8. Hukuk Dairesi 2016/18157 E. , 2017/617 K. "" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İstihkak Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. Davacı .... kişi vekili, müvekkiline ait adreste .../05/2015 tarihinde haciz yapıldığını, borçlu ile müvekkili şirketin hiç bir ilişkisinin olmadığını, ayrı b…
**8. Hukuk Dairesi 2016/18157 E. , 2017/617 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İstihkak Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. Davacı .... kişi vekili, müvekkiline ait adreste .../05/2015 tarihinde haciz yapıldığını, borçlu ile müvekkili şirketin hiç bir ilişkisinin olmadığını, ayrı bir tüzel kişilik olduğunu, yapılan haciz işleminin haksız olduğunu iddia ederek, davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı alacaklı vekili, ....kişinin istihkak iddiasının kötü niyetli ve gerçeğe aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı borçlu vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; borçlu ...'ın ...'da şahıs adına işyeri açtığı, yine aynı iş kolunda şirket kurarak ...'da haciz yapılan işyerini açtığı, takibe dayanak ilama ilişkin davanın açılış ve karar tarihi itibarıyla aleyhine karar çıkacağını anlayınca davacı şirket ortaklığından ayrıldığı, bu işlemlerin alacağın ödenmesine engel olunmak için yapıldığı, esasen borçlunun şirket üzerinden de şahıs faaliyetlerini yürüttüğü, bu haliyle borçlu ile davacı şirket arasında organik bağ bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı .... kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96 vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir.