Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/1941 E. , 2024/2954 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/1941 Karar No : 2024/2954 DAVACI : ... Sendikası VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... 2- ... Başkanlığı VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri ... DAVANIN KONUSU: 15/04/2015 tarih ve 29327 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değişikliği Yönetmeliği’nin "Cami görevlilerinin mahalli hizmet gereği yer değiştirmeleri" baş…
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/1941 E. , 2024/2954 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/1941 Karar No : 2024/2954 DAVACI : ... Sendikası VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... 2- ... Başkanlığı VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri ... DAVANIN KONUSU: 15/04/2015 tarih ve 29327 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değişikliği Yönetmeliği’nin "Cami görevlilerinin mahalli hizmet gereği yer değiştirmeleri" başlıklı 37. maddesinin birinci fıkrasında yer alan ''sekiz'' ibaresinin, aynı maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan ''Yer değiştirmeler aynı grup camiler arasında olmak üzere öncelikle aynı ilçe içinde, yer bulunamaması halinde il içinde, il içinde de yer bulunamaması halinde iller arası yapılır.'' ibaresinin, "Eşdeğer kadrolar" başlıklı 44. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan; ''vaiz, cezaevi vaizi'' ibaresinin, "Aynı yerdeki cami görevlilerinin yer değiştirmesi" başlıklı Geçici 1. maddenin ''37. maddedeki kıstaslar dikkate alınarak bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihte cami görevlilerinden görev yaptığı camide yirmi yılını tamamlayanların yer değişiklikleri 2015 yılı Haziran - Eylül döneminde, on beş yılını tamamlayanların yer değişiklikleri 2016 yılı Haziran - Eylül döneminde yapılır. Bu Yönetmeliğin 37'nci maddesindeki süreye göre zorunlu yer değişiklikleri ise 2017 yılından itibaren yapılmaya başlanır ve sürelerin hesaplamasında 1 Haziran tarihi esas alınır.'' ibaresinin iptali istenilmiştir. DAVACININ İDDİALARI : Davalı idarenin yer değişikliğine ilişkin görev süresini hiçbir zaman net bir şekilde belirleyemediği, personelinin çalışma koşullarının ve taleplerinin dikkate alınmadığı, yer değiştirme sürelerinin defalarca değiştiği, Yönetmelikte birden çok yer değişikliği düzenlemesi varken bunlara ek olarak bir de “zorunlu rotasyon” düzenlemesinin yapılmasında hizmet gereğinin bulunmadığı, yapılan düzenleme ile ilçede görev yapan din görevlisinin ilçede, ilde görev yapan din görevlisi de ilde kalacağı, aynı grup cami bile olsa, camilerin sosyal ve fiziki şartları birbirlerinden farklı olduğu, dolayısıyla yer değişikliği uygulamasının standart şekilde yapılmasının oldukça güç olduğu, düzenlemelerin hiçbir zaman uygulanamadığı, her zaman kurumun “kronik bir sorunu” olarak kaldığı, anılan düzenleme de aynı özlük haklarına sahip aynı kadro da görev yapan personelin kadro eş değerleri birbirinden farklı olarak düzenlendiği, ilçe müftüsü kadrosu ile uzaman vaiz kadrosu eşit kadro olarak görülürken, vaiz kadrosu ise bu kadrolara eşit görülmediği, bu hususun 657 sayılı Kanun'da yer alan kariyer ve liyakat ilkelerine aykırı olduğu belirtilerek, dava konusu maddelerin iptali gerektiği öne sürülmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : Yer değiştirmenin kamu hizmetinin daha iyi yürütülebilmesi için yapıldığı, nakil işlemlerinin beş kişiden oluşan bir Değerlendirme ve Yer Değiştirme Komisyonu kararı doğrultusunda yapılacağı, Yönetmeliğin 30. maddesinde camiler özelliklerine ve cemaat durumuna göre beş gruba ayrıldığı, atama işlemi gerçekleştirilirken personel arasında herhangi bir ayrımcılığa meydan vermemek, personelin mağduriyetine de sebebiyet vermemek için düzenleme yapıldığı, “vaiz, cezaevi vaizi” düzenlemesinin iptaline istemi konusunda, Başkanlık personelinden il müftü yardımcısı ve dengi ile daha alt düzeyde bulunan kadroların eşdeğerleri, atama usulü, disiplin amiri, memurlar arasındaki hiyetarşik yapı dikkate alınarak yedi kademe olarak belirlendiği, vaiz ve cezaevi vaizi ikinci kademede, başvaiz ve uzman vaizin ise birinci kademede yer aldığı, 23/12/2011 tarihli ve 28151 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Vaizlik, Kur'an Kursu Öğreticiliği, İmam Hatiplik ve Müezzin Kayyımlık Kadrolarına Atama ve Bu Kadroların Kariyer Basamaklarında Yükselme Yönetmeliğinde, uzman vaizlik için vaiz olarak 6 yıl, başvaizlik için vaiz olarak 4 yıl çalışmış olmak ve yapılacak kariyer basamaklarına yükselme sınavında başarılı olmak şartı getirildiği, dolayısıyla eşdeğer kadro açısından denk olmadıkları ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ:... DÜŞÜNCESİ : Kamu hizmetinin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesi için yer değiştirmeye ilişkin maddelerin düzenlendiği, özelliklerine göre gruplara ayrılan camiler arasında yer değiştirme yapılmasının hizmetin sunumu açısından daha uygun olduğu, ilgili Yönetmelik uyarınca kadrolar kariyer basamaklarına ayrılmış ve bu yönetmeliğe uygun olarak eşdeğer kadrolar belirlenmiş olması karşısında dava konusu düzenlemelerin hukuka uygun olduğu ve davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI: ... DÜŞÜNCESİ : Davacı Sendika vekili tarafından, 15.4.2015 tarih ve 29327 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değişikliği Yönetmeliğinin 37. maddesinin 1. fıkrasında yer alan ''sekiz'' ibaresinin, 37. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan ''Yer değiştirmeler aynı grup camiler arasında olmak üzere öncelikle aynı ilçe içinde, yer bulunamaması halinde il içinde, il içinde de yer bulunamaması halinde iller arası yapılır.'' ibaresinin, 44. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde yer alan ''vaiz, cezaevi vaizi'' ibaresinin, Geçici 1. maddenin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. Anayasanın 124. maddesinde; Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelik çıkarabilecekleri kurala bağlanmıştır. Bir hiyerarşik normlar sistemi olan hukuk düzeninde alt düzeydeki normların, yürürlüklerini üst düzeydeki normlardan aldığı kuşkusuz olup bir normun, kendisindan daha üst konumda bulunan ve dayanağını oluşturan bir norma aykırı veya bunu değiştirici nitelikte hüküm getirmesi mümkün bulunmamaktadır. Davaya konu 15.4.2015 tarih ve 29327 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değişikliği Yönetmeliği, Yönetmelik, 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 19.4.1983 tarihli ve 83/6525 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğe dayanılarak hazırlanmıştır. Yönetmeliğin "Cami görevlilerinin mahalli hizmet gereği yer değiştirmeleri" başlıklı 37. maddesinin 1. fıkrasında, "36 ncı maddede belirtilen sebepler dışında, cami görevlilerinin yer değiştirmelerine esas olmak üzere illerde il müftüsünün başkanlığında, durumu görüşülecek görevlinin bağlı bulunduğu müftü dâhil beş kişiden oluşan bir Değerlendirme ve Yer Değiştirme Komisyonu kurulur. Bu komisyon; görev yaptığı camide sekiz yılını tamamlayan cami görevlilerinin yer değiştirmelerini her yıl Haziran ayında toplanarak aşağıdaki kıstaslara göre gerçekleştirir:", bu fıkranın a) bendinde de "Yer değiştirmeler aynı grup camiler arasında olmak üzere öncelikle aynı ilçe içinde, yer bulunamaması halinde il içinde, il içinde de yer bulunamaması halinde iller arası yapılır." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Kamu hizmetinin eksiksiz ve düzenli olarak yürütülmesinden sorumlu olan idarenin, mevzuatın öngördüğü şekilde hizmetin gereklerini esas alarak, bu hizmeti yürütecek personelin atanmasını belirli kurallara bağlama, personelin bir hizmet biriminde uzun süre görev yapmasının gerek personel, gerekse hizmet yönünden ortaya çıkartabileceği olumsuzlukları giderme, görevde verimliliği artırma ve yurdun değişik hizmet bölgeleri ve alanlarında görev yapmalarını sağlayarak, hizmetin etkin ve verimli bir şekilde yürütülebilmesi ve yaygınlaşmasını temin etme amacına yönelik olarak düzenlendiği anlaşılan dava konusu Yönetmeliğin aynı camide sekiz yılını dolduran cami görevlilerinin mahalli hizmet gereği yer değiştirmelerini ve bunun beş kişiden oluşan bir Değerlendirme ve Yer Değiştirme Komisyonu kararı doğrultusunda yapılmasını öngören 37. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "sekiz" ibaresinde hukuka ve kamu yararı ile hizmet gereklerine aykırılık görülmemiştir. Yönetmeliğin 37. maddesinin 1. fıkrasının a) bendinde yer alan ve iptali istenilen "Yer değiştirmeler aynı grup camiler arasında olmak üzere öncelikle aynı ilçe içinde, yer bulunamaması halinde il içinde, il içinde de yer bulunamaması halinde iller arası yapılır." ibaresine gelince; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 72. maddesi ile kurumlarda yer değiştirme suretiyle atamaların; hizmetlerin gereklerine, özelliklerine, Türkiye'nin ekonomik, sosyal, kültürel ve ulaşım şartları yönünden benzerlik ve yakınlık gösteren iller gruplandırılarak tespit edilen bölgeler arasında adil ve dengeli bir sistem içinde yapılması kuralı getirilmiştir. Bu maddeye dayanılarak 83/6525 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kabul edilen ve 25.6.1983 tarihli, 18088 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin 4. maddesi ile yer değiştirme suretiyle atamalarda esas alınacak “Temel ilkeler”, kanun paralelinde belirlenmiş ve yer değiştirme suretiyle atamaların ekonomik, sosyal, kültürel ve ulaşım şartları yönünden benzerlik ve yakınlık gösteren “illerin gruplandırılması” suretiyle oluşturulan “bölgeler” arasında yapılması; bu atamalarda memurların “bölgeler” arasında “adil ve dengeli” dağıtılmasının sağlanması ilkeye bağlanmıştır. Aynı Yönetmeliğin 5. maddesinde ise; sayılan kriterlere göre illerin gruplandırılarak, gelişmişlik sırasına göre (6) hizmet bölgesine ayrıldığı, bu hizmet bölgelerine giren il merkezlerinin ekli (1) sayılı cetvelde gösterildiği ifade edilmiş, ilçelerin gelişmişlik sırasına göre tespiti ve bölgelere dağılımının kurumlarca yapılacağı belirtilmiştir. Bununla birlikte aynı maddede; kamu kurum ve kuruluşlarının “altıyı” geçmemek ve en az “üç bölge” olmak üzere, farklı hizmet bölgeleri belirleyebileceği vurgulandıktan sonra, son fıkrasında, gerek “zorunlu yer değiştirmeye tabi personel”in tespiti konusunda, gerekse en az iki yıl olmak üzere hizmet bölgelerindeki “zorunlu çalışma süreleri”nin tespiti konusunda kamu kurum ve kuruluşlarına yetki verilmiştir. Davaya konu Yönetmelik incelendiğinde; “Temel ilkeler” başlıklı 18. maddesinde, yer değiştirme suretiyle atamalarda, memurların grup ve sınıflar arasında adil ve dengeli dağıtılmasını sağlamanın esas olduğu belirtilmesine rağmen, “Grup ve sınıflandırma” başlıklı 21. maddesinde, il müftüleri, il müftü yardımcıları, vaizler ve şube müdürleri için “İller” dört gruba ayrılmış ve Ek 1 sayılı listede gösterilmiş, ilçe müftüleri, vaizler ve şube müdürleri için “İlçeler” dört sınıfa ayrılmış ve Ek 2 sayılı listede gösterilmiş, zorunlu yer değiştirmeye olarak belirlenen sayılan görevlilerin grup ve sınıf hizmet süreleri de Yönetmeliğin 22. maddesinde düzenlenerek, bütün grup ve sınıflarda hizmet süresinin asgari üç, azami beş yıl olduğu, asgari hizmet süresini tamamlayanların re'sen başka bir yere atanabileceği öngörülmüştür. Buna karşılık cami görevlileri olan imam-hatip ve müezzin-kayyım yönünden söz konusu Yönetmelik incelendiğinde; Yönetmeliğin 30. maddesiyle, camiler; A grubu, B grubu, C grubu, D grubu ve E grubu camiler olmak üzere özelliklerine ve asgari ihtiyaç duyulan cami görevlisi sayısına göre gruplandırılmış, Yönetmeliğin 34. maddesiyle de, boş cami kadrolarına, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından cami gruplarına göre belirlenecek MBSTS puanı esas alınarak yer değiştirme suretiyle atanmak için müracaat edileceği öngörülmüştür. Yönetmeliğin 37. maddesinde ise; görev yaptığı camide sekiz yılını tamamlayan cami görevlilerinin, zorunlu yer değiştirmeleri benimsenmiş olup, yer değiştirmelerin “aynı grup camiler” arasında olmak üzere öncelikle “aynı ilçe içinde”, yer bulunamaması halinde “il içinde”, il içinde de yer bulunamaması halinde “iller arasında” yapılması kurala bağlanmıştır. Ancak görev yaptığı camide sekiz yılını tamamlayarak zorunlu yer değiştirme kapsamına giren cami görevlilerinin gerek “il içinde” gerekse “iller arasında” yapılacak yer değiştirmelerinde, Yönetmelik ekindeki 1 ve 2 sayılı listelere herhangi bir atıf yapılmayarak cami görevlileri olan imam-hatip ve müezzin-kayyım yönünden “il içinde” ve “iller arasında” yapılacak yer değiştirmelerin “adil ve dengeli” yapılması ilkesi göz ardı edilmiş ve bu konu cami gruplarının gözetilmesi dışında bir kurala bağlanmamıştır. Şayet görev yaptığı camide sekiz yılını tamamlayan imam-hatip ve müezzin-kayyımların, görev yerlerinin değiştirilmesi zorunlu hale getiriliyorsa; cami gruplarına göre yer değişikliği yapılması kuralı yanında, cami grupları illerin ekonomik, sosyal, kültürel ve ulaşım şartları gözetilerek oluşturulmadığından yapılacak yer değiştirmelerde “il içinde” ve “iller arasında” adil ve dengeli dağıtım ilkesinin benimsenmesi ve cami görevlileri açısından da il ve ilçelerin gruplandırılması ve ayrıca bölgelerdeki zorunlu çalışma süresinin belirlenmesi gerekirken, “il içinde” ve “iller arasında” yapılacak yer değişikliğinde herhangi bir kural öngörülmeyerek eksik düzenleme yapıldığından dava konusu Yönetmeliğin 37. maddesinin 1. fıkrasının a) bendinde yer alan ve iptali istenilen "Yer değiştirmeler aynı grup camiler arasında olmak üzere öncelikle aynı ilçe içinde, yer bulunamaması halinde il içinde, il içinde de yer bulunamaması halinde iller arası yapılır." ibaresinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Yönetmeliğin "Eşdeğer kadrolar" başlıklı 44. maddesinin 1. fıkrasında, Başkanlık personelinden il müftü yardımcısı ve dengi ile daha alt düzeyde bulunan kadroların eşdeğerleri aşağıdaki şekilde yedi kademe olarak belirlendiği belirtilmiş, bu fıkranın a) bendinde, "Birinci kademe: İl müftü yardımcısı, ilçe müftüsü, eğitim görevlisi, başvaiz, uzman vaiz." b) bendinde de, "İkinci kademe: İşletme müdür yardımcısı, şube müdürü, yayınevi satış müdürü, vaiz, cezaevi vaizi, murakıp. ... " şeklinde düzenleme yapılmıştır. 633 sayılı Kanununun 12. maddesinin 1. fıkrasında, "Vaizler, cami ve mescitler ile diğer mekanlarda her türlü vasıtadan yararlanarak toplumu dinî konularda bilgilendirmek, Başkanlığın hizmet alanlarında irşat, rehberlik, inceleme ve araştırma yapmakla görevlidir. Vaizlik mesleği, adaylık döneminden sonra vaiz, uzman vaiz ve başvaiz kariyer basamaklarına ayrılır...", aynı maddenin son fıkrasında da "Yukarıdaki fıkralarda düzenlenen kariyer basamaklarında yükselmede kıdem, eğitim, hizmet, bilimsel, sosyal ve kültürel faaliyetler, sicil puanları ve Başkanlıkça yapılacak sınav sonuçları esas alınır." şeklinde düzenleme yapılmıştır. 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesi ile 18/3/2002 tarihli ve 2002/3975 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel Yönetmelik hükümlerine dayanılarak hazırlanan ve 23/11/2011 tarih ve 28151 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yayımı tarihinde yürürlüğe giren Vaizlik, Kur'an Kursu Öğreticiliği, İmam-Hatiplik ve Müezzin-Kayyımlık Kadrolarına Atama ve Bu Kadroların Kariyer Basamaklarında Yükselme Yönetmeliğinin 4. maddesinin ö) bendinde, "Uzman vaiz: Başkanlıkça yapılan sınav sonuçlarına göre uzman vaizlik kadrosuna atananları," p) bendinde, "Vaiz: Cami ve mescitler ile cezaevi ve diğer mekânlarda her türlü vasıtadan yararlanarak toplumu dinî konularda bilgilendiren ve Başkanlığın hizmet alanlarında irşat, rehberlik, inceleme ve araştırma hizmetlerini yürüten vaiz ve cezaevi vaizi kadrolarındaki personeli," ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Bu Yönetmeliğin "Kariyer basamakları" başlıklı 5. maddesinde de Vaizlik, Kur’an kursu öğreticiliği, imam-hatiplik ve müezzin-kayyımlık için kariyer basamakları belirtilmiş, bu maddenin a) bendinde "Vaizlik; adaylık döneminden sonra vaiz, uzman vaiz ve başvaiz," olarak sayılmıştır. 7. maddesinde, Vaizlik giriş sınavına başvuracaklarda aranan özel şartlar, 8. maddesinde de Uzman vaizlik ve başvaizlik sınavlarına başvuracaklarda aranan özel şartlar belirtilmiş, vaizlik için başkanlıkta 2 yıl çalışmış olma, uzman vaizlik için vaiz olarak 6 yıl, başvaizlik için vaiz olarak 4 yıl çalışmış olmak ve yapılacak kariyer basamaklarına yükselme sınavında başarılı olma koşulu getirilmiştir. 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanununda Vaizlerin kariyer basamaklarının adaylık döneminden sonra vaiz, uzman vaiz ve başvaiz olarak belirtilmiş olması ve Vaizlik, Kur'an Kursu Öğreticiliği, İmam-Hatiplik ve Müezzin-Kayyımlık Kadrolarına Atama ve Bu Kadroların Kariyer Basamaklarında Yükselme Yönetmeliğinde vaiz ile uzman vaiz ve başvaiz olmak için aranan koşulların birbirinden farklı olduğu dikkate alındığında, davaya konu Yönetmeliğin 44. maddesinin 1. fıkrasının b) bendinde yer alan ve iptali istenen "vaiz, cezaevi vaizi" ibarelerinde üst hukuk normuna aykırılık bulmamaktadır. Yönetmeliğin iptali istenilen "Aynı yerdeki cami görevlilerinin yer değiştirmesi" başlıklı Geçici 1. maddesinde de "37 nci maddedeki kıstaslar dikkate alınarak bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihte cami görevlilerinden görev yaptığı camide yirmi yılını tamamlayanların yer değişiklikleri 2015 yılı Haziran-Eylül döneminde, on beş yılını tamamlayanların yer değişiklikleri 2016 yılı Haziran-Eylül döneminde yapılır. Bu Yönetmeliğin 37 nci maddesindeki süreye göre zorunlu yer değişiklikleri ise 2017 yılından itibaren yapılmaya başlanır ve sürelerin hesaplamasında 1 Haziran tarihi esas alınır." kuralına yer verilmiştir. Bu madde ile Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihte cami görevlilerinden görev yaptığı camide “yirmi yılını” ve “on beş yılını” dolduran imam-hatip ve müezzin- kayyımların zorunlu yer değişikliği yapması kabul edilmiş ve bu amaçla yapılacak yer değişikliklerinde ise 37. maddedeki kıstasların dikkate alınması öngörülmüş ise de, Yönetmeliğin 37. maddesinde, “il içinde” ve “iller arasında” yapılacak yer değişikliklerinin “adil ve dengeli” yapılması ilkesi göz ardı edildiğinden, Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihte görev yaptığı camide “yirmi yılını” ve “on beş yılını” dolduran imam-hatip ve müezzin- kayyımların zorunlu olarak yerleri değiştirilirken “il içinde” ve “iller arasında” adil ve dengeli bir dağıtım sistemi kurulamayacak olması nedeniyle, dava konusu Yönetmeliğin geçici 1. maddesinde de mevzuata ve hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Belirtilen nedenlerle davaya konu Yönetmeliğinin 37. maddesinin 1. fıkrasında yer alan ''sekiz'' ibaresi ile 44. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde yer alan ''vaiz, cezaevi vaizi'' ibaresinin iptali istemlerinin reddi, 37. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan ''Yer değiştirmeler aynı grup camiler arasında olmak üzere öncelikle aynı ilçe içinde, yer bulunamaması halinde il içinde, il içinde de yer bulunamaması halinde iller arası yapılır.'' ibaresi ile Geçici 1. maddenin iptali gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ: 15/04/2015 tarih ve 29327 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değişikliği Yönetmeliği’nin "Cami görevlilerinin mahalli hizmet gereği yer değiştirmeleri" başlıklı 37. maddesinin birinci fıkrasında yer alan ''sekiz'' ibaresinin, aynı maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan ''Yer değiştirmeler aynı grup camiler arasında olmak üzere öncelikle aynı ilçe içinde, yer bulunamaması halinde il içinde, il içinde de yer bulunamaması halinde iller arası yapılır.'' ibaresinin, "Eşdeğer kadrolar" başlıklı 44. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan; ''vaiz, cezaevi vaizi'' ibaresinin, "Aynı yerdeki cami görevlilerinin yer değiştirmesi" başlıklı Geçici 1. maddenin ''37. maddedeki kıstaslar dikkate alınarak bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihte cami görevlilerinden görev yaptığı camide yirmi yılını tamamlayanların yer değişiklikleri 2015 yılı Haziran - Eylül döneminde, on beş yılını tamamlayanların yer değişiklikleri 2016 yılı Haziran - Eylül döneminde yapılır. Bu Yönetmeliğin 37'nci maddesindeki süreye göre zorunlu yer değişiklikleri ise 2017 yılından itibaren yapılmaya başlanır ve sürelerin hesaplamasında 1 Haziran tarihi esas alınır.'' ibaresinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE : İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın "Yönetmelikler" başlıklı 124. maddesinde; Cumhurbaşkanlığı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarının ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği düzenlenmiş; kamu hizmeti görevlileriyle ilgili genel ilkelerin belirlendiği 128. maddesinde; “Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür. Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir.” kuralı yer almıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun ''Yer değiştirme suretiyle atanma'' başlıklı 72. maddesinde; ''Kurumlarda yer değiştirme suretiyle atanmalar; hizmetlerin gereklerine, özelliklerine, Türkiyenin ekonomik, sosyal, kültürel ve ulaşım şartları yönünden benzerlik ve yakınlık gösteren iller gruplandırılarak tespit edilen bölgeler arasında adil ve dengeli bir sistem içinde yapılır. Yeniden veya yer değiştirme suretiyle yapılacak atamalarda; aile birimini muhafaza etmek bakımından kurumlar arasında gerekli koordinasyon sağlanarak memur olan diğer eşin de isteği halinde ataması, atamaya tabi tutulan memurun atandığı yere 74 ve 76. maddelerde belirtilen esaslar çerçevesinde yapılır. Yer değiştirme suretiyle atanmaya tabi memurun atandığı yerde eşinin atanacağı teşkilatın bulunmaması ya da teşkilatı olmakla birlikte niteliğine uygun münhal bir görev bulunmaması ve ilgilinin de talebi halinde, bu personele eşinin görev süresi ile sınırlı olmak üzere aşağıdaki şartlarda izin verilebilir. Bu suretle izin verilenlere, aylık ve diğer ödemelerine karşılık olarak, aylık (taban ve kıdem aylığı dahil), ek gösterge, zam ve tazminatlarının kanuni kesintiler düşüldükten sonraki net miktarının, eşleri; a) Olağanüstü Hal Bölgesine dahil illerle bu illere mücavir olarak belirlenen illerde görevli olanlara % 60'ı, b) Kalkınmada 1 inci derecede öncelikli yörelerde görevli olanlara % 50'si, c) Kalkınmada 2 nci derecede öncelikli yörelerde görevli olanlara % 25'i, kurumlarınca kadro tasarrufundan ödenir. Eşleri diğer yörelerde görevli olanlar ise ücretsiz izinli sayılır. Yukarıda sayılanların kadroları eşlerinin görevlendirme süresiyle sınırlı olarak saklı tutulur. Ancak, bu süre memuriyet boyunca 4 yılı hiç bir surette geçemez. Bunların kademe ilerlemesi; emeklilik ve diğer bütün hakları ve yükümlülükleri devam eder. Ancak ücretsiz izin ver ilenlerin bu sürelerinin emeklilikten sayılabilmesi için kesenek ve kurum karşılıklarının her ay kendileri tarafından T.C. Emekli Sandığına yatırılması gerekir. İlgili mevzuatı uyarınca verilecek rapora göre kendisi, eşi veya birinci derece kan hısımlığı bulunan bakmakla yükümlü olduğu aile fertleri engelli olan memurların engellilik durumundan kaynaklanan yer değiştirme taleplerinin karşılanması için düzenlemeler yapılır. Memurların atanamayacakları yerler ve bu yerlerdeki görevler ile kurumların özellik arz eden görevlerine atanabilmeleri için hangi kademelerde ne kadar hizmet etmeleri gerektiği ve yer değiştirme ile ilgili atama esasları Devlet Personel Başkanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle belirlenir. Kurumlar atamaya tabi olacak personeli için bu yönetmelik esaslarına göre Devlet Personel Başkanlığının görüşünü almak suretiyle bir personel ve atama planı hazırlar.'', "Memurların kurumlarınca görevlerinin ve yerlerinin değiştirilmesi” başlıklı 76. maddesinde; “Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler. Memurlar istekleri ile, kurumlarında kazanılmış hak derecelerinin en çok üç derece altında aynı veya başka yerlerdeki kadrolara atanabilirler. Aşağı dereceye atananların 68 inci maddede yazılı süre kaydı aranmaksızın eski derecelerine tekrar atanmaları mümkündür. Kazanılmış hak derecelerinden aşağı derecelere atananların aylık derece ve kademeleri genel hükümlere göre tespit edilmekle bereber,atandıkları bu derecelerde geçirdikleri süreler (kesenek ve karşılık farklarının kendileri tarafından her ay T.C. Emekli Sandığına göderilmesini kabul etmeleri şartiyle) emeklilik yönünden eski derecelerinde değerlendirilir." hükümleri öngörülmüştür. Öte yandan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 86. maddesinde, vaizlik, Kur'an kursu öğreticiliği, imam-hatiplik ve müezzin- kayyımlığa ait boş kadrolara, açıktan vekil atanabileceği de belirtilmiştir. 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un “Atama" başlıklı 10. maddesinde; ... (Değişik birinci cümle: 23/8/2011-KHK-653/9 md.) Başkanlık vaizi kadrosuna atananlar, din hizmetlerinde etkinliği sağlamak amacıyla Başkanlık tarafından belirlenen yerlerde görevlendirilebilir. 657 sayılı Kanunun 43 üncü maddesinin (B) bendinin üçüncü fıkrasında belirtilen kadrolara atananlar hakkında uygulanan hükümler, Başkanlık vaizi kadrosuna atananlar hakkında da aynen uygulanır (Ek cümle: 2/7/2018 - KHK/703/141 md.) Başkanlık müşaviri, Başkanlık müftüsü, Başkanlık vaizi ve avukat unvanındaki personel Başkanın uygun göreceği merkez veya taşra teşkilatına ait birimlerde çalıştırılabilir. Başkanlığa ait kadrolara Kamu Personeli Seçme Sınavı (B) grubu puan sırasına göre ilk defa açıktan atanacak personel, alım yapılacak her bir unvan için boş kadro sayısının üç katına kadar çağırılacak adaylar arasından Başkanlıkça yapılacak sözlü sınav başarı sırasına göre atanır. Başkanlık kadrolarına yapılacak atama ve nakil işlemlerine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.” kuralına yer verilmiştir. 15/04/2015 tarih ve 29327 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değişikliği Yönetmeliği'nin "Cami görevlilerinin atanmaları" başlıklı 12. maddesinde; (1) İmam-hatipler ilk defa köy/kasaba ile il/ilçe merkezleri dışındaki mahallelerde bulunan (D) grubu camilere atanırlar. Buralarda münhal (D) grubu cami bulunmaması halinde il ve ilçe merkezlerindeki münhal (D) grubu camilere de ilk defa atama yapılabilir. Bu gruptaki camilerde görev süresi asgari üç yıldır. (2) (B) grubu camilere atanabilmek için; (D) ve (C) grubu camilerde toplam beş yıl görev yapmış olmak şarttır. (3) (Değişik:RG-8/7/2019-30825 Mükerrer) (A) grubu camilere atanabilmek için ise diğer grup camilerde en az sekiz yıl görev yapmış olmak ve aşere, takrib ve tayyibe kursunu veya hafız olup tashih-i huruf (Ek ibare:RG-13/9/2023-32308) , hüsn-i tilavet veya ihtisas kursunu bitirmiş olmak gerekir. "Temel ilkeler" başlıklı 18. maddesinde; (1) Temel ilkeler şunlardır: a) Yer değiştirme suretiyle atamalarda kadro imkânları ve hizmet gerekleri dikkate alınır. b) Bu atamalarda, memurların grup ve sınıflar arasında adil ve dengeli dağılmasını sağlamak esastır. "Grup ve sınıflandırma" başlıklı 21. maddesinde; (1) İller; il müftüleri, il müftü yardımcıları, vaizler ve şube müdürlerinin atama ve yer değiştirmelerine esas olmak üzere hizmet gerekleri dikkate alınarak dört gruba ayrılmış ve EK-1 sayılı listede gösterilmiştir. (2) İlçeler; ilçe müftüleri, vaizler ve şube müdürlerinin atama ve yer değiştirmelerine esas olmak üzere hizmet gerekleri dikkate alınarak dört sınıfa ayrılmış ve EK-2 sayılı listede gösterilmiştir. "Grup ve sınıf hizmet süreleri" başlıklı 22. maddesinde (1) (Değişik:RG-11/4/2018-30388) 36 ncı maddenin birinci fıkrasının (d) bendi hükmü saklı kalmak üzere bütün grup ve sınıflarda hizmet süresi asgari üç, azami beş yıldır. Ancak, ilçe müftülerinin dördüncü sınıf ilçelerdeki asgari hizmet süresi iki yıldır. Hizmet gerekleri bakımından azami hizmet süresini tamamlayan personelin görev süresi bir yıl, vaizlerde ise üç yıl uzatılabilir. (2) Asgari hizmet süresini tamamlayanlar re’sen başka bir yere atanabilirler. "Camilerin gruplandırılması" başlıklı 30. maddesinde; (1) Cami ve mescitler aşağıdaki şekilde gruplandırılır: a) (A) Grubu camiler: Selatin Camii, Ulu Camii, Merkez Camii olarak nitelenen ve asgari dört cami görevlisine ihtiyaç duyulan camilerdir. b) (B) Grubu camiler: Bulunduğu bölge, il veya ilçede tanınan ve en fazla dört cami görevlisine ihtiyaç duyulan camilerdir. c) (C) Grubu camiler: İl, ilçe, belde merkezlerinde ve üniversite kampüslerinde bulunan ve iki cami görevlisine ihtiyaç duyulan camilerdir. Ç) (D) Grubu camiler: (A), (B) ve (C) grubu camilerin özelliklerini taşımayan ve bir cami görevlisine ihtiyaç duyulan cami ve mescitlerdir. Ancak bu grupta yer alan il, ilçe ve belde merkezlerindeki camilere ihtiyaç halinde iki cami görevlisi verilebilir. d) (E) Grubu camiler: Dönemsel olarak ibadete açık olan cami ve mescitlerdir. "Cami görevlilerinin mahalli hizmet gereği yer değiştirmeleri" başlıklı 37. maddesinde; (1) 36 ncı maddede belirtilen sebepler dışında, cami görevlilerinin yer değiştirmelerine esas olmak üzere illerde il müftüsünün başkanlığında, durumu görüşülecek görevlinin bağlı bulunduğu müftü dâhil beş kişiden oluşan bir Değerlendirme ve Yer Değiştirme Komisyonu kurulur. Bu komisyon; görev yaptığı camide sekiz yılını tamamlayan cami görevlilerinin yer değiştirmelerini her yıl Haziran ayında toplanarak aşağıdaki kıstaslara göre gerçekleştirir: a) Yer değiştirmeler aynı grup camiler arasında olmak üzere öncelikle aynı ilçe içinde, yer bulunamaması halinde il içinde, il içinde de yer bulunamaması halinde iller arası yapılır. b) Personelin talebi halinde üst gruptaki camiden alt gruptaki camiye yer değiştirme yapılabilir. c) İl içi yer değiştirmeler bu Yönetmelikteki atama usulüne ilişkin hükümlerde belirtilen esaslar dikkate alınarak valiliklerce; il dışı yer değiştirmeler ise Başkanlık tarafından yapılır. İl içi yer değiştirmelerinden önce internet ortamında Başkanlıktan izin alınır. "Eşdeğer kadrolar" başlıklı 44. maddesinde; (1) Başkanlık personelinden il müftü yardımcısı ve dengi ile daha alt düzeyde bulunan kadroların eşdeğerleri aşağıdaki şekilde yedi kademe olarak belirlenmiştir: a) Birinci kademe: İl müftü yardımcısı, ilçe müftüsü, eğitim görevlisi, başvaiz, uzman vaiz. b) İkinci kademe: İşletme müdür yardımcısı, şube müdürü, yayınevi satış müdürü, vaiz, cezaevi vaizi, murakıp. c) Üçüncü kademe: Başimam-hatip, Kur’an kursu başöğreticisi. Ç) Dördüncü kademe: APK uzmanı, din hizmetleri uzmanı, eğitim uzmanı, vakit hesaplama uzmanı, uzman, uzman imam-hatip, uzman Kur’an kursu öğreticisi, baş müezzin-kayyım, tabip, diş tabibi. d) Beşinci kademe: Öğretmen, sosyolog, psikolog, çözümleyici, mütercim, kütüphaneci, istatistikçi, astronom, mühendis, mimar, imam-hatip, Kur’an kursu öğreticisi, cami rehberi, programcı, ayniyat saymanı, teberrukat saymanı, musahhih, şef, tekniker, sağlık teknikeri, biolog, yönetmen, prodüktör, film yapımcısı, ses kayıtçısı, ışıkçı, montajcı, spiker, muhabir, kameraman, müezzin-kayyım, bilgisayar işletmeni, teknik ressam, teknisyen, grafiker, hemşire, sağlık teknisyeni, laborant, veri hazırlama ve kontrol işletmeni. e) Altıncı kademe: Memur, mutemet, sekreter, ambar memuru, veznedar, satın alma memuru, santral memuru, daktilograf, şoför. f) Yedinci kademe: Yardımcı hizmetler sınıfı personeli. (2) Eşdeğer kadrolardan aynı kademede bulunan kadrolar arasındaki geçişler ile üst kademeden alt kademelerdeki kadrolara geçişlerde, adaylığı kalkmış olmak ve atanılacak kadronun şartlarını taşımak kaydıyla ilgili mevzuatında belirtilen diğer şartlar aranmaksızın sınavsız atama yapılabilir. Personelin talebi halinde imam-hatipler müezzin kayyım; murakıp ve Kur’an kursu öğreticileri imam-hatip veya müezzin kayyım; vaizler Kur’an kursu öğreticisi, imam-hatip veya müezzin kayyım; il müftü yardımcıları ile ilçe müftüleri ise şube müdürü, vaiz, Kur’an kursu öğreticisi, imam hatip veya müezzin kayyım kadrolarına ilgili mevzuatında belirtilen diğer şartlara tabi olmaksızın atanabilirler. (3) Üst veya aynı kademedeki kadrolardan eğitim görevlisi, şube müdürü, öğretmen, şef, veri hazırlama ve kontrol işletmeni ve şoför kadrolarına geçişlerde Başkanlıkça yapılacak sınavla atama yapılabilir. "Aynı yerdeki cami görevlilerinin yer değiştirmesi" geçici 1. maddesinde; (1) 37 nci maddedeki kıstaslar dikkate alınarak bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihte cami görevlilerinden görev yaptığı camide yirmi yılını tamamlayanların yer değişiklikleri 2015 yılı Haziran-Eylül döneminde, on beş yılını tamamlayanların yer değişiklikleri 2016 yılı Haziran-Eylül döneminde yapılır. Bu Yönetmeliğin 37 nci maddesindeki süreye göre zorunlu yer değişiklikleri ise 2017 yılından itibaren yapılmaya başlanır ve sürelerin hesaplamasında 1 Haziran tarihi esas alınır." denilmiştir. 23/12/2011 tarih ve 28151 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Vaizlik, Kur’an Kursu Öğreticiliği, İmam-Hatiplik Ve Müezzin Kayyımlık Kadrolarına Atama Ve Bu Kadroların Kariyer Basamaklarında Yükselme Yönetmeliği'nin "Amaç" başlıklı 1. maddesinde; (1) Bu Yönetmeliğin amacı, vaiz, Kur’an kursu öğreticisi, imam-hatip ve müezzin-kayyımların sınavlarına/atanmalarına ve bunların kariyer basamaklarında yükselmelerine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir. "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde; (1) Bu Yönetmelikte geçen; e) Başvaiz: Başkanlıkça yapılan sınav sonuçlarına göre başvaiz kadrosuna atananları, ö) Uzman vaiz: Başkanlıkça yapılan sınav sonuçlarına göre uzman vaizlik kadrosuna atananları, p) Vaiz: Cami ve mescitler ile cezaevi ve diğer mekânlarda her türlü vasıtadan yararlanarak toplumu dinî konularda bilgilendiren ve Başkanlığın hizmet alanlarında irşat, rehberlik, inceleme ve araştırma hizmetlerini yürüten vaiz ve cezaevi vaizi kadrolarındaki personeli, ifade eder. "Kariyer basamakları" 5. maddesinde; (1) Vaizlik, Kur’an kursu öğreticiliği, imam-hatiplik ve müezzin-kayyımlık için kariyer basamakları aşağıda belirtilmiştir; a) Vaizlik; adaylık döneminden sonra vaiz, uzman vaiz ve başvaiz," açıklamaları yapılmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 37. maddesinin birinci fıkrasında yer alan ''sekiz'' ibaresinin, 37. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve Geçici 1. maddesinin iptali yönünden incelendiğinde; 22/06/1965 tarih ve 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun ile 14/07/1965 tarih ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesi ve 19/04/1983 tarih ve 83/6525 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğe dayanılarak, Diyanet İşleri Başkanlığı teşkilatında bir kadroya açıktan, naklen, görevde yükselme veya unvan değişikliği suretiyle atanacakların niteliklerini belirlemek, atama ve nakillerine ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla hazırlanmış olan, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği 15/04/2015 tarih ve 29327 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Davalı idarenin ilgili mevzuatla kendisine verilmiş olan görev ve yetkilerini, istenilen amaç ve seviyede yerine getirebilmek amacıyla örgütsel yapısı içerisinde barındırdığı ve/veya görev vermek isteği personelini, sistematik bir yapı (düzen) içerisinde, hukukun genel ilkeleri içerisinde kalmak suretiyle sevk ve idare edebileceği ve bu konuda gerekli düzenlemeleri de gerçekleştirebileceği tabii olup, bu husus idare hukukun genel kabul görmüş yerleşik ilkeleri içerisinde de yerini korumaktadır. Dava konusu Yönetmelik hükümleri bir bütün halinde değerlendirildiğinde; idarenin bu ilke doğrultusunda düzenlemeler yaptığı, kendi idari teşkilatında mevcut olan personel kaynakları yanında kurum dışı kaynaklardan da faydalanarak, bu kişilerin bilgi, deneyim ve çalışmalarının kuruma aktarılmasının sağlanmasının amaçlandığı görülmektedir. Nitekim, bu konudaki en belirgin somut örnek, ilahiyat fakültelerinde görev yapan öğretim üyelerine, belli şartların varlığı halinde kurum içerisinde değişik görev ve unvanlara atama yolunun açılmış olmasıdır. Dolayısıyla akademik unvanlara haiz olan olan kişilerin bilgi birikiminin kuruma yöneltilmesi suretiyle, din hizmetlerinin daha donanımlı bir yapı içerisinde yerine getirilecek olmasının, din hizmetlerinin gereklerine ve kamu yararına uygun olduğu açık olup, bu durumun hukuka aykırılığından söz edilmesine olanak bulunmamaktadır. Öte yandan, dava konusu olan ve iptali istenilen düzenlemelerle, davalı idarenin tüm teşkilat bünyesinde görev yapan zorunlu bölge hizmeti ve rotasyon kapsamında olan personelin tanımlarının ve zorunlu bölge hizmetinin usul ve esaslarının hükme bağlandığı ve kural altına alındığı da anlaşılmıştır. Dava konusu düzenlemeler bu yönüyle incelendiğinde, tüm bölgelerde ihtiyaç duyulan personel sayısının dengeli bir şekilde karşılanmasına ilişkin kurallara yer verilmiş olup, Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelikle belirlenmiş olan usul ve esasların genel yapısına, hukuka, din hizmetlerinin gereklerine, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin kendi amacına ve dayanağı Kanun hükümlerine aykırılığı görülmemiştir. Yönetmeliğin 37. maddesinde iptali istenen hükümlerde, cami görevlilerinden sekiz yılını tamamlayanların, Geçici 1. maddesinde ise, yirmi ve on beş yılını tamamlayanların yer değiştirmeleri ve bu yer değiştirmeye ilişkin usullerin belirlendiği görülmekte olup, bu düzenlemelerin, dayanağı olan üst hukuk normlarına uygun olduğu anlaşılmaktadır. Kamu idarelerinin yerine getirmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin en iyi biçimde yürütülmesini sağlamak amacıyla, normlar hiyerarşisine aykırı olmayacak şekilde, gerekli önlemleri almaları gerekmektedir. Kamu hizmetlerinin hangi koşullar altında ve ne şekilde yürütüleceğini önceden saptamak her zaman mümkün olmadığı için, gelişen durumlara göre ortaya çıkan ihtiyaçları karşılayabilmek amacıyla gerekli düzenlemeleri yapma hususunda idarelerin takdir yetkisi bulunmaktadır. İdarelerin kendilerine tanınan düzenleme yetkisini Anayasa ve kanunlarla belirlenen sınırlar içinde kullanması gerekmekte olup, kanuna dayanılarak idarelere tanınan yetki çerçevesinde personele ilişkin atama sürecinin şartları belirlenmiş, bu hususlar belirlenirken de objektif kriterlerle belirleme yoluna gidilmiştir. İptali istenilen Yönetmelik maddelerinin idareye tanınan takdir yetkisinin sınırları içinde, üst hukuk normları ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlandığı ve kamu yararı ile hizmet gereklerine aykırılık içermediği sonucuna ulaşıldığından, anılan bu hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Dava, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 44. maddesinin iptali yönünden incelendiğinde; 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanununda Vaizlerin kariyer basamaklarının adaylık döneminden sonra vaiz, uzman vaiz ve başvaiz olarak belirtilmiş olması ve Vaizlik, Kur'an Kursu Öğreticiliği, İmam-Hatiplik ve Müezzin-Kayyımlık Kadrolarına Atama ve Bu Kadroların Kariyer Basamaklarında Yükselme Yönetmeliğinde vaiz ile uzman vaiz ve başvaiz olmak için aranan koşulların birbirinden farklı olduğu dikkate alındığında, belirtilen kadrolar arasında idarece eşdeğerlik açısından belirleme yapılmasının hukuka ve hizmet gereklerine uygun olduğu, dolayısıyla iptali istenen "vaiz, cezaevi vaizi" ibarelerinde üst hukuk normuna aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 06/06/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.