8. Hukuk Dairesi 2022/2803 E. , 2024/7050 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/3 E., 2019/16 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının kısmen onanmasına, kısmen bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda;
**8. Hukuk Dairesi 2022/2803 E. , 2024/7050 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/3 E., 2019/16 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının kısmen onanmasına, kısmen bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... ve ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Asıl dosya davacısı dava dilekçesinde; ... ilçesi ... köyü, ... mevkiinde 30-40 yılı aşkın süredir zilyetliği altında bulunan taşınmazının yapılan kadastro çalışmaları esnasında 127 ada 1 nolu parsel olarak davalılar adına tespit edildiğini belirterek, haksız tespitin iptali ile taşınmazın adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen 2013/28 Esas sayılı dosya davacısı dava dilekçesinde; ... ilçesi ... köyü, ... mevkiinde 25 yılı aşkın süredir zilyetliği altında bulunan tarla vasfındaki taşınmazının yapılan kadastro çalışmaları esnasında orman vasfıyla 107 ada 1 nolu parsel olarak Hazine adına tespit edildiğini, taşınmaza ilişkin vergi kaydı bulunduğunu belirterek, tespite itirazının kabulü ile taşınmazın adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı 26.07.2012 tarihli dilekçesinde, dava dilekçesinde 127 ada yazacak iken sehven 107 ada yazıldığını, talebinin 127 ada 1 parsele ilişkin olduğunu beyan etmiştir. Birleşen 2012/52 Esas sayılı dosya davacıları dava dilekçesinde; murisleri babaları ... tarafından 1966 yılında satın alınan ve o tarihten sonra babaları sonrasında ise kendilerinin zilyetliği altında bulunan taşınmazların yapılan kadastro çalışmaları esnasında ... köyü 127 ada 1 nolu orman parseli içerisinde kaldığını, bu taşınmazlara ilişkin dört adet tapu kaydı, dört adet vergi kaydı bulunduğunu, ayrıca üç parça taşınmaz yönünden de zilyetlik ile mülkiyet iktisabı koşullarının oluştuğunu belirterek, tespite itirazlarının kabulü ile taşınmazların orman sınırları dışında olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesince ayrı ayrı davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda; 1) Davacı ... tarafından dava konusu edilen ve fen bilirkişileri tarafından 30.06.2014 tarihli bilirkişi raporlarında 1 sayılı parsel olarak tespit edilen 9963,73 m2 lik kısım yönünden davanın kabulüne, bu kısmın dava konusu ... köyü 127 ada 1 sayılı orman parselinden ifraz edilerek adanın son parsel numarası verilmek sureti ile davacı ... adına tespit ve tesciline, 2) Birleşen 2013/28 Esas sayılı dosyada davacı ... tarafından dava konusu edilen ve fen bilirkişileri tarafından 30.06.2014 tarihli raporlarında 2 nolu parsel olarak işaretlenen 4887,96 m2 lik kısım yönünden davanın reddine, 3) Birleşen 2012/52 Esas sayılı dosyada davacılar ... ve ... tarafından dava konusu edilen ve fen bilirkişileri tarafından 30.06.2014 tarihli raporlarında 4 nolu parsel olarak işaretlenen taşınmazdan 127 ada 41 nolu parsel içerisinde kalan 1286,97 m2 lik kısım yönünden davanın reddine, taşınmazın geriye kalan ve fen bilirkişi raporunda kırmızı renk ile taralı olan 1711,34 m2 lik kısım yönünden davanın kabulüne, bu kısmın adanın son parsel numarası verilmek sureti ile ... adına tespit ve tesciline, 4) Birleşen 2012/52 Esas sayılı dosyada davacılar ... ve ... tarafından dava konusu edilen ve fen bilirkişileri tarafından 30.06.2014 tarihli raporlarında 3, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11 nolu parsel olarak işaretlenen kısımlar yönünden davanın reddine, 5) Dava konusu edilen ... ilçesi ... köyü 127 ada 1 nolu parselin geriye kalan 303 hektar 0923,57 m2 lik kısmının orman vasfı ile maliye hazinesi adına tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm davacı ... davalı ... ve Orman İdaresi tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 21.09.2017 tarihli ve 2016/543 Esas, 2017/6695 Karar sayılı ilamı ile; davacı ... tarafından dava konusu edilen, bilirkişi raporunda numaralandırılan 3 numaralı taşınmazın 127 ada 40 parsel, 7 numaralı taşınmazın 127 ada 37 parsel, 9 numaralı taşınmazın 127 ada 45 parsel, 11 numaralı taşınmazın 127 ada 31 parsel içinde ve 4 numaralı taşınmazın 1286,97 m2 lik kısmının 127 ada 41 parsel içinde kaldığı, çekişmeli 127 ada 1 sayılı parsel içinde kalan 2, 5, 6, 8 ve 10 numaralı taşınmazlar yönünden ise uzman orman ve fen bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada, 2, 5 ve 6 sayılı taşınmazların orman içi açıklık niteliğinde orman sayılan yerlerden oldukları, 8 ve 10 sayılı parsellerin ise orman sayılan yerlerden olup, davacının dayandığı tapu kaydının çekişmeli taşınmazlara uymadığı belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, davacı ...'nin dava konusu 2, 3, 5, 6, 7, 8, 9, 10 ve 11 sayılı taşınmazlar ile 4 sayılı taşınmazın 1286,97 m2 lik kısmına yönelik temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına; mahkemece kabulüne karar verilen çekişmeli 1 sayılı taşınmaz ile 4 sayılı taşınmazın kırmızı renk ile boyalı 1711,34 m2 lik kısmının dört tarafının kesinleşen orman olduğu ve 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 17/2 nci maddesinde açıklanan orman içi açıklık niteliğinde oldukları, bu tür yerlerin zilyetlik yolu ile kazanılamayacağı, bu nedenle davacıların davasının reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulü şeklinde hüküm kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle davalılar Hazine ve Orman İdaresinin dava konusu 1 sayılı taşınmaz ile 4 sayılı taşınmazın 1711,34 m2 lik kısmına yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; dava konusu taşınmazların ve dolayısıyla orman içi açıklıkların tarım, inşaat ve hayvancılık için kullanılamayacağı, bu tür yerlerin özel mülkiyete konu olamayacağı, ayrıca buralardan yararlanabilmek için zorunlu olarak ormanların da kullanılacak olması ve bu nedenle açma, genişletme, yangın oluşması gibi risklerin doğacağı ve orman bütünlüğünün bozulacağı, ayrıca Yargıtay uygulamaları doğrultusunda oluşan kesin içtihatlara göre bu tür taşınmazların önceden orman olma zorunluluğunun da bulunmaması ve tekrarla hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıkların zilyetlikle kazanılamayacağı, ayrıca bozulmasına karar verilen hükümde davanın reddine karar verilen kısımların her ne kadar onanmasına karar verilmiş ise de, hükümde bu taşınmazlar için tespit gibi tesciline şeklinde infazı kabil bir hüküm oluşturulmadığı gerekçesiyle, davanın reddine, Tunceli ili ... ilçesi ... köyü, 127 ada 1 sayılı orman parselinin davalı ... adına tapuya tespit gibi tesciline, Tunceli ili ... ilçesi ... köyü, 127 ada 4 sayılı parselin davalı ... adına tapuya tespit gibi tesciline, birleşen 2013/28 Esas ve 2012/52 Esas sayılı dosyalarda dava konusu edilen Tunceli ili ... ilçesi ... köyü 127 ada 2, 3, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11 parsel sayılı taşınmazların davalı ... adına tapuya tespit gibi tesciline karar verilmiştir. Davacı ..., orman bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun, ziraat bilirkişi raporunda taşınmazın ekip biçmeye uygun olduğunun belirtildiğini, orman bütünlüğünü bozacak bir hususun bulunmadığını, aksi halde bölgede özel mülkiyete konu arazi kalmayacağını, bu durumun da köylerin ortadan kalkmasına neden olacağını, taşınmaz ile ilgili vergi kayıtlarının uygulanması gerektiğini ileri sürerek, kararı temyiz etmiştir. Davacı ..., dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının sahte ya da hatalı olduğuna dair hiçbir itiraz bulunmadığını, kadastro sırasında kendilerine ait arazilerin orman arazisi olarak tespit edildiğini ancak yerine başka bir yerde tarla verilmediğini, mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, terör nedeniyle 1990 yılından itibaren köyü terk etmek durumunda kaldıklarını, bu nedenle tarlalarını ekip biçemediklerini, üzerinde yabani ot ve çalıların bittiğini, bilirkişi raporunda arazinin orman alanı olmadığının belirtildiğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 1 inci maddesi uyarınca kadastro hakimi infazı kabil ve doğru sicil oluşturmakla yükümlüdür. Somut olayda, davacılar tarafından Tunceli ili, ... ilçesi ... köyü 127 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitine itiraz edilerek, eldeki davanın açıldığı, dosya kapsamında alınan 30.06.2014 tarihli fen bilirkişi raporunda davacıların dava konusu ettikleri taşınmaz sınırlarını zeminde tarif etmeleri sonucunda dava konusu taşınmazların rapor ekinde ibraz olunan krokide 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10 ve 11 numaralı taşınmazlar olarak gösterildiği, 1, 2, 5, 6, 8, 10 ve 4 sayılı parsel olarak işaretlenen alanın 1711,34 m2 lik kısmının 127 ada 1 parsel sayılı orman vasfıyla Hazine adına tespit edilen taşınmaz içinde kaldığı, 3 sayılı parsel olarak işaretlenen alanın 127 ada 40 parsel, 4 sayılı parsel olarak işaretlenen alanın 1286,97 m2 lik kısmının 127 ada 41 parsel, 7 sayılı parsel olarak işaretlenen alanın 127 ada 37 parsel, 9 sayılı parsel olarak işaretlenen alanın 127 ada 45 parsel, 11 sayılı parsel olarak işaretlenen alanın 127 ada 31 parsel sayılı taşınmaz içinde kaldığının belirtildiği anlaşılmıştır. Buna göre, Mahkemece davanın reddine karar verilmesi neticesinde davacılar tarafından tespitine itiraz olunan 127 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapuya tespit gibi tesciline karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, dava konusu edilmeyen 127 ada 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10 ve 11 parsel sayılı taşınmazlar hakkında da hüküm tesis edilerek davalı ... adına tapuya tespit gibi tesciline karar verilmesi isabetsiz olup, bu husus hükmün bozulmasını gerektirmekte ise de, iş bu yanlışlığın düzeltilmesinin yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığı anlaşıldığından, hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacıların sair temyiz itirazlarının REDDİNE, Davacıların temyiz itirazlarının, yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 1-B bendi ile 2 numaralı bendinin hükümden çıkartılmasına, bent numaralarının buna göre teselsül ettirilmesine ve hükmün, 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 438/7 inci fıkrası gereğince bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 02.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.