T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Antalya 1.Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 13/10/2022 DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ: 12/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 17/03/2026 Yukarıda tarih, esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dava dosyası Daire…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Antalya 1.Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 13/10/2022 DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ: 12/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 17/03/2026 Yukarıda tarih, esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dava dosyası Dairemize gönderilmiş olup inceleme raporu dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ... tarihinde meydana gelen kazada, davacının ... plakalı motosiklet sürücüsü olduğu, davalı sürücü ....ın .... plakalı araçla sebep olduğu kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını, diğer davalının maliki olduğu ... plakalı aracın kaza sırasında ZMSS'nin bulunmadığını, Antalya 23.Asliye Ceza Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasında zararın karşılanacağı sözüyle davadan vazgeçildiği, ancak aracılar vasıtası ile Güvence Hesabından 04/05/2018 tarihinde alındığı belirtilen 39.743,00 TL'nin tamamının kendilerini ödenmediği, zararın karşılanmadığını, anılan ödemeyi TBK’nin 100. maddesi kapsamında öncelikle ferilere mahsup ettiklerini, alınan raporda özür oranının düşük olduğunu, davacının çiftçi olduğunu, Güvence Hesabına yapılan başvuruya cevaben zararın karşılandığının, ödeme yapılmayacağının bildirildiğini, manevi zarar ile birlikte şimdilik maddi zarara ilişkin olarak 3.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyen ve işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı Güvence Hesabı vekili cevap dilekçesinde özetle dava şartı başvuru sürecinin (KTK Md. 97) ve dava şartı arabuluculuk sürecinin (TTK Md. 5/a) ihlal edildiğini, davacı .. ın, 06/05/2017 tarihli işbu trafik kazası nedeniyle Güvence Hesabına daha önce 16/04/2018'de ... başvuru evrak numaralı dilekçesiyle başvurduğunu, başvurusunda karşı sürücünün 96/100 kusurlu olduğunu gösterir kaza tutanağı ve kendisinin % 6 maluliyet oranını gösterir ... tarihli ... Üniversitesi Adli Tıp kurul raporunu ibraz ettiğini, 39.743,00 TL maddi tazminatın bizzat ... hesabına EFT ile 04/05/2018 tarihinde ödendiğini, aracı iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacının artık Güvence Hesabından bir tazminat talep edebilmesi için kusur maluliyet veya aktüerya hesabında esaslı bir hatanın yapıldığının fark edilmesi veya kısaca tazminat başvurusunu yeniden incelemeyi gerektiren esaslı yeni bir durumun ortaya çıkmasının gerekli olduğunu, mükerrer kez tazminat talep edildiğini, başvuru şartı ve zorunlu arabuluculuk sürecinin ihlal edildiğini, Güvence Hesabına yapılan işbu dava konusu ikinci başvurunun TBK Md. 36 gereği aldatma gayesi nedeniyle de ayrıca geçersiz olduğunu, Antalya 10. Asliye Hukuk Mahkemesi ... E. sayılı itirazın iptali davasında Akdeniz Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı ... tarihli raporda .. ın sürekli iş görmezlik oranının % 03,3 olarak tespit edildiğini, aynı dosyada Adli tıp Trafik ihtisas Dairesinden alınan raporunda da kamyonet sürücüsü .. ın %85, bu dosya davacısı ,.. ın ise % 15 oranında kusurlu olduğu tespit edildiğini, davalının tazminatı iade etme yükümlülüğünün doğduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince özetle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, maddi tazminat yönünden davanın reddine, manevi tazminat yönünden 6.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...dan 06/05/2017 tarihinden işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından özetle davalı Güvence Hesabının maluliyet oranını % 6 kabul ederek ödeme yaptığından maluliyet oranının % 6 kabul edilerek tazminat hesaplanması gerektiği, geçici iş göremezlik nedeniyle oluşan zararın ödenmediği, manevi tazminat miktarının düşük olduğu ileri sürülerek istinaf yoluna başvurulmuştur. Davalı işleten ve sürücü vekili tarafından özetle manevi tazminat miktarının yüksek olduğu ileri sürülerek istinaf yoluna başvurulmuştur. Duruşma açılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından inceleme ve görüşmeler HMK'nin 342, 353, 355 ve 356 maddeleri uyarınca istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olmak üzere dosya üzerinden yürütülmüştür. Dava, yaralamalı trafik kazasına dayalı maddi (sürekli iş göremezlik tazminatı) ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince maluliyet raporu alınmasına karar verilmiş ancak davacı tarafından muayeneye gidilmemesi nedeniyle maluliyet raporu alınamamıştır. Mahkemece yapılan ihtara ve davacı vekilinin talebine göre maluliyet raporu yönünden mevcut delillere göre hüküm kurulması gerekmektedir (HMK Md. 26, 121, 139, 140, 146). Davacı maluliyet raporu alarak Güvence Hesabına başvuru yapmış ve kendisine ödeme yapılmıştır. Ödeme yapan Güvence Hesabı, ödemenin ilgilerden geri alınması için dava açmış olup açılan davada ikinci bir maluliyet raporu alınmıştır. Bu durumda aynı olayla ilgili olarak alınmış iki adet maluliyet raporu bulunmaktadır. İlk derece mahkemesince yeni bir maluliyet raporu alınması için yapılan ihtarda mevcut delillere göre karar verileceği ihtar edilmiş ancak hangi rapora göre karar verileceği belirtilmemiştir. O halde mahkemece yapılan ihtar, Güvence Hesabının açtığı rücu davasındaki maluliyet raporunun hükme esas alınmasını zorunlu kılmamaktadır. Dosyada iki adet maluliyet raporu bulunduğuna, kişi veya kurum başvurusunun farklı maluliyet raporu düzenlenmesine neden olmayacağının tabii olmasına göre dosyadaki maluliyet raporlarının hangisine göre hüküm kurulacağının değerlendirilmesi gerekmektedir. İlk derece mahkemesince rücu davasındaki rapora göre hüküm kurulmuş ise de bu karar isabetli bulunmamıştır zira maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda dava konusu olay 06/05/2017 tarihinde gerçekleştiğinden maluliyete ilişkin alınacak raporun Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekmektedir. İlk derece mahkemesince hükme esas alınan rücu davasındaki maluliyet raporu Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre düzenlenmiş olup bu haliyle maluliyet raporu hüküm kurmaya elverişli değildir. Öte yandan davacının başvurusu üzerine DEÜ Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından 12/03/2018 tarihinde düzenlenen ... sayılı rapor Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmiş olup bu haliyle bu rapor hüküm kurmaya elverişlidir. O halde ilk derece mahkemesince 12/03/2018 tarihli ....sayılı rapora dayalı olarak sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplattırılması gerekirken rücu davasındaki rapora göre tazminat hesaplattırılması doğru olmamıştır. Hemen belirtilmelidir ki ortadan kaldırma kararından sonra yapılacak hesaplamada, dava tarihinden önce yapılan ödemenin, ödeme tarihi itibariyle zararı karşılayıp karşılamadığı denetlenmeli, ödeme zararı karşılıyor ise sürekli iş göremezliğe ilişkin maddi tazminat davasının reddine, ödeme zararı karşılamıyor ise ödeme güncellenerek sürekli iş göremezlik için hesaplanan tazminattan mahsup edilmesi gerektiği gözetilmelidir. İlk derece mahkemesi kararının yazılı nedenlerle ortadan kaldırılmasına karar verildiğinden davacı vekilinin diğer, davalı işleten ve sürücü vekilinin tüm istinaf nedenlerinin incelenmesine gerek görülmemiştir. Bu itibarla HMK'nin 353/1-a-6 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın esasının incelenmeksizin mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. KARAR: Yukarıda açıklanan nedenler ve gerekçe ile 1- HMK'nin 353/1-a-6 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile başvurunun esası incelenmeksizin ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 2- Davalı işleten ve sürücü vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesine yer olmadığına 3- Başvuranlar tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde başvuranlara iade edilmesine, HMK'nin 353/1-a ve 362/1-g maddeleri uyarınca kesin olarak oy birliğiyle 12/03/2016 tarihinde karar verildi. ...