Başvuru, eşlerden birinin borcundan dolayı aile konutunun haczedilemeyeceğine ilişkin olarak diğer eş tarafından yapılan itirazın aktif dava ehliyeti olmadığı gerekçesiyle reddedilmesi nedeniyle aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, eşlerden birinin borcundan dolayı aile konutunun haczedilemeyeceğine ilişkin olarak diğer eş tarafından yapılan itirazın aktif dava ehliyeti olmadığı gerekçesiyle reddedilmesi nedeniyle aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucunun eşi aleyhine alacaklı tarafından ipotek alacağına dayalı olarak İstanbul İcra Dairesinin E.2014/1928 sayılı dosyası kapsamında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılmıştır. Başvurucu, anılan haciz işlemine karşı 23/5/2017 tarihinde İstanbul Anadolu İcra Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) meskeniyet iddiasına dayanmak suretiyle şikâyet yoluna başvurmuş ve haczin kaldırılmasını talep etmiştir. Şikâyet dilekçesinde ödeme emrinin tebliğinin usulsüz olduğunu, temliknamenin usule aykırı olduğunu ve borçlunun hâline münasip evinin haczedilemeyeceğini belirtmiştir. Mahkeme 19/7/2017 tarihinde aktif husumet ehliyeti bulunmadığından şikâyetin reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesinde, başvurucunun söz konusu davanın tarafı olmadığı gibi herhangi bir sıfatının da bulunmadığı belirtilmiştir. Başvurucu İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine istinaf başvurusunda bulunmuştur. Daire 15/12/2017 tarihinde ilk derece mahkemesinin kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğundan istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. Kararda üçüncü kişi olan başvurucunun icra takibinin borçlusu olmadığı gibi takibe konu taşınmazın maliki de olmadığından takip işlemlerine karşı şikâyet yoluna başvurma hakkının bulunmadığı belirtilmiştir. 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun maddesinin birinci fıkrasının (12) numaralı bendi gereğince meskeniyet nedeniyle haczin kaldırılmasının ancak taşınmazın maliki borçlu tarafından istenebileceği, buna göre tapuda lehine aile konutu şerhi verilen kişinin haczin kaldırılmasını istemesinin mümkün olmadığı vurgulanmıştır. Başvurucu tarafından temyiz edilen karar Yargıtay Hukuk Dairesinin 19/6/2019 tarihli kararıyla onanmıştır. Başvurucu, nihai hükmü 22/7/2019 tarihinde öğrendikten sonra 21/8/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.