Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/10282 E. , 2024/9610 K. T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/10282 Karar No : 2024/9610 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 689 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden ç…
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/10282 E. , 2024/9610 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/10282 Karar No : 2024/9610 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 689 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL işlemleri inceleme komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davalı idare tarafından dosyaya sunulan bilgi ve belgelere göre davacının PKK/KCK silahlı terör örgütü sempatizanı olduğu ve terör örgütü propagandası yaptığına dair yoğun şekilde ve birbiriyle tutarlı bilgiler tespit edildiği, PKK/KCK silahlı terör örgütü ile irtibat ve iltisakının bulunduğu yönünde kurum değerlendirmesi bulunduğu, davacı hakkında ceza soruşturmasında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kovuşturmaya yer olmadığı kararının verildiği, UYAP üzerinden yapılan sorgulamada kardeşi M.K.'nın PKK/KCK silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyasında 18/03/2021 tarihli duruşmada hapis cezası ile cezalandırıldığı, davacının durumunun değerlendirilmesinde ve hükme esas alınabilecek nitelikte görülerek Komisyon tespiti dikkate alındığında, PKK/KCK terör örgütü ile irtibat ve iltisakı olduğu değerlendirilen davacının, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının PKK/KCK silahlı terör örgütü sempatizanı olduğu ve terör örgütü propagandasını yaptığına dair yoğun şekilde ve birbiriyle tutarlı bilgiler tespit edildiği belirtilerek, davacının PKK/KCK silahlı terör örgütü ile irtibat ve iltisakının olduğu yönünde kurum değerlendirmesinin tespiti ile kamu görevinden çıkarıldığı, İdare Mahkemesince verilen ara karar uyarınca ilgili kurumlardan davacıya atfedilen PKK/KCK silahlı terör örgütü ile irtibat ve iltisakının olduğu yönündeki tespitlere ilişkin bilgi ve belge istenildiği, kurumlarca verilen ara karar cevaplarından davacı yönünden herhangi bir kayda rastlanılmadığı ancak kardeşi M.K. hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan yargılama sonucunda mahkumiyetine karar verildiğine ilişkin duruşma tutanağının dosyaya sunulduğu, davacı hakkında kurum kanaati dışında davalı idare tarafından anılan terör örgütü ile irtibat ve iltisakına başkaca somut bilgi ve belge ortaya konulamadığı ve hakkındaki iddiaların soyut olduğu sonucuna ulaşıldığından, dava konusu işlemde uygunluk, davanın reddine ilişkin idare mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI (DAVALI) : Davacının, görev yaptığı kurum tarafından yapılan araştırmalarda, PKK/KCK silahlı terör örgütü sempatizanı olduğu ve terör örgütü propagandası yaptığına dair yoğun şekilde ve birbiriyle tutarlı bilgiler tespit edildiği, PKK/KCK silahlı terör örgütü ile irtibat ve iltisakının bulunduğu yönünde kurum değerlendirmesi bulunduğu, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI (DAVACI) : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : İdare Dava Dairesi kararının eksik inceleme nedeniyle bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeyerek gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir. MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 121. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Cumhurbaşkanı’nın başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından, 23.07.2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3. maddesinde yargı mensupları ile bu meslekten sayılanlardan; 4. maddesinde ise bunlar dışındaki tüm kamu personelinden (işçiler dâhil) “terör örgütlerine veya MGK’ca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara” üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenlerin meslekten veya kamu görevinden çıkarılmalarına karar verileceği düzenlenmiştir. Davacı tarafından, 689 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL işlemleri inceleme komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. Öte yandan, UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacı hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyasında "FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan yargılamasının devam ettiği görülmüştür. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 689 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. AİHM, "demokratik bir devletin, memurlarından Anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan tedbirin uygulanabilmesi için yeterlidir. Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarihli ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. Bununla birlikte iptal davaları idarî işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalardır. İdari işlem ise idarenin kamu gücü kullanarak tek taraflı olarak tesis ettiği hukuki sonuç doğuran işlemdir. İdareyi işlem yapmaya sevk eden maddi ve hukuki etkenler ise idari işlemin sebep unsurunu oluşturmaktadır. Bu kapsamda davacı hakkındaki terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerekmektedir. Dava konusu işlemin sebep unsuru yönünden hukuki denetiminin yapılabilmesi; bu değerlendirmeyi haklı kılan maddi sebeplerin yargılama esnasında davalı idarece ortaya konulmasına ve izah edilmesine bağlıdır. Bu konudaki yükümlülük şüphesiz öncelikle dava konusu işlemi tesis eden davalı idareye aittir. Bununla birlikte idari yargı mercilerince 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesinde öngörülen resen araştırma ilkesi uyarınca uyuşmazlığın çözümü için her türlü inceleme ve araştırmanın yapılması da mümkün hatta olayın niteliğine göre gereklidir. Dava dosyasının incelenmesinden; davalı idarece, davacının 689 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin gerekçesi olarak davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu yönündeki değerlendirmenin gösterildiği, Mahkemece davacının irtibat ve iltisakına yönelik değerlendirmenin dayanaklarının davalı idareden sorulduğu, bununla birlikte irtibat ve iltisaka ilişkin tespitlerin yer alabileceği bir çok kurumdan da ara karar yapılmak suretiyle bilgi belge istenildiği, davalı idare dışında diğer kurumlar tarafından ara karara cevaben sunulan bilgi ve belgelerden davacı hakkında PKK/KCK terör örgütü ile irtibatı veya iltisakı bulunup bulunmadığına ilişkin yapılan araştırmalar neticesinde herhangi bir bilgi belgeye rastlanılmadığının bildirildiği, davalı idarece sunulan davacı hakkında düzenlenen belgede ise; davacının PKK/KCK silahlı terör örgütü sempatizanı olduğu ve terör örgütü terör örgütü propagandası yaptığına dair yoğun şekilde ve birbiriyle tutarlı bilgiler tespit edildiği, PKK/KCK silahlı terör örgütü ile irtibat ve iltisakının bulunduğu yönünde kurum değerlendirmesi bulunduğu, bunun üzerine Dava Dairesince söz konusu tespitler dışında davalı idare tarafından anılan terör örgütü ile irtibat ve iltisakına başkaca somut bilgi ve belge ortaya konulamadığı ve hakkındaki iddiaların soyut olduğu sonucuna ulaşıldığı, davacının PKK/KCK silahlı terör örgütü ile irtibat ya da iltisakının bulunmadığı gerekçe gösterilerek istinaf başvurusunun kabulü ile idare mahkemesi kararı kaldırılarak dava konusu işlemin iptaline karar verildiği görülmüştür. Uyuşmazlıkta, her ne kadar dava konusu işlemin iptaline kararı verildiği tarih itibarıyla davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütüne üye olmak veya anılan terör örgütü ile irtibatlı olduğundan bahisle yürütülen bir adli soruşturma ve kovuşturma bulunmadığı görülmekte ise de; Dairemizce temyiz incelemesinin yapıldığı tarih itibarıyla UYAP kayıtları üzerinde yapılan incelemede, davacı hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyasında "FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan açık yargılamanın bulunduğu anlaşılmıştır. Bu itibarla, Mahkemece öncelikle davacı hakkında yürütülen ceza soruşturmasındaki (kesinleşmiş takipsizlik kararı ile sonuçlanmış olsa dahi) tespitlerin irtibat ve iltisak noktasında araştırma yapılmak suretiyle davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut irtibatının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Sonuç olarak yukarıda belirtilen hususa ilişkin olarak araştırma yapılmak suretiyle karar verilmesi gerektiğinden davanın reddi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü, mahkeme kararın kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne; 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü, mahkeme kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 11/06/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.