. Haber içeriğinde Muratlı Köyü sakinlerinin olaylara ilişkin anlatımları, iddia biçiminde yansıtılmaktadır. Madenci yetkililer ve B.G.nin açıklamaları sıralı olarak verilmekte, başka bir açıdan da altın madeni araştırma ve çıkarma işlemlerindeki çevreye verilen zarara vurgu yapılmaktadır. Söz konusu haberde adı geçen B.G., gazeteye Ankara Noterliği aracılığıyla tekzip metni göndermiş, tekzibin yasaya uygun biçimde yayımlanmaması üzerine Ankara Sulh Ceza Mahkemesine başvurarak tekzip talebinde bulunmuştur. Ankara Sulh Ceza Mahkemesi 8/5/2013 tarihli ve 2013/605 Değişik İş sayılı kararında “cevap ve düzeltme metninin Evrensel gazetesinin aynı sayfa ve sütunlarında, aynı puntolarla, hiçbir düzeltme, ekleme yapılmaksızın, yorum katılmaksızın ve anlam bütünlüğü bozulmaksızın yayınlanmasına” hükmedilmiştir. Kararın gerekçesi şöyledir: “Yapılan haberler kapsamında, tekzip talebinde bulunan Prof.Dr.B.G.’un madencilerle işbirliği içerisinde olduğu ve ‘yevmiyeci hoca’ olarak nitelendirildiği, bu tür iddialarla 5187 sayılı Basın Kanununda ve Anayasamızda yer alan basın özgürlüğü ve eleştiri sınırlarının ötesine geçildiği bu suretle başvuranın kişilik haklarının ihlal edildiği sonuç ve kanaatine varılmış olmakla, ayrıca başvuruda bulunan tarafından ilgili gazeteye gönderilen düzeltme metninin de gerektiği gibi yayınlanmayarak sadece haber içerisine katılıp atıfta bulunulmak suretiyle kısa açıklama ve yorumlarla verildiği anlaşılmış olmakla, tekzip talebinde bulunanın talebinin kabulüne karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.” Anılan karara yapılan itiraz, Ankara Asliye Ceza Mahkemesinin 20/6/2013 tarihli ve 2013/299 Değişik İş sayılı kararıyla kesin olarak reddedilmiştir. İtirazın reddi kararı başvurucuya 5/7/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 5/8/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 9/6/2004 tarihli ve 5187 sayılı Basın Kanunu’nun maddesi şöyledir:"Süreli yayınlarda kişilerin şeref ve haysiyetini ihlâl edici veya kişilerle ilgili gerçeğe aykırı yayım yapılması halinde, bundan zarar gören kişinin yayım tarihinden itibaren iki ay içinde göndereceği suç unsuru içermeyen, üçüncü kişilerin hukuken korunan menfaatlerine aykırı olmayan düzeltme ve cevap yazısını; sorumlu müdür hiçbir düzeltme ve ekleme yapmaksızın, günlük süreli yayınlarda yazıyı aldığı tarihten itibaren en geç üç gün içinde, diğer süreli yayınlarda yazıyı aldığı tarihten itibaren üç günden sonraki ilk nüshada, ilgili yayının yer aldığı sayfa ve sütunlarda, aynı puntolarla ve aynı şekilde yayımlamak zorundadır.Düzeltme ve cevapta, buna neden olan eser belirtilir. Düzeltme ve cevap, ilgili yazıdan uzun olamaz. Düzeltme ve cevaba neden olan eserin yirmi satırdan az yazı veya resim veya karikatür olması hallerinde düzeltme ve cevap otuz satırı geçemez.Süreli yayının birden fazla yerde basılması halinde, düzeltme ve cevap yazısı, düzeltme ve cevap hakkının kullanılmasına sebebiyet veren eserin yayımlandığı bütün baskılarda yayımlanır.Düzeltme ve cevabın birinci fıkrada belirlenen süreler içinde yayımlanmaması halinde yayım için tanınan sürenin bitiminden itibaren, birinci fıkra hükümlerine aykırı şekilde yayımlanması halinde ise yayım tarihinden itibaren onbeş gün içinde cevap ve düzeltme talep eden kişi, bulunduğu yer sulh ceza hâkiminden yayımın yapılmasına veya bu Kanun hükümlerine uygun olarak yapılmasına karar verilmesini isteyebilir. Sulh ceza hâkimi bu istemi üç gün içerisinde, duruşma yapmaksızın, karara bağlar.Sulh ceza hâkiminin kararına karşı acele itiraz yoluna gidilebilir. Yetkili makam üç gün içinde itirazı inceleyerek karar verir. Yetkili makamın kararı kesindir.” 23/3/2005 tarihli ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir: "(2) Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu ve diğer kanunlarda yer alan acele itirazlar hakkında Ceza Muhakemesi Kanununun itiraza ilişkin hükümleri uygulanır.” 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun maddesinin ilgili fıkraları şöyledir:“(1) Hâkim veya mahkeme kararına karşı itiraz, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde 35 inci Maddeye göre ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren yedi gün içinde kararı veren mercie verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır. Tutanakla tespit edilen beyanı ve imzayı mahkeme başkanı veya hâkim onaylar. 263 üncü Madde hükmü saklıdır.(2) Kararına itiraz edilen hâkim veya mahkeme, itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; yerinde görmezse en çok üç gün içinde, itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderir. (3) İtirazı incelemeye yetkili merciler aşağıda gösterilmiştir:a) Sulh ceza hâkiminin kararlarına yapılan itirazların incelenmesi, yargı çevresinde bulundukları asliye ceza mahkemesi hâkimine aittir.…”