12. Ceza Dairesi 2014/9788 E. , 2014/24875 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suçlar : Tehdit, Hakaret, Özel hayatın gizliliğini ihlal Hükümler : Tehdit suçundan; TCK'nın 106/1-1, 43/1, 62/1, 53/1, 58/6.maddeleri gereğince mahkumiyet Hakaret suçundan; TCK'nın 125/2, 43/1, 62/1, 53/1, 58/6. maddeleri gereğince mahkumiyet Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan; TCK'nın 134/2, 62/1, 53/1, 58/6. maddeleri gereğince mahkumiyet Hakaret, tehdit ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlar
**12. Ceza Dairesi 2014/9788 E. , 2014/24875 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suçlar : Tehdit, Hakaret, Özel hayatın gizliliğini ihlal Hükümler : Tehdit suçundan; TCK'nın 106/1-1, 43/1, 62/1, 53/1, 58/6.maddeleri gereğince mahkumiyet Hakaret suçundan; TCK'nın 125/2, 43/1, 62/1, 53/1, 58/6. maddeleri gereğince mahkumiyet Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan; TCK'nın 134/2, 62/1, 53/1, 58/6. maddeleri gereğince mahkumiyet Hakaret, tehdit ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: A) Hakaret ve tehdit suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Oluşa ve dosya kapsamına göre, evli olan sanık ...'nın, katılan ... ile tanışıp, onunla arkadaş olmasının ardından eşinden boşandığı; ancak, bir süre sonra, katılanın, aralarındaki arkadaşlık ilişkisini bitirip, yurt dışına gitmesine tepki duyan sanığın, bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda, katılana çok sayıda sesli mesaj göndermek suretiyle üzerine atılı zincirleme şekilde hakaret ve tehdit suçlarını işlediğinin kabulünde ve hukuki nitelendirmede bir isabetsizlik görülmemiş; TCK'nın 61/1. maddesinde yer alan ölçütler nazara alınarak, aynı Kanun'un 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiillerin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddelerde öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken, temel cezaların asgari hadden tayin edilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi sayılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Sanık hakkında TCK'nın 53. maddesi tatbik edilirken, 3. fıkraya aykırılık oluşturacak şekilde, TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğuna, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından “koşullu salıverilme tarihine kadar”, diğer kişiler yönünden ise, “hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı olup, hükümlerin bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; (2) ve (3) numaralı hükümlerin TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin 6. bentlerinin hüküm fıkrasından çıkarılarak, yerine, “Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a), (b), (d), (e) bentlerindeki hakları kullanmaktan aynı Kanun'un 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hakları kullanmak yönünden ise, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından aynı Kanun'un 53/3. maddesi gereğince koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer kişiler bakımından TCK'nın 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ilişkin bendin eklenmesi suretiyle, eleştirilen husus dışında, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, B) Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince; Sanık ...'nın, katılan ... tarafından arkadaşlıklarına son verilmesine tepki olarak, katılanla beraberken elde ettiği katılanın özel fotoğraflarını, facebook adlı sosyal paylaşım sitesinde açtığı hesap üzerinden yayımlamak suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu işlediğinin kabulünde ve hukuki nitelendirmede bir isabetsizlik görülmediğinden, Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Katılanın fotoğraflarını, belirli olmayan ve birden fazla kişi tarafından algılanabilme imkanı bulunan facebook adlı sosyal paylaşım sitesi üzerinden yayımlayan sanık hakkında, 6352 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin, “31/12/2011 tarihine kadar, basın ve yayın yoluyla ya da sair düşünce ve kanaat açıklama yöntemleriyle işlenmiş olup; temel şekli itibarıyla adlî para cezasını ya da üst sınırı beş yıldan fazla olmayan hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı; a) Soruşturma evresinde, 04/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın kamu davasının açılmasının ertelenmesine, b) Kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine, c) Kesinleşmiş olan mahkûmiyet hükmünün infazının ertelenmesine, karar verilir.” hükmü gereğince, kovuşturmanın ertelenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kabul ve uygulamaya göre de: 1- TCK'nın 61/1. maddesinde yer alan ölçütler nazara alınarak, aynı Kanun'un 3/1. maddesi gereğince işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken, temel cezanın asgari hadden tayin edilmesi, 2- TCK'nın 6/1-g maddesinde, ceza kanunlarının uygulanmasında, basın ve yayın yolu ile deyiminden; her türlü yazılı, görsel, işitsel ve elektronik kitle iletişim aracıyla yapılan yayınların anlaşılacağının belirtilmesi karşısında, katılanın fotoğraflarını facebook adlı sosyal paylaşım sitesi üzerinden belirsiz sayıda kişinin bilgi ve görgüsüne sunan sanık hakkında, hükmedilen temel cezada, suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve lehe olduğu kabul edilen TCK'nın 134/2-2. cümlesi gereğince, yarı oranında artırım yapılması gerektiği gözetilmeden, anılan maddenin uygulanmaması suretiyle, sanığa eksik ceza tayini, 3- Sanık hakkında TCK'nın 53. maddesi tatbik edilirken, 3. fıkraya aykırılık oluşturacak şekilde, TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğuna, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından “koşullu salıverilme tarihine kadar”, diğer kişiler yönünden ise, “hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 08.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.