5. Hukuk Dairesi 2025/11241 E. , 2026/4791 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/156 Esas, 2025/171 Karar KARAR : Ret/ Kısmen kabul Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın davalı DSİ Genel Müdürlüğü yönünden pasif husumet yokluğu ned…
5. Hukuk Dairesi 2025/11241 E. , 2026/4791 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/156 Esas, 2025/171 Karar KARAR : Ret/ Kısmen kabul Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın davalı DSİ Genel Müdürlüğü yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı ... vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Adana ili, ..., ... köyü 579 (yeni 121 51... ) parsel sayılı taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın el atıldığını ileri sürerek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idarelerden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davada müvekkili idareye husumet yöneltilemeyeceğini, davacıya ait taşınmazın 1954 yılında DSİ Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırıldığını, davada husumetin DSİ Genel Müdürlüğüne yöneltilmesi gerektiğini, davacının tazminat taleplerinin çok fahiş olduğunu ileri sürerek müvekkili belediye aleyhine açılan davanın husumeten reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı DSİ Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili idareye husumet yöneltilemeyeceğini, dava konusu taşınmazın 212 parselin ifrazı ile oluştuğunu, 212 parselin 11000 m²lik kısmının Adana - Karaisalı yolu güzergahında bulunması nedeniyle 1954 tarihinde kamulaştırma planının yapıldığını, o tarihlerde taşınmaz maliklerinin ... ve müşterekleri olduğunu, dava konusu taşınmaza müvekkili idare tarafından 1954 yılında el atılmış olduğundan dava konusu taşınmazın idareye ait olduğunu, davacıya vekâleten ... tarafından idareye verilen 29.11.2010 tarihli dilekçe ekinde bulunan Adana 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1981/400 Esas sayılı İzaleyi Şuyu davasına ait mahkeme kararında 212 parsel sayılı taşınmazın 1954 yılında kamulaştırıldığı esas alınarak kamulaştırılan kısmın aynen kalmak suretiyle bakiyesinin ortaklığın giderilmesine karar verildiğini ileri sürerek hukuki dayanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 31.03.2022 tarihli ve 2021/381 Esas, 2022/200 Karar sayılı kararı ile davanın davalı DSİ Genel Müdürlüğü yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede uygulanan düzenleme ortaklık payı kesintisi oranı Belediye İmar Müdürlüğünden sorularak tespiti ile bu oranda düzenleme ortaklık payı düşülerek taşınmazın metrekare birim bedelinin hesaplanması gerekirken %40 oranında düzenleme ortaklık payı düşülmek suretiyle değer biçildiğinden bu rapora göre hüküm kurulmasının mümkün olmadığı, dava konusu taşınmazın değeri dava tarihine göre belirlendiğinden hüküm altına alınan alacağın tamamına dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru olmadığı, dava konusu taşınmaza el atma tarihinin 1983 yılı öncesi olduğu dikkate alınarak maktu harca hükmedilmesi gerekirken nispi harç ve vekâlet ücretine hükmedilmesi hatalı olduğu ve 18.01.2024 tarihli ve 32433 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 30.11.2023 tarihli ve 2023/101 Esas, 2023/207 Karar sayılı kararı ile kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davalarına ilişkin olarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 326 ncı maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen “Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.” hükmü Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verildiğinden davacılar aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirdiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir. B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 18.04.2025 tarihli ve 2024/156 Esas, 2025/171 Karar sayılı kararı ile davanın davalı DSİ Genel Müdürlüğü yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkil idare davalı gösterilmek suretiyle husumet yöneltilmesinin ve davanın kabulü yoluna gidilmesinin usul ve esas yönünden hukuka aykırılık teşkil ettiğini, dava konusu parsele 1954 yılında el atıldığı anlaşılmakla ve 221 sayılı Kanun’un da 12.01.1961 tarihinde yürürlüğe girdiği dikkate alındığında, davacı davasını zamanında açmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, tespit edilen bedelin yüksek olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ile bedelinin tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 437 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı da gözetilerek davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 4. Dava konusu taşınmaza el atma tarihinin 1983 yılı öncesi olduğu dikkate alınarak maktu harca hükmedilmesi gerekirken nispi harca hükmedilmesi hatalıdır. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı ... Başkanlığının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarnın kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (5) numaralı bendinin tamamının hükümden çıkartılması, yerine "Alınması gerekli 615,40 TL maktu karar ve ilâm harcının davalı ... Başkanlığından alınarak Hazineye irat kaydına, davacı tarafça fazla yatırılan peşin ve ıslah harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,” cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davalı ... Başkanlığından peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.