Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır. Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumlu olacağı miktarın artmasına veya adi kefaletin müteselsil kefalete dönüşmesine ya da kefil yararına olan güvencelerin önemli ölçüde azalmasına sebep olmayan değişiklikler için eşin rızas
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... ile müvekkili bankanın ... - Kayseri Şubesi arasında imzalanan genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmelerini ve geri ödeme planlarını diğer davalıların müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, asıl borçlunun kredi borcunu ödeyememesi üzerine ... tarihi itibariyle kat edildiği, asıl borçlu ve müteselsil kefillere Kayseri ... Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ve Kayseri ... Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edilerek davalılara tebliği edildiği, davacı bankanın TTK ve İİK'nun kendisine vermiş olduğu yükümlülükleri yerine getirdiğini ve kredi müşterisinin hesaplarının kat ettiğini ve asıl kredi borçlusu ile müşterek borçlu ve müteselsil kefillere Kayseri ... Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ve Kayseri ... Noterliği 'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamelerini gönderilerek hesaplarının kat edildiği bildirip, genel nakdi ve gayrınakdi kredi sözleşmelerinden kaynaklanan muaccel hale gelen borcu ödemelerini ihtar ettiğini, borçluların gönderilen ihtarnameye rağmen borçlarını ödemediklerini, davacı bankanın alacağın tahsili için Kayseri ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası ile davalı borçlular aleyhine icra takibi başlattığını, davalı borçluların icra dairesine vermiş olduğu dilekçe ile icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, takibin dayanağı kredi borcunun ...'nin davacı bankadan kullanmış olduğu ... ve ... nolu taksitli ticari krediden kaynaklanmakta olduğunu, ödenmeyen kredilerin tasfiyesi için asıl borçlu ve kefiller hakkında icra takibi yapma hakkına istinaden davalılar hakkında icra takibi başlatıldığı, davalıların itiraz dilekçesinde, borca, takibe, faize, faiz oranına ve alacağın bütün ferilerine itiraz ettiğini, borçluların itirazlarının hukuki ve kanuni hiçbir dayanağının bulunmadığını, borçlular aleyhine ilamsız olarak başlatmış oldukları takipte herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını, davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzalamış oldukları genel nakdi ve gayrınakdi kredi sözleşmesinin " Kefalet" başlıklı 9.11. maddesinde, asıl borçlu firmanın bankaya olan tüm borçlarını müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla yüklenmeyi açıkça kabul ettiklerini, yine aynı sözleşmenin “Muacceliyet ve Temerrüt Halleri ile Uygulanacak Gecikme Faizi Oranı” başlıklı 10. maddesinde krediye uygulanacak temerrüt faiz oranlarının da davalılar tarafından kabul edildiğini, borçluların talep edilen faiz hususundaki itirazlarının hiçbir dayanağının bulunmadığını, belirtilen nedenlerle; hiçbir haklı sebebe dayanmayan, tamamen kötü niyetli ve zaman kazanma amacına yönelik borçlu itirazlarının iptali ve alacaklarının tahsili için dava açılması zorunluğunun hasıl olduğunu beyanla davanın kabulü ilefazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalması kaydı ile ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına davalıların vaki itirazlarının iptaline ve takibin devamına, davalıların alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, dava masrafları ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.