14. Hukuk Dairesi 2016/894 E. , 2018/7860 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 01.04.2014 gününde verilen dilekçe ile komşuluk hukukundan kaynaklanan elatmanın önlenmesi, kal ve tazminat talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 14.10.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya v…
**14. Hukuk Dairesi 2016/894 E. , 2018/7860 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 01.04.2014 gününde verilen dilekçe ile komşuluk hukukundan kaynaklanan elatmanın önlenmesi, kal ve tazminat talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 14.10.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, komşuluk hukukundan kaynaklanan elatmanın önlenmesi, kal ve tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkiline ait 124 ada 6 parsel sayılı taşınmaz ile davalılara ait 13 ve 5 parsel sayılı taşınmazlar arasında kadimden beri bulunmakta olan derenin davalılar tarafından tahrip edildiğini, davalıların akan suyun yönünü dere yatağına taş doldurmak suretiyle değiştirdiklerini, bu nedenle müvekkiline ait taşınmazın zarar gördüğünü ileri sürerek davalıların müdahalesinin önlenmesini ve müvekkiline ait taşınmazda oluşan zararın davalılardan tazminini talep etmiş; 08.05.2015 tarihli dilekçesi ile de tazminat miktarını 1.345,79TL olarak ıslah ettiklerini bildirmiştir. Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalıların 124 ada 6 parsel sayılı davacıya ait taşınmazda fen bilirkişisinin 20.05.2015 tarihli raporuna ekli krokide A, B, C, D, E ve G harfleriyle gösterilen bölümlere müdahalesinin men'ine; 672,90TL tazminatın davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hükmü, davalılar temyiz etmiştir. TMK m. 683 deki "Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir” hükmü ile mülkiyet hakkının kanunla toplum yararına kısıtlanabileceği temel ilke olarak kabul edilmiştir. Aynı maddenin ikinci fıkrasında, mülkiyet hakkının nasıl korunacağı hükme bağlanmış, 730 ve 737. maddeleriyle de taşınmaz malikinin başkalarına zarar vermesinin önlenmesi hedeflenmiştir. Yapma, kaçınma, katlanma olarak özetlenebilecek bu sınırlamaların önemli bir bölümü TMK’nun "komşu hakkı" başlığı altında, 737 ile 750. maddelerinde düzenlenmiş, 751 ile 761. maddelerinde de yine malikin yapması ve katlanması gereken hususlar belirtilmiştir. Elatmanın önlenmesi davası açılabilmesi için kural olarak zararın doğmuş olması gerekir. İleride zarar doğacağından bahisle dava açılamayacağından bu şekilde açılan davalar reddedilmelidir. Ancak, istisnai durumlarda, henüz zarar doğmadığı halde, yakın gelecekte zarar doğacağı pek muhtemel veya muhakkak ise, davacıya zarar tehlikesinin önlenmesi davasını açma hakkı tanınmalı, zararın doğması beklenmemelidir.