10. Hukuk Dairesi 2023/921 E. , 2024/2853 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2425 E., 2022/637 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 31. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/477 E., 2022/512 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf edi…
**10. Hukuk Dairesi 2023/921 E. , 2024/2853 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2425 E., 2022/637 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 31. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/477 E., 2022/512 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin davalı işveren nezdinde tekniker olarak çalışmaktayken 29.07.2013 tarihinde uğradığı iş kazası sonucunda yaralandığını ve malul kaldığını, kazanın meydana gelmesinde davalı işverenin kusurlu olduğunu beyanla, maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, dava dilekçesinde ileri sürülen hususların gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı ile dosya kapsamına uygun 29.03.2022 tarihli bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalar birlikte değerlendirildiğinde; davacının 29.07.2013 tarihinde geçirdiği iş kazası neticesinde toplam 122.857,81 TL maddi zararının olduğu, davacının, davalıya ait işyerinde çalışırken geçirdiği kaza sonrasında yaralanması nedeniyle manevi zarara uğradığı kanaatine varılmış, olayın meydana geliş şekli, tarafların kusur ve sosyo-ekonomik gelir durumları, maluliyet, paranın alım gücü, manevi tazminat miktarının zenginleştirici ve fakirleştirici tayin olunamayacağına dair ilkeler dikkate alınarak takdiren 15.000,00 TL manevi tazminat takdir edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, maddi tazminat hesabının müvekkili aleyhine olacak şekilde hatalı yapıldığını, manevi tazminatın hukuki ve fiili gerçeklik, iş kazasının davacının ruhi ve bedeni vücut bütünlüğünde ortaya çıkardığı zararlar, davacının yaşı, davalının sorumlu olduğu kusurun ağırlığı karşısında düşük kaldığını, karara karşı diğer tüm yönleri ile de itiraz ettiklerini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, müvekkili tarafından iş sağlığı ve güvenliğine yönelik gerekli tedbirlerin alındığını, gerekli eğitimlerin verildiğini, bu hususun dosyada mevcut eğitim belgeleri ve imza listeleriyle sabit olduğunu, bilirkişi raporunun somut belgelere itibar edilmeksizin, varsayıma dayalı öznel değerlendirmeler içerdiğini, davacının yürütmekte olduğu işin öncelikle yüksek hayati risk taşımadığını, çalışanın verilen talimatlara uyması, sağlanan ekipmanları kullanması, yeterli dikkat ve özeni göstermesi durumunda kazanın meydana gelmesinin söz konusu olmayacağını, kazanın oluşunda davacının asli kusurlu olduğunu, diğer taraftan davacının belirlenen ücretine kaza tarihinden olası emeklilik tarihine kadar yapılan artış oranlarının da gerçeği yansıtmadığını, iş kazası nedeniyle davacı bir süre geçici iş göremezlik durumunda kalmış ise de sonrasında çalışmaya devam ettiğini, davacının maluliyetinin söz konusu olmadığından SGK tarafından gelir bağlanmadığını, davacının gerçekte maddi zararının bulunmadığını, hatalı tespit ve öznel değerlendirmelere dayalı olarak belirlenen kusur oranları esas alınarak yapılan maddi tazminat hesabının hatalı olduğunu iddia ederek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 29.07.2013 tarihinde saat 10:30 sularında, davalı çalışanı Saha Operasyonları Ekip Liderliği personeli ...’in, Sivas Hafik İlçesinde D-200 karayolu kenarında kamyondan direk indirme işlemi yapıldığı sırada, kamyondan kayan/düşen direğin kazazedenin sol ayağına çarpması sonucu ayak bileğinden yaralanması şeklinde kazanın meydana geldiği, Mahkemece hükme esas alınan ve iş güvenliği uzmanlarından oluşan üç kişilik bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 03.01.2022 tarihli kusur raporunda, kazalı işçi ...'in direkleri kamyondan güvensiz usullerle indirmeye çalışarak/düşme ve kayma tehlikesine karşı emniyetli mesafede bulunmayarak şahsi güvenliğini tehlikeye atması, dikkatsiz ve tedbirsiz davranması sebebiyle % 25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu, davalı işverenin ise kamyondan yük indirme esnasında direklerin düşme/kayma vb. oluşabilecek risklerin belirlenerek önleyici tedbirlerin alınmaması, yüklenen direklerin plan dahilinde emniyetli usullerle araçtan indirilmesi için müşterek-koordineli çalışma esaslarının belirlenerek çalışanların bilgilendirilmemesi, tüm bu hususlarda yapılan işe uygun iş güvenliği bilincini oluşturacak şekilde eğitim programlarının verilmemesi, emniyetli çalışma alışkanlığı kazandırılmaması, işyerinde geniş bir gözetim ve denetim sistemi tesis edilmeyerek işin yürütümünün çalışanın dikkat ve inisiyatifine bırakılması sebebiyle %75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu, Mahkemece hükme esas alınan ve iş güvenliği uzmanı bilirkişiler tarafından düzenlenen 03.01.2022 tarihli bilirkişi raporunun denetime elverişli, dava konusu olayın oluş şekline ve kazanın meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine uygun olduğu kanaatine varıldığı, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu'nun 15.02.2021 tarih 2021/2570 K. sayılı kararı ile davacının 29.07.2013 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazasına bağlı maluliyet oranının, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde %6,1 olduğuna karar verildiği, verilen karara karşı taraflarca herhangi bir itirazda da bulunulmadığı, Mahkemece hükme esas alınan 29.03.2023 tarihli bilirkişi raporunun tazminat hukukuna ilişkin genel ilkeler doğrultusunda düzenlendiği, gerçek zararın belirlenmesinde, zarar ve tazminata doğrudan etkili olan sigortalının net geliri, kalan ömür süresi, iş görebilirlik çağı, iş göremezlik derecesi, kusur pay oranları gibi tüm verilerin ortaya konulduğu, hal böyle olunca hesap bilirkişi raporunun usul ve yasa ile içtihatlara uygun olduğu gerekçesi ile davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2 nci ve 77 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddeleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davacı ve davalı vekillerinin temyiz itirazlarının, istinaf itirazları olarak da ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında karşılanarak gerekçe oluşturulduğu hususları da dikkate alınarak, temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre tüm temyiz itirazlarının reddi ile anılan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı ve davalı vekillerinin temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.