T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/1078 KARAR NO: 2026/574 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 13/10/2022 NUMARASI: 2018/498 Esas - 2022/650 Karar DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat DAVA TARİHİ: 24/05/2018 KARAR TARİHİ: 10/03/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyeti…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/1078 KARAR NO: 2026/574 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 13/10/2022 NUMARASI: 2018/498 Esas - 2022/650 Karar DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat DAVA TARİHİ: 24/05/2018 KARAR TARİHİ: 10/03/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;17/02/2018 günü davalı ...'in kontrolündeki ... plakalı aracı kontrolsüz ve süratli bir şekilde kullanması ve kırmızı ışıkta geçerek kural ihlal etmesi nedeniyle karşıdan karşıya kontrollü bir şekilde geçen yaya ...'ya çarpması ile meydana gelen trafik kazasında ölüm nedeniyle, tüm davacılar için ayrı fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak davacı ... için 100,00-TL, davacı... için 100,00-TL, destekten yoksun kalma tazminatının, davacı ... için 150.000,00-TL, çocukları için ayrı ayrı 150.000,00-TL olmak üzere toplam 300.000,00-TL, davacı ...için 100.000,00-TL, davacı... için 100.000,00-TL, davacı...için 100.000,00-TL olmak üzere toplam 750.000,00-TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline (sigorta şirketinden maddi ve manevi tazminat taleplerinin poliçe ve yasal sorumluluk sınırlarıyla sınırlı olduğunun kabulüne) karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin olayın meydana gelmesinde ağır kusuru olmadığını, dava dilekçesinde gerekçe gösterilen kaza tutanağının içeriğinin doğru olmadığını, müvekkilinin beyanlarının tutanağa yanlış aktarıldığını olay yeri kaza tutanağında müvekkilinin imzasının bulunmadığını, müvekkilinin olaydan sonra kollukta verdiği beyanlarda trafik ışıklarının kendisine yeşil yanarken müteveffanın kontrolsüz yola çıktığını kendisini görür görmez frene bastığını beyan etmiş olduğunu, davacı tarafın talep ettiği destekten yoksun tazminatının yerinde olmadığını, müvekkilinin bir an için kusurlu kabul edilse dahi tarafların talep ettikleri manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu, yine dava dilekçesinde taraf olmayıp manevi tazminat talebinde adı geçen vefat edenin abisi olduğu iddia edilen...'nın talebinin taraf olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "1-Maddi tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine, 2- Manevi tazminat talebi açısından, davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 100.000-TL, ... için 100.000-TL, ... için 100.000-TL, ...için 40.000-TL, ... İçin 40.000-TL, ...için 20.000-TL Manevi tazminatın davalılar ... ve ...'den olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek bu davacılara ödenmesine, Manevi tazminat için fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili ile davalı ... istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun dosyanın tamamı incelenmeden, yeterli ve gerekli araştırmalar yapılmadan son derece hatalı ve varsayımlar üzerine kurulduğunu, raporun delil niteliğini haiz olmadığını, davalı derdest olan ceza yargılamasının soruşturma aşamasında yüksek hızla gittiğini ve kırmızı ışıkta geçtiğini açıkça ikrar ettiğini, davalının ikrarını görmezden gelen mahkemenin bilirkişilik görevini aşarak hazırlanan hatalı bilirkişi raporunu esas alarak karar verdiğini, tüm davalılar yönünden hükmedilen manevi tazminat miktarlarının son derece cüzi miktarlar olması sebebi ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak, manevi tazminat miktarları yönünden yeniden hüküm kurulmasını davanın manevi tazminat talepleri yönünden tam kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkillinin araç ile zilyetliğinin kesilmesi sebebiyle sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, araç sürücüsünün kusurlu olduğu iddiasının dahi ispat edilemeden manevi tazminata hükmedildiğini, bilirkişi raporlarıyla müteveffa yayanın mı yoksa araç sürücüsünün mü kırmızı ışık ihlali yaptığının tespit edilemediğini, gerekçeli kararda müteveffa yayanın müterafik kusurlu olabileceği ihtimali değerlendirilmeden hüküm kurulduğunu, dava konusu olayda müvekkil ... hakkında kaza konusu aracın sahibi olması ve aracının kendi zilyetliği dışında ...'in kontrolünde olduğu esnada trafik kazasına karışmış olması sebebiyle manevi tazminat ödemesine karar verilmesinin haksız olup dosyada kusur oranları dahi tespit edilemeden ve yayanın müterafik kusuru iddiasının da tazminatta indirim sebebi olması gerekirken bu hususlar değerlendirilmeden hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, davalıların her birinin tek bir vekille temsil edilmesine rağmen her davalı için ayrı ayrı karşı vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından 17/02/2018 tarihinde saat 23:15 sıralarında davalı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonet ile ... Caddesini takiben ........yönüne seyir halinde iken kaza mahalli olan sinyalize kavşaktan geçiş yaptığı esnada aracının sol ön kısmıyla; seyir istikametine göre sol taraftan kaplamaya girip karşıdan karşıya geçiş yapan destek yaya ...'ya çarpması sonucu ölümü neticelenen dava konusu trafik kazası meydana gelmiştir. ...6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/342 E.- 2022/459 K. sayılı kararında davalı sürücünün bilinçli taksir ile adam öldürme suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş ve kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi'nin 2022/5109 Esas 2023/2289 Karar sayılı ilamı ile esastan red kararı ile kesinleşmiştir. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına ve öğretideki genel kabule göre, maddi olgunun tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararı hukuk hakimini bağlar. Ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir. (Yargıtay HGK'nun 11/10/1989 gün E:1989/11-373, K:472 ve 27/04/2011 gün ve E:2011/17-50, K:2011/231 sayılı ilamları) 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 74. maddesi (818 sayılı BK'nın 53.m) gereğince hukuk hakimi kusurun mevcudiyetine ilişkin Ceza Mahkemesi kararı ile bağlı değil ise de Ceza Mahkemesinde kusurlu olduğu kabul edilerek hakkında mahkumiyet kararı verilen kimse Hukuk mahkemesinde tamamen kusursuz kabul edilemez. Ceza mahkemesinin mahkumiyet kararındaki fiilin "hukuka aykırılığını" ve "illiyet bağının varlığını" saptayan maddi olgu konusundaki kabul hukuk hakimini de bağlar. Kusur oranının hukuk hakimini bağlamayacağı ancak kazanın oluşum şekli ile illiyet bağının varlığını saptayan maddi olgular konusundaki kabulün hukuk hakimini bağlayacağı gözetildiğinde; Ceza Mahkemesince kabul edilen maddi olguya göre ( Sanık ...'in sevk ve idaresindeki kamyonet ile trafikte seyir halinde iken trafik ışıklarına geldiği sırada trafik ışığının yeşilden kırmızıya döndüğü sırada kırmızı ışığı dikkate alıp durması gerekir iken hızı nedeniyle duramayarak ışık ihlali yaptığı, sanığın bu şekilde dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışları neticesinde sevk ve idaresindeki kamyoneti ile müteveffa yaya ...'ya çarparak ölümüne sebebiyet vermek suretiyle asli kusurlu olarak üzerine atılı Bilinçli Taksirle Öldürme suçunu işlediği sabit görülerek cezalandırılmasına karar verilmiştir. ) değerlendirme yapılarak davalının kırmızı ışıkta geçtiği nedenle mahkemece olayda %100 oranda kusurlu olduğunun kabulü gerektiğinin gözetilmemiş olması doğru olmamıştır. Kazaya ilişkin destek yayanın müterafik kusuruna ilişkin bir saptama bulunmadığı gibi aksinin davalı tarafça da ispat edilememiş olması nedeniyle müterafik kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır. TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/2.maddesinde "Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır.Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmetmesi gerekmektedir(Yargıtay HGK'nun 23/06/2004 tarih, 13/291-370 E.-K. sayılı kararı).Somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, yaya olan müteveffanın kusursuz olması, müterafik kusurunun bulunmaması, tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, manevi tazminatın belirlenmesine hakim ilkeler ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarlarının bir miktar düşük olduğu; aynı ilkelere göre yapılan değerlendirme sonucunda takdiren davacı ... lehine 150.000,00-TL, davacı çocukları lehine ayrı ayrı 120.000,00-TL , davacı ...lehine 60.000,00-TL , davacı... lehine 60.000,00-TL, davacı...lehine 30.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesinin uygun olacağı kanaatine varılmıştır. İhtiyari dava arkadaşı olan davacıların her birinin ayrı ayrı manevi tazminat talebinde bulunmuş olması, her birinin davasının diğerinden bağımsız olması ve aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunanların usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak birlikte dava açtıkları durumda da esasen birden fazla dava olduğu dikkate alınarak; her bir davacı yönünden lehine hükmedilen tazminat miktarına göre ayrı ayrı vekalet ücreti verilmesi gerekir (Benzer yönde Yargıtay 17 Hukuk Dairesinin 25/11/2019 2017/5605 E. 2019/11036 K.). Mahkemece bu doğrultuda karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenle; davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : A- Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun reddine, Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre: 1-Maddi tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine, 2- Manevi tazminat talebi açısından, davanın kısmen kabulüne; Davacılardan ... için 150.000-TL, ... için 120.000-TL, ... için 120.000-TL, ...için 60.000-TL, ... İçin 60.000-TL, ...için 30.000-TL Manevi tazminatın davalılar ... ve ...'den olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek bu davacılara ödenmesine, Manevi tazminat için fazlaya ilişkin istemlerin reddine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesince maddi tazminat açısından açılan davada feragat edildiğinden 80,70-TL maktu karar harcı ile kabul edilen manevi tazminat açısından alınması gerekli olan 36.887,40 -TL karar harcı toplamı 36.968,10 TL karar harcından 2.563,68-TL peşin harcın düşümü ile bakiye 34.404,42 TL harcın davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 2.482,98-TL harç ile, yine davacı tarafından yapılan 4.019-TL yargılama gideri toplamı olan 6.501,98 TL'nin davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesap edilen 4.681,42 -TL nin davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacılara verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, MANEVİ TAZMİNAT AÇISINDAN; 5- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince yapılan hesaplamaya göre kendisini vekille temsil ettiren davacı ... için 45.000,00-TL, davacı ... için 45.000,00-TL, davacı ... için 45.000,00-TL, davacı ...için 45.000,00-TL, davacı... için 45.000,00-TL, davacı...için 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile ayrı ayrı olmak üzere davacılara verilmesine, 6-Maddi tazminat açısından davanın feragat nedeniyle reddi dolayısıyla kendisini vekil ile temsil ettiren davalı ... A.Ş. ve davalı ...'e karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 2. fıkrası gereğince hükmedilen vekalet ücreti kabul veya reddedilen miktarı geçemeyeceğinden 100 TL vekalet ücretinin ..., 100-TL vekalet ücretinin ..., 100 TL vekalet ücretinin ..., 100-TL vekalet ücretinin..., 100-TL vekalet ücretinin...'dan tahsil edilerek bu davalılara verilmesine, B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ; 1-Davacılar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından yatırana iadesine, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 27.324,00 TL harçtan peşin alınan 6.831,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 20.493,00 TL harcın davalı ...'den tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacılar tarafından yapılan 339,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 492,00 TL istinaf başvuru harcının davalılar ... ve ...'den tahsili ile davacılara verilmesine, 4-Davacıların yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/03/2026