Başvuru, ıslah talebinin zamanaşımı gerekçe gösterilerek reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, ıslah talebinin zamanaşımı gerekçe gösterilerek reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvurucu 16/10/2001 tarihinde Antalya Asliye Hukuk Mahkemesinde K.Y., U. Grup Müh. Boya İzolasyon İnş. Tic. Ltd. Şti. (U. Ltd. Şti.) ve Hast. Özel Sağlık Hiz. A.Ş. ( A.Ş.) aleyhine açtığı davada; A.Ş.ye ait hastane inşaatında çalışmak için gezdiği ve inceleme yaptığı sırada hiçbir güvenlik önlemi alınmamış olması nedeniyle asansör boşluğundan düşmek suretiyle yaralandığını ileri sürerek 000 TL maddi, 000 TL manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir. Antalya Asliye Hukuk Mahkemesi 27/1/2003 tarihinde görevsizlik kararı vererek dosyayı Antalya İş Mahkemesine göndermiş, Antalya İş Mahkemesinin (Mahkeme) kurulmasından sonra anılan Mahkemenin 2012/13 Esas numarasına kaydı yapılan dosyada yargılamaya devam edilmiştir. Başvurucunun şikâyeti üzerine Antalya Asliye Ceza Mahkemesinde K.Y. ve G. aleyhine açılan kamu davasında yapılan yargılamanın sonunda başvurucunun taksirle yaralanması suçuna ilişkin olarak 7,5 yıllık uzamış zamanaşımı süresinin geçmesi nedeniyle sanıklar hakkında düşme kararı verilmiştir. Başvurucunun 9/2/2010 tarihinde K.Y., U. Ltd. Şti. ve A.Ş. ile Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) aleyhine kazanın iş kazası olduğunun tespiti talebiyle Antalya İş Mahkemesinde açtığı davanın önce reddine karar verilmiştir. Yargıtay Hukuk Dairesinin bozma kararı sonrası yapılan yargılama sonunda, 10/10/2013 tarihinde kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiş; hüküm Yargıtay Hukuk Dairesinin 27/2/2014 tarihli kararıyla onanmıştır. Mahkeme tarafından alınan ve kusur oranlarının tespit edildiği 27/5/2009 tarihli rapora göre davalıların inşaat alanında gerekli güvenlik önlemlerini almamaları nedeniyle toplam %80 oranında, davalı alt işveren U. Ltd. Şti.nin %50, asıl işveren A.Ş.nin %25, K.Y.nin %5, başvurucunun ise %20 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. SGK'nın 12/8/2015 tarihli sürekli iş göremezlik derecesi tespitine ilişkin sağlık kurulu kararında, başvurucunun meslekte kazanma gücü kaybının %73 olduğu belirtilmiştir. Mahkeme 22/7/2016 tarihinde aktüerya bilirkişi raporu, tarafların itirazı üzerine de 26/5/2017 tarihli ek rapor almış; başvurucunun gerçek zararının 928,99 TL olduğu tespit edilmiştir. Başvurucu 28/11/2017 tarihinde ıslah dilekçesi vererek tazminat talebini artırmıştır. Mahkeme; olayda gelişen bir durumun veya müstakbel bir zararın söz konusu olmadığı, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesinin 3/10/2003 tarihli raporundan başvurucuda devamlı uzuv zaafı olduğunun tespit edildiğinin anlaşıldığı, dolayısıyla iş kazasının gerçekleştiği 18/10/2000 tarihinden itibaren zamanaşımı süresinin başlatılması gerektiği, Adli Tıp Kurumu raporunun tarihi esas alınsa dahi ıslah tarihi olan 28/11/2017'ye kadar zamanaşımı süresinin geçtiği gerekçesiyle maddi tazminata ilişkin davanın kısmen kabulüne, 000 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 18/10/2000'den itibaren yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, manevi tazminata ilişkin talebin kabulüne, 000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar vermiştir. İstinaf talebi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi davalıların istinaf taleplerinin reddine, başvurucunun istinaf talebinin kabulüne karar vermiştir. İstinaf Mahkemesi; zamanaşımının failin ve zararın öğrenildiği tarihten başladığı, başvurucunun sürekli iş göremezlik oranının SGK'nın tespit süreci nedeniyle 12/8/2015 tarihinde belirlenmiş olmasının sonucu değiştirmeyeceği, somut olayda 28/11/2017 tarihli ıslah dilekçesinin davalılar K.Y. ve U. Ltd. Şti.ne tebliğ edildiği, 13/12/2017 tarihinde zamanaşımı definde bulundukları için anılan davalılar yönünden fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine; davalı A.Ş. vekilinin herhangi bir zamanaşımı definde bulunmadığı dikkate alınarak anılan davalı yönünden maddi tazminat talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. İstinaf Mahkemesi bu gerekçelerle mahkeme kararının kaldırılmasına, 000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalılar K.Y. ve U. Ltd. Şti. yönünden fazlaya ilişkin tazminat talebinin reddine, 928,99 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı A.Ş.den tahsiline; 000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar vermiştir. Temyiz üzerine Yargıtay Hukuk Dairesi 1/10/2009 tarihli kararla manevi tazminata yönelik temyiz taleplerinin miktar yönünden kesin olduğu için reddine, maddi tazminata yönelik İstinaf Mahkemesi kararının onanmasına karar vermiştir. Başvurucunun talebi ile Antalya İcra Dairesinin 2019/444 Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibi üzerine 15/1/2019 tarihinde davalılara ilama dayalı icra emri gönderilmiştir. Antalya İcra Dairesinin kapatılması üzerine Antalya Genel İcra Dairesinin 2020/37817 sayılı dosyasında takibin devam ettiği, mahkeme kararıyla hüküm altına alınan alacakların henüz tamamıyla tahsil edilemediği, ödemeden aciz vesikası da düzenlenmediği anlaşılmıştır. Başvurucu 30/10/2019 tarihinde Yargıtay kararını öğrenmiş ve 29/11/2019 tarihinde başvuru yapmıştır. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir.