T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO:2024/527 KARAR NO:2026/89 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:06/12/2023 NUMARASI:2022/251 Esas - 2023/776 Karar DAVA:Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ:21/01/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucu…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO:2024/527 KARAR NO:2026/89 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:06/12/2023 NUMARASI:2022/251 Esas - 2023/776 Karar DAVA:Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ:21/01/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ...'ün lise öğrencisi olup, atletizm branşında çok başarılı bir sporcu olduğunu, ...’ün de içinde yer aldığı bir grup sporcu genç ve antrenör İstanbul ilinden Antalya ilindeki atletizm müsabakası milli takım seçmelerine katılmak için davalı Sultanbeyli Belediyesi’nin 04.03.2021 tarihli “Taşıt Görev Emri” ile görevlendirilen davalı ... Turizm adına kayıtlı olan ve davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile İstanbul’dan Antalya’ya gitmek üzere yola çıktığını, 05.03.2021 tarihinde saat 05:35 sularında Burdur il sınırı içerisinde direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde meydana gelen kazada yaralanan destek ...'ün hastanede vefat ettiğini, davalı ...'nın ... poliçe nolu ... Poliçesi ve ... poliçe nolu ... Poliçesikapsamında maddi ve manevi tazminattan sorumlu olduğunu belirterek; maddi tazminata ilişkin talebin niteliği itibariyle belirsiz alacak davası olması hasebiyle, dava bedelini sonradan artırmak üzere; müteveffanın annesi ... için 500,00-TL, babası ... için 500,00-TL olmak üzere toplam 1.000-TL maddi tazminatın, haksız fiil tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitleriyle sınırlı olmak üzere) , müteveffanın annesi ... için 150.000,00-TL, babası ... için 150.000,00-TL ve her bir kardeşi (..., ..., ..., ... , ... ) için ayrı ayrı 50.000,00-TL olmak üzere, toplam 550.000,00-TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitleriyle sınırlı olmak üzere) karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Şti. cevap dilekçesini özetle; davacıların husumet ehliyetinin bulunmadığını, müvekkilinin taraf sıfatının bulunmadığını, davacının maddi tazminat alacak kalemleri açısından cenaze ve defin giderleri olarak alacak kalemi belirttiğini, söz konusu giderlerin müteveffa defin işlemleri ve cenaze işlemleri gerçekleştirildiği için belirli ve belirlenebilir giderler olduğunu, söz konusu giderlerin belirsiz alacak davası niteliğinde açılamayacağını, bu alacak kalemleri yönünden davanın usulden reddinin gerektiğini, kusur raporu alınması gerektiğini, müteveffanın kazanç durumunun hesaplanması gerektiğini, ihtiyati tedbir talebinin yerinde olmadığını, müvekkilinin taraf sıfatının olmamasıyla birlikte davalıların Belediye, Sigorta şirketi ve müvekkil firma şirketi olduğunu, belediye ve sigorta şirketlerinin tedbire sebebiyet verecek bir durumlarının olmadığını, müvekkilinin ise uzun süreli kiralama sözleşmeleri ile İstanbul sınırları içerisinde yer alan belediyelerin yüzlerce araç kiraladığını, söz konusu araçların tümünün devrinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... cevap dilekçesini özetle; davacıların dilekçesinde birden fazla tazminat kalemine ilişkin istemli olduğunu, kim için hangi alacak kalemine istinaden ve hangi miktarda talebi olduğunun anlaşılamadığını, ... plakalı aracın müvekkil şirkete 03.09.2020-03.09.2021 tarihleri arasında geçerli olmak üzere .. Poliçesi ve 07.09.2020-07.09.2021 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... Poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkil şirketinin üçüncü kişilerin uğramış olduğu zararlardan poliçe limitleri ile sorumlu olduğunu, maddi tazminat için ... Poliçesi kapsamında vefat durumunda 50.000 TL sorumluluğu bulunduğunu, ... kapsamında ... limitleri aşıldığı takdirde sorumlu olacağını, müvekkil şirketin manevi tazminattan sorumluluğunun ise ... Poliçesi kapsamında ... teminat limitinin azami %25'e kadar söz konusu olduğunu, sigortalının kusurlu olması halinde tazminattan sorumlu olduğunu, davacı kazadan sonra müvekkile usulüne uygun olarak başvuruda bulunmadığını ve sürekli maluliyetinin bulunduğuna dair sağlık raporu iletmediğini, işbu nedenle müvekkilinin temerrüde düşmediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir Davalı Sultanbeyli Belediyesi cevap dilekçesini özetle;Dava konusu trafik kazasına neden olan aracın müvekkil kuruma ait olmadığını, söz konusu aracın sahibi ... Şti adına olduğunu, ... Şti. "otobüs kiralama hizmet alımı " işini ihale ile kazandığını, söz konusu ihale sözleşmesi ... Şti. müvekkil kurum arasında 30.12.2020 tarihinde imzalandığını, otobüs kiralama hizmet alımı işine ait teknik şartnamenin D. Genel esaslar kısmının D.40. maddesi gereği yüklenici firma olan ... Şti. maddi ve manevi hasarlardan sorumlu olduğunu, kazanın meydana geldiği olayda, belediye tarafından değil ... Müdürlüğü talebi doğrultusunda araç tahsisi istendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "1-Davanın maddi tazminat yönünden kısmen kabulü ile; A- Davacı anne ... yönünden 282.804,68 TL Destekten Yoksun Kalma Tazminatının davalı ...'dan olay tarihi 05.03.2021 tarihinden itibaren, davalı ... A.Ş’den dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine. (davalı sigorta şirketi poliçe limitiyle sorumlu) Davalı sigorta şirketini sorumluluğunun 233.138,01 TL ile sınırlı olmasına, B- Davacı baba ... yönünden 172.976,86 TL Destekten Yoksun Kalma Tazminatının davalı ...'dan olay tarihi 05.03.2021 tarihinden itibaren, davalı ... A.Ş’den dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine. (davalı sigorta şirketi poliçe limitiyle sorumlu),Davalı sigorta şirketini sorumluluğunun 152.643,53 TL ile sınırlı olmasına, C- Davacıların fazlaya ilişkin talebinin reddine, 2-Davanın manevi tazminat yönünden kısmen kabulü ile; Davacı Anne ... yönünden 75.000,00 TL, Davacı baba ... yönünden 75.000,00 TL , Davacı ... yönünden 20.000,00 TL , Davacı ... yönünden 20.000,00 TL, Davacı ... yönünden 20.000,00 TL, Davacı ... yönünden 20.000,00 TL, Davacı ... yönünden 20.000,00 TL manevi tazminatların olay tarihi 05.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile ayrı ayrı davacılara ödenmesine (davalı sigorta şirketi poliçe limitiyle sorumlu sigorta şirketi açısından faiz başlangıcı dava tarihi olmak üzere )" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili, davalı ... A.Ş. vekili, davalı .... Şti. vekili, davalı Sultanbeyli Belediye Başkanlığı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;tavzih talebi hakkında bir karar verilmediğini, mahkemece esas yönünden davalı sigorta şirketinin sorumluluğunu kabul etmiş ise de dava değerinde yanılgıya düşerek koltuk sigortasına ilişkin 50.000,00 TL'yi dava değerine dahil etmediğini, bu sebeple de davanın bu miktar yönünden kısmen reddine karar verdiğinden gerekçe ve hüküm kısmının birbiriyle çelişkili hale geldiğini, manevi tazminatın tüm davalılarca müştereken ve müteselsilen karşılanmasına karar vermesine karşın, kararın hüküm kısmının 1. nolu bendinde davalı .... ve Sultanbeyli Belediyesini maddi tazminattan sorumlu tutmadığını, ... Turizmin aynı zamanda adam çalıştıran sıfatıyla da sorumlu olduğunu, dolayısıyla davalı ... Turizmin maddi tazminattan sorumlu tutulması gerektiğini, mahkemece maddi tazminat davasını tamamen kabul etmesi gerekirken dava değerini hesaplamada yanılgıya düştüğü için kısmen kabul kısmen red kararı verdiğinden, reddedilen kısım için davalılar ... ve sigorta vekili lehine (hükmün 8 ve 9 nolu bendi) vekalet ücretine hükmettiğini, bu durumun hali hazırda mağdur olan müvekkillerin daha da mağdur olmasına sebep olduğunu, davalı ... ve sigorta vekili lehine de vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, takdir edilen manevi tazminatın tatmin edici olmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;... ve ... limitlerinin aşıldığı ispatlanmadan davanın açıldığını, ... A.Ş. tarafından tazminat bedelinin ödendiğini, Ankara Arabuluculuk Bürosunun 2022/84101 nolu dosyanın anlaşma tutanağının celbinin gerektiğini, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, bu dosyanın celbi gerektiğini, her durumda ödeme tarihinde eksik ve yetersiz bir ödeme yapıldı ise ödeme tarihine göre hesaplama yapılarak, ödeme tarihinde bakiye varsa, o miktara hükmedilmesi gerektiğini, öncelikle ödeme tarihine göre yapılan hesaplamadan müterafik kusur indirimi yapılması ve ödemenin yeterli olup olmadığının aynı şartlar altında değerlendirilmesi gerektiğini, bilirkişi raporuna itibar edilmemesi ve itirazları doğrultusunda yeni bilirkişi raporu aldırılması gerektiğini, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamayacağını, TRH (2010) Yaşam Tablosu esas alınarak yapılan hesaplamada progresif rant hesaplama yöntemi kullanılmış olup hesaplamanın bu yönüyle hatalı olduğunu, 04.12.2021 tarihli Genel Şartlar ekine belirtilen 1,65 teknik faize göre yapılması gerektiğini, tercih edilen hesaplama yöntemine göre dahi yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, işleyecek dönem tazminatı hesap tablosunun açık, detaylı ve aktüer peşin sermaye indirimi yapılacak şekilde hesaplanarak raporda belirtilemesi gerektiğini, davacı cevaba cevap dilekçesinde açıkça cenaze ve defin gideri talepleri olmadığı belirttiğinden cenaze ve defin giderlerinin hesaplanmasının da hatalı olduğunu, kusurun tespiti gerektiğini, hesaplanacak olan tazminat miktarından yetiştirme bedelinin düşülmediğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, poliçe teminat limiti dikkate alınmadığını, davacılar lehine birden fazla vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, gerekçeli kararda asıl alacak, harç, yargılama gideri, vekalet ücreti ve ferileri, müvekkil sigorta şirketinin poliçe limiti dikkate alınarak açıkça belirtilmeden hüküm kurulduğunu, müvekkili sigorta şirketinin temerrüte düşmediğini, davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı .... Şti. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirket aracın maliki olsa dahi diğer davalı Sultanbeyli Belediyesi'ne aracı uzun süreli kiralamış olduğundan dosya kapsamında sorumluluğu bulunmadığını, davacıların ... limitinin çok daha aşağı bir bedelle ... A.Ş. ile anlaşma sonrasında zararlarının karşılanmadığı gerekçesiyle huzurdaki davayı ikame etmesinin TMK’nın 2 maddesine açıkça aykırı olacağını, alınan bilirkişi raporunda progresif rant yöntemi (%10 artırım %10 iskonto) ile yapılan hesaplamanın müvekkili şirket aleyhine olup kabul edilmesinin mümkün olmadığını, müteveffanın emniyet kemeri takmadığı sabit olduğundan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, cenaze ve defin giderlerinin hesaplanmasının da hatalı olduğunu, kusura ilişkin rapor aldırılmadan Burdur Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/1526 Esas sayılı dosyasındaki bilirkişi raporu esas alındığını, kusur değerlendirmesi yapılmadan hesaplama yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, hükmedilen manevi tazminatların fazla olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı Sultanbeyli Belediye Başkanlığı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;İhale evraklarının dosyada mübrez olduğunu, bilirkişi raporundaki defin ve cenaze giderleri yönünden yapılan hesaplamanın kabulünün hukuken mümkün olmadığını, rapordaki hesaplamaya itiraz ettiklerini ancak mahkemece itirazlarının kabul edilmediğini, tarafların kusur oranlarının tespit edilmediğini, ...'ün, emniyet kemeri takmadığı için müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılması gerektiğini, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu, Mahkeme kararının 4 numaralı kısmında arabuluculuk ile ilgili hüküm kurulduğunu ancak müvekkili Belediye arabuluculuk sürecine dahil edilmediğini, mahkeme kararının yargılama giderlerine ilişkin kısımlarına da itiraz ettiklerini, maddi tazminat yönünden davacılar lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmişken, manevi tazminat yönünden her bir davacı için ayrı ayrı müvekkil Belediye aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir. Bu nedenle hükme esas alınan aktüerya raporunda hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının içtihatlara uygun olmasına göre 1,8 teknik faiz uygulanması gerektiği yönündeki istinaf yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E.- 2024/5474 K., 2023/12136 E. - 2024/5730 K., 2022/11212 E. - 2024/8084 K. sayılı kararları). Mahkemece hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda desteğin ölüm tarihinde 16 yaşında olduğu, 18 yaşında asgari ücret düzeyinde gelir getirici işte çalışarak ailesine destek olacağı kabul edilerek yapılan tazminat hesabından 18 yaşına kadar olan dönem için yetiştirme gideri mahsup edilmiş olduğu görülmektedir. Davalı vekili desteğin yüksek öğrenimde okuyacağı yetiştirme giderininde bu doğrultuda yapılması gerektiğine yönelik istinaf talep etmiş ise de davacıların desteğin üniversite de öğrenim göreceğine ilişkin bir talebi bulunmadığı gibi bilirkişi raporunda da bu yönde belirleme ile hesaplama yapılmadığı, kaldı ki bu halde desteğin asgari üzerin üzerinde gelir elde edeceği varsayımı ile hesaplama yapılması durumu da ortaya çıkacağından, davacıların bu yönde talepleri bulunmaması ve usuli kazanılmış haklar gözetilerek istinaf talebi yerinde görülmemiştir.Kazada davacıların desteği araçta yolcudur. Kazaya ilişkin tutulan trafik kazası tespit tutanağında davacının emniyet kemeri takmadığına ilişkin bir belirleme bulunmadığı gibi aksinin davalı tarafça da ispat edilememiş olması ile Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 150/2-b maddesi düzenlemesine göre yolcu olan davacıların otobüs olan araçta emniyet kemeri zorunluluğu da bulunmadığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine ilişkin istinaf talebi yerinde görülmemiştir.İhtiyari dava arkadaşı olan davacıların her birinin ayrı ayrı tazminat talebinde bulunmuş olması, her birinin davasının diğerinden bağımsız olması ve aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunanların usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak birlikte dava açtıkları durumda da esasen birden fazla dava olduğu dikkate alınarak; her bir davacı yönünden lehine hükmedilen tazminat miktarına göre ayrı ayrı vekalet ücreti belirlenmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Dava dilekçesi anlatımında davalı sigorta şirketi yönünden ... Poliçesi ve ... poliçe nolu ... Poliçesi kapsamında maddi ve manevi tazminattan sorumlu olduğunu belirterek; maddi tazminata ilişkin talebin niteliği itibariyle belirsiz alacak davası olması hasebiyle, dava bedelini sonradan artırmak üzere; müteveffanın annesi ... için 500,00-TL, babası ... için 500,00-TL olmak üzere toplam 1.000-TL maddi tazminatın, haksız fiil tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitleriyle sınırlı olmak üzere) tahsili talep edilmiştir.Davacılar vekili tarafından sunulan 17/07/2023 tarihli bedel arttırım dilekçesinde davalı ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı yönünden davacı anne için 281.304,68 TL davacı baba için 171.476,86 TL, koltuk sigortası yönünden davacı anne için 25.000 TL davacı baba için 25.000 TL, diğer davalılar yönünden destekten yoksun kalma tazminatı yönünden davacı anne için 206.638,01 TL davacı baba için 126.143,53 TL, tüm davalılar için cenaze gideri yönünden davacı anne için 1.500 TL davacı baba için 1.500 TL talep edilmiştir.Dava dilekçesi netice-i talep kısmında cenaze gideri talep edilmemiştir. Davacılar vekili 20/05/2022 tarihli cevaba karşı cevap dilekçesinde cenaze giderine ilişkin bir talepleri olmadığı açıkça belirtmiş ancak bedel arttırım dilekçesi ile cenaze gideri talep etmiştir. Bu halde cenaze gideri için harcı da yatırılarak usulüne göre açılmış bir dava olmadığı halde cenaze giderine hükmedilmesi; Davalı ... A.Ş yönünden iki ayrı poliçenden kaynaklı sorumlu olduğu gerekçede belirtilmesine rağmen hükümde koltuk sigortası yönünden karar verilmemesi; Destekten yoksun kalma tazminatı yönünden ise davalı ... A.Ş hakkında 17/07/2023 tarihli bedel arttırım dilekçesinde belirtilen talepten fazlasına karar verilmesi; Gerekçede davalılar Sultanbeyli Belediyesi ve ......Şti.'nin tazminattan sorumlu oldukları belirtilmesine rağmen maddi tazminat talebi bakmıından haklarında hüküm kurulmaması doğru olmamıştır.Kaldı ki İlk Derece Mahkemesince dava ... A.Ş hakkında talepten fazlasına karar verildiği gibi kısa hüküm ile gerekçeli karar arasında çelişkili karar verilmiştir.Mahkemece davacılar vekilinin tavzih talebi hakkında karar verilmiş olması nedeni ile bu yöne ilişkin istinaf konusuz kalmıştır.... sigortacısının İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 1. maddesi uyarınca zorunlu mali sorumluluk sigortası hadleri üzerinde kalan kısımdan sorumludur (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2023/9021E-2023/11989 K sayılı ilamı) Dosya kapsamında dava dilekçesinde davalı sigorta şirketinden ... Poliçesi ve ... poliçe nolu ... Poliçesi limitleri kapsamında tazminat talep edildiği açıktır. Davacılar ile dava dışı ... poliçesi kapsamında sigortacısı ... Ankara Arabuluculuk Bürosunun 2022/84101 Esas sayılı dosyası ile ihtiyari arabuluculuk ile 310.000 TL üzerinden anlaştıkları belirtilmiştir. Ancak poliçe limitinin 430.000 TL olduğu gözetildiğinde mahkemece sigorta hasar dosyası ile arabuluculuk dosyası getirtilip bakiye limit bulunup bulunmadığı araştırılmadan davalı ... A.Ş'nin sıralı sorumluluğunun başlayıp başlamadığı saptanmadan karar verilmesi eksik incelemeye dayalı olmuştur. Davalılar tarafından dava konusu trafik kazasında yol kusuru olduğu iddiası ile kusur raporu alması talep edilmiştir. Aynı olaya ilişkin ceza yargılamasının yapıldığı Burdur 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/460 Esas ve 2022/315 Karar sayılı dosyasında aldırılan bilirkişi raporunda tek taraflı trafik kazasında davalı sürücünün kusurlu olduğu tespit edilmiş bu doğrultuda sürünün cezalandırılmasına karar verilmiş, verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Bu durumda ceza yargılaması neticesinde verilen kararın elde ki dava bakımından maddi anlamda bağlayıcılığı bulunmamaktadır. Mahkemece davalıların yol kusuru olduğuna ilişkin savunmaları üzerinde durularak kusur bilirkişi raporu alınmadan karar verilmesi de doğru olmamıştır.KTK'nın 3. maddesinde, "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un 85/1. maddesine göre "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." maddenin son fıkrasına göre ise "işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." İşletenin bu sorumluluğu bir tehlike sorumluluğudur.Davalı Sultanbeyli Belediyesi ve .... Şti. tarafından aralarında ihale sonucu 30/12/2020 tarihli " otobüs kiralama hizmet alımı" sözleşmesi olduğu belirtilmiş, ancak mahkeme tarafından ihale evrakları ve sözleşme getirtilmeden sözleşmenin kapsamı ve niteliği tartışılmadan karar verilmesi doğru olmamıştır.Daire kararımızın kapsamına göre manevi tazminata ilişkin istinaf talepleri bu aşamada değerlendirilmemiştir.Açıklanan nedenlerle, davacılar vekili, davalı ...A.Ş. vekili, davalı .... Şti.vekili, davalı Sultanbeyli Belediye Başkanlığı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davacılar vekili, davalı ... A.Ş. vekili, davalı .... Şti. vekili, davalı Sultanbeyli Belediye Başkanlığı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacılar, davalı ... A.Ş., davalı ... Şti., davalı Sultanbeyli Belediye Başkanlığı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.21/01/2026