8. Hukuk Dairesi 2021/4593 E. , 2023/5721 K. "İçtihat Metni" ... MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/1 E., 2020/2 K. VEKİLLERİ : Avukat ... , Avukat ..., Avukat ... DAVALILAR : 1. Hazine 2. ... Köy Tüzel Kişiliği DAVA TARİHİ : ... KARAR : Davanın usulden reddine Taraflar arasındaki orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince
**8. Hukuk Dairesi 2021/4593 E. , 2023/5721 K.** **"İçtihat Metni"** ... MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/1 E., 2020/2 K. VEKİLLERİ : Avukat ... , Avukat ..., Avukat ... DAVALILAR : 1. Hazine 2. ... Köy Tüzel Kişiliği DAVA TARİHİ : ... KARAR : Davanın usulden reddine Taraflar arasındaki orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda davanın usulden reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; Diyarbakır ile ... ilçesi ... Köyü çalışma alanında yapılan kadastro çalışmaları sırasında, orman alanı olarak tescil edilmesi gereken bölümlerin tespit harici bırakıldığını, taraflarınca tespit edilen sahalarda yalnızca orman sınırlaması yapıldığından belirlenen sınır dışındaki alanlarda ölçüm ve numaralandırma yapılmadığından itiraza konu ormanlık alanların ada ve parsel numaralarının bulunmadığını, itiraza konu yerlerin ilgili orman parsellerine eklenmesi gereken yerlerden olduğunu, ... Diyarbakır Orman İşletme Müdürlüğünce yapılan tahkikatta ve tutulan tutanakta davaya konu parselin ilgili bölümlerinin orman vasfına haiz olduğunun gözlendiğini, bu bölümlerin tespit esnasında ormanlık saha olmalarına rağmen ölçüm ve numaralandırmaya tabi tutulmadığını, sahaya ilişkin olarak yapılan tespitin 24/07/2008 tarihinde askıya çıktığını, bu hususta idarelerince tutulan 25/07/2008 tarihli tutanağın dilekçelerinin ekinde bulunduğunu, 25/07/2008 tarihli tutanağa göre ... köyü orman yanındaki parsel ve Orman vasfını taşıyan kısımların L-51-b-19-b'de yer alan... sırtı mevkiindeki ormanlık alan olduğunu, orman vasfını haiz taşınmazların zilyetlikle de kazanılamayacağını, tespit harici bırakılamayacağını, Hazine adına orman vasfı ile tespit edilmeleri gerektiğini, memleket haritası ve amenajman planında söz konusu taşınmazların orman olduğunun taraflarınca tespit edildiğini, kadastro tespitinin üzerinden yasal süre geçmeden başvurduklarını ileri sürerek, davaya konu ... Köyünde ormanlık alanın taşınmazın ilgili bölümleri ile ilgili kadastro tespitinin iptali ile vasıflarının orman olarak tespitine ve orman yanındaki ilgili parsele eklenmesine, mülkiyetlerinin Hazine adına tesciline ve yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 2. Davanın konusu Diyarbakır ili ... ilçesi ... Köyü 101 ada 1 parsel 3.807.173,89 m2 orman vasfıyla Hazine adına 21.07.2008 tarihinde tespit edilmiş olup 24.07.2008-22.08.2008 tarihleri arasında askı ilana çıkarılmışsa da kesinleşmemiş, taşınmaza yakın bu taşınmaz içinde kalması gereken ve krokide gösterilen yerlere ilişkin olup 07.05.2018 tarihinde alınan fen bilirkişi ...’in raporunda dava konusu edilen yerlerin, ... Mevkii 137 ada ...,....,... parselleri kapsadığı belirlenmiş olup, buna göre dava konusu yerler; 137 ada 1 parsel ... 31.907,86 m2 yüzölçümündeki taşınmaz susuz tarla vasıyla 18.05.2016 tarihinde satış yoluyla tam hisse ile ... ; 137 ada 7 parsel ... 10.486,79 m2 yüzölçümündeki taşınmaz susuz tarla 08.04.2009 tarihinde tesis kadastrosu yoluyla tam hisse ile ... ; 137 ada 8 parsel ... 9.670,88 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, susuz tarla ve 137 ada 9 parsel ... 842,15 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bağ vasfılma 08.04.2009 tarihinde tesis kadastrosu yoluyla tam hisse ile ... ; 137 ada 10 parsel ... 7.067,10 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, susuz tarla vasıyla 08.04.2009 tarihinde tesis kadastrosu yoluyla tam hisse ile ...; 137 ada 11 parsel ... 12.070,39 m2 yüzölçümündeki taşınmaz susuz tarla vasfıyla 08.04.2009 tarihinde tesis kadastrosu yoluyla 1/3 er hisselerle ...,... ve ... ; 137 ada 12 parsel ... 11.309,12 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, susuz tarla vasfıyla 08.04.2009 tarihinde tesis kadastrosu yoluyla tam hisse ile ... ; 137 ada 13 parsel ... 20.374,86 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, susuz tarla vasfıyla 08.04.2009 tarihinde tesis kadastrosu yoluyla tam hisse ile ... ve 137 ada 19 parsel 32696 m2 susuz tarla 08.04.2009 tarihinde tesis kadastrosu yoluyla ½ hisse ile ... adına tespit edilen taşınmazlardır. II. CEVAP Davalı Hazine ve davalı Köy Tüzel Kişiliği davaya cevap vermemişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 21.12.2010 tarihli ve 2008/9 Esas, 2010/57 Karar ... kararı ile, keşif icrasına karar verildiği halde davacının keşif masraflarını yatırmadığı, bunun üzerine yeniden keşif kararı verildiği ve ayrı ayrı kalemler halinde hesaplanan keşif avansının mahkeme veznesine depo edilmesi için 15 günlük süre verildiği ve keşif masraflarının bu sürede yatırılmaması halinde bu delilden vazgeçmiş sayılacağı ihtaratının yapıldığı ve bu ihtarın usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, süre verilirken bu sürenin kesin süre olduğu sehver belirtilmemiş ise de davacıya daha önce de süre verildiği, ara kararın yerine getirilmediği gözetildiğinde usul ekonomisi açısında ikinci verilen sürenin kesin süre mahiyetinde olduğu, davacının vekil ile temsil edildiği, ispat külfetinin de davacıda bulunduğu bunun da ancak keşifle sağlanabileceği, re'sen araştırma hallerinin de söz konusu olmadığı, davacı tarafından 101 ada 1 parsel bitişiğinde kalan kültür arazisi olduğunun belirtildiğinden taleple bağlı kalındığı gerekçesi ile davanın reddine, dava konusu Diyarbakır ili ... ilçesi ... Köyünde kain 101 ada 1 parsel ... taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiştir. IV . BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 21.12.2010 tarihli ve 2008/9 Esas, 2010/57 Karar ... kararı, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. 2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 12.12.2011 tarihli ve 2011/10187 Esas, 2011/14494 Karar ... ilamıyla; " İlk Derece Mahkemesince 14.10.2010 tarihli ara kararda keşifte dinlenecek bilirkişi ve tanık isimlerinin belirtilmediğinden ve hakim, katip ve götürülecekse mübaşir için yol tazminatının yazılmadığından, keşif ara kararının usulüne uygun olmadığı, kısmi ilan sırasında açılan davada, dava dilekçesi ve dilekçeye ekli krokide belirtilen yerler hakkında daha sonra kadastro tutanağı düzenlenip, düzenlenmediği Kadastro Müdürlüğü'nden sorulmadan özetle dosya keşfe hazır hale getirtilmeden keşif ara kararı verildiği açıklanarak, İlk Derece Mahkemesince keşif ara kararındaki eksiklere rağmen verilen önel ve kesin önele dayanılarak, keşif giderlerinin yasal sürede yatırılmadığından söz edilerek yazılı biçimde hüküm kurulmasının isabetsizliğine " değinilerek, İlk Derece Mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Birinci Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesinin 15.04.2015 tarihli ve 2012/9 Esas, 2015/32 Karar ... kararı ile, " Diyarbakır Kadastro Müdürlüğünün 12.09.2012 tarihli havale tarihli cevabi yazısı gereği dava konusu taşınmaz hakkında tutanak düzenlenmediği anlaşıldığından mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine " karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 15.04.2015 tarihli ve 2012/9 Esas, 2015/32 Karar ... kararı, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. 2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan temyiz incelemesi sonucunda, 18.10.2018 tarihli ve 2018/3291 Esas, 2018/6582 Karar ... ilamıyla; " davacının dava dilekçesinde koordinatlarını bildirdiği taşınmazların tam olarak tespit edilmesi, tamamının kadastro tespit tutanaklarının getirtilmesi, gerçek kişiler adına tespit edilenlerin tespit maliklerinin davaya dahil edilmesi, kesinleştirilen tutanaklar davalı hale getirildikten sonra işin esasına girilerek bu kısımların orman sayılan yerlerden olup olmadığı araştırılıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, kısmi ilanda açılan davada görevsizlik kararı verilmiş olmasının doğru bulunmadığı " gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmiştir. D. İlk Derece Mahkemesince İkinci Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı ... İdaresi vekilinin İlk Derece Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde davalı adına kayıtlı taşınmazın, kadastro tespitinin iptali ile müvekkil idare adına tescilini talep ederek kadastro tespitine itiraz davası açıldığı, İlk Derece Mahkemesince UYAP sisteminden yapılan kontrolde mahkemenin kesinleşen 2008/9 Esas ... dosyasının, mahkemenin iş bu dosyası ile taraflarının ve davaya konu taşınmazların aynı olduğunun tüm dosya kapsamından anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunun (6100 ... Kanun) 114/1-ı maddesi delaletiyle yine aynı Kanun'un 115/2 maddesi uyarınca derdestlik dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. B. Temyiz Sebepleri Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince derdestlikten usulden ret kararı verilmiş ise de 2008/9 Esas ... dosyanın eldeki dosyanın ana dosyası olduğunu, bozmalar sonucunda yeni esaslar aldığını belirtilerek, sehven verilmiş usul ve Kanun'a aykırı kararın belirtilen ve dosyada tespit edilecek nedenlerle bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince, 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunun (6100 ... Kanun) 114/1-ı maddesi delaletiyle yine aynı Kanun'un 115/2 maddesi uyarınca derdestlik dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş ise de, bu karar usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki; dosya kapsamında yapılan incelemede, İlk Derece Mahkemesinin derdestlik nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin kararına dayanak olarak göstermiş olduğu 2008/9 Esas ... dava dosyasının, davacı ... İdaresi tarafından 31.07.2008 tarihinde Kadastro Mahkemesine açılan eldeki davanın bozmalar öncesindeki ana dava dosyası olduğu, eldeki davadan ayrı olarak açılmış ve kesinleşmiş bir dava olmadığı anlaşılmaktadır. Kaldı ki derdestlik; tarafları veya konusu bakımından halihazırda açılmış ve halen görülmekte olan bir davanın aynı veya bir başka mahkeme önünde ikinci kez açılması halinde söz konusu olup, gerekçede belirtildiği şekilde kesinleşen mahkeme hükmü gerekçe gösterilerek derdestlikten usulden ret kararı verilmesi de hukuken mümkün bulunmamaktadır. Zire, tarafları, konusu ve sebebi aynı olup kesinleşmiş bir dava bulunması halinde kesin hükmün varlığından söz edilebilecektir. Bu haliyle, İlk Derece Mahkemesinin gerekçesiyle, hüküm fıkrası arasında da bu yönden çelişki bulunmaktadır. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, hükmüne uyulan son bozma ilamında belirtilen eksikliklerin yerine getirilmesi suretiyle esasa ilişkin karar verilmesi gerekirken, 2008/9 Esas ... dava dosyanın, eldeki davanın bozmalar öncesindeki ana dava dosyası olduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde davanın usulden reddedilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle ; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının, 6100 ... Kanunun Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanunun 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, Taraflarca 1086 ... Kanunun 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 01.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...