Başvuru, tutukluluğun kanuni ve makul süreyi aşması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; aynı suç isnadı nedeniyle tutuklanan kişilerin tahliye edilmesine karşılık kendisinin tahliye edilmemesi nedeniyle eşitlik ilkesinin ve müdafi olmaksızın alınan ifadeye dayalı olarak hakkında yargılama yapılması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, tutukluluğun kanuni ve makul süreyi aşması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; aynı suç isnadı nedeniyle tutuklanan kişilerin tahliye edilmesine karşılık kendisinin tahliye edilmemesi nedeniyle eşitlik ilkesinin ve müdafi olmaksızın alınan ifadeye dayalı olarak hakkında yargılama yapılması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 2/2/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Kartal Sulh Ceza Mahkemesinin 8/12/2009 tarihli kararıyla kasten öldürme suçundan tutuklanmıştır. Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianameyle başvurucu ve diğer şüpheliler hakkında kasten nitelikli öldürme ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılmaları istemiyle aynı yer Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açılmıştır. Dava, Tekirdağ Ağır Ceza Mahkemesine tevzi edilmiş ve E.2010/50 sayılı dosya üzerinden kovuşturma aşaması başlamıştır. Tekirdağ Ağır Ceza Mahkemesi 9/5/2012 tarihinde başvurucunun kasten nitelikli öldürme suçundan 20 yıl hapis, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 3 yıl 8 ay hapis ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan 10 ay hapis ve 500 TL adli para cezasıyla mahkumiyetine ve tutukluluğunun devamına karar vermiştir. Başvurucu vekili tarafından kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Ceza Dairesinin 23/1/2014 tarihli kararıyla karar kısmen bozulmuştur. Bozma sonrası Tekirdağ Ağır Ceza Mahkemesinin E.2014/86 sırasına kaydedilen kovuşturmaya devam edilmiştir. Tekirdağ Ağır Ceza Mahkemesinin 17/12/2014 tarihli kararıyla başvurucunun tutukluluğunun devamına karar verilmiştir. Başvurucunun itirazı üzerine Tekirdağ Ağır Ceza Mahkemesinin 19/12/2014tarihli kararıyla söz konusu itirazın reddine karar verilmiştir. Karar, başvurucu vekili tarafından 16/1/2015 tarihinde öğrenilmiştir. Başvurucu 2/2/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Tekirdağ Ağır Ceza Mahkemesi 17/8/2016 tarihinde başvurucunun tahliyesine karar vermiştir. Dava, bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla ilk derece mahkemesinde derdesttir. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Tazminat istemi" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:"Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;...d) Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen,...Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler." 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat isteminin koşulları" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir."