T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO : 2025/823 KARAR NO : 2025/2007 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 12/07/2023 NUMARASI : 2017/1355 Esas - 2023/667 Karar DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan ) DAVA TARİHİ: 05/12/2017 KARAR TARİHİ: 19/11/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, D…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO : 2025/823 KARAR NO : 2025/2007 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 12/07/2023 NUMARASI : 2017/1355 Esas - 2023/667 Karar DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan ) DAVA TARİHİ: 05/12/2017 KARAR TARİHİ: 19/11/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı Derya'nın 17/12/2016 tarihinde babası Ferhat'ın kullandığı ... plakalı araçta yolcu olarak bulunduğu esnada Ankara'dan dönüş esnasında Bolu Gerede yolunda aracın Çamlıdere istikametine girdiği sırada davalı... yönetimindeki... plakalı araç ile çarpışması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde savcılık kusur raporuna göre ... plakalı araç sürücüsü ...'un asli kusurlu, ... plakalı araç sürücüsü davalı...'ın tali kusurlu bulunduğunu, davacının kaza sonucu önce Kızılcahamam Devlet Hastanesi, daha sonra Ankara Eğitim Araştırma Hastanesine sevk olunduğunu, burada yapılan ameliyat sonucu yatalak ve %100 maluliyetli kaldığını, vesayet altına alındığını, kaza tarihinde müvekkilinin 28 yaşında evli ve çocuksuz olup Gebze adliyesinde zabıt katibi olarak görev yaptığını, devlet memuru olduğunu, kaza sebebiyle kesin ve geçici maluliyetten kaynaklı tazminat talepleri, SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri taleplerinin olduğunu, kaza sebebiyle tarif edilemez nitelikte acılar ve ameliyatlar geçirdiğinden davalı...'dan 100.000 TL manevi tazminat talepleri olduğunu, ömür boyu bakıcı ihtiyacı bulunduğunu, konuşamadığını, tek başına yürüyemediğini ve bilincinin kapalı olduğunu, davalı ... Sigorta şirketine başvuru yaptıklarını, tazminat konusunda uzlaşmaya varılmadığını, davalı ... Sigorta şirketinin ise çok fazla evrak talep ettiğinden bahisle 10.000 TL kesin ve geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat, 5.000,00 TL kazadan kaynaklı eczane-medikal-yol-sağlık-protez ve bakım giderlerinden kaynaklı maddi tazminat olmak üzere toplam 15.000 TL tazminatın davalılardan (sigorta şirketlerinden poliçe limitleri dahilinde) davalı...'dan kaza tarihinden itibaren, diğer davalılardan ihbar tarihinden itibaren müştereken ve müteselsilen tahsiline, 100.000 TL manevi tazminatın sigorta şirketleri hariç sadece davalı...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalısı ... plakalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, dava konusu kaza ile maluliyet arasında illiyet bağı olması gerektiğini, ameliyat sırasında kalp durması meydana geldiğini ve beyin fonksiyonlarının bu dönemde hasar gördüğünü, dolayısıyla beyin hasarı ile kaza arasında illiyet bağı bulunmadığını, özürlülük ölçütü yönetmeliğine göre maluliyet raporu düzenlenmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri ve tedavi masrafından müvekkilinin sorumlu olmadığını, davacının emniyet kemerini takmadığından müterafik kusuru bulunduğunu, temerrüt oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı... vekili cevap dilekçesinde özetle, yetki itirazında bulundukları, kazanın meydana gelmesine karşı taraf araç sürücüsünün ana yola kontrolsüz ve dikkatsiz çıkmasının sebep olduğunu, müvekkilinin en ufak bir kusurunun bile olmadığını, davacının emniyet kemerini takmadığını, takmış olması halinde yaralanmanın bu seviyede olmayacağını, müvekkili kusurlu olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle, geçici iş göremezlik ve tedavi giderlerinde sigorta şirketinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, sürekli iş göremezlik için de adli tıp kurumundan maluliyetine dair rapor alınması gerektiğini, bakıcı ve tedavi giderine yönelik maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesini beyan etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kısmen kabulü ile, 682.960,34 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalılar... ve ... Sigorta A.Ş.'den (davalı ... Sigorta A.Ş. tazminatın 310.000,00 TL'sinden sorumlu) müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, 582.065,87 TL bakıcı giderinin davalılar... ve ... Sigorta A.Ş.'den (davalı ... Sigorta A.Ş giderin 310.000,00-TL'sinden sorumlu) müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, 310.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nden alınarak davacı ...'a verilmesine, 310.000,00 TL bakıcı giderinin davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak davacı ...'a verilmesine, davacı tarafın diğer ve fazlaya ilişkin taleplerinin reddine " karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ile davalı... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemenin sürücülerin kusur durumuna göre tazminat miktarını oranlamasının hatalı olduğunu, davacı ...'un arka koltukta otururken kaza esnasında emniyet kemeri takmadığından zararın artmasında müterafik kusuru bulunduğundan tazminattan %20 indirim yapılmasının hatalı olduğunu, mahkemenin gerekçeli kararında maddi tazminat için faize hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın davacı taraf için tatmin edici olmadığı gibi davalı taraf yönünden ise caydırıcı miktarda olmadığını, hükmedilen manevi tazminat bedelinin olayın ağırlığı, davacının kusursuzluğu ve ömür boyu sakatlık durumu dikkate alındığında düşük belirlendiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; itirazlarının değerlendirilmediğini, hükme dayanak Adli Tıp İhtisas Kurulundan alınan rapor hatalı olmasına ve itirazlara rağmen rapora ilişkin çelişkiler giderilmeden tazminat hesaplanarak yazılı şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, mevcut belge ve bilgilere göre davacının trafik kazasında sırt ve belinden yaralandığını, baş bölgesiyle ilgili bir yaralanmaya maruz kalmadığını, kaza akabinde kişinin herhangi bir akli zayıflığının bulunmadığını, 17.12.2016 tarihli ifade tutanağından da anlaşıldığı üzere, davacının kaza tarihi itibari ile bilinci ifade verebilecek düzeyde açık olduğu halde ameliyat sonrası beyninde hasar oluştuğunu ve yatağa bağımlı hale gelip akıl zayıflığına maruz kaldığını, dosyadaki bilgilerden davacının ameliyat sonrasında kalbinin durması ile beynin normal olan fonksiyonlarını yerine getirebilmesi için sürekli olarak ihtiyaç duyduğu oksijenin yetersizliği sonucu, beyinde hasarın oluştuğunun anlaşıldığını, dolayısıyla davacının beyin hasarının, ameliyat esnasında ve sonrasında yaşanan olumsuzluklar ve doktor hatasından ileri gelmiş olup, kazada meydana gelen yaralanmalarla ilgisi bulunmadığını, dava konusu kaza ile davacının tetrapleji, anoksik-hipoksit beyin bozukluğu arasında uygun illiyet bağının bulunmadığını, bağın üçüncü kişinin ağır kusuru ile kesildiğini ve akabinde maluliyet oranını etkileyen sakatlıkların da üçüncü kişinin kusurundan ileri geldiğini, sürekli bakıcı giderinin ölüm/sakatlık teminatı kapsamında yer aldığının KZMSS Genel Şartları’nda açıkça belirlendiğini, bu nedenle tek teminat limiti olan sürekli sakatlık teminat limitinin hem sürekli bakıcı gideri hem de sürekli maluliyet tazminatı açısından geçerli olacağını, sürekli bakıcı giderinin ayrı bir teminat limiti olarak belirlenmesinin yasaya aykırı olduğunu, hükme dayanak alınan kusur oranının kabulünün mümkün olmadığını, davacının daimi bakıcı çalıştırmayacağını, bakımının aile üyeleri tarafından da gerçekleştirildiği gözetilmesi ile hakkaniyet indirimi uygulanması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın yetkili mahkemede açılmadığını, yetkili mahkemenin Kızılcahamam mahkemeleri olduğunu, davacıda meydana gelen zarar ile yaşanan kaza arasında illiyet bağı bulunmadığını, müvekkilinin seyir halinde hızı 80-100 km arasındayken kavşağa yaklaşırken hızını düşürdüğünü ve direksiyonu kırdığını, müvekkilinin bütün trafik kurallarına uygun hareket ettiğini bu anlamda kusurunun söz konusu olmadığını, kaza oluşumunda KTK hükümlerine uymayan araç sürücüsü ...'un %100 kusurlu olduğu gibi ...'un da kaza neticesinde meydana gelen zarardan emniyet kemerini takmadan yatar vaziyette araç içerisinde bulunduğu için sorumlu olduğunu belirterek istinaf talep etmiştir. Dairemizin 04/06/2024 tarih, 2023/2374 Esas ve 2024/995 sayılı kararı ile " Davanın kısmen kabulü ile, 3.414.809,75 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalılar..., ... Sigorta Anonim Şirketi'nden (Davalı ... Sigorta A.Ş. poliçedeki sakatlık ve ölüm teminat miktarı olan 310.000,00-TL ile sınırlı olarak sorumlu olmak kaydıyla) ve davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nden (Davalı ... Sigorta A.Ş. poliçedeki sakatlık ve ölüm teminat miktarı olan 310.000,00-TL ile sınırlı olarak sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, 2.910.329,28 TL bakıcı giderinin davalılar..., ... Sigorta Anonim Şirketi'nden (Davalı ... Sigorta A.Ş. poliçedeki tedavi giderleri teminat miktarı olan 310.000,00-TL ile sınırlı olarak sorumlu olmak kaydıyla) ve davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nden (Davalı ... Sigorta A.Ş. poliçedeki tedavi giderleri teminat miktarı olan 310.000,00-TL ile sınırlı olarak sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, Davacı tarafın diğer ve fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, 40.000,00-TL manevi tazminatının kaza tarihi olan 17/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, Davacı tarafın fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, " karar verilmiştir. Bu karar davalı ... Sigorta A.ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 11/12/2024 tarih, 2024/10544 Esas ve 2024/12625 Karar sayılı ilamıyla "4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 426/2 maddesine göre, bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışırsa vesayet makamının ilgilisinin isteği üzerine veya resen temsil kayyımı ataması gerekmektedir. Bandırma Sulh Hukuk Mahkemesinin 14.05.2015 tarihli 2014/1602 E, 2015/611 K sayılı ilamı ile davacı ...'un kısıtlanmasına ve dava konusu kazaya karışan araç sürücüsü olan babası ...'un velayeti altına alınmasına karar verilmiştir. Bu durumda somut dava yönünden davacı ve vasisi arasında menfaat çatışması bulunduğundan davacı ...’a bu dava yönünden kayyım tayini ile davanın kayyım tarafından devam ettirilmesi gerekirken, mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle hükmün bozulması karar verilmiştir. Dairemiz tarafından bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Yargıtay bozma ilamı uyarınca; davacı vekiline, vesayet dosyasına başvurarak davacı kısıtlıya TMK'nın 426/2 maddesine göre iş bu dava dosyasına özgü olarak yasal temsilci atanması talebinde bulunmak üzere 1 ay mehil verilmiş, davacıya temsil kayyımı olarak atanan ...'e dava dilekçesi, karar ilamı ve Yargıtay bozma ilamı tebliğ edilerek beyanda bulunmak üzere 2 hafta mehil verilmiş, temsil kayyımının...'e vekaletname verdiği, temsil kayyımı vekilinin davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.Dosya kapsamından,17/12/2016 tarihinde davalı sürücü...'ın, sevk ve idaresindeki... plakalı ile D.750-05 sayılı devlet karayolunu takiben Bolu istikametinden Ankara yönüne seyir halinde iken kaza mahalli olan kavşağa geldiği esnada aracının ön kısmıyla seyir istikametine göre bölünmüş yolun karşı seyir istikametinden gelip sola dönüş yapan sürücü ... sevk ve idaresindeki davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı 41 VI 239 plakalı araca çarpması ile meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı ve davacının bu yaralanması nedeni maddi ile manevi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır. Davalı... vekilinin süresinde verdiği cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunduğu anlaşılmakla birlikte HMK'nın 7. maddesine göre davalılardan ... Sigorta A.Ş'nin adresi Ataşehir olup İstanbul Anadolu Adliyesi yargı alanı içinde bulunduğundan yetki itirazının reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Kaza tespit tutanağında davacının içinde bulunduğu araç sürücüsünün KTK 57/1A maddesine göre kavşaklarda geçiş hakkı olan araçlara ilk geçiş hakkını vermemek kuralını ihlal ettiği gerekçesi ile asli kusur, davalı sürücüye ise KTK 52/1A araçların hızını kavşaklara yaklaşırken azaltmamak kuralını ihlal ettiği gerekçesi ile tali kusur verilmiştir. C. Başsavcılığı hazırlık aşamasında ve ceza mahkemesince alınan bilirkişi raporlarının aynı doğrultuda olduğu görülmüştür. Mahkemece ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan kusur raporunun da aynı gerekçelerle hazırlandığı ve davacının içinde bulunduğu araç sürücüsüne %80, davalı sürücüye %20 oranında kusur verildiği görülmüştür.Alınan tüm kusur raporlarının birbirini doğruladığı, kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamındaki verilerle uyumlu olduğu anlaşılmakla aksi ispat edilemediğinden kusura ilişkin istinafın reddi gerekmiştir.ATK 7. İhtisas Kurulunca dava konusu trafik kazasındaki yaralanma ile ameliyat sırasında gelişen durum nedeni ile maluliyet ve kaza arasındaki illiyet bağı bulunup bulunmadığına ilişkin hazırlanan raporda "...Trafik kazası sonrası 30/12/2016 tarihinde yapılan posterior segmental enstrümentasyon ameliyatı esnasında kardiak arrest gelişen ve hipoksik iskemik ensefalopati tablosu geliştiği bildirilen Ferhat kızı, 01/01/1988 doğumlu ... (Aydın) hakkında düzenlenen adli ve tıbbi belgelerin değerlendirilmesinde;Kişinin 17/12/2016 tarihinde Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesine trafik kazası nedeniyle götürüldüğü, kişide sternum kırığı, hemopnömotoraks, akciğerde kontüzyon, T5-6-7-8-9-10-11. Vertebralarda fraktür tespit edildiği, konsültasyonlarının yapıldığı, göğüs cerrahisi tarafından cerrahi girişim endikasyonu düşünülmediği, yapılan konsültasyonlar sonucu muayene ve laboratuvar bulgularına göre vertebra fraktürlerine yönelik ameliyatı olabileceğinin belirtildiği, çoklu vertebra kırıklarına cerrahi müdahale için kişinin klinik bulgularının stabil olmasının beklenmesinin tıbben uygun bir yaklaşım olduğu, çoklu vertebra kırıklarına uygun koşullarda cerrahi müdahale ile stabilizasyon uygulanması gerektiğinin tıbben bilindiği, kişiye 30/12/2016 tarihinde yapılan ameliyatta posterior segmental entrümentasyon uygulandığı, yapılan ameliyatın endikasyonunun ve tekniğinin tıp kurallarına uygun olduğu, ameliyat sırasında cilt sütürasyonunun devam ettiği sırada kişide bradikardi saptandığı ve medikasyona yanıt vermediği, asistoli saptanması üzerine resüsitasyona başlanıldığı, kişinin anestezi fişinin değerlendirilmesinde ameliyatın stabil seyir ile devam ettiği, entübasyon tüpü ve hava yolu yönetiminde bir sorun olduğunu düşündürecek bulguların olmadığı, ameliyatın 5-6. saatinde end tidal CO2 düşüklüğü ile birlikte olan resüsitasyona dirençli bradikardinin pulmoner emboliye bağlı gelişmiş olabileceği, uzun süren cerrahi işlemlerde bu tür klinik tabloların görülme sıklığının arttığının tıbben bilindiği, kişide gelişen kardiyovasküler arrest klinik tablosunun bu tür ameliyatlarda her türlü dikkat ve özene rağmen ortaya çıkabilen komplikasyon olarak nitelendirildiği, bu komplikasyonu gidermeye yönelik gerekli resüsitasyon işlemlerinin ve konsültasyonların yapılarak kişinin kardiyopulmoner resüsitasyona yanıt verdiği, dolayısıyla komplikasyon yönetiminin tıp kurallarına uygun olduğu, tüm bilgiler birlikte değerlendirildiğinde; Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesinde kişinin takip ve tedavisinde görev alan hekimlerin uygulamalarının tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu, kişide saptanan %100 oranındaki iş göremezlik oranı ile kaza arasında illiyet bağı bulunduğu..." mütalaa edilmiştir.ATK 7.İhtisas Kurulu raporu ile maluliyeti belirleyen 2. İhtisas Kurulu raporu arasında çelişki bulunmadığı gibi ATK 7. İhtisas Kurulu rapor içeriğinde açıkça davacının %100 oranındaki iş göremezlik oranı ile kaza arasında illiyet bağının bulunduğunun saptanmış olması nedeni ile bu yöne ilişkin istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Davacının yolcu olarak bulunduğu araç içinde arka koltukta uyuduğu beyan edildiğinden emniyet kemerinin takılı olmamasının davacının savrulmasına ve zararın artmasına sebep olduğu anlaşılmakla müterafik kusur indirimi yapılmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/312 E. ve 2022/3685 K. sayılı kararında "TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici bakıcı gideri, geçici işgöremezlik ve belgesiz tedavi giderlerine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine aittir. Geçici ve kalıcı bakıcı giderleri zararlarının, poliçedeki tedavi giderleri teminatından, kalıcı işgöremezlik zararının ise sakatlık ve ölüm teminatından karşılanması gerektiğinden davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf talebi yerinde değildir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/312 E. ve 2022/3685 K., 2021/13975 E. - 2022/7544 K. ve 2021/15255 E. - 2022/7709 K. sayılı kararları). Ancak hüküm fıkrasında bakıcı gideri tazminatı için poliçedeki tedavi giderleri teminat miktarı, kalıcı işgöremezlik tazminatı için sakatlık ve ölüm teminat miktarının ayrı ayrı belirtilmemiş olması doğru olmamıştır. Davacının %100 maluliyeti nedeni ile sürekli bakıcı ihtiyacı olduğu ATK 2. İhtisas Kurulunun 29/04/2019-9000 tarih ve sayılı raporu ile belirlendiğinden yerleşik Yargıtay kararında da belirtildiği üzere sürekli bakıcı giderine hükmedilebilmesi için fiilen bakıcı tutulduğunun da ispat edilmesi gerekmediği gibi aile bireylerinin bakıcı olarak görev alma yükümlülüğünün bulunmamaktadır. Hükme esas alınan maluliyet raporu ve illiyet bağının mevcudiyetine ilişkin raporda davacının sürekli olarak bir başkasının bakım ve gözetimine muhtaç olduğu kanaati açıklanmış olması nedeniyle sürekli bakıcı giderinin trafik poliçesinin tedavi gideri kapsamında değerlendirilerek teminat limiti ile sınırlı olarak hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Dava dilekçesinde maddi tazminat yönünden "... a) 10.000 TL kesin ve geçici iş görmezlikten kaynaklı maddi tazminat, b)5.000 TL kazadan kaynaklı eczane-medikal-yol-sağlık-protez ve bakım giderlerinden kaynaklı maddi tazminat, olmak üzere toplam 15.000 TL tazminatın maddi kısmının tüm davalılardan (sigorta şirketlerinden poliçe limitleri dahilinde) 1 nolu davalıdan kaza tarihinden itibaren, diğer davalılardan ihbar tarihinden itibaren müştereken ve müteselsilen tahsiline..." denilmiş ancak açıkça faiz talep edilmediğinden ıslah dilekçesinde de faiz talep edilmediği görüldğnden faiz talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacı vekili 26/10/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile 10.000 TL kesin iş göremezlik taleplerini 4.268.512,19 TL ye, 5.000 TL tedavi giderleri taleplerini 3.637.911,60 TL ye çıkartmış, davalı sigorta şirketleri ıslah edilen kesin iş göremezlik yönünden miktarın 310.000 TL poliçe limiti, davalı sigorta şirketleri ıslah edilen bakım (tedavi) gideri miktarın 310.000 TL poliçe limiti (Bakım-Tedavi gideri) limitinden sorumlu olduğu, diğer davalının ise tamamından sorumlu olduğu yönünde davasını ıslah etmiştir. Mahkemece talep edilen sürekli iş göremezlik tazminatı ve sürekli bakıcı gideri miktarından %20 müterafik kusur indirimi yapmak suretiyle ve davalı sürücü ile dava dışı sürücünün kusurları üzerinden hüküm kurulmuştur. 2918 sayılı KTK’nun 91/1. maddesine göre işletenlerin, bu Kanun'un 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur. Aynı Kanun'un 85/1. maddesinde ise bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı düzenlenmiştir. Kaza tarihinde yürürlükte olan 6098 sayılı TBK'da haksız fiil halinde müteselsil sorumluların dış ilişkisi 61.maddede düzenlenerek birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanacağı kabul edilmiş; müteselsil sorumlar arasındaki iç ilişkisi ise 62.maddede düzenlenmiştir. Müteselsil sorumluluğa ilişkin TBK'nın 162/1.maddesine göre ise müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur. Aynı Kanun'un 163.maddesine göre borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder. Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir.Somut uyuşmazlıkta dava dilekçesinde ve ıslah dilekçesinde maddi tazminat müştereken ve müteselsilen talep edilmiş olduğu halde Mahkemece kusur oranlarına göre hüküm kurulması doğru olmamış ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf talebi yerinde görülerek hüküm düzeltilmiştir. TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesi ve 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, davacının maluliyetinin oranı, kusur durumu ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, yukarıda açıklanan ilkelerle birlikte dikkate alındığında mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarının düşük olduğu; aynı ilkelere göre yapılan değerlendirme sonucunda müterafik kusur da dikkate alınarak takdiren davacı lehine 40.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin uygun olacağı kanaatine varılmıştır.Bu nedenle; davacı vekili, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ile davalı... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : A-Davacı vekili, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ile davalı... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre:Davanın KISMEN KABULÜ ile,1-a) 3.414.809,75-TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalılar..., ... Sigorta Anonim Şirketi'nden (Davalı ... Sigorta A.Ş. poliçedeki sakatlık ve ölüm teminat miktarı olan 310.000,00-TL ile sınırlı olarak sorumlu olmak kaydıyla) ve davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nden (Davalı ... Sigorta A.Ş. poliçedeki sakatlık ve ölüm teminat miktarı olan 310.000,00-TL ile sınırlı olarak sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,b) 2.910.329,28 TL bakıcı giderinin davalılar..., ... Sigorta Anonim Şirketi'nden (Davalı ... Sigorta A.Ş. poliçedeki tedavi giderleri teminat miktarı olan 310.000,00-TL ile sınırlı olarak sorumlu olmak kaydıyla) ve davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nden (Davalı ... Sigorta A.Ş. poliçedeki tedavi giderleri teminat miktarı olan 310.000,00-TL ile sınırlı olarak sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesinec) Davacı tarafın diğer ve fazlaya ilişkin taleplerinin REDDİNE, 2-a) 40.000,00-TL manevi tazminatının kaza tarihi olan 17/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine,b) Davacı tarafın fazlaya ilişkin taleplerinin REDDİNE, 3-a)Maddi tazminat talebi yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 432.070,24 TL harçtan, davacı tarafça dava açılırken peşin olarak yatırılan 392,79 TL harcın mahsubu ile bakiye 431.677,45 TL harcın (davalı ... Sigorta Anonim Şirketi 42.352,20 TL'sinden, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi 42.352,20 TL'sinden sorumlu) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,b)Manevi tazminat talebi yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 2.732,4 TL harcın davalı...'dan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,c)Maddi tazminat talebi yönünden davacı tarafça dava açılırken peşin olarak yatırılan 392,79 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 3.373,70 TL yargılama giderinin davanın kısmen kabul kısmen ret oranına göre hesaplanan 2.698.96 TL'nin (davalı ... Sigorta Anonim Şirketi 264,55 TL'sinden, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi 264,55 TL'sinden sorumlu) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davalı... tarafından sarf edilen 70,00 TL yargılama giderinin davanın kısmen kabul kısmen ret oranına göre hesaplanan 28,00 TL'nin davacıdan alınarak davalı...'a verilmesine,6-a) Maddi tazminat talebi yönünden davacı için karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 367.251,39 TL vekalet ücretinin (davalı ... Sigorta Anonim Şirketi 92.800,00 TL'sinden, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi 92.800,00 TL'sinden sorumlu) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, b)Maddi tazminat talebi yönünden davalı... lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/3 maddesine göre hesaplanan 149.202,10 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı...'a ödenmesine,c)Manevi tazminat talebi yönünden davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine,d)Manevi tazminat talebi yönünden davalı... vekili lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı...'a ödenmesine, 7-Dosyada arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ; 1-Davacı vekili, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ile davalı... vekili tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine, 2-a)İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan 953,30 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 738,00 TL istinaf başvuru harcının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, b)İstinaf aşamasında davalı ... Sigorta A.Ş. 738,00 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalı ... Sigorta A.Ş.'ye verilmesine, c)İstinaf aşamasında davalı... tarafından yapılan 2.143,30 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 738,00 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalı...'a verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/11/2025