4. Hukuk Dairesi 2009/13294 E. , 2011/262 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 30/03/2007 gününde verilen dilekçe ile iptal ve tescil istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın reddine dair verilen 07/07/2009 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 18/01/2011 duruşma günü için yapılan tebli…
**4. Hukuk Dairesi 2009/13294 E. , 2011/262 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 30/03/2007 gününde verilen dilekçe ile iptal ve tescil istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın reddine dair verilen 07/07/2009 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 18/01/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı adına gelen olmadı, karşı taraftan davalılar vekili Avukat ... geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere göre davacının davalı ...’e yönelik temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davacının davalılar ... ve ...’e yönelik temyiz itirazlarına gelince; dava, Borçlar Yasası'nın 18. maddesinde düzenlenmiş bulunan danışık (muvazaa) iddiasına dayalı araç tescil kaydının iptali ile miras payı oranında davacı adına tescili, olmadığı takdirde alacak istemine ilişkindir. Davacı, mirasbırakanı olan babasının, sağlığında edindiği Ulus-Siteler dolmuş hattını bedelsiz olarak davalılardan erkek kardeşi ...’e görünüşte noterde satış işlemi yaparak devir ettiğini, onunda bir süre sonra tescil kaydının yarı payını diğer erkek kardeşleri olan davalı ...’e devir ettiğini, yapılan devir ve tescil işlemlerinin kendisinden mal kaçırmaya yönelik olduğunu belirterek, dolmuş hattının davalılar adına olan tescil kaydının miras payı oranında iptal edilerek adına tescil edilmesini, olmadığı takdirde bedelinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalılar ise, danışıklı yapıldığı iddia edilen işlem 1995 yılında yapıldığından davanın zamanaşımına uğradığını, davacının daha önce aynı konuda açtığı dava reddedildiğinden kesin hüküm bulunduğunu ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Yerel mahkemece, taraf tanıklarının anlatımları uyarınca, mirasbırakana ait kamyonun satış bedeli peşin verilerek dava konusu dolmuş hattının taksitle satın alındığı; ancak, hem kamyonun hem de minibüsün taksitlerini davalıların çalışarak ödedikleri, bazı taksitlerin ödenmesi amacı ile davalıların arsa sattıkları; davacının mirasbırakanın kendisinden mal kaçırmak amacı ile dolmuş hattını devir ettiğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davalılar ... ve ... hakkındaki istem esas yönünden, tescil kaydında payı olmadığı gerekçesi ile diğer davalı ... hakkındaki istem ise husumet yönünden reddedilmiştir.