T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/396 KARAR NO : 2025/1191 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/10/2020 (Karar) NUMARASI : 2020/359 Esas, 2020/301 Karar DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen kara…
T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/396 KARAR NO : 2025/1191 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/10/2020 (Karar) NUMARASI : 2020/359 Esas, 2020/301 Karar DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil bankanın ... Caddesi Erzurum Şubesi ile davalı asıl borçlu ...Koll. Şirketi ... ve ... arasında imzalanan Kredi Genel Sözleşmesine istinaden dava dışı borçluya ticari krediler açıldığı ve kullandırıldığı, davalı ..., ..., ... ve ... 23/11/2017 tarihli 5.000.000,00 TL bedelli Kredi Genel Sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığından borcun tamamından ve işleyecek temerrüt faizi ve ferilerinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, davalı borçlu ...Koll. Şti. ... ve ...'ne ticari krediler tahsis edildiği, bu kredi tahsisi doğrultusunda borçlu şirkete ticari krediler kullandırıldığı, ... risk numarası ile 24.11,2015 tarihinde 36 ay vadeli Ticari İşletme Kredisi kullandırıldığını, ancak borçlu firma 24/09/2018 tarihli ve devamındaki kredi taksitlerini ödemediğini, bu nedenle bu krediden dolayı 31.12.2018 tarihi itibariyle 51.093,36 TL asıl alacak, 5.512,87 TL işlemiş akdi faiz, 655,71 TL işlenmiş gecikme faizi, 255,99 TL BSMV alacaklarının bulunduğu, müvekkil banka şubesinden kullandırılan kredilerin sözleşme hükümleri uyarınca geri ödenmemesi üzerine, kredi sözleşmelerinin müvekkil bankaya verdiği yetkiye istinaden borçlunun kullanmış olduğu bütün kredilerin hesapları kat edilerek müvekkil banka alacağı muaccel hale getirildiği, kat tarihi itibariyle tespit edilen 57.517,93 TL borç bakiyesinin ödenmesi amacıyla Beşiktaş ... Noterliğinin 15/01/2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile dava dışı borçluya ve borçlu kefillere ihtar edildiği, müvekkil banka alacağının ödememesi üzerine muaccel hale gelen ve borçlusu temerrüde düşürülmüş olan müvekkil bankanın alacağının tahsili için Erzurum ....İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibine başlanıldığı, ödeme emrinin tebliği üzerine davalı borçluların borca itiraz ederek icra takibinin durdurulduğu, yasal dayanaktan yoksun mesnetsiz itirazlarının iptali, borç miktarının tamamından ve takip tarihinden itibaren yürütülecek %39,00 faiz ve ferilerinden davalı borçlunun müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı bankanın müvekkil şirketlere göndermiş oldukları hesap katları ve hesap özetlerinin tek taraflı olarak düzenlendiğini, davacı banka haksız ve hukuka aykırı olarak icra takibi başlattığını, davacı bankanın icra takibinden önce alacak davası açması ve alacağını ispatlaması gerektiğini, bu şekilde icra takibi yapması haksız olduğunu, haksız ve hukuka aykırı açılan bu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece yapılan yargılama sonunda; "...Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacı banka ile davalılar arasında kredi sözleşmesine bağlı alacak nedeniyle borç ilişkisine bağlı olarak Erzurum ... İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı takip dosyası ile icra takibi yürütüldüğü, davalılar tarafından yapılan itiraz üzerine mahkememizde itirazın iptali davası açıldığı, her ne kadar davalılar hakkında dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulduğu tespit edilmiş ise de, Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası'nın 28/01/2020 tarihli yazısından anlaşılacağı üzere davalı ...Koll. Şti. ... ve ... ile diğer davalı ... hakkında 12/07/2019 tarihinde ticaret sicilinden terkin kararı verildiği, söz konusu davalılar hakkında arabuluculuk faaliyetinin 17/07/2019 tarihinde başlayıp 06/08/2019 tarihinde sonuçlandığı, söz konusu davalıların bu tarih aralığında ticaret sicilinden terkin edildikleri, açıklanan nedenle usulüne uygun bir arabuluculuk faaliyetinde bulunulmadığı, söz konusu davalılar hakkında ihya kararı verilmeden gerçekleştirilecek bir arabuluculuk faaliyetinin olumlu yada olumsuz bir netice vermesinin beklenemeyeceği, usulüne uygun bir arabuluculuk faaliyetinde bulunulmasının davamız açısından yeni düzenlemeleler karşısında zorunlu olduğunda bir tereddüt bulunmadığı dikkate alındığında arabuluculuk dava şartının oluşmadığı..." gerekçesiyle "...Dava şartı yokluğu nedeniyle açılan davanın REDDİNE,..." karar vermiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 17/07/2019 tarihinde arabuluculuk dava şartı için başvuru yapıldığını, davalı şirketlerin ise ticaret sicilinden terkin edildiklerine ilişkin ilanın bu başvurudan sonraki tarih olan 19/07/2019'da yapıldığı anlaşıldığından arabuluculuk başvuru tarihinde hukuken ayakta olan davalı şirketler yönünden arabuluculuk dava şartının gerçekleştiğini, davalı şirketlerin ve davalı konumunda olan arabuluculuk görüşmelerine katılan tasfiye memurunun kötü niyetli olduğunu belirterek kararın kaldırılması, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmil edilmesine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesinden doğan alacağın tahsili istemi ile başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine karar verilmiş, davacı vekilince kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme sonucunda; 1-) Davacı tarafından 24/04/2019 tarihinde davalılar hakkında icra takibi başlatıldığı, davalıların itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verilmesi sonrasında davacı alacaklı tarafından 17/07/2019 tarihinde arabuluculuk için başvuru yaptığı, davalı şirketlerin ise ticaret sicilinden 12/07/2019 tarihinde terkin edildiği ve terkine ilişkin ilanın ticaret sicil gazetesinde 19/07/2019 tarihinde yapıldığı, arabuluculuk görüşmelerinin ise 26/07/2019 tarihinde anlaşamama nedeniyle son bulduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, takip tarihinde ve davacı tarafından arabuluculuk görüşmelerine başvurunun yapıldığı tarihte davalı şirketlerin hukuken ayakta oldukları görülmektedir. Her ne kadar davalı şirketlerin 12/07/2019 tarihinde ticaret sicilinden terkin edilmesine karar verilmiş ise de; davalı şirketlerin ticaret sicilinden terkin edildiklerine yönelik ilanın arabuluculuk başvurusunun yapıldığı tarih olan 17/07/2019 tarihinden sonra yapıldığı dosya içerisindeki belgeler ile sabittir. Davalı şirketlerin ticaret sicilinden terkin edildiklerine yönelik kararın 3. kişiler yönünden hüküm ifade edebilmesi, 6102 sayılı TTK'nun 36. Maddesinde de belirtildiği üzere ticaret sicil gazetesinde ilan edilmesine bağlıdır. Bu nedenle davacının 17/07/2019 tarihinde arabuluculuk dava şartı için başvuru yaptığı, davalı şirketlerin ise ticaret sicilinden terkin edildiklerine ilişkin ilanın bu başvurudan sonraki tarih olan 19/07/2019 da yapıldığı anlaşılmakla, arabuluculuk başvuru tarihinde hukuken ayakta olan davalı şirketler yönünden arabuluculuk dava şartının gerçekleştiği sonucuna varılmıştır. 2-) Hal böyleyken ilk derece mahkemesince işin esasına girilerek yargılama yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, HMK'nın 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf itirazının kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)/a-6 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KABULÜ ile, mahkemece verilen hükmün HMK’nın 353/(1)-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dava dosyasının HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında alınan peşin harçların davacıya iadesine, 4-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde verilecek yeni kararda dikkate alınmasına, 5-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemesince yerine getirilmesine, 6-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi doğrultusunda yatırılan teminat olması halinde yatıran tarafa İADESİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliğiyle HMK'nun 362-(1)/g maddesi gereğince kesin olmak üzere 29/09/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.