10. Hukuk Dairesi 2012/24703 E. , 2013/19088 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi No :2011/31-2012/554 Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacı Kurum,…
**10. Hukuk Dairesi 2012/24703 E. , 2013/19088 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi No :2011/31-2012/554 Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacı Kurum, 02.11.2008 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirler ile yapılan harcama ve ödemelerden oluşan sosyal sigorta yardımlarının rücuan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. 1) Somut olayda; sigortalının 02.11.2008 tarihinde iş kazası geçirdiği, aynı tarihte yuksekten duşme sonucu sağ kalça ağrısı nedeniyle tedaviye alındığı, 17.11.2008'de taburcu edildiği, 14.04.2009 tarihinde implant çıkarma operasyonunun yapıldığı, 17.04.2009 tarihinde sabah vizitesinde bulguların olumlu olmasına rağmen öğleden sonra vefat ettiği anlaşılmaktadır. Kurum'un rucu alacağının doğması için işverenin kusurlu davranışıyla sonuç arasında uygun illiyet bağının kurulması gerekir. Davalı işveren, kaza ile ölüm olayı arasında illiyet bağının kesildiğini ileri surmuş, Mahkemece davalı vekilinin savunması üzerinde durulmadan, kaza ile ölüm olayı arasında uygun illiyet bağının bulunup bulunmadığı araştırılmadan karar verilmiş olması isabetsiz bulunmuştur. 2) 5510 sayılı Kanunun İş kazası ve meslek hastalığı ile hastalık bakımından işverenin sorumluluğunu düzenleyen 21’inci madde hükmü, sigortalıya ya da ölümü halinde hak sahiplerine bağlanan gelirler ile yapılan harcama ve ödemelerin işverenden rücuan tahsili koşulları düzenlenmiş olup; işverenin sorumluluğu için, zarara uğrayanın sigortalı olması, zararı meydana getiren olayın iş kazası veya meslek hastalığı niteliğinde bulunması, zararın meydana gelmesinde işverenin kastının veya sigortalının sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketinin ve bu hareket ile meydana gelen iş kazası ve meslek hastalığı arasında illiyet bağının bulunması gerekir. Buradan, işverenin, işçilerin sağlığını koruma ve iş güvenliğine ilişkin mevzuatın kendisine yüklediği, objektif olarak mümkün olan tüm tedbirleri alma yükümlülüğünü yerine getirmemesi ve bu nedenle iş kazası veya meslek hastalığı şeklinde sosyal sigorta riskinin gerçekleşmesi halinde, kusur esasına göre meydana gelen zararlardan Sosyal Güvenlik Kurumuna karşı rücuan sorumlu olduğu sonucu çıkarılmaktadır.