Başvurucu, yetkili amirin kararıyla hakkında herhangi bir mahkeme kararı bulunmaksızın oda hapsi cezası verilmesinin adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüştür.
Başvurucu, yetkili amirin kararıyla hakkında herhangi bir mahkeme kararı bulunmaksızın oda hapsi cezası verilmesinin adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüştür. Başvuru, 2/11/2012 tarihinde Silivri Asliye Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca, 22/3/2013 tarihinde başvurunun karara bağlanması için Bölüm tarafından ilke kararı alınması gerekli görüldüğünden, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru dilekçesindeki ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Silivri Cezaevi Jandarma Tabur Komutanlığında astsubay jandarma başçavuş olarak görev yapmaktadır. Başvurucu, Pülümür İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde jandarma kıdemli üstçavuş olarak görev yaptığı sırada “daha önceden mesaiye katılması konusunda emir verilmesine rağmen 22/11/2008 tarihinde mesaiye katılmadığı” gerekçesiyle 22/11/2008 tarihinde 22/5/1930 tarih ve 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun maddesi uyarınca disiplin amiri tarafından üç gün oda hapsi cezası ile tecziye edilmiştir. Oda hapsi cezası başvurucuya 22/11/2008 tarihinde tebliğ edilmiş ve ceza 22/11/2008 ila 25/11/2008 tarihleri arasında infaz edilmiştir. Başvurucu, oda hapsi cezasının kaldırılması amacıyla 25/9/2012 tarihinde görev yapmakta olduğu Silivri Cezaevi Jandarma Tabur Komutanlığına şikâyet başvurusunda bulunmuştur. Anılan başvuru, Silivri Cezaevi Jandarma Tabur Komutanlığının 5/10/2012 tarih ve 7314 sayılı işlemiyle evvelce tesis edilen cezaların kaldırılmasında Silivri Cezaevi Jandarma Tabur Komutanının yetkili olmadığı, kararın verileceği zamanda cezayı vermiş olan amirin bir derece üstü olan disiplin amirinin yetkili olduğu ve disiplin cezalarından şikâyetin de söz konusu amire doğrudan doğruya yapılması gerektiği belirtilerek reddedilmiştir.B. İlgili Hukuk 22/5/1930 tarih ve 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun, 16/2/2013 tarih ve 28561 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu’nun maddesinin (3) numaralı fıkrasının (c) bendi ile yürürlükten kaldırılmakla birlikte başvuruya konu oda hapsi cezasının verildiği tarihte yürürlükte bulunan “Disiplin âmirlerinin ceza salâhiyeti” başlıklı maddesi şöyledir:“Disiplin amirlerinin ceza vermek salâhiyetleri merbut cetvelde gösterilmiştir.” 1632 sayılı Kanun’un 6413 sayılı Kanun’un maddesinin (3) numaralı fıkrasının (c) bendi ile mülga olmakla birlikte başvuruya konu oda hapsi cezasının verildiği ve uygulandığı tarihte yürürlükte bulunan “Cezanın kat’ileşmesi” başlıklı maddesi şöyledir:“Bir disiplin cezası resmi surette mahkuma tebliğ edildiği vakit kat’ileşir. Ve bu cezayı veren tarafından kaldırılamaz ve değiştirilemez. Bu cezanın kaldırılması veya değiştirilmesi ancak şikayet yoluyla veya ceza veren âmirin mahkum lehine yapacağı müracaat üzerine veyahut affı âli ile kabildir.” Aynı Kanun’un yine 6413 sayılı Kanun’un maddesinin (3) numaralı fıkrasının (c) bendi ile mülga “Şikâyet” başlıklı maddesi ise şöyledir:“1 - Bir disiplin cezasından şikâyet, cezalı tarafından veya kendisinin mafevkleri tarafından doğrudan doğruya yapılır. 2 - Cezalı tarafından yapılacak şikâyet ancak tebliğinden bir gece sonra yapılabilir.3 - Şikâyet cezanın infazını geri bırakmaz.4 - Disiplin cezaları hakkında cezalı tarafından yapılacak şikâyet üzerine karar vermeğe salâhiyetli âmir, bu kararın verileceği zamanda cezayı vermiş olan âmirin bir derece mafevki olan disiplin amiridir.5 - Şikâyetler hemen tetkik edilerek bir karara bağlanır.”