11. Ceza Dairesi 2022/6836 E. , 2023/6054 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/261 E., 2022/109 K. SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşları, vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanu…
**11. Ceza Dairesi 2022/6836 E. , 2023/6054 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/261 E., 2022/109 K. SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşları, vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Silivri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2015 tarihli ve 2014/316 Esas, 2015/288 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 4 yıl hapis ve 40.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, karar verilmiştir. 2. Silivri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2015 tarihli ve 2014/316 Esas, 2015/288 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 03.02.2020 tarihli ve 2019/10750 Esas, 2020/1262 Karar sayılı kararı ile "Sanık tarafından kullanılan sahte ehliyetin Trafik Tescil Şube Müdürlüğü’nün maddi varlıklarından olması nedeniyle eylemin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-d maddesinde belirtilen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu ve görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması," nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Silivri Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.02.2022 tarihli ve 2020/261 Esas, 2022/109 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 8.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, hükmü temyiz etme iradesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın, kendisini Muhammet Demir olarak tanıtarak, üzerinde kendi fotoğrafı bulunan ve Muhammet Demir adına tanzim edilmiş olan sürücü belgesi ile katılana ait iş yerinden araç kiraladığı ve aracı iade etmediği, bu suretle sanığın dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilmiştir. 2. Sanık, soruşturma aşamasında yolda bulduğu Muhammet Demir adına düzenlenen sürücü belgesiyle şikayetçilerden kiraladığı araçları Hatay Reyhanlı'da Suriye iç savaşında muhalif olarak savaşan Abdüsselam Heydi isimli arkadaşına verdiğini ikrar etmiş; kovuşturma aşamasında ise arkadaşı Muhammet Demir adına düzenlenmiş sürücü belgesi üzerinde herhangi bir değişiklik ve oynama yapmadan, bu sürücü belgesini kullanarak katılandan araç kiraladığını, kiralama süresi bitmeye yakın araçları teslim etmesi için Ahmet Kara'ya verdiğini, ancak Ahmet Kara'nın araçları teslim etmediğini savunmuştur. 3. Mahkemece, atılı suçun sübut bulduğu kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 tarih ve 2013/8-151/304 sayılı ilamında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerektiği halde, bozma öncesi hatalı uygulama sonucu Antalya 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/8 Esas, 2011/201 Karar sayılı mahkumiyetine ilişkin ilamının tekerrüre esas alındığı; temyize konu hükümde ise belirtilen yanlışlık giderilerek, Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.10.2008 tarihli ve 2008/47 Esas, 2008/394 Karar sayılı ilamıyla hükmolunan 3 yıl 4 ay hapis cezasına mahkumiyetine ilişkin ilamının tekerrüre esas alındığı anlaşılmakla; ilk hükme yönelik aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası ve 5275 sayılı Kanun’un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu tekerrüre esas gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Silivri Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.02.2022 tarihli ve 2020/261 Esas, 2022/109 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.09.2023 tarihinde karar verildi.