Başvuru, kamu makamlarınca gerekli önlemlerin alınmaması nedeniyle mühimmat patlaması sonucu yaralanma meydana gelmesi ve olayla ilgili olarak açılan tam yargı davasında yetersiz tazminata karar verilmesi nedeniyle yaşam hakkının; tazminat taleplerinin haksız olarak reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının; yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru; kamu makamlarınca gerekli önlemlerin alınmaması nedeniyle mühimmat patlaması sonucu yaralanma meydana gelmesi ve olayla ilgili olarak açılan tam yargı davasında yetersiz tazminata karar verilmesi nedeniyle yaşam hakkının; tazminat taleplerinin haksız olarak reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının; yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 12/9/2017 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden ulaşılan bilgi ve belgelere göre ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvuruculardan Zübeyde Ölmez olayın gerçekleştiği 2/11/2003 tarihinde 7 yaşındadır. Zübeyde Ölmez, olay tarihinde Şırnak'ın Uludere ilçesinin bir köyünde öğrencisi olduğu okula yakın mesafede bulunan bir bölgede arkadaşlarıyla oynarken çocuklardan birinin bulduğu, askerî envantere kayıtlı olmadığı tespit edilen mühimmatı kayaya vurması sonucu meydana gelen patlamada yaralanmıştır. Başvurucuların bildirdiği üzere başvurucu Zübeyde Ölmez olay nedeniyle duyma ve görme zorluğu yaşamaktadır, iç organlarında harabiyet oluşmuştur ve Van Devlet Hastanesince düzenlenen 5/7/2005 tarihli sağlık kurulu raporuna göre %15 iş gücü kaybına uğramıştır ayrıca psikolojik sorunlar yaşamaktadır. Başvurucuların idareye yaptıkları tazminat ödenmesi talepli başvurunun reddedilmesi üzerine başvurucular Diyarbakır İdare Mahkemesinde tam yargı davası açmıştır. Dava dilekçesinde başvurucular; başvurucu Zübeyde Ölmez'in olay nedeniyle hem fiziki hem psikolojik olarak zarar gördüğünü, bu zararların etkilerinin hayat boyu devam edeceğini, kamu makamlarının mayını ve patlayıcıları temizleme konusunda gerekli önlemleri almaması ve sınırda yaşayan köy halkını patlayıcılar konusunda eğitmemesi nedeniyle olayın meydana geldiğini, olayın meydana geldiği yerin köyün içinde ve okula çok yakın bir mesafede olduğunu, dolayısıyla olayda idarenin hizmet kusuru bulunduğunu, ayrıca sosyal risk ilkesi uyarınca da devletin zararı tazmin etmesi gerektiğini ifade etmiştir. Dava dilekçesinde; başvurucu Zübeyde Ölmez için 000 TL maddi, 000 TL manevi tazminat; başvurucuların çocuklarının yaralanması ve psikolojik olarak rahatsızlanması nedeniyle çektikleri üzüntülerden dolayı anne Nuriye Ölmez ve baba Şevket Ölmez için toplam 000 TL manevi tazminat ödenmesi talep edilmiştir. Mardin İdare Mahkemelerinin yargılama faaliyetine başlaması üzerine dosya Mardin İdare Mahkemesine (İdare Mahkemesi) devredilmiştir. İdare Mahkemesi 2007/300 esasa kayıtlı yargılamada 29/6/2007 tarihli kararla, sosyal risk ilkesi uyarınca Zübeyde Ölmez için 000 TL maddi tazminat isteminin kabulü ile 000 TL manevi tazminat isteminin 000 TL'lik kısmının kabulüne, Nuriye Ölmez ve Şevket Ölmez'in ise manevi tazminat isteminin reddine karar vermiştir. Başvurucular bireysel başvuruda ileri sürdükleri iddialarla kararı temyiz etmiştir. Danıştay Onuncu Dairesi (Danıştay) 15/10/2012 tarihli kararla kararın kısmen onanmasına, kısmen bozulmasına karar vermiştir. Gerekçenin ilgili kısmı şöyledir:"...Mardin İdare Mahkemesinin 2007 tarihli... kararıyla, sosyal risk ilkesi uyarınca ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor dikkate alınarak, maddi tazminat istemlerinin kabulü; Zübeyde'nin manevi tazminat isteminin 000,00 TL'lik kısmının kabulü, bu istemin fazlaya ilişkin kısmı ile Nuriye ve Şevket'in manevi tazminat istemleri bakımından ise davanın reddine hükmedilmiştir. ...Dosyanın incelenmesinden, davacıların çocukları olan 7 yaşındaki Zübeyde Ölmez'in, 2003 tarihinde, Şırnak ili, Uludere ilçesi, Andaç Köyü'nün 850 m kuzeyinde, aynı Köy'deki Sadone Tepesi'nin 750 m güneyinde ve öğrencisi oldukları okula yakın mesafede bulunan bölgede bir grup çocukla birlikte oynadıkları sırada, çocuklardan birinin bulduğu bir cismi kayaya vurması sonucu meydana gelen patlama nedeniyle yaralandığı ve %15 iş gücü kaybına uğradığı, havan tahrip mühimmatı niteliğindeki patlayıcının Şırnak İl Jandarma Komutanlığı envanterinde kayıtlı olmadığı ve terör örgütü mensuplarınca güvenlik güçlerine zarar vermek için arazide bırakıldığının değerlendirildiği ve nakdi tazminat ödenmesi talebiyle yapılan başvurunun reddedildiği anlaşılmaktadır. Olayda, meskun mahale yakın olduğu anlaşılan patlama bölgesinin tehlikeli maddelerden arındırılarak güvenliğini sağlama veya güvenliği sağlanamayan bölgeye girişe uyarıcı işaretlerle engel olunması hususundaki görevini yerine getirmeyen davalı idarenin hizmet kusuru işlediği görülmektedir. Bu durumda, davalı idarenin hizmet kusuru işlediği dikkate alındığında, Mahkemece sosyal risk ilkesi uyarınca hüküm kurulmasında hukuksal isabet bulunmamakla birlikte, bu durum, kararın maddi tazminata ilişkin kısmı ile manevi tazminatın kısmen kabulüne ilişkin kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemektedir. Mahkeme kararının manevi tazminat isteminin kısmen reddine ilişkin kısmına gelince: ...Olayda, patlama sonucu oluşan yaralanmanın Zübeyde, Nuriye ve Şevket için manevi zarara yol açtığının tartışma götürmeyeceği, olayın oluş şekli ve zararın niteliğine göre, mahkemece Zübeyde için takdir edilen manevi tazminat miktarlarının duyulan üzüntüyü kısmen de olsa giderecek ve davalı idarenin olaydaki kusurunun ağırlığını ortaya koyacak düzeyde olmadığı görülmektedir. Bu durumda, manevi tazminatın amaç ve niteliği ile yukarıda belirtilen ölçütlere göre, Nuriye ve Şevket için manevi tazminata hükmedilmesi, Zübeyde için ise takdir edilen manevi tazminat miktarının yeniden belirlenmesi gerektiği dikkate alındığında, Mahkeme kararının, manevi tazminat isteminin kısmen reddine ilişkin kısmında hukuksal isabet bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle,... kararının maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, davacılar temyiz isteminin kısmen reddiyle kararın maddi tazminat isteminin kısmen reddine ilişkin kısmının yine yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, davacılar temyiz isteminin kısmen kabulüyle kararın manevi tazminat isteminin kısmen reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA, ..." 15/5/2013 tarihli karar düzeltme talebi sonrasında başvurucular 17/6/2013 tarihli ıslah talebini içeren dilekçeyle, başvurucu Zübeyde Ölmez için talep ettikleri maddi tazminat miktarını 000 TL'den 039,618 TL'ye çıkarmıştır. Karar düzeltme talebinin Danıştay tarafından 21/1/2015 tarihinde reddedilmesi sonrasında İdare Mahkemesi 16/10/2015 tarihli kararla Danıştayca verilen bozma kararına uyarak maddi ve manevi tazminat taleplerinin kabulüne karar vermiştir. Gerekçenin ilgili kısmı şöyledir:"...bozulan kısımlar yönünden bozma kararına uyulmak suretiyle işin gereği görüşüldü:Maddi Tazminat Yönünden Yapılan İncelemede;...Olayda, 2577 sayılı Kanun'da, 6459 sayılı Kanun ile yapılan değişikliğin yürürlüğe girmesinden sonra davacı vekili tarafından verilen 2013 tarihinde verilen ve Danıştay Onuncu Dairesine hitaben gönderilen dilekçede, bilirkişi raporu doğrultusunda sözü edilen yasal değişiklikten yararlanılarak davacı Zübeyde Ölmez için dava dilekçesinde 000,00 TL olarak belirtilen maddi tazminat miktarının, 039,618 TL artırılarak, 039,618 TL olarak gösterildiği ve bu miktar üzerinden yeniden karar verilmesinin istenildiği anlaşılmaktadır.Bu durumda, yargılama aşamasında isteminin tamamı kabul edilen davacının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun maddesinin fıkrası uyarınca yasal değişiklikten yararlanmak istemiyle verdiği miktar artırım talebi dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği ve davalı idarece bu artıma itiraz edildiği görülmektedir. Sonuç olarak ıslah edilen dava konusu tutarın, karşı tarafın kabulüne bağlı olmaması sebebiyle bilirkişi incelemesi sonucu tespit edilen 039,618 TL tutardan Mahkememizin E.2007/300, K.2007/1030 sayılı kararıyla 000,00TL'lik kısmının kabulüne karar verildiğinden ve bu kısmın onanarak kesinleştiği anlaşıldığından ıslah edilen kalan tutar olan 039,618 TL'nin de kabulüne karar verilmesi gerekmektedir. Manevi Tazminat Yönünden Yapılan İncelemede; ...Bu durumda; manevî tazminatın hesaplanması ile ilgili yukarıda aktarılan bilgiler ışığında yapılan değerlendirmede, manevî zararı doğuran olayın vücut bütünlüğünü ihlâl eden bir hadise olması, zarara uğrayan kişinin toplum içindeki konumu, hadisenin oluş şekli itibarıyla yarattığı infial, olayın yaşanmasında davalı idare eyleminin etkisi ve niteliği, hizmet kusurunun ağırlığı ve hukuka aykırılığın derecesi, dikkate alınarak; davacı Zübeyde Ölmez'in manevi tazminat isteminin Mahkememizin E.2007/300, K.2007/1030 sayılı kararıyla 000,00 TL'lik kısmının kabulüne karar verildiği ve bu kararın onanarak kesinleştiği görülmekle manevi tazminatın kalan kısmı olan 000,00 TL manevi tazminat isteminin de kabulüne, diğer davacılar Nuriye Ölmez ve Şevket Ölmez'in de manevi tazminat istemlerinin kabulüyle 000,00 TL manevi tazminatın Nuriye Ölmez ve Şevket Ölmez'e ödenmesine karar verilmesi gerekmektedir. ..." Danıştay 30/5/2016 tarihli kararla kararın onanmasına karar vermiş, karar düzeltme talebi ise 8/6/2017 tarihinde reddedilmiştir. Ret kararı başvuruculara 14/8/2017 tarihinde tebliğ edilmiş olup başvurucular 12/9/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. İlgili hukuk için bkz. Cemal Kılıç, B. No: 2014/8722, 11/6/2018, §§ 23-