Başvuru, gözaltı ve tutuklama koruma tedbirlerinin haksızlığının yargılama neticesinde kesinleşen beraat kararı ile ortaya çıkmasına rağmen maddi ve manevi zararların tazmini talebiyle açılan davanın farklı bir suça ilişkin soruşturma kapsamında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına istinaden reddedilerek gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, gözaltı ve tutuklama koruma tedbirlerinin haksızlığının yargılama neticesinde kesinleşen beraat kararı ile ortaya çıkmasına rağmen maddi ve manevi zararların tazmini talebiyle açılan davanın farklı bir suça ilişkin soruşturma kapsamında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına istinaden reddedilerek gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 20/5/2022 tarihinde yapılmıştır. Komisyon, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla ulaşılan bilgi ve belgelere göre ilgili olaylar özetle şöyledir: Bafra Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) tarafından başvurucu hakkında çevre köylerden temin ettiği esrar maddesini ilçe merkezinde satarak maddi menfaat temin ettiği şüphesiyle soruşturma başlatılmıştır. Soruşturma kapsamında 18/6/2020 tarihinde gözaltına alınan başvurucu, Bafra Sulh Ceza Hâkimliğince 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun maddesinin (3) numaralı fıkrasında düzenlenen uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan 19/6/2020 tarihinde tutuklanmıştır. Başsavcılık ayrıca başvurucu hakkında 5237 sayılı Kanun’un maddesinin (1) numaralı fıkrasında düzenlenen kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma suçundan ikinci bir soruşturma başlatmıştır. Söz konusu soruşturma kapsamında alınan kan numunesi üzerinde yapılan inceleme neticesinde uyuşturucu maddeye rastlanması sonrasında 17/9/2020 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmiştir. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan başlatılan ilk soruşturma neticesinde başvurucunun anılan suçtan cezalandırılması talebiyle 6/1/2021 tarihli iddianame düzenlenmiştir. İddianamenin kabulü ile açılan kamu davası Bafra Ağır Ceza Mahkemesince yürütülmüştür. 20/1/2021 tarihli tensip incelemesi sırasında başvurucunun serbest bırakılmasına karar verilmiştir. Yargılama neticesinde Bafra Ağır Ceza Mahkemesi başvurucunun uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan beraatine karar vermiştir. Aleyhine istinaf kanun yoluna başvurulmayan hüküm 7/10/2021 tarihinde kesinleşmiştir. Beraat kararının kesinleşmesi üzerine başvurucu 10/11/2021 tarihinde Samsun Ağır Ceza Mahkemesi (Ağır Ceza Mahkemesi) nezdinde tazminat davası açarak 000 TL maddi, 000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Ağır Ceza Mahkemesi Bafra Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde görülen kamu davasında beraat eden başvurucu hakkında aynı eyleme ilişkin olarak yürütülen soruşturmada kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmesi nedeniyle tazminat davasının reddine karar vermiştir. Anılan kararın ilgili kısmı şöyledir:" ...davacı Esat Albayrak’ın gözaltına ve tutukluluğa konu eylemi nedeniyle Bafra Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/13 Esas sayılı dava dosyasında 'uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama' suçundan [beraat] kararı verildiği ancak davacı hakkında aynı eylemi nedeniyle Bafra Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/2596 Soruşturma numaralı dosyası üzerinden 17/09/2020 tarihinde 5237 sayılı TCK’nın 191/2 ve devamı maddeleri gereğince '5 yıl süre ile Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesine' karar verildiği, halen bu sürenin devam etmekte olduğu, bahse konu soruşturma evrakının sonuçlanmasından sonra tazminat davasının şartlarının değerlendirilmesinin mümkün olduğu anlaşıldığından, açılan koruma tedbirleri nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasının şartları oluşmadığından reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." Başvurucu söz konusu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Başvurucu; istinaf dilekçesinde beraat ile sonuçlanan ceza yargılamasına konu suç ile kamu davasının ertelenmesine karar verilen soruşturmaya konu suçun farklı olduğunu, gözaltına alınmasına ve tutuklanmasına neden olan eylemine ilişkin açılan kamu davası neticesinde beraatine karar verildiğini, tutuklanmasına neden olan suç ile ilgisi bulunmayan farklı bir suça ilişkin soruşturmaya istinaden tazminat talebinin reddedildiğini ileri sürmüştür. Anılan dilekçede ayrıca Yargıtay Ceza Dairesinin benzer bir konuya ilişkin olarak verdiği bozma kararına (1/4/2014 tarihli ve E.2013/27628, K.2014/8009) değinilmiştir. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi (İstinaf Mahkemesi),istinaf başvurusunun esastan reddine 25/4/2022 tarihinde kesin olarak karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "Somut olayda bu açılardan yapılan incelemede; davacının 'Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapmak' suçu isnadı ile yürütülen soruşturma neticesinde 2020 tarihinde gözaltına alındığı, 2020-2020 tarihleri arasında gözaltında kaldığı, 2020 tarihinde tutuklandığı, 2020-2021 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, yapılan yargılama neticesinde Bafra Ağır Ceza Mahkemesinin [...] sayılı kararı ile beraatine karar verildiği, iş bu kararın 2021 tarihinde kesinleştiği, davacı tarafından 2021 tarihinde yasal süresi içerisinde 000 TL maddi ve 000 TL manevi tazminat istemli dava açıldığı, ilk derece mahkemesince maddi ve manevi tazminat talebinin reddine karar verildiği, iş bu karara karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmış olup, davanın reddine dair ilk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, toplanan tüm delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, delillerin ve yapılan işlemlerin hukuka aykırılık içermediği anlaşıldığından; [...] davacı vekilinin hükme yönelik istinaf başvurusunun [...] ESASTAN REDDİNE... [karar verildi.]" Başvurucu nihai kararı 11/5/2022 tarihinde öğrendikten sonra 20/5/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. A. İlgili Mevzuat İlgili hukuk için bkz. Hasan Akboğa [GK], B. No: 2016/10380, 27/3/2019, §§ 24- 5237 sayılı Kanun'un "Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti" kenar başlıklı maddesinin (3) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:"Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran kişi, on yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır." 5237 sayılı Kanun’un "Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak" kenar başlıklı maddesi şöyledir: "(1) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır.(3) Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre Cumhuriyet savcısının kararı ile üçer aylık sürelerle en fazla bir yıl daha uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir. (4) Kişinin, erteleme süresi zarfında;a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi,b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması,c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması,hâlinde, hakkında kamu davası açılır.(5) Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.B. Yargıtay Kararları Yargıtay Ceza Dairesinin 1/4/2014 tarihli ve E.2013/27628; K.2014/8009 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir: "Tazminat istemine dayanak olan Adana Ağır Ceza Mahkemesinin [...] sayılı ceza dava dosyası kapsamında, davacının [u]yuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan yakalanarak tutuklandığı, hakkında 2011 tarihli iddianame ile TCK’nın 188/3, 191/1 maddeleri gereğince [u]yuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama ve [k]ullanmak için uyuşturucu madde satın almak suçlarından kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda davacının [u]yuşturucu madde ticareti yapmak suçu nedeniyle beraatine hükmedildiği, [k]ullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçu nedeniyle ise davacının 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK'nın maddesi gereğince hükmolunan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uyulması halinde davanın düşmesine karar verileceği, uyulmaması durumunda ise yargılamaya kaldığı yerden devam edilerek hüküm verilmesi gerektiğinin anlaşılması ve davacının (sanığın) uyuşturucu madde kullanmak suçunun davacının tutuklanmasına esas olan suçtan bağımsız nitelikte ayrı bir suç olma özelliği taşıması ve davacı yönünden tazminat davasına dayanak teşkil eden ceza dava dosyasında yapılan yargılama sonucu verilip kesinleşen beraat kararı ile birlikte, beraatle sonuçlanmış suça ilişkin olarak yapılmış olan tutuklamanın haksız hale geldiğinin anlaşılması nedeniyle, sanık (davacı) hakkında beraat kararı ile birlikte uyuşturucu madde kullanmak suçundan tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilmiş olmasının davacı lehine tazminata hükmedilmesine engel teşkil etmeyeceği ve koruma tedbirleri nedeniyle tazminat verilmesine ilişkin 5271 sayılı CMK'nın 141/1 ve devamı maddelerinde belirtilen şartların davacı yönünden gerçekleştiği gözetilmeden, uğranıldığı iddia olunan maddi ve manevi zararla ilgili makul bir tazminata hükmedilmesi yerine yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi, [bozmayı gerektirmiştir.]" Yargıtay Ceza Dairesinin 7/2/2022 tarihli ve E.2020/9122; K.2022/734 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir: "Davacının tutuklamaya konu eyleminin tek olduğu, uyuşturucu madde kullanmak suçunun davacının tutuklanmasına esas olan suçtan bağımsız nitelikte ayrı bir suç olma özelliği taşıması ve davacı yönünden tazminat davasına dayanak teşkil eden ceza dava dosyasında yapılan yargılama sonucu verilip kesinleşen beraat kararı ile birlikte, beraatle sonuçlanmış suça ilişkin olarak yapılmış olan tutuklamanın haksız hale geldiğinin anlaşılması nedeniyle, davacı hakkında beraat kararının yanı sıra uyuşturucu madde kullanmak suçundan mahkumiyetine karar verilmiş olması halinde bile davacı lehine tazminata hükmedilmesine engel teşkil etmeyeceği ve koruma tedbirleri nedeniyle tazminat verilmesine ilişkin 5271 sayılı CMK'nın 141/1 ve devamı maddelerinde belirtilen şartların davacı yönünden gerçekleştiği gözetilmeden, uğranıldığı iddia olunan maddi ve manevi zararla ilgili makul bir tazminata hükmedilmesi yerine yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi [bozmayı gerektirmiştir.]" Yargıtay Ceza Dairesinin 12/3/2024 tarihli ve E.2022/1190; K.2024/1161 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir: "İlk Derece Mahkemesince, [...] aynı soruşturmada birbirine dönüşen suçlar açısından haksız gözaltı ve tutuklamadan kaynaklı tazminat davasının ancak davacıya isnat edilen eylemin bir bütün halinde değerlendirilmesiyle beraat kararı verilmesinde tazminat hakkının doğacağı gerekçesiyle koşulları oluşmayan davanın reddine karar verilmiştir....İlk Derece Mahkemesince, tazminat davasının dayanağı olan Bingöl Ağır Ceza Mahkemesi'nin 02/07/2020 tarih, [...] sayılı ceza dosyası kapsamında, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 21/06/2013 - 22/10/2013 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama davacının beraatine karar verildiği, beraat kararının 09/07/2020 tarihinde kesinleştiği, her ne kadar bozma öncesi Bingöl Ağır Ceza Mahkemesi'nin [...] sayılı ceza dosyası kapsamında kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde satın almak suçu bakımından davacı hakkında TCK'nın maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmolunmuş ise de, davacının hakkında düzenlenen iddianamede ayrıca uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan kamu davası açıldığı ve bu suçtan tutuklandığı ve bu suçtan beraatine karar verildiği, beraat kararının kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,[bozmayı gerektirmiştir.]"