6. Hukuk Dairesi 2025/2381 E. , 2025/4181 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/679 E., 2025/211 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü : I. DAVA Davacı vekili dava di…
6. Hukuk Dairesi 2025/2381 E. , 2025/4181 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/679 E., 2025/211 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü : I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının birikimini davalı banka hesabına yatırdığını, aynı gün şube müdürünün paranın mevduat hesabı yerine ... hesabına yatırılması halinde iyi faiz getireceğini, ... hesaplarının diğer hesaplarla aynı olduğunu, telkin ederek ve kendisini aldatarak parasını ... hesabına yatırılmasını sağladığını, bankanın güveni kötüye kullandığını, TMSF'nin ... Bank'ın külli halefi olduğunu, ... Bankası'nın hak ve borçlarını üstlenen TMSF'den en yüksek banka faizi işletilmek suretiyle yatırmış olduğu paranın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı müflis şirket iflas idare memur vekili cevap dilekçesinde; davacının masaya alacak başvurusunda bulunmadığından dava şartının gerçekleşmediğini, ... Bank ... ile ayrı tüzel kişilik olduğunu, haksız fiili öğrendikten sonra 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, alacağın müvekkili banka nezdinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 14.06.2022 tarihli kararı ile; davacının iflas masasına bir alacak kayıt başvurusunun olmadığı, İİK'nın 235. maddesi uyarınca sıra cetveline itiraz edenlerin cetvel ilanından itibaren 15 günlük hak düşürücü süre içinde kayıt kabul davası açılması gerektiği, eldeki davanın 21.06.2013 tarihinde 15 günlük hak düşürücü süre dolduktan sonra açıldığı gerekçesiyle davanın İİK'nın 235/1 maddesi uyarınca hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 14.06.2022 tarihli kararının süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, İcra ve İflâs Kanunu'nun 236 ncı maddesi uyarınca iflasın kapatılmasına kadar masaya alacak yazdırmanın mümkün olduğu, öte yandan masaya kayıt davası açılması için iflas idaresine başvuru yapılmasının da bir ön şart olmadığı, davacının masaya başvurusu olmadığına göre doğrudan dava açmasında hukuka aykırı bir yön olmadığı gibi, bu davanın süresinde olmadığı yönündeki mahkeme gerekçesinde de isabet bulunmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İİK'nın 236. maddesi uyarınca, iflas masasına başvuru şartı bulunmadığından ve geç kalan alacakların iflasın kapanmasına kadar iflas masasına kaydettirilebileceği ve ayrıca 235/1 maddesindeki 15 günlük hak düşürücü sürenin geç kalan alacaklar yönünden uygulanamayacağı, TMSF ... Bankası A.Ş.'nin haklı borçlarını devralarak küllü halefi haline gelmemiş olduğundan ... Bankası A.Ş.'nin tüzel kişiliğinin halen devam ettiği, eldeki davanın davalı müflis bankanın yönetici, ortak ve çalışanlarının neden olduğu iddia olunan zararlardan dolayı açıldığı, bu kapsamda davalı tarafın husumet itirazının yerinde olmadığı, somut olayda, davalı banka hakimi ortak ve yöneticilerinin yargılandığı ... hesabına para yatıranların haksız ve hukuka aykırı fiile maruz bıraktıkları anlaşılarak cezalandırıldığı, davacıya ait 23.000,00 TL'nin davalının talimatına uygun olarak ... hesaba aktarılmadığı, davacı tarafından yapılan havale işleminin kağıt üzerinde kaldığı, bu işlemlerden dolayı davacının zarara uğradığı, şirketi temsil ve yönetime yetkili olanların görevini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden dolayı anonim şirketin yani somut olayda davalı müflis bankanın sorumlu olduğu, anonim şirket temsilci ve yetkililerinin haksız fiillerden kendi fiilleri gibi BK.’nın 41. maddesi uyarınca sorumlu olup, bu sorumluluklarını ortadan kaldırmak için kurtuluş kanıtı getirme imkanı olmadığı, davacının, davalı müflis bankaya 23.000,00 TL'yi 18.06.2003 tarihinde yatırdığı, parasını alamadığı, bu parayı işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan talep edebileceği, ancak davalı bankanın 08.06.2005 tarihi ile birlikte iflasına karar verildiği dikkate alındığında İİK'nın 195. maddesi hükmüne göre iflas masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibari ile hesaplanması gerektiği ve iflas tarihi itibari ile davacının, davalı bankadan 23.000,00 TL asıl alacak ve 20.684,67 TL iflas tarihine kadar işlemiş faizi olmak üzere toplam 43.684,67 TL alacağın hesaplandığı gerekçesiyle davanın kabulü ile toplam 43.684,67 TL alacağın iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı iflas idare memur vekili temyiz dilekçesinde; a..İflas masasına başvurmadan dava açıldığını, b.Gerekçeli kararda bahsedilen ceza mahkemesi kararının eldeki davayla ilgisi bulunmadığını, kararda ... mudilerinin dolandırılmasına yönelik bir hüküm yer almadığını aksine bankanın zarara uğratıldığını, c.Davanın ...’nın 22.04.2022 tarih ve 2021/7 Esas, 2022/2 Karar sayılı ilamına göre ... hesabına aktarılma tarihinden itibaren kanunda öngörülen zamanaşımı süresi içinde davanın açılmadığını, d. ... Bank ... Ltd. Şti.'ye yöneltilmesi gerektiğini, e. Dava konusu alacak ve faizi kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili banka ile davacı arasında herhangi bir mevduat akdi bulunmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, alacağın iflas masasına, kayıt ve kabulü istemine ilişkindir. 1. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmamasına göre davalı iflas idaresi vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir . 2. İcra ve İflâs Kanunu'nun 236. maddesi uyarınca iflasın kapatılmasına kadar masaya alacak yazdırmak mümkündür. Bu durumda mahkemece, talebin İİK'nın 236. maddesi kapsamında geç başvuru olarak değerlendirilmesi doğru ise de, davacının tespit edilen alacağının önceki sıra cetvelinde yer alamayacağının kabulü ile, iflas tasfiyesi kapsamında, kesinleşen cetvele uygun dağıtım yapıldıktan sonra kalan meblağ olur ise davacı ve onlar gibi geç başvuru sahipleri arasında oluşturulacak sıraya göre dağıtılmasına karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle davacı alacağının iflas sıra cetveline kayıt ve kabulüne hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Davalı iflas idare memur vekilinin 1 numaralı bentte yer alan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan Mahkeme kararının 2 numaralı bentte yer alan nedenlerle BOZULMASINA, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.