17. Hukuk Dairesi 2016/1578 E. , 2019/2247 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacılar vekili, müvekkillerinin murisinin dava dışı bankadan konut kredi sözleşmesi ile kredi kullandığını, kredinin teminatı amacı…
**17. Hukuk Dairesi 2016/1578 E. , 2019/2247 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacılar vekili, müvekkillerinin murisinin dava dışı bankadan konut kredi sözleşmesi ile kredi kullandığını, kredinin teminatı amacı ile davalı ile muris arasında hayat sigorta poliçesinin düzenlendiğini, poliçe teminat süresi içinde murisin öldüğünü açıklayıp vefat teminatı olan 66.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden reeskont faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacıların murisinin poliçe tanzimi sırasında beyan yükümlülüğünü ihlal ettiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kabulü ile 66.000,00 TL'nin 02.01.2012 tarihinden işleyecek yasal faiz ile tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava, hayat sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacıların murisi sigortalı ile davalı arasında 20/12/2005 başlangıç tarihli hayat sigorta poliçesi düzenlenmiş, muris/sigortalı 09.09.2011 tarihinde vefat etmiştir. Murisin ölümü ile poliçe teminatının tahsil amacı ile davalıya yapılan başvuru neticesinde, davalı; poliçe tanzimi sırasında beyan yükümlülüğünün ihlal edildiği gerekçesi ile sözleşmeden cayma hakkını kullandığını bildirmiştir. Sigorta sözleşmeleri iyi niyet sözleşmeleri olup, taraflar sözleşme kurulması aşamasında birbirlerini aydınlatma yükümlülüğü altındadır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 Sayılı TTK’nın 1439. maddesinde "(1)Sigortacı için önemli olan bir husus bildirilmemiş veya yanlış bildirilmiş olduğu takdirde, sigortacı 1440. maddede belirtilen süre içinde sözleşmeden cayabilir veya prim farkı isteyebilir. İstenilen prim farkının on gün içinde kabul edilmemesi hâlinde, sözleşmeden cayılmış kabul olunur. Önemli olan bir hususun sigorta ettirenin kusuru sonucu öğrenilememiş olması veya sigorta ettiren tarafından önemli sayılmaması durumu değiştirmez. (2) Rizikonun gerçekleşmesinden sonra, sigorta ettirenin ihmali ile beyan yükümlülüğü ihlal edildiği takdirde, bu ihlal tazminatın veya bedelin miktarına yahut rizikonun gerçekleşmesine etki edebilecek nitelikte ise, ihmalin derecesine göre tazminattan indirim yapılır. Sigorta ettirenin kusuru kast derecesinde ise beyan yükümlülüğünün ihlali ile gerçekleşen riziko arasında bağlantı varsa, sigortacının tazminat veya bedel ödeme borcu ortadan kalkar; bağlantı yoksa, sigortacı ödenen primle ödenmesi gereken prim arasındaki oranı dikkate alarak sigorta tazminatını veya bedelini öder." düzenlemesi yer almaktadır.