8. Hukuk Dairesi 2014/788 E. , 2014/17619 K. "" MAHKEMESİ : Bartın 1. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 02/02/2011 NUMARASI : 2009/1121-2011/82 Hazine ile H.. R.. aralarındaki tapu iptali ve terkin davasının reddine dair Bartın 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 02.02.2011 gün ve 1121/82 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine vekili, mülkiyeti davalıya ait…
**8. Hukuk Dairesi 2014/788 E. , 2014/17619 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bartın 1. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 02/02/2011 NUMARASI : 2009/1121-2011/82 Hazine ile H.. R.. aralarındaki tapu iptali ve terkin davasının reddine dair Bartın 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 02.02.2011 gün ve 1121/82 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine vekili, mülkiyeti davalıya ait olan 1266 parsel sayılı taşınmazın 762,32 m2'lik kısmının kıyı kenar çizgisi kapsamında kalan yerlerden olduğunu, kıyıların özel mülkiyete konu olamayacağını ileri sürerek dava konusu taşınmazın 762,32 m2'lik kısmının tapu kaydının iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili; Zonguldak İdare Mahkemesi'nin 2008/ 1347 Esas sayılı dosyası ile kıyı kenar çizgisinin iptali için dava açtıklarını, anılan dosyanın bekletici mesele yapılması, kıyı kenar çizgisi ile deniz arasında geniş bir yaya yolu bulunduğunu açıklayarak davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yerel mahkeme kararı 25.02.2009 günlü 5841 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 14.03.2009 tarihinden sonra verilmiş olup; bu Kanun'un 2. ve 3. maddeleri ile getirilen yeni düzenlemelere dayanılarak oluşturulmuştur.14.03.2009 tarihinde yürürlüğe giren 25.02.2009 günlü 5841 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 2. maddesi ile 3402 sayılı Kanun'un 12. maddesinin 3. fıkrasına eklenen cümlede: "bu hüküm iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet ve diğer kamu tüzel kişileri dahil tarafların sıfatına bakılmaksızın" ve 3. maddesi ile aynı Kanun'a eklenen geçici 10. maddesinde ise; “Bu Kanun'un 12. maddesinin 3. fıkrası hükmü Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddiası ile yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz kesin hükme bağlanmamış olan davalarda dahi uygulanır.” şeklindedir. Bu değişiklik nedeniyle bu Yasa'nın yürürlük tarihinden sonra Hâzinenin açtığı davalarda da 10 yıllık hak düşürücü süre uygulanmaya başlanmıştır. Ne var ki, yerel mahkeme kararının temyizi aşamasında Anayasa Mahkemesi'nin 12.05.2011 gün ve 2009/31 Esas 2011/77 Karar sayılı kararıyla; “25.02.2009 gün ve 5841sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 2. maddesiyle 21.06.1987 günlü 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12. maddesinin üçüncü fıkrasına eklenen cümlenin ve 3. maddesiyle 3402 sayılı Yasa'ya eklenen Geçici 10. maddenin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline” karar verilmiş ve bu iptal kararı 23.07.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanmıştır. Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararlarının yasama, yürütme ve yargı organları ile idari makamlar, gerçek ve tüzel kişileri bağlayacağı açıktır.