5. Hukuk Dairesi 2024/11061 E. , 2025/6679 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2129 Esas, 2024/1195 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Tekirdağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/24 Esas, 2023/438 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılarak üzerlerinden enerji nakil hattı geçirilen taşınmazların irtifak hakkı karşılığının tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılam…
**5. Hukuk Dairesi 2024/11061 E. , 2025/6679 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2129 Esas, 2024/1195 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Tekirdağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/24 Esas, 2023/438 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılarak üzerlerinden enerji nakil hattı geçirilen taşınmazların irtifak hakkı karşılığının tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu Tekirdağ ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 104 ada 19 parsel ve 218 ada 39 parsel sayılı taşınmazlardan enerji nakil hattı geçirilerek taşınmazlara el atılması nedeniyle belirlenecek tazminatın davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın tarla niteliğinde ve tarımsal amaçla kullanılmakta olduğunu, yerleşim yerine uzak, ulaşım ve altyapı bakımından yetersiz bir konumda olduğunu, davacı vekilinin taşınmazın niteliğiyle ve kullanımı ile ilgili iddiaları bu yönden isabetsiz olduğunu, bu kapsamda taşınmazın yüz ölçümü ve hattın geçiş güzergahı dikkate alındığında taşınmazda çok büyük bir değer düşüklüğünün meydana gelmediğini ve taşınmazın kullanımının olumsuz yönde etkilenmediğinin anlaşıldığını, yapılacak keşif esnasında dava konusu taşınmazın imarın dışında olduğunu, mücavir alanla irtibatının bulunmadığını, tarlanın çevresinde hiçbir yapılaşma bulunmadığını ve üzerinde yapı kurulmasının mümkün olmadığını, ancak tarım arazisi olarak kullanılabileceğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; harç ve vekâlet ücretine yönelik hükmün hatalı kurulduğunu, sorumlu idarenin TREDAŞ Genel Müdürlüğü olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaza ilişkin olarak davalı idare tarafından davacılar hakkında Tekirdağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/37 Esas ve 2022/38 Esas sayılı dosyasında açılan kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın tescili davasının derdest olduğu anlaşılmakla, taşınmazla ilgili kamulaştırmasız el atma davası devam ederken kamulaştırma bedel tespit tescil davası açılması halinde asıl olan kamulaştırma davası olup, bedel tespit ve tescil yönünden inceleme yapılıp davaya devam edilmesi, kamulaştırmasız el atma davasında ise bedel tespit tescil davasının bekletici mesele yapılarak, sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçe ile kamulaştırma davaları neticelenmeden karar verilmiş olması doğru değilse de davacı tarafça istinaf edilmeyen bu hususun iade nedeni yapılmadığı; ancak alınması gereken bakiye harcın davalı idareden tahsiline karar verildiği halde ayrıca davacıya ödenmesine karar verilmiş olması ve davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretinin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6 ncı ve 13/1-2 maddeleri uyarınca belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru değil ise de bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı idare vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildikten sonra davacı yararına maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken 1.000 TL vekâlet ücretine hükmedilmiş olmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazdaki irtifak bedelinin tahsili hususundadır. 2. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.