2. Ceza Dairesi 2021/20307 E. , 2024/15266 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2579 E., 2019/396 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde
**2. Ceza Dairesi 2021/20307 E. , 2024/15266 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2579 E., 2019/396 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek katılan vekilinin temyiz isteminin, CMK’nın 255. maddesi gereğince uzlaşma hükümlerinden birden fazla kişi tarafından işlenen suçlardan ancak uzlaşan kişinin yararlanacağı, mahkemece diğer suça sürüklenen çocuk ...’ün zararı gidermesi sebebiyle uzlaşmadan yalnızca kendisinin yararlanacağı; ancak sanığın yararlanamayacağına yönelik olduğu belirlenerek anılan temyiz sebebine yönelik yapılan incelemede; Dosya içerisinde mevcut olan 15.06.2017 tarihli ve 2017/4285 numaralı Uzlaştırma Raporunda olaydan dolayı 500,00 TL civarında zararının olduğu ve bu paranın ödenmesi halinde uzlaşacağını beyan edip, sanık ile birlikte hırsızlık suçunu işleyen temyiz dışı suça sürüklenen çocuk ...'ün kanuni temsilcisinin belirtilen miktarın tamamını ödediği ve bu haliyle uzlaşmanın sağlandığı, sanık bakımından ise yine dosya içerisinde mevcut olan 12.02.2018 tarihli ve 2018/452 numaralı Uzlaştırma Raporunda ise katılanın talep ettiği 500,00 TL'nin 250,00 TL'sinin peşin, geri kalan 250,00 TL'sinin ise 20.02.2018 tarihinde ödenmesi şartıyla edimli olarak uzlaştıkları anlaşılmış ise de, Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin "Edimin Konusu" başlıklı 33/1-a maddesinde tarafların uzlaştırma sonucunda fiilden kaynaklanan maddî veya manevî zararın tamamen ya da kısmen tazmin edilmesi veya eski hâle getirilmesini kararlaştırabileceklerinin belirtildiği, uyuşmazlık konusu olayda ise sanığın 500,00 TL olan zararının tamamının temyiz dışı suça sürüklenen çocuk tarafından giderilmesinin yanı sıra sanık tarafından da 250,00 TL'sinin giderildiği, başka bir anlatımla fiilden kaynaklanan zararın 500,00 TL olmasına rağmen katılana toplamda 750,00 TL'nin ödenmiş olduğu, bu haliyle katılanın zararının tamamının ve hatta daha fazlasının giderildiği anlaşıldığından mahkemenin kabul ve değerlendirmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından Tebliğname'deki görüşe iştirak edilmemiştir. Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye aykırı olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. (Karşı Oy) (Karşı Oy) KARŞI OY Daire çoğunluğu ile aramızdaki ihtilaf müşteki ile sanık arasında uzlaşmanın gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkindir. Sanığın üzerine atılı gündüz vakti açıktan hırsızlık şeklindeki eylemin TCK’nın 141/1. maddesi kapsamında kaldığı ve uzlaşmaya tabi olduğu hususunda tartışma bulunmamaktadır. CMK’nın 255. maddesine göre birden çok kişi tarafından işlenen suçlarda ancak uzlaşan kişi uzlaşmadan yararlanabilir. Birden çok sanığın söz konusu olduğu durumlarda müştekinin bir kısım sanıklarla uzlaşmayı kabul etmeme hakkı olduğu gibi, ahlak ve adaba aykırı olmamak kaydıyla farklı bir kısım edimler talep etmesine de yasal bir engel bulunmamaktadır. 15.06.2017 tarih ve 2017/4285 sayılı uzlaştırma raporuna göre müşteki aynı suçu birlikte işleyen suça sürüklenen çocuk ... ile suçtan kaynaklanan maddi zararı olan 500,00 TL karşılığında uzlaşabileceğini beyan etmiş, suça sürüklenen çocuğun kanuni temsilcisinin belirtilen miktarı ödemesi üzerine arada uzlaşma sağlanmış ve uzlaşma nedeniyle Konya Cumhuriyet Başsavcılığınca 16.06.2017 tarih ve 2017/15338 soruşturma, 2017/20752 karar numaralı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir. 12.08.2018 tarih ve 2018/452 uzlaştırma numaralı uzlaştırma raporuna göre ise müşteki ...’in sanık ... ...’den 500,00 TL talep ettiği ve bunun karşılığında uzlaşacağını beyan ettiği, sanığın da özgür iradesi ile bu miktarı ödemeyi kabul edip 250,00 TL’yi peşin ödediği, kalan 250,00 TL’yi 20.02.2018 tarihinde ödemeyi vadettiği, ancak süresi içerisinde edimini yerine getirmemesi nedeniyle Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.06.2018 tarih ve 2017/436 Esas, 2018/1022 Karar sayılı kararı ile hakkında mahkûmiyet hükmü kurulduğu anlaşılmaktadır. Yapılan işlemlerde herhangi bir yasaya aykırılık söz konusu değildir. Zira uzlaştırma müessesesi etkin pişmanlık müessesesinden farklı olup, etkin pişmanlıkta malın değeri esas alınırken, uzlaştırmada müştekinin ahlak ve adaba aykırı olmamak kaydıyla motamot aynı miktarı talep etme zorunluluğunun bulunmadığı gibi, malın değerini ödese dahi herhangi bir sanıkla uzlaşmaya mecbur tutulamayacağı açıktır. Müşteki çalınan malının tahmini değeri olarak beyan ettiği 500,00 TL karşılığında suça sürüklenen çocuk ile uzlaşmış sanık ... ile uzlaşma hususunda da 500,00 TL talepte bulunmuştur. Hırsızlık eylemine maruz kalan, bundan dolayı mal varlığından bir süre yoksun kalan ve maddi ve manevi zarara uğrayan müştekinin kendisine tanınmış yasal bir hak olan uzlaşma hususunda sanıktan da 500,00 TL talepte bulunmasında yasaya aykırı bir durum sözkonusu değildir. Kaldı ki sanık da özgür iradesi ile uzlaşma bedeli olarak 250,00 TL’si peşin, 250,00 TL’si ileri tarihli olmak üzere 500,00 TL ödemeyi kabul etmiştir. Belirlenen tarihte 250,00 TL’yi ödemeyen sanığın edimini tam olarak yerine getirmemesi nedeniyle uzlaştırmadan yararlanamayacağı, bu itibarla yerel mahkemenin mahkûmiyet hükmünü kaldırıp, uzlaşma nedeniyle düşme kararı veren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararının yasal dayanaktan yoksun olduğu düşüncesiyle sayın çoğunluğun ONAMA yönündeki kararına katılmıyoruz.