Başvurucular, 8/10/1991 tarihinde Kaş Sulh Hukuk Mahkemesinde açtıkları ortaklığın giderilmesi davasının halen devam ettiğini ve makul sürede yargılama yapılmadığını belirterek, adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşler ve tazminat talep etmişlerdir.
Başvurucular, 8/10/1991 tarihinde Kaş Sulh Hukuk Mahkemesinde açtıkları ortaklığın giderilmesi davasının halen devam ettiğini ve makul sürede yargılama yapılmadığını belirterek, adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşler ve tazminat talep etmişlerdir. Başvurular, 29/1/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca, 31/3/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesi Bölüm tarafından yapılmak üzere, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Başvurucu Ednan Aydın tarafından yapılan 2014/1178 sayılı bireysel başvuru dosyası ile Güler Aydın tarafından yapılan 2014/1177 sayılı bireysel başvuru dosyası, aralarındaki hukuki ve fiili irtibat nedeniyle birleştirilmiş, incelemeye 2014/1178 sayılı bireysel başvuru dosyası üzerinden devam edilmiştir Bölüm Başkanı tarafından 17/4/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği, görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 30/5/2014 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucular ve E.A., 8/10/1991 tarihinde Kaş Sulh Hukuk Mahkemesinde R.Ç. aleyhine açtıkları davada, Kaş ilçesi Merkez 23 ada 54 parsel numaralı taşınmazda hisselerinin bulunduğunu ileri sürerek, taşınmazın aynen taksimi suretiyle ortaklığın giderilmesini talep etmişlerdir. Mahkemece, 16/2/1994 tarih ve E.1991/263, K.1994/21 sayılı ilamla; davanın kabulüne, davacılara ait hisselerin imar planı sonucu oluşan parseller doğrultusunda ayrılarak davacılara verilmesine karar verilmiştir. Temyiz üzerine, Yargıtay Hukuk Dairesinin 11/7/1994 tarih ve E.1994/7512, K.1994/7820 sayılı ilamıyla; 54 parsel numaralı taşınmazla ilgili Kaş Kadastro Mahkemesinde açılan dava bulunduğu, bu davada verilecek kararın kesinleşmesinin beklenmesi ve davaya katılamayan paydaş varsa onların davaya katılmalarının sağlanmasından sonra karar verilmesi gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyularak, Kaş Kadastro Mahkemesi ve Kaş Asliye Hukuk Mahkemelerindeki dava dosyalarının sonuçlanmaları beklenmiştir. Yargılama, Kaş Sulh Hukuk Mahkemesinin E.1994/204 sayılı dava dosyasında halen devam etmektedir. Başvurucular, 29/1/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır.B. İlgili Hukuk 12/1/2011 tarih ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Usul ekonomisi ilkesi” kenar başlıklı maddesi şöyledir:“Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür.” 6100 sayılı Kanun’un maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendi şöyledir: “Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; …b) Taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davaları, … görürler.” 6100 sayılı Kanun’un maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir: “Basit yargılama usulü, kanunlarda açıkça belirtilenler dışında, aşağıdaki durumlarda uygulanır:a) Sulh hukuk mahkemelerinin görevine giren dava ve işler.…” 22/11/2001 tarih ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun maddesi şöyledir: “Mirasçılardan her biri, sözleşme veya kanun gereğince ortaklığı sürdürmekle yükümlü olmadıkça, her zaman mirasın paylaşılmasını isteyebilir. Her mirasçı, terekedeki belirli malların aynen, olanak yoksa satış yoluyla paylaştırılmasına karar verilmesini sulh mahkemesinden isteyebilir. Mirasçılardan birinin istemi üzerine hâkim, terekenin tamamını ve terekedeki malların her birini göz önünde tutarak, olanak varsa taşınmazlardan her birinin tamamının bir mirasçıya verilmesi suretiyle paylaştırmayı yapar. Mirasçılara verilen taşınmazların değerleri arasındaki fark para ödenmesi yoluyla giderilerek miras payları arasında denkleştirme sağlanır.Paylaşmanın derhâl yapılması, paylaşım konusu malın veya terekenin değerini önemli ölçüde azaltacaksa; sulh hâkimi, mirasçılardan birinin istemi üzerine bu malın veya terekenin paylaşılmasının ertelenmesine karar verebilir.”