3. Hukuk Dairesi 2017/10316 E. , 2019/726 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ Taraflar arasındaki kişisel eşyanın iadesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, tarafların yaklaşık 2 yıllık evli olduklarını,…
**3. Hukuk Dairesi 2017/10316 E. , 2019/726 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ Taraflar arasındaki kişisel eşyanın iadesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, tarafların yaklaşık 2 yıllık evli olduklarını, aralarında halen devam eden bir boşanma davası olduğunu, Yağmurca köyündeki anne ve babası ile birlikte yaşadığını, evden hiçbir ziynetini alamadan ayrıldığını, söz, nişan ve düğünde takılan toplam 23.550,00TL değerindeki ziynet eşyalarının davalı uhdesinde kaldığını, müvekkilinin eşyalarını rızaen almak için aile efradı ve köy muhtarı ile birlikte gittiklerinde, müvekkiline dava konusu edilen yukarıda belirtilen ziynet eşyalarının geri verilmediğini, ancak ziynet eşyalarının halen davalıda bulunduğunu belirterek, ziynetlerin aynen iadesine, bu mümkün olmadığı takdirde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla bedellerinin davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı, ziynet eşyalarının Yağmurca Köy muhtarı huzurunda imzası karşılığı kendisine teslim edildiğini, imzalı bu belgede ziynet eşyasından başkaca alacak kaldığına dair ihtirazi kayıt koyulmadığını, Borçlar Kanunu gereği ifa gerçekleşmiş olduğundan talep hakkı kalmadığından, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davacıya ait ziynet eşyalarının dava dilekçesinde belirtilen evsafta olduğu hususunda taraflar arasında bir ihtilaf olmadığı, taraflarla akrabalığı olmayan tanık ...'in ifadesi dikkate alındığında, davalının, davacıya yedi adet bilezik teslim ettiği, teslim esnasında geri kalan ziynet eşyaları da istendiğinde davalının annesinin "Onları mahkemede alırsın" şeklinde beyanda bulunduğu, bu beyanın ziynet eşyalarının kadının yedinde bulunur yönündeki karineyi çürüttüğü, davacı tarafın da ziynet eşyalarının bir kısmını tanık ... huzurunda teslim aldığı da anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne, bir adet yirmi iki ayar toplam 140,00 gram altın seti 10.000,00-TL değerinde, bir adet on dört ayar bileklik 1.500,00-TL değerinde, bir adet kolye 1.000,00-TL değerinde ziynet eşyalarının davalıdan alınarak davacıya aynen iadesine, aynen iadesi mümkün olmaması halinde 12.500,00TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükmü davacı ve davalı vekilleri temyiz etmiştir. Dava, ziynetlerin aynen mümkün olmaması halinde bedellerinin iadesi talebine ilişkindir. 1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.