5. Hukuk Dairesi 2025/14787 E. , 2026/1086 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 55. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2561 Esas, 2025/503 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 13. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/380 Esas, 2022/874 Karar Taraflar arasındaki bağımsız bölümlere özgülenen arsa paylarının düzeltilerek tapuya tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ve da…
5. Hukuk Dairesi 2025/14787 E. , 2026/1086 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 55. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2561 Esas, 2025/503 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 13. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/380 Esas, 2022/874 Karar Taraflar arasındaki bağımsız bölümlere özgülenen arsa paylarının düzeltilerek tapuya tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ve davalılar ... vd. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar ... vd. vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 8 93... parsel sayılı taşınmazdaki arsa paylarının düzenlenmesindeki yanlışlığın düzeltilerek tapuya tesciline karar verilmesi talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; bilirkişi heyeti ile yapılacak keşif sonucu hazırlanacak bilirkişi raporunda da tespit edileceği üzere dava konusu taşınmazın arsa payları dağıtımında müvekkiline mevcut olan arsa payından daha fazla arsa payı ayrılacağını ümit ettiklerinden davanın müvekkili yönünden davanın reddi ile müvekkiline daha fazla arsa payının tahsisini talep etmiştir. 2.Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa paylarında bir usulsüzlük olmadığını, yasal olarak iş bu davanın açılmasına imkan olmadığını, davacıların kötü niyetli olduğunu, davacıların davasını ispatlaması gerektiğini, dava konusu taşınmazlardan birine 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 150/c şerhi konulmuş bulunduğundan, iş bu davada icra satışı beklendiğini, yapılacak yargılama sonunda yukarıda açıklanan nedenlerle ve resen nazara alınacak nedenlerle, öncelikle koşulları oluşmadığından davacının tedbir talebinin reddi ile yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalılar ... vd. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, gerekçenin uygun olmadığını, uyuşmazlık konusu bağımsız bölümlerin değerine ve arsa payına etki edecek olan parametrelerin bağımsız bölümler arasında farklılık yaratmasına karşın bu farklılığın dikkate alınmayarak hüküm kurulduğunu ve hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalılar ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın reddi hükmünün doğru olduğunu, ancak davalı taraf lehine ayrı ayrı ve taraf sayısınca vekâlet ücretine hükmedilmesi ve yargılama giderlerinin kalem kalem kim tarafından kime ödeneceğinin kararda belirtilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; dava konusu taşınmazda kat irtifakının ve yönetim planının 06.01.1983 tarihinde tapuya şerh edildiği, davacılardan ...'ın ilgili taşınmazda bulunan 6 nolu bağımsız bölümün 28.06.1985 yılında satış suretiyle maliki olduğu, davacı ... ...'nın 5 nolu bağımsız bölümün 11.04.2012 tarihinde satış suretiyle edindiği, davacı ...'ın ise 4 nolu bağımsız bölümü 11.12.2003 tarihinde satış suretiyle edindiği, aradan geçen süre zarfında taşınmazda arsa paylarına herhangi bir itiraz olmadığı, mahkemece, mahallinde keşif yapılarak, projede uygulanıp kat mülkiyetinin kurulduğu tarihte arsa paylarının bağımsız bölümlere uygun olup olmadığına ilişkin rapor alındığı, davacıların istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, davalılar ... ve ...'nun istinaf başvurusu değerlendirildiğinde ise işbu davalıların davanın reddine karar verilen davada, vekâlet ücreti ve yargılama giderleri yönünden istinafa başvurdukları, davalılarca istinafa konu edilen vekâlet ücreti miktarının 2.175,00 TL, yargılama gideri miktarının ise 100,00 TL olduğu, böylece istinaf eden davalılar tarafından istinafa konu edilen toplam 2.275,00 TL'nin karar tarihi olan 16.06.2022 tarihi itibarıyla kararı veren mahkemenin yasal kesinlik sınırı olan 8.000,00 TL'nin altında bulunduğundan miktar itibarıyla kesin nitelikte olduğu gerekçesiyle davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar ... vd. istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın açılmasının sebebinin binanın yıkılacak olması olmadığını, sadece aşırı orantısız arsa paylarının düzeltilmesi olduğunu, işbu dava ikame edildiği için yapıyı bir an önce yıktırmak isteyen davalılar tarafından kentsel dönüşüm sürecinin başlatıldığını ve kötü niyetli olduklarını, dolayısıyla mahkeme gerekçesinin hatalı olduğunu, davaya konu bağımsız bölümlerin müvekkil davacılar tarafından sonradan edinildiğini, özellikle ... tarafından 2012 yılında edinildiğini ve edinimin daha 8. yılında işbu davanın açıldığını, tapuda yer alan resmi senette imzalarının olmaması nedeni ile arsa payının düzeltilmesini istemekte iyiniyetli sayılacaklarını ve bu davayı açmakta korunmaya değer hukuki yararının bulunduğunun tartışmasız olduğunu, arsa payı düzeltilmesine ilişkin davalarda kat malikleri veya kat irtifak sahiplerinin süresiz şekilde dava açma hakkının olduğunu, arsa payının düzeltilmesi davalarında gösterilen sebeplerin davanın reddi için gerekçe olamayacağını, davada arsa paylarının bağımsız bölümlerin değerleriyle oransız olarak belirlenmiş olduğunu, mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, arsa payının düzeltilmesi davalarında gösterilen sebeplerin davanın reddi için gerekçe olamayacağını, davaya konu taşınmazda herhangi bir site yönetiminin olmadığını, toplanan aidatların da rastgele toplandığını ve masraflarının çoğunun davacılarca karşılandığını, bu sebeple uzun süre sessiz kalınıp bu durum kabul edildiğinden dava açılmasında kötü niyet vardır şeklinde bir ön kabulün usul ve esasa aykırı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, yeni arsa paylarının tespiti ile tapu siciline tescili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usûl ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.