T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2023/1235 - Karar No:2025/796 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında Kararın Kaldırılarak Dosyanın Mahkemesine Gönderilmesi HMK 353/1-a.6 md) ESAS NO : 2023/1235 KARAR NO : 2025/796 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/03/2021 NUMA…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2023/1235 - Karar No:2025/796 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında Kararın Kaldırılarak Dosyanın Mahkemesine Gönderilmesi HMK 353/1-a.6 md) ESAS NO : 2023/1235 KARAR NO : 2025/796 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/03/2021 NUMARASI : 2019/722 E-2021/180 K DAVANIN KONUSU : Alacak ( Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ :25/09/2025 KARAR YAZIM TARİHİ :07/10/2025 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin, kreş, okul ve okul öncesi eğitim için gerekli olan tüm araç ve gereçleri satan imalatını yapan bir firma olduğunu, davalı taraf ile, yine davalı firmanın işletmesine yapılacak olan mobilya vb. işlerin yapılması için aralarında sözlü anlaşma yaptıklarını, davalı yanın müvekkili şirketten fiyat teklifi istediğini ve müvekkilinin de fiyat listesini sunduğunu ve anlaşmanın sağlandığını, davalı yana mal verildiğini ancak bu malların bedellerinin bir kısmının müvekkiline ödenmediğini, yapılan işin bedeli olan 20.11.2017 tarih 015604 sıra no.lu faturanın kesilerek davalı şirkete kargo ile gönderildiğini, 05.12.2017 tarihinde tebliğ edildiğini, verilen mal ve imalatların toplam bedelinin 248.441,34 TL olduğunu, davalı yanın bu miktarların bir kısmını 15.07.2017 tarihli 4.000,00 TL'lik, 15.08.2017 tarihli 1.500,00 TL'lik senet, 28.07.2017 tarihli 9.097,20 TL, 30.09.2017 tarihli 17.995,00 TL'lik çek, 29.07.2017tarihli 20.000,00 TL'lik çek, 26.07.2017 tarihli ... Bankasına yatan 10.000,00 TL'lik meblağ ile ödendiğini, 28.12.2017 tarih 6.000,00 TL, 28.01.2018 tarih 6.000,00 TL senet ve 30.04.2018 tarihli 4.902,00 TL'lik çek verildiğini, ancak bu miktarların tahsil edilemediğini, toplam yapılan ödemelerin fatura miktarından düşülerek işbu davanın açılma zorunluluğunun doğduğunu, bu nedenlerle, fazlaya ilişkin dava ve hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 40.000,00 TL' nin davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili, davacı yanın dava dilekçesinde iddia ettiği gibi, davacı tarafla anlaşma yapanın, davacı tarafça fiyat teklifi gönderilen ve davacıya ödeme yapanın müvekkili şirket değil, ... olduğunu, her ne kadar ..., müvekkili firmanın yetkilisi olsa da anlaşmaya şahsen taraf olduğunu, söz konusu ürünleri ..., şahıs işletmesi olan ... adlı iş yerinde kullanmak üzere sözleşmeye taraf olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesi ekinde sunduğu fiyat teklifinin alıcı kısmında ... yazması da söz konusu iddialarını doğruladığını, bu nedenle müvekkili ... Okulları Ve Eğitim Hizm. Tic. Ltd. Şti. ile bir ilgi ve alakası bulunmayan işbu davanın reddi gerektiğini, davacı tarafça müvekkiline kargo yoluyla gönderilen faturaların, davacı tarafa Ankara 57. Noterliği'nin 12.12.2017 tarih ve 50383 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iade edildiğini, faturaya dayalı icra takibi olan Ankara 6. İcra Müdürlüğü'nün 2017/22948 E. Sayılı icra dosyasına da itiraz edildiğini, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece;"Dava, Faturadan kaynaklanan alacak talebine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişki olup olmadığı, davacı şirketin davalı şirketten dava konusu faturadan kaynaklanan alacağının olup olmadığına, alacağı var ise muaccel olup olmadığına ilişkindir. Mahkememizce bilirkişi SMMM ...'ten alınan 01/12/2020 tarihli raporda özetle: Taraflara ait 2017 yılı ticari defterlerinin süresinde açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, kural ve standartlara uygun tutulduğu, ilgili yıl defterlerinin sahipleri lehine delil vasfının bulunduğu, davacı yan defter kayıtlarında davalı yandan 20.11.2017 tarihli A-076960-4 seri no.lu fatura genel toplamı olan 248.441,34 TL (KDV Dahil) alacaklı olduğu, 20.11.2017 tarihli A-015601-4 no.lu sevk irsaliyelerinde teslim alan ve teslim eden imzalarının bulunmadığı, dolayısıyla anılan sevk irsaliyeleri üzerinden davaya konu fatura muhteviyatındaki malzemelerin davalı yana teslimine ilişkin bir tespit yapılamadığı, anılan faturanın davalı yana 05.12.2017 tarihinde kargo ile tebliğ edildiği ve davalı yanın da 8 günlük yasal süresi içerisinde: 12.12.2017 tarihinde Ankara 57. Noterliği'nin 50383 sayısı ile gönderdiği ihtarname ile işbu faturaya itiraz ederek davacı yana iade ettiği, ancak, bu ihtara davacı yanca cevap verilmediği, davalı yanın incelenen ticari defterlerinde davacı yan tarafından düzenlenen 20.11.2017 tarihli A-076960-64 no.lu faturaya rastlanılmadığı yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Dosya arasına alınan ticari defter kayıtları, vergi dairesi kayıtları, icra dosyaları, tüm deliller ve denetime açık hükme esas almaya elverişli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı ve davalı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu ve delil niteliğinde olduğu, davacının ticari defter kayıtlarında dava konusu faturanın yer aldığı ancak davalının ticari defter kayıtlarında dava konusu faturaların yer almadığı görülmüştür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Davaya konu alacağın davacının ticari defter kayıtlarında yer aldığı ancak davalının ticari defterlerinde yer almadığı, tarafların ticari defterleri birbiri ile uyuşmadığı, 20.11.2017 tarihli A-015601-4 no.lu sevk irsaliyelerinde teslim alan ve teslim eden imzalarının bulunmadığı, dolayısıyla anılan sevk irsaliyeleri üzerinden davaya konu fatura muhteviyatındaki malzemelerin davalı yana teslimine ilişkin bir tespit yapılamadığı, anılan faturanın davalı yana 05.12.2017 tarihinde kargo ile tebliğ edildiği ve davalı yanın da 8 günlük yasal süresi içerisinde: 12.12.2017 tarihinde Ankara 57. Noterliği'nin 50383 sayısı ile gönderdiği ihtarname ile işbu faturaya itiraz ederek davacı yana iade ettiği, ancak, bu ihtara davacı yanca cevap verilmediği, davacı tarafın dava dilekçesinde yemin deliline dayanmadığı görüldüğünden davacının sübut bulmayan davasının reddine" karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile hüküm kurulduğunu, Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/179 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile teslimin kanıtlandığını, tanıkların dinlenmemesinin hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, Ankara 13. Asliye Ticaret mahkemesindeki davada davanın menfi tespit yönünden pasif husumet, ayıplı ürün iddiası yönünden aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiğini, faturanın düzenleme tarihinin 20/11/2017 tarihi itibariyle ... ile iş bu davanın davalısının aynı adreste olduklarını, müvekkili şirketin kendisine bildirilen adrese malları teslim ettiğini ve belirtilen şirkete fatura kestiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davalı şirketin yetkilisi olduğu belirtilen ... tarafından Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/179 esas sayılı dosya ile eldeki davada davacı olan ... .... Ltd Şti'ne karşı, ayıplı malların iadesi ile fazla ödenen bedellerin tahsili ve senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespitine yönelik dava açıldığı, yapılan yargılama sonucunda menfi tespit yönünden pasif husumet, diğer talepler yönünden ise aktif husumet yokluğundan davanın reddedildiği belirtilmiştir. Yukarıda sözü edilen dosyada bulunan bilgi, belge ve beyanlar ile davanın sonucunun eldeki davayı gerek husumet yönünden gerekse esastan etkileyeceği anlaşılmaktadır. Bu durumda, Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/179 esas sayılı dosyasının gerekirse kesinleşmesi beklenerek, eldeki dosya içine alınarak incelenip sonucuna uygun bir değerlendirme ile hüküm kurulması gerekirken bu hususun gözden kaçırılması doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/03/2021 gün ve 2019/722 Esas 2021/180 sayılı kararının HMK’nun 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davacı yatırılan 59,30 TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, 5- Davacı tarafından ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa ilgili icra dairesince iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 25/09/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır