Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2024/5027 E. , 2024/4419 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/5027 Karar No : 2024/4419 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı 2- … Genel Müdürlüğü VEKİLLERİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul ili, ... Polis Meslek Eğit…
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2024/5027 E. , 2024/4419 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/5027 Karar No : 2024/4419 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı 2- … Genel Müdürlüğü VEKİLLERİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul ili, ... Polis Meslek Eğitim Merkezinde 2. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacının; 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun, 06/12/2019 tarih ve 7196 sayılı Kanun'la değişik, 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrası uyarınca re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrasında, bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen emniyet amirleri ile dördüncü, üçüncü ve ikinci sınıf emniyet müdürlerinin, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olmaları kaydıyla, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve Bakan onayı ile emekliye sevk edilmelerinin öngörüldüğü; ancak, bunlardan, hizmet ihtiyacı nedeniyle kadrosuzluktan emekliye sevk edilmesi uygun görülmeyenlerin, fiili hizmet sürelerinin iki yıl uzatılabilmesinin kurala bağlandığı; uyuşmazlık konusu olayda, davacının kadrosuzluk nedeniyle 1. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilmemesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davanın, Mahkemelerinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla süre aşımı nedeniyle reddedildiği; buna göre, bulunduğu rütbeye terfi tarihinden itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen davacının emekliye sevk edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, her ne kadar davacı tarafından, kendisiyle aynı durumda olan bazı personelin hizmet ihtiyacı nedeniyle emekliye sevk edilmesinin uygun görülmeyerek fiili hizmet sürelerinin iki yıl süreyle uzatılmasına karar verildiği, bu kapsamda kendisinin görev süresinin uzatılmaması hususunda idarenin takdir yetkisini hukuka aykırı olarak kullanıldığı ileri sürülmüş ise de; 3201 sayılı Kanun hükümleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde, re'sen emekliye sevk edilecek polis amirlerinden görev süresi uzatılacakların belirlenmesinde idarenin takdir yetkisinin bulunduğu, idareye tanınan takdir yetkisi mutlak ve sınırsız nitelikte olmamakla birlikte, re'sen emekliye sevk edilecek personel arasından hizmet gereği olarak iki yıl süreyle görev süresi uzatılacak olan personelin belirlenmesi konusunda yargı kararı ile zorlanmasının hukuken mümkün olmadığı; bu itibarla, davalı idareye tanınan takdir yetkisi kullanılarak dava konusu işlemin tesis edildiği ve bu konuda idarenin yargı kararı ile zorlanmasının mümkün olmadığı, idarenin takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında subjektif ve keyfi amaçlar doğrultusunda kullandığına ilişkin olarak dosya içeriğinde herhangi bir somut bilgi ve belge de bulunmadığı anlaşıldığından, davacının bu iddiasının yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; İdare Mahkemesince, 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrası uyarınca kadrosuzluktan emekliye sevk edilmeleri öngörülen personel arasından hizmet ihtiyacı sebebiyle görev süresi uzatılacak olanların belirlenmesinde idarenin takdir yetkisi bulunduğu ve bu hususta idarenin yargı kararı ile zorlanamayacağı gerekçesine dayanılmış ise de; Anayasa'nın 125. maddesi gereğince idarenin her türlü işlem ve eylemlerinin yargı denetimine tabi olduğu, dolayısıyla dava konusu işlemin de tüm yönleriyle hukuka, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygunluk yönünden denetime tabi tutulacağı tartışmasız olup, Mahkeme kararının, idarenin yargı kararı ile zorlanamayacağı yolundaki gerekçesinin yerinde bulunmadığı; uyuşmazlıkta, İdare Mahkemesince dava dosyasında gerekli inceleme ve araştırmanın yapılmadığının, idarece dava dosyasına sunulan işlemin eki olan listelerin dosyaya sunulmasının sağlanmadığının anlaşılması üzerine, davalı idarece dava dosyasına ibraz edilen çarşaf liste ve eki bilgi/belgeler incelendiğinde, bulundukları rütbede beş yıllık bekleme süresini doldurmuş olup Yüksek Değerlendirme Kurulunca değerlendirmeye alınan 2. sınıf emniyet müdürlerinin sayısının 90 olduğu, 2. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan ve listenin 63. sırasında bulunan davacının, 2021 yılında bir üst rütbeye terfi ettirilmemesi işlemine karşı açtığı davanın süre aşımı nedeniyle reddedildiği ve bu kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, son beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edememesi sebebiyle beş yıllık bekleme süresini doldurduğu; 2018, 2019 yılı sicillerinin 3,17 (iyi), performans ortalamasının ise 4,16 olduğu, idarece yapılan değerlendirme sonucunda 66 kişinin fiili hizmet sürelerinin birinci kez iki yıl daha uzatılarak emekli edilmemelerine, davacının da içinde bulunduğu 24 kişinin ise hizmet süreleri uzatılmayarak kadrosuzluktan emekliye sevk edilmelerine karar verildiği; bu durumda, Yüksek Değerlendirme Kurulunca liyakat yönünden değerlendirmeye alınan 2. sınıf emniyet müdürlerinin listede yer alan ceza/ödül, performans bilgileri incelendiğinde, davacının değerlendirilenler içinde 4,16 ile en düşük performans puanına sahip olduğu, herhangi bir ödülünün ise bulunmadığı saptandığından; idareye mevzuat ile tanınan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullanılmadığı sonucuna varılmış olup, hizmetine ihtiyaç bulunmadığından bahisle davacının hizmet süresinin uzatılmayarak kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edilmesine ilişkin dava işlemde bu gerekçeyle hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrası uyarınca, personelin emekliye sevki hususunda idareye takdir hakkı tanındığı; bu yetkinin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanıldığının davalı idarece ortaya konulamadığı; Danıştayın içtihatlarına göre, re'sen emekliye sevk edilecek personelin belirlenmesinde, objektif değerlendirme ve seçme kriterleri kullanılması gerekirken, bu husus göz önünde bulundurulmaksızın emekliye sevkinin yapıldığı; kendisiyle aynı durumda olan personelin ise görevine devam ettiği, kıdem olarak 2. sınıf emniyet müdürleri arasında üst sıralarda olduğu, bugüne kadar görevini başarıyla ifa ettiği, performans puanlarının çok iyi olduğu, almış olduğu çok sayıda taltif, başarı belgesi ve takdirname olduğu; görev yaptığı ... Polis Meslek Eğitim Merkezinde mobbinge maruz kaldığı, sicilinin kasıtlı olarak düşük tutulduğu ve haksız şekilde kendisine disiplin cezası verildiği, nitekim verilen disiplin cezasının da açmış olduğu dava sonucunda Mahkemece iptal edildiği, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : İstanbul ili, ... Polis Meslek Eğitim Merkezinde 2. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacının; 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun, 06/12/2019 tarih ve 7196 sayılı Kanun'la değişik, 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrası uyarınca Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun … tarih ve … sayılı kararıyla re'sen emekliye sevk edilmesi üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun, 27/03/2015 tarih ve 6638 sayılı Kanun'la değişik, "Terfi ve atama" başlıklı 55. maddesinin birinci fıkrasında, rütbeleri sayılan polis amirleri arasında emniyet müdürüne de yer verilmiş; ikinci fıkrasında, polis amirlerinin rütbelerde ve meslek derecelerinde zorunlu en az bekleme süreleri gösterilmiş; üçüncü fıkrasında, her amir rütbesinde bulunması gereken kadro sayısına esas alınacak oran azami olarak gösterilmiş; dördüncü fıkrasında, bu rütbelere terfilerin, yetkili kurullarda kıdem sırasına göre görüşüleceği ve liyakata göre yapılacağı belirtilmiş; beşinci fıkrasında, kıdem sırasının tespitinde, bulunulan rütbeye terfi tarihinin esas alınacağı, aynı tarihte terfi edenlerden sicil notu yüksek, sicil notlarının eşitliği halinde ödül ve takdirnamesi fazla, ödül ve takdirnamelerin sayıca eşitliği halinde ise, sicil numarası daha küçük olanların diğerlerine göre kıdemli sayılacağı öngörülmüş; onbirinci fıkrasında da, rütbe terfiinin yetkili kurullarda görüşülebilmesi için gerekli koşullar ayrıntılı bir biçimde düzenlenmiştir. Aynı maddenin diğer fıkralarında da, rütbeler, bu rütbelere terfi esasları, terfi ve atama zamanı gibi hususlarda doğrudan Kanun hükümleriyle belirlenen çerçeve dahilinde kalmak koşuluyla, liyakat koşullarını belirlemek, üst rütbedeki boş kadro sayısına göre terfileri ve atamaları önermek, kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edilecek personeli belirlemek veya hizmetine ihtiyaç duyulan personelin görev süresi uzatmak gibi hususlarda, değerlendirme yapmak ve öneride bulunmak üzere Genel Müdürlük Merkez Değerlendirme ve Yüksek Değerlendirme Kurullarının oluşturulması öngörülmüştür. 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinde değişiklik yapan 6638 sayılı Kanun'un genel gerekçesinde, "Polis amirlerinin rütbe terfilerinde, tüm çağdaş ülkelerin aksine kıdeme dayalı bir sistem benimsenmiş, liyakat ikinci plana bırakılmıştır. Polis amirleri bulundukları rütbede zorunlu en az bekleme süresini tamamlamaları ve herhangi bir ceza almamaları halinde mesleki yeterliliklerine bakılmaksızın otomatik olarak bir üst rütbeye terfi etmeye başlamışlardır. Bu sistem, ihtiyaç duyulan amir rütbelerinde sayısal azlığa ve ihtiyaç duyulmayan rütbelerde ise aşırı yığılmalara neden olmuştur. Yapılan düzenleme ile bozulan personel piramidinin görev ve hizmet gereklerine uygun hale getirilmesi amacıyla; her rütbede yer alacak amir sayısı/oranı belirlenmekte, her rütbe terfiinde yazılı ve sözlü sınav şartı getirilmekte ve terfi için öngörülen asgari şartlara sahip personel arasından en kıdemli olanın değil en liyakatli olanın terfi etmesi öngörülmektedir. Ayrıca ihtiyaçtan fazla sayıdaki Birinci, İkinci, Üçüncü, Dördüncü Sınıf Emniyet Müdürlerine ve emniyet amirlerine belli bir miktar ek ödeme yapılmak suretiyle re'sen emeklilik sistemi getirilmektedir." değerlendirilmesi yapılmıştır. Öte yandan, 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrasında; "Bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen Emniyet Amirleri ile Dördüncü, Üçüncü ve İkinci Sınıf Emniyet Müdürleri, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olmaları kaydıyla, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve Bakan onayı ile emekliye sevk edilirler." kuralı yer almakta iken; 06/12/2019 tarih ve 7196 sayılı Kanun'un 3. maddesiyle söz konusu fıkra, "Bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen Emniyet Amirleri ile Dördüncü, Üçüncü ve İkinci Sınıf Emniyet Müdürleri, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olmaları kaydıyla, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve Bakan onayı ile hizmet ihtiyacı sebebiyle kadrosuzluktan emekliye sevk edilirler. Ancak bunlardan, hizmet ihtiyacı nedeniyle kadrosuzluktan emekliye sevk edilmesi uygun görülmeyenlerin fiili hizmet süreleri aynı usul ile iki yıl uzatılır. Bu şekilde göreve devamı uygun görülenlerin durumu, iki yıl sonra tekrar değerlendirilerek en fazla bir defa daha uzatılabilir, görev süresi uzatılmayanlar ise kadrosuzluktan emekliye sevk edilirler.” şeklinde değiştirilmiştir. 06/12/2019 tarih ve 7196 sayılı Kanun'un 3. maddesiyle ondokuzuncu fıkrada yapılan değişikliğe ilişkin düzenlemenin gerekçesinde, "Mevcut durumda bulundukları rütbede 5 yıl süreyle terfi edemeyen Emniyet Amiri ve Emniyet Müdürü rütbesindeki personel re’sen emekli edilmektedir. Yapılan düzenleme ile yetişmiş personel kaybının önüne geçmek için, hizmet ihtiyacı sebebiyle emekliye sevk edilmesi uygun görülmeyen personelin fiili hizmet sürelerinin Yüksek Değerlendirme Kurulu Kararı ve Bakan onayı ile ikişer yıl periyotlarla toplamda dört yıl olmak üzere uzatılabilmesine imkan sağlanmaktadır." ibarelerine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda açık metinlerine yer verilen Kanun hükümleri ve gerekçesi bir arada değerlendirildiğinde, Kanun'un amacının; emniyet hizmetlerinin, hizmet gereklerine uygun olarak yürütülebilmesi için her bir rütbede ihtiyaç duyulan polis amirlerinin azami kadro sayılarının belirlenmesi ve sınırlı sayıdaki bu kadrolara atama yapılması, bunun sonucunda da ihtiyaç fazlası durumunda kalacak olan polis amirlerinin kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edilmesi ve hizmetine ihtiyaç duyulan personelin emekliye sevk edilmeyip görev sürelerinin uzatılması hususlarında, liyakat ilkesi çerçevesinde objektif bir değerlendirmeye ve seçmeye imkan sağlanması olduğu anlaşılmaktadır. 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrası uyarınca, bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen emniyet amirleri ile dördüncü, üçüncü ve ikinci sınıf emniyet müdürlerinin, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları taşımaları kaydıyla, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve İçişleri Bakanının onayı ile kadrosuzluktan emekliye sevk edilmeleri yasal zorunluluk olarak öngörülmüş ise de; söz konusu fıkrada 06/12/2019 tarih ve 7196 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikle, bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen personelden, hizmet ihtiyacı nedeniyle kadrosuzluktan emekliye sevk edilmesi uygun görülmeyenlerin, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve Bakan onayı ile fiili hizmet sürelerinin iki yıl uzatılabilmesine imkan sağlanmıştır. 2019 yılında ondokuzuncu fıkrada yapılan değişiklik sonrasında; davalı idarenin, söz konusu fıkrada belirtilen koşulları taşıyan personeli "kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk etme" veya "hizmet ihtiyacı sebebiyle iki yıl süreyle çalıştırmaya devam etme" konusunda takdir yetkisine sahip olduğu açık olmakla birlikte; bu takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız olmayıp kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu, takdire dayanan işlemlerin de sebep ve maksat yönünden yargı denetimine tabi bulunduğu idare hukukunun bilinen ilkelerindendir. Buna göre, söz konusu düzenleme kapsamında, idarenin görev süresi uzatılacak personelin belirlenmesinde esas alınacak objektif değerlendirme ve seçme kriterlerini tespit etmesi ve uygulamayı ona göre yürütmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Dava konusu uyuşmazlıkta, davalı idarenin bu konudaki takdir yetkisini, hangi objektif değerlendirme ve seçme kriterlerine göre kullandığını, şüpheye yer bırakmayacak şekilde somut bilgi ve belgelerle ortaya koymadığı anlaşıldığından, davacının re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Öte yandan, her ne kadar Bölge İdare Mahkemesince, "Yüksek Değerlendirme Kurulunca liyakat yönünden değerlendirmeye alınan 2. sınıf emniyet müdürlerinin listede yer alan ceza/ödül, performans bilgileri incelendiğinde, davacının değerlendirilenler içinde 4,16 ile en düşük performans puanına sahip olduğu, herhangi bir ödülünün ise bulunmadığı saptandığından; idareye mevzuat ile tanınan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullanılmadığı sonucuna varılmış olup, hizmetine ihtiyaç bulunmadığından bahisle davacının hizmet süresinin uzatılmayarak emekliye sevk edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı" gerekçesine dayanılarak istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiş ise de; görev süresi uzatılacak personelin belirlenmesi hususunda idareye tanınan takdir yetkisinin kullanımı sırasında, hangi objektif değerlendirme ve seçme kriterlerinin dikkate alınacağının idare tarafından belirlenmesi gerekmekte olup; idari yargı merciince idare yerine geçerek (objektif değerlendirme ve seçme kriterleri olarak "performans puanı ve ödül" kriterleri benimsenmek suretiyle) yerindelik denetimi yapılamayacağından; davacının durumunun, Bölge İdare Mahkemesince belirlenen ölçütlere göre değil, idare tarafından belirlenecek kriterlere göre değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 22/10/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrası uyarınca, bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen emniyet amirleri ile dördüncü, üçüncü ve ikinci sınıf emniyet müdürlerinin, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları taşımaları kaydıyla, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve İçişleri Bakanının onayı ile kadrosuzluktan emekliye sevk edilmeleri yasal zorunluluk olarak öngörülmüş ise de; söz konusu fıkrada 06/12/2019 tarih ve 7196 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikle, bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen personelden, hizmet ihtiyacı nedeniyle kadrosuzluktan emekliye sevk edilmesi uygun görülmeyenlerin, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve Bakan onayı ile fiili hizmet sürelerinin iki yıl uzatılabilmesi mümkün hale gelmiştir. 2019 yılında ondokuzuncu fıkrada yapılan değişiklik sonrasında; davalı idarenin, söz konusu fıkrada belirtilen koşulları taşıyan personeli "kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk etme" veya "hizmet ihtiyacı sebebiyle iki yıl süreyle çalıştırmaya devam etme" konusunda takdir yetkisine sahip olduğu açık olmakla birlikte; bu takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız olmayıp kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu, takdire dayanan işlemlerin de sebep ve maksat yönünden yargı denetimine tabi bulunduğu idare hukukunun bilinen ilkelerindendir. Dosyanın incelenmesinden; 2. sınıf emniyet müdürü rütbesinde görev yapan ve bulunduğu rütbeye terfi tarihinden itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen davacının, görev süresi uzatılmayarak kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edildiği; idarenin "hizmet ihtiyacı nedeniyle görev süresi iki yıl uzatılacak personelin" belirlenmesinde, kamu yararı amacına aykırı olarak ve hizmet gerekleri dışında, subjektif sebeplerle hareket ettiğine ilişkin bir bilgi veya belgenin bulunmadığı; hangi personelin emekliye sevk edilmeyip görev süresinin uzatılacağı konusunda idarenin yargı kararı ile zorlanmasının hukuken mümkün olmadığı da dikkate alındığında; dava konusu işlemin, Kanun hükmü uyarınca tanınan takdir yetkisi doğrultusunda, hukuka uygun olarak tesis edildiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu durumda, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmediğinden, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği düşüncesiyle, aksi yönde verilen karara katılmıyoruz.