TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR DİANA KUTLAR BA ŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2017/33788) Karar Tarihi: 10/2/2021 Başvuru Numaras ı: 2017/33788 Karar Tarihi : 10/2/2021 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Muammer TOPAL Recai AKYEL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTE Ş Raportör : Eren Can BENAKAY Başvurucu : Diana KUTLAR I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, evlilik birli ği devam ederken e şin evli oldu ğunu bilerek e şle ilişki yaşayan üçüncü ki şiy
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR DİANA KUTLAR BA ŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2017/33788) Karar Tarihi: 10/2/2021 Başvuru Numaras ı: 2017/33788 Karar Tarihi : 10/2/2021 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Muammer TOPAL Recai AKYEL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTE Ş Raportör : Eren Can BENAKAY Başvurucu : Diana KUTLAR I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, evlilik birli ği devam ederken e şin evli oldu ğunu bilerek e şle ilişki yaşayan üçüncü ki şiye karşı diğer eş taraf ından aç ılan manevi tazminat davas ının ayn ı konudaki lehe Yarg ıtay Hukuk Genel Kurulu karar ına rağmen reddedilmesi nedeniyle mülkiyet ve adil yarg ılanma haklar ının ihlal edildi ği iddialar ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 25/8/2017 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ından yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. Bölüm Ba şkan ı taraf ından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yap ılmas ına karar verilmi ştir. 6. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına (Bakanl ık) gönderilmi ştir. Bakanl ık görüş bildirmiştir. 7. Başvurucu, Bakanl ığın görüşüne karşı beyanda bulunmam ıştır. III. OLAY VE OLGULAR 8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvuru Numaras ı: 2017/33788 Karar Tarihi : 10/2/2021 39. Başvurucu, e şi ile M.G.nin -e şinin evli oldu ğunu M.G.nin bilmesine ra ğmen- ilişki yaşadıklar ını belirterek M.G.ye (daval ı) karşı 13/9/2013 tarihinde manevi tazminat davas ı açm ıştır. Dava dilekçesinde ba şvurucu, ya şanan olaylar ı anlatt ıktan sonra daval ının onurunu k ırdığını ve kendisini küçük dü şürdüğünü belirterek ki şilik haklar ına yap ılan ağır sald ırı sonucunda olu şan manevi zarar ın karşılanmas ı gerektiğini iddia etmi ştir. 10.İstanbul 24. Asliye Hukuk Mahkemesi (Mahkeme) 2/7/2014 tarihinde davay ı kısmen kabul etmi ş ve başvurucuya 40.000 TL manevi tazminat ın faizi ile birlikte ödenmesine karar vermi ştir. Kararda, daval ının başvurucunun e şinin evli oldu ğunu bilerek onunla ili şki yaşadığı belirtilmi ştir. Söz konusu ili şkinin başvurucunun hamilelik dönemine ve yeni do ğum yapt ığı döneme rast geldi ği ifade edilmi ştir. Daval ının eyleminin başvurucuy a karşı kişilik haklar ına ağır sald ırı teşkil edecek nitelikte haks ız eylem oldu ğu ve bu eylem nedeniyle de ba şvurucunun manevi zarara u ğrad ığı söylenmi ştir. 11. Daval ı 8/8/2014 tarihinde mahkeme karar ını temyiz etmi ştir. Dilekçesinde hakk ında başlatılan icra takibi neticesinde mahkeme karar ından haberdar oldu ğunu belirtmiştir. Mahkeme karar ının kanuna ayk ırı olduğunu belirterek gerekçeli karar ın tebliğinden itibaren temyiz sebeplerini verece ği ek dilekçe ile bildirece ğini ifade etmi ştir. 12. Başvurucu 16/9/2014 tarihinde temyiz dilekçesine cevap vermi ş ve ayn ı zamanda mahkeme karar ını temyiz etmi ştir. Dilekçesinde temyiz dilekçesinin bir ke z verilebilece ğini belirterek daval ı taraf ından verilecek ek temyiz dilekçesinin dikkate alınmamas ı gerektiğini ve faiz i şleme tarihinin yanl ış belirlendi ğini ifade etmi ş, bununla birlikte hükmedilen manevi tazminat tutar ının az oldu ğundan yak ınm ıştır. Bu sebeple mahkeme karar ının belirttiği şekilde düzeltilerek onanmas ını talep etmi ştir. 13. Bu arada ba şvurucu ile e şi, İstanbul Anadolu 12. Aile Mahkemesinin 22/1/2015 tarihli karar ıyla boşanm ıştır. Karar ın boşanmaya yönelik k ısm ı Yarg ıtay 2. Hukuk Dairesinin 29/2/2016 tarihli karar ıyla onanm ıştır. 14. Daval ı 27/2/2015 tarihinde ek temyiz dilekçesini vermi ştir. Dilekçesinde Mahkemenin eksik inceleme neticesinde karar verdi ğini belirtmi ştir. Zira ya şam ış olduğu ilişkiden ba şvurucunun iki y ıla yak ın bir süredir haberdar oldu ğunu ve bu durumun başvurucunun ili şkiye r ıza gösterdi ğini aç ıkça ortaya koydu ğunu ifade etmi ştir. Öte yanda n başvurucu ile e şi aras ında aç ılan boşanma davas ının bekletici mesele yap ılmas ı gerektiğini ileri sürmü ştür. 15. Yarg ıtay 4. Hukuk Dairesi (Daire) 22/12/2015 tarihinde mahkeme karar ını bozmuştur. Kararda, evlenmeyle e şler aras ında kurulan aile birli ğinin taraflara yükledi ği ödevlerin ihlali veya yerine getirilmemesi durumunda bu yükümlülü ğü yerine getirmeyen e ş 22/11/2011 tarihli ve 4721 say ılı Türk Medeni Kanunu'ndaki sonuçlar ın boşanma sebebi ve boşanman ın olmas ı durumunda bu olaylar yüzünden ki şilik haklar ı sald ırıya uğrad ığında eşin manevi tazminat talep edebilece ği şeklinde oldu ğu belirtilmi ştir. 4721 say ılı Kanun'daki düzenlemenin dava d ışı eşin evlenme ile kurulan aile birli ğinin taraf ı olmas ı sıfat ından kaynakland ığı zira dava d ışı eş kendi iradesi ile bu birli ğin taraf ı olmay ı kabul ederek Kanun'un kendisine tan ıdığı hak ve yükümlülükler alt ına girdiği ifade edilmi ştir. Daval ının doğrudan başvurucunun bedensel veya ruhsal bütünlü ğüne yönelik hukuka ayk ırı bir fiilde bulunduğundan söz edilemeyece ği zira Kanun'da yükümlülü ğünü ihlal eden e şin eylemini birlikte gerçekle ştirdiği kişiler yönünden herhangi bir düzenleme bulunmad ığı söylenmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2017/33788 Karar Tarihi : 10/2/2021 4Öte yandan daval ının işlenen fiilden asli olarak sorumlu tutulamayaca ğından haks ız fiil hükümlerinin uygulanamayaca ğı ve yine i şlenen fiil müstakilen ve asli olarak i şlenebilir bir fiil olmamas ı nedeniyle i ştirak hükümlerinin de uygulanamayaca ğı dile getirilmi ştir. 16. Mahkeme bozma karar ına uyarak 10/3/2016 tarihinde davay ı reddetmi ştir. Kararda yukar ıda belirtilen bozma karar ında yer alan gerekçelere yer verilmi ştir. 17. Başvurucu 28/4/2016 tarihinde mahkeme karar ını temyiz etmi ştir. Dilekçesinde, daval ının kendisine arayarak ve elektronik posta yoluyla ula şarak kişilik haklar ını ihlal ettiğini söylemi ştir. Her ne kadar Dairenin bozma karar ına uyularak karar verilse de Daireni n ayn ı konuya ili şkin olarak farkl ı verdiği kararlar bulundu ğunu ve söz konusu durumun e şitlik ilkesini ihlal etti ğini belirtmi ştir. Daval ının evli oldu ğunu bilerek eski e şi ile yaşam ış olduğu ilişkinin kişilik haklar ını ihlal etti ğini vurgulayarak kendisine manevi tazminat ödenmesi gerektiğini ifade etmi ştir. 18. Daire 13/10/2016 tarihinde temyiz talebini reddederek mahkeme karar ını onam ıştır. 19. Başvurucu 29/11/2016 tarihinde Daire karar ının düzeltilmesini talep etmi ştir. Dilekçesinde, temyiz dilekçesinde ileri sürdü ğü hususlar ı tekrar etmi ştir. 20. Başvurucu 30/5/2017 tarihinde karar düzeltme istemine ili şkin ek dilekçe vermiştir. Dilekçesinde Yarg ıtay Hukuk Genel Kurulunun (Yarg ıtay HGK) 22/3/2017 tarihli karar ı uyar ınca evli ki şi ile ilişki yaşayan kişinin söz konusu eyleminin aldat ılan eşe karşı haks ız fiil niteli ğinde oldu ğu ve an ılan eylem nedeniyle olu şan manevi zarardan sorumlu tutulmas ı gerektiği belirtilmi ştir. 21. Daire 22/6/2017 tarihli karar ıyla başvurucunun karar düzeltme talebini reddetmiştir. 22. Nihai karar ba şvurucuya 1/8/2017 tarihinde tebli ğ edilmiştir. Başvurucu 28/8/2017 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. IV.İLGİLİ HUKUK A. Mevzuat Hükümleri 23. 4721 say ılı Kanun'un 185. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: Evlenmeyle e şler aras ında evlilik birli ği kurulmu ş olur. ...Eşler birlikte ya şamak, birbirine sad ık kalmak ve yard ımc ı olmak zorundad ırlar." 24. 11/1/2011 tarihli ve 6098 say ılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi şöyledir: Kusurlu ve hukuka ayk ırı bir fiille ba şkas ına zarar veren, bu zarar ı gidermekl e yükümlüdür. Başvuru Numaras ı: 2017/33788 Karar Tarihi : 10/2/2021 5Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kural ı bulunmasa bile, ahlaka ayk ırı bir fiille başkas ına kasten zarar veren de, bu zarar ı gidermekle yükümlüdür. 25. 6098 say ılı Kanun'un 58. maddesinin birinci f ıkras ı şu şekildedir: "Kişilik hakk ının zedelenmesinden zarar gören, u ğrad ığı manevi zarara kar şılık manevi tazminat ad ı alt ında bir miktar para ödenmesini isteyebilir. B. Yarg ıtay İçtihad ı 26. Başvurucunun dilekçesine ekledi ği Yarg ıtay HGK'n ın 22/3/2017 tarihli ve E.2017/1334, K.2017/545 say ılı karar ının ilgili k ısm ı şu şekildedir: "... Sonuç itibariyle, daval ının davac ının eşi ile evli oldu ğunu bilerek duygusal ve cinsel ilişkiye girdi ğinin taraflar ın ve mahkemenin kabulünde olmas ına göre; daval ının sorumlulu ğu ahlaka ve adaba ayk ırılık nedeniyle gerçekle şen 'haks ız fiil'den kaynaklanmakta; dava da yasal dayana ğını haks ız fiile ilişkin hükümlerden almaktad ır. Türk Medeni Kanunu'nun 185. maddesinde yer alan 'evlenmeyle e şler aras ındaki evlilik birliği kurulmu ş olur... E şler birlikte ya şamak, birbirine sad ık kalmak ve yard ımc ı olma k zorundad ırlar.' biçimindeki düzenleme gere ğince, evli bir kimsenin evlilik d ışı birlikteli ği, diğer eşin sosyal ki şilik değerlerine sald ırı niteliğindedir. Bu eyleme evlili ği bilerek kat ılan kişi de diğer eşin uğrad ığı zarardan sorumludur. Ayr ıca eşlerin bu yüzden bo şanm ış olup olmalar ı da önem ta şımaz. Bu nedenlerle somut olayda mahkemece daval ının aç ıklanan şekilde gerçekle şen eyleminden sorumlulu ğu kabul edilerek davac ı eş yarar ına tazminata hükmedilmesi yerindedir. ..." 27. Yarg ıtay İçtihatlar ı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 6/7/2018 tarihli ve E.2017/5, K.2018/7 say ılı karar ının ilgili k ısm ı şu şekildedir: "... Konumuz aç ısından üçüncü ki şinin fiilinin haks ız fiil olarak nitelendirilebilmesin e olanak bulunmad ığından sadece aldatma fiiline i ştirak etmesi nedeniyle, aldatan e şle birlikte TBK'nun 61. maddesi çerçevesinde müteselsilen sorumlu tutulabilmesi mümkün değildir. Görüldüğü üzere evlilik birli ği devam ederken e şlerden biri ile evli oldu ğunu bilerek birlikte olan üçüncü ki şinin, aldat ılan eşe karşı manevi tazminat sorumlulu ğu ile ilgil i olarak kanunlar ımızda özel bir tazminat hükmü yer almamas ına rağmen, haks ız fiile ilişkin genel ko şullar ı da taşımayan eyleminden dolay ı üçüncü ki şi aleyhine yarg ı karar ıyla tazminat sorumlulu ğu ihdas edilmesi, evlilik birli ğinin ve aile bütünlü ğünün korunmas ı gibi saiklerle dahi kabul görmemelidir. Hemen belirtilmelidir ki, üçüncü ki şinin kat ıldığı aldatma eylemi ile ba ğlant ılı olmakl a birlikte sadakatsizlik olgusundan farkl ı olarak, ba ğıms ız, özel ve nitelikli bir ki şilik hakk ı ihlali durumunda, e ş söyleyişle üçüncü ki şinin doğrudan aldat ılan eşin kişilik değerlerine Başvuru Numaras ı: 2017/33788 Karar Tarihi : 10/2/2021 6yönelik hukuka ayk ırı bir fiilde bulunmas ı durumunda manevi tazminat sorumluluğunun doğacağında tereddüt bulunmamaktad ır. Bu kapsamda örne ğin, aldatma eylemi ile ba ğlant ılı olarak üçüncü ki şinin, aldat ılan eşin konut dokunulmazl ığını ihlal etmesi, özel ya şam ına müdahale etmesi, s ır alan ına girmesi, ele geçirdi ği baz ı özel bilgileri if şa etmesi, kulland ığı söz ve di ğer ifadeler ile onur ve sayg ınlığını zedelemesi gibi eylemlerinde hukuka ayk ırılık unsurunun gerçekle ştiği şüphesizdir. Hâl böyle olunca, üçüncü ki şi taraf ından gerçekle ştirilen ba şkaca bir ki şilik hakk ı ihlali bulunmad ıkça, salt evli bir ki şiyle birlikte olmak şeklindeki eyleminden dolay ı aldat ılan eşin üçüncü ki şiden manevi tazminat isteyebilmesinin mümkün bulunmad ığı sonuç ve kanaatine var ılmıştır. ..." V.İNCELEME VE GEREKÇE 28. Mahkemenin 10/2/2021 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gereği düşünüldü: A. Hakkaniyete Uygun Yarg ılanma Hakk ının İhlal Edildi ğine İlişkin İddia 1. Başvurucular ın İddialar ı ve Bakanl ık Görüşü 29. Başvurucu; daval ının tazminat ödemesi gerekti ği yönünde Yarg ıtay HGK'n ın 22/3/2017 tarihli karar ı olduğu ve karar düzeltme a şamas ında bu karar ı sunduğu hâlde dikkate al ınmayarak davas ının reddedilmesi nedeniyle adil yarg ılanma hakk ının ve eşitlik ilkesinin ihlal edildi ğini ileri sürmü ştür. 30. Bakanl ık görüşünde, başvurucunun şikâyetinin evli oldu ğunu bilmesine ra ğmen aldatan e şi ile birlikte olan üçüncü ki şiye karşı kişilik haklar ına sald ırı sebebiyle açt ığı tazminat davas ının reddedilmesine ili şkin olduğu belirtilerek şikâyetlerin özel hayata sayg ı hakk ı kapsam ında dikkate al ınmas ı gerektiği ifade edilmi ştir. 2. Değerlendirme 31. Anayasa'n ın "Hak arama hürriyeti " kenar ba şlıklı 36. maddesinin birinci f ıkras ı şöyledir: "Herkes, me şru vas ıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yarg ı mercileri önünde davac ı veya daval ı olarak iddia ve savunma ile adil yarg ılanma hakk ına sahiptir." 32. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Somut olayda ba şvurucunun özel hayata sayg ı hakk ına ilişkin aç ık bir şikâyeti bulunmamaktad ır. Başvurucunun şikâyeti, emsal Yarg ıtay HGK karar ı olmas ına rağmen davas ının reddedilmesine ili şkin olduğundan adil yarg ılanma hakk ının güvencelerinden biri olan hakkaniyete uygun yarg ılanma hakk ı kapsam ında inceleme yap ılm ıştır. Başvuru Numaras ı: 2017/33788 Karar Tarihi : 10/2/2021 733. Somut olayda ilk derece mahkemesi ba şvurucu lehine tazminat ödenmesine karar vermi ş ise de Daire, karar ı bozmuştur. Daire karar ında; daval ının doğrudan başvurucunun bedensel veya ruhsal bütünlü ğüne yönelik hukuka ayk ırı bir fiilde bulunduğundan söz edilemeyece ği, Kanun'da yükümlülü ğünü ihlal eden e şin eylemini birlikte gerçekle ştirdiği kişiler yönünden sorumluluk getiren düzenleme bulunmad ığı, daval ının işlenen fiilden asli olarak sorumlu tutulamayaca ğından haks ız fiil hükümlerinin de uygulanamayaca ğı ve yine i şlenen fiil müstakilen ve asli olarak i şlenebilir bir fiil olmamas ı nedeniyle i ştirak hükümlerinin de uygulanamayaca ğı gerekçelerine dayan ılm ıştır. İlk derece mahkemesi bozma karar ına uyarak davan ın reddine karar vermi ştir (bkz. 15, 16). 34. Hukuk kurallar ının ne şekilde yorumlanaca ğı veya birden fazla yorumunun mümkün oldu ğu durumlarda bu yorumlardan hangisinin benimsenece ği derece mahkemelerinin yetkisinde olan bir husustur. Anayasa Mahkemesinin bireysel ba şvuruda derece mahkemelerince benimsenen yorumlardan birine üstünlük tan ımas ı veya derece mahkemelerinin yerine geçerek hukuk kurallar ını yorumlamas ı bireysel ba şvurunun amac ıyla bağdaşmaz. Anayasa Mahkemesinin kanunilik ilkesi ba ğlam ındaki görevi, hukuk kurallar ının birden fazla yorumunun varl ığının hukuki belirlilik ve öngörülebilirli ği etkileyip etkilemedi ğini tespit etmektir ( Mehmet Arif Madenci , B. No: 2014/13916, 12/1/2017, 81). 35. Öte yandan yarg ısal kararlardaki de ğişiklikler, hukukun dinamizmini ve mahkemelerin yakla şımlar ını yaşanan geli şmelere uyarlama kabiliyetlerini yans ıtmas ı yönüyle olumludur. Ancak uygulamadaki birlikteli ği sağlamas ı beklenen yüksek mahkemeler içinde yer alan dairelerin benzer davalarda tatmin edici bir gerekçe göstermeksizin farkl ı sonuçlara ula şmas ı, bir karar ın belirli bir daireye dü ştüğü takdirde onanaca ğı, başka bir daire taraf ından ele al ındığı takdirde bozulaca ğı gibi ihtimale dayal ı ve birbirine z ıt sonuçlar ı ortaya ç ıkar ır. Bu ise hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerine ters dü şecektir. Ayr ıca böyle bir alg ının toplumda yerle şmesi hâlinde bireylerin yarg ı sistemine ve mahkeme kararlar ına duymalar ı beklenen güven zarar görebilir ( Türkan Bal [GK], B. No: 2013/6932, 6/1/2015, 64). 36. Anayasa Mahkemesi; bu noktada derece mahkemelerinin hukuk kurallar ını yorumlamas ından kaynaklanan içtihat farkl ılığının süregelen bir hâl ald ığı, başka bir anlat ımla k ısa say ılamayacak bir zaman dilimi içinde uygulamada birli ğin sağlanamad ığı durumlarda uygulamadaki tutars ızlıklar ı ortadan kald ıracak nitelikteki tedbirlerin önemine işaret etmektedir ( Yasemin Bodur , B. No: 2017/29896, 25/12/2018, 43). 37. Hukukun üstünlü ğü ilkesi gere ği yarg ı sistemine olan güveni sa ğlamak ve korumakla yükümlü olan devlet, ayn ı yarg ı koluna dâhil mahkemeler aras ındaki derin ve süregelen içtihat farkl ılıklar ını ortadan kald ırabilecek nitelikte bir mekanizmay ı kurmak ve bu mekanizman ın etkin bir şekilde işleyişini sağlayacak düzenlemeler yapmakla yükümlüdür. Bu yükümlülük, adil yarg ılanma hakk ının güvencelerinden biri olarak kabul edilmelidir. (Engin Selek , B. No: 2015/19816, 8/11/2017, 58). 38. Esas itibar ıyla hukuk kurallar ını yorumlama ve uygulama yetkisine sahip olan derece mahkemelerinin içtihat de ğişikliğine gitmi ş olmas ı tek başına adil yarg ılanma hakk ının ihlali olarak kabul edilemez. Ancak bu yarg ısal içtihat farkl ılıklar ının hukuk güvenliği ve hukuki belirlilik ilkelerini zedelememesi için en önemli görev yüksek mahkemelere dü şmektedir. Yüksek mahkemeler, yarg ı sistemine olan güveni sa ğlamak amac ıyla ayn ı yarg ı koluna dâhil mahkemeler aras ındaki derin ve süregelen içtihat farkl ılıklar ını ortadan kald ırabilecek nitelikteki mekanizmalar ı çal ıştırarak söz konusu içtihat Başvuru Numaras ı: 2017/33788 Karar Tarihi : 10/2/2021 8farkl ılıklar ını ortadan kald ırmal ıdır. Bu ba ğlamda yarg ılaman ın hakkaniyeti ba ğlam ında hukuk devleti ile hukuk güvenli ği ilkelerine uyuldu ğundan söz edilebilmesi için öncelikli olan, ilgili yarg ısal süreçte olu şabilecek içtihat farkl ılığının giderilmesidir ( Ertan Y ılmaz [GK], B. No: 2018/14445, 12/12/2019, 62). 39. Bu ba ğlamda, evlilik birli ği devam ederken e şlerden biri ile evli oldu ğunu bilerek birlikte olan üçüncü ki şiye karşı diğer eş taraf ından manevi tazminat davas ının açılabilirliği konusunda ya şanan içtihat farkl ılığını gidermek için içtihad ı birleştirme yolunun işletildiği görülmektedir. Yarg ıtay İçtihad ı Birleştirme Kurulunun 6/7/2018 tarihli karar ında; anılan hususta Yarg ıtay 4. Hukuk Dairesi ile Yarg ıtay Hukuk Genel Kurulu aras ında içtihat farkl ılığı olduğu belirtilmi ş ve kararlar aras ındaki ayk ırılığın içtihatlar ın birleştirilmesi yoluyla giderilmesine karar verildi ği ifade edilmi ştir. 40. An ılan Kurul; ilgili kanunlar ı, kavram ve kurumlar ı (haks ız fiil sorumlulu ğu; -hukuka ayk ırı fiil, zarar, nedensellik ba ğı, kusur- ahlaka ayk ırı fiilden kaynaklanan haks ız fiil sorumlulu ğu, kişilik haklar ı, sadakat yükümlülü ğü, eşler aras ındaki sadakat yükümlülü ğünün ihlalinin sonuçlar ı, zina) ve bilimsel görü şleri değerlendirmi ş ve evlilik birliği devam ederken e şlerden biri ile evli oldu ğunu bilerek birlikte olan üçüncü ki şiden aldat ılan eşin -salt bu nedene dayal ı olarak- manevi tazminat isteyemeyece ği sonucuna varm ıştır. 41. Bu itibarla ba şvurucunun dava açt ığı tarihte Daire ve Yarg ıtay HGK aras ında ayn ı mahiyetteki olaylar ın hukuki yorumuna ili şkin farkl ılıklar mevcut ise de bu farkl ılıklar ın Yarg ıtay taraf ından içtihad ı birleştirme yoluyla giderildi ği anlaşılmaktad ır. Ayr ıca mahkemelerin de ğişen koşullar, toplumsal ihtiyaçlar ve günün gereklerine uygun hareket edebilme yönünden mevcut olan yorumlar ını terk ederek yeni bir yakla şım benimsemesi mümkün olup bu husus ki şiler için öngörülemez nitelikte de ğildir. Dolay ısıyla başvurucunun iddias ına dayanak yapt ığı kanun hükümlerine ili şkin olarak birbiriyle çeli şen birden fazla yorum mevcut ise de Daire taraf ından benimsenen yorumun Yarg ıtay İçtihad ı Birleştirme Kurulu karar ında da benimsenmi ş olduğu nazara al ındığında var ılan sonucun yarg ılaman ın hakkaniyetini zedelemedi ği sonucuna var ılmaktad ır. 42. Aç ıklanan gerekçelerle ba şvurunun bu k ısm ının diğer kabul edilebilirlik şartlar ı yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir. B. Mülkiyet Hakk ının İhlal Edildi ğine İlişkin İddia 1. Başvurucunun İddialar ı 43. Başvurucu, manevi tazminat davas ının reddedilmesi nedeniyle mülkiye t hakk ının ihlal edildi ğini ileri sürmü ştür. 44. Bakanl ık görüşünde, mülkiyet hakk ı konusunda herhangi bir husus belirtilmemi ştir. 2. Değerlendirme 45. Bir anayasal hak ihlali iddias ının Anayasa Mahkemesinin konu bakımından yetkisi dâhilinde olabilmesi için ba şvurucu taraf ından dayan ılan hakk ın Anayasa'da güvence Başvuru Numaras ı: 2017/33788 Karar Tarihi : 10/2/2021 9altına al ınm ış temel hak ve özgürlüklerden olmas ı, Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi ve Türkiye nin taraf oldu ğu buna ek protokoller kapsam ında yer almas ı, ayr ıca başvurucunun ihlal iddias ına temel al ınan hakk ın kapsam ına giren korunmaya de ğer bir menfaatinin bulunmas ı gerekir ( Ahmet Sa ğlam, B. No: 2013/3351, 18/9/2013, 31). 46. Mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğinden şikâyet eden bir kimse, önce böyle bir hakk ının var oldu ğunu kan ıtlamak zorundad ır (Mustafa Ate şoğlu ve diğerleri , B. No: 2013/1178, 5/11/2015, 54). Bu nedenle öncelikle ba şvurucunun Anayasa'n ın 35. maddesi uyar ınca korunmay ı gerektiren mülkiyete ili şkin bir menfaate sahip olup olmad ığı noktas ındaki hukuki durumunun de ğerlendirilmesi gerekir ( Cemile Ünlü , B. No: 2013/382, 16/4/2013, 26; İhsan Vurucuo ğlu, B. No: 2013/539, 16/5/2013, 31). 47. Anayasa'n ın 35. maddesinde düzenlenen mülkiyet hakk ı mevcut mal, mülk ve varl ıklar ı koruyan bir güvencedir. Bir ki şinin hâlihaz ırda sahibi olmad ığı bir mülkün mülkiyetini kazanma hakk ı -kişinin bu konudaki menfaati ne kadar güçlü olursa olsun- Anayasa ile korunan mülkiyet kavram ı içinde de ğildir. Bu ba ğlamda belirtmek gerekir ki Anayasa'n ın 35. maddesi soyut bir temele dayal ı olarak mülkiyete eri şmeyi ve mülkiyeti edinmeyi de ğil mülkiyet hakk ını güvence alt ına almaktad ır. Bu hususun istisnas ı olarak belli durumlarda bir ekonomik de ğer veya icras ı mümkün bir alacağı elde etmeye yönelik meşru bir beklenti Anayasa'da yer alan mülkiyet hakk ı güvencesinden yararlanabilir ( Kemal Yele r ve Ali Arslan Çelebi , B. No: 2012/636, 15/4/2014, 36, 37; Mehmet Şentürk [GK], B. No: 2014/13478, 25/7/2017, 41, 53; Mustafa Ate şoğlu ve diğerleri , 52-54). 48. Meşru beklenti, objektif temelden uzak bir beklenti olmay ıp belirli bir kanun hükmüne veya ba şarılı olma ihtimalinin yüksek oldu ğunu gösteren yerle şik bir yarg ı içtihad ına ya da ayni menfaatle ilgili hukuki bir i şleme dayanan yeterli derecede somut nitelikteki bir beklentidir ( Selçuk Emiro ğlu, B. No: 2013/5660, 20/3/2014, 28; Mehmet Şentürk, 42). Dolay ısıyla Anayasa ve Sözle şme'nin ortak koruma kapsam ında olan me şru beklentiye dayal ı mülkiyet hakk ının tespiti mevcut hukuk sisteminde iddia edilen mülkiyet iddias ının tan ınmas ına bağlı olup bu tespit, mevzuat hükümleri ve yarg ı kararlar ı ile yap ılmaktad ır (Üçgen Nakliyat Ticaret Ltd. Şti., B. No: 2013/845, 20/11/2014, 37). Temelsiz bir hak kazanma beklentisi veya sadece mülkiyet hakk ı kapsam ında ileri sürülebili r bir iddian ın varl ığı meşru beklentinin kabulü için yeterli de ğildir ( Kemal Yeler ve Ali Arslan Çelebi , 37). 49. Başvurucu, tazminat davas ının reddedilmesinden yak ınmaktad ır. Başvurucunun davas ında, Yarg ıtay Dairesinin evlilik birli ği devam ederken e şlerden biri ile evli oldu ğunu bilerek birlikte olan üçüncü ki şi aleyhine aldat ılan eş lehine tazminata karar verilemeyece ği yönündeki karar ına istinaden davan ın reddine karar verilmi ştir. Her ne kadar ayn ı hususta Yarg ıtay HGK'n ın aldat ılan eş lehine karar verilebilece ği yönünde kararlar ı varsa da bu kararlar ın meşru beklenti olu şturacak şekilde yerle şik içtihat hâline gelmedi ği, aksine Yarg ıtay İçtihatlar ı Birleştirme Büyük Genel Kurulu taraf ından içtihad ın Daire karar ı doğrultusunda birle ştirildiği görülmü ştür. 50. Buna göre yarg ı makamlar ı önünde iddias ını ispat edemeyen, belirli bir kanun hükmüne ya da istikrarl ı bir içtihada dayanmayan ba şvurucunun Anayasa n ın 35. maddesinde güvence alt ına al ınan mülkiyet hakk ı kapsam ına giren bir ekonomik de ğerin veya en az ından böyle bir de ğeri elde etme yönünde me şru beklentisinin bulunmad ığı anlaşılmaktad ır. Başvuru Numaras ı: 2017/33788 Karar Tarihi : 10/2/2021 1051. Aç ıklanan gerekçelerle ba şvurucunun Anayasa n ın 35. maddesi kapsam ına giren korunmaya de ğer bir menfaati bulunmad ığı anlaşıldığından başvurunun bu k ısm ının konu bak ımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez oldu ğuna karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Aç ıklanan gerekçelerle; A. 1. Hakkaniyete uygun yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın açıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle KABUL ED İLEMEZ OLDU ĞUNA, 2. Mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın konu bak ımından yetkisizlik nedeniyle KABUL ED İLEMEZ OLDU ĞUNA, B. Yarg ılama giderlerinin ba şvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 10/2/2021 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi. Ba şkan Üye Üye Hasan Tahsin GÖKCAN Muammer TOPAL Recai AKYEL Üye Üye Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTE Ş