(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2013/3064 E. , 2013/7581 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R 2008 yılında yapılan kadastro sırasında ....Köyü 101 ada 421 parsel sayılı 1275,23 m² yüzölçümündeki taşınmaz…
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2013/3064 E. , 2013/7581 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R 2008 yılında yapılan kadastro sırasında ....Köyü 101 ada 421 parsel sayılı 1275,23 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliği ile davalı adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşlık, kayalık ve çalılık nitelikli yerlerden olduğunu, zilyetlik koşullarının oluşmadığını ileri sürerek, tapu iptali ve tescil davası açmıştır. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava, tapu kaydının iptali ve tesciline ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi hükmüne göre orman sınırlandırması yapılmış, taşınmaz orman sınırları dışında bırakılmıştır. Mahkemece, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu, davalı yararına zilyetlik koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; hükme esas alınan ziraat bilirkişi raporunda taşınmazın imar ve ihya edilmediği, üzerinde harnup ve zeytin ağaçları ile yer yer çalılar bulunduğu ve kadim tarım arazisi olduğu belirtilmiş, keşif sırasında dinlenen yerel bilirkişi de aynı şekilde taşınmazın imar ve ihya edilmediğini, doğal haliyle durduğunu bildirmişlerdir. Ancak, dosyada bulunan orman bilirkişi raporuna ekli 1990 tarihli memleket haritasında taşınmaz, yeşil renkli çalılık rumuzlu alanda kaldığı gibi, 2004 tarihli uydu fotoğraflarında dahi çevresindeki taşınmazlarla birlikte halen taşlık ve çalılık alanda görülmektedir. Bu nedenle, ziraat bilirkişi raporu ve yerel bilirkişi beyanları ile orman bilirkişi raporu ve 2004 tarihli uydu fotoğrafları çelişmektedir. Mahkemece, bu çelişkiler giderilmediği gibi, taşınmaz yönünden zilyetlik tanıkları ve tutanak bilirkişileri taşınmaz başında dinlenerek zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar davalı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmemiş, 3402 sayılı Kanunun 14. maddesi uyarınca, davalı ... murisler yönünden tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı yasanın 03.07.2005 gün ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanma Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenmemiştir. Eksik inceleme ve araştırmaya, çelişkili raporlara dayalı hüküm kurulamaz.