T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1028 - 2026/537 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1028 KARAR NO : 2026/537 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30.04.2024 NUMARASI : 2021/711 Esas 2024/344 Karar DAVACILAR : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ : 02.04.2026…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1028 - 2026/537 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1028 KARAR NO : 2026/537 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30.04.2024 NUMARASI : 2021/711 Esas 2024/344 Karar DAVACILAR : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ : 02.04.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 03.04.2026 İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ile davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili, 16.06.2021 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı 06 ... ... plakalı aracın karşıdan karşıya geçmeye çalışan ve yaya konumunda olan davacıların desteği ... ...'ye çarparak ölümüne neden olduğunu, desteğin kaza tarihinde 60 yaşında olduğunu, desteğin eşi ... ...'nün, çocuğu ... ...'nün, annesi ... ...'nün ve aynı evde kalıp destek gördüğü üvey kızı ... ...'nün destekten yoksun kaldıklarını, davalı sigorta şirketine başvurudan ve arabuluculuk aşamasından sonu alınamadığını, davanın 6100 sayılı HMK’nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere her bir davacı için ayrı ayrı 100,00 TL olmak üzere toplam 400,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere ve kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmesini istemiş, 04.12.2022 tarihli bedel artırım dilekçesi ile davacı ... ... için talebini 140.707,86 TL, davalı ... ... için talebini 43.869,74 TL ve davacı ... ... için talebini 17.543,97 olmak üzere toplam 202.122,57 TL'ye yükselttiğini bildirmiş, 04.03.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile dava ve bedel artırım dilekçelerinde talep edilen destekten yoksun kalma tazminatı tutarlarının davacı ... ... için 288.744,88 TL, davalı ... ... için 116.461,266 TL ve davacı ... ... için 24.793,894 TL olmak üzere toplam 430.000,00 TL olarak ıslah etmiştir. Davalı vekili, davacı tarafça davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kusura ilişkin Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını talep ettiklerini, müteveffanın müterafik kusurunun araştırılması gerektiğini, temerrüt gerçekleşmediğinden faiz talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan vefat nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkin olduğu, 18.05.2022 tarihli bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde müteveffa yayanın % 70 oranında, sigortalı araç sürücüsünün % 30 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, müteveffanın üvey babası olduğu 12.01.1993 doğumlu davacı ... ... için destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddi gerektiği, diğer davacılar yönünden aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve 12.02.2024 tarihli ek rapordaki tespit ve hesaplamalar ile poliçe limiti ile davacılar vekilinin talebi de nazara alınmak suretiyle davanın kabulü ile davacı ... ... için 288.744,84 TL destekten yoksun tazminatının, davacı ... ... için 116.461,266 TL destekten yoksun tazminatının, davacı ... ... için 24.793,894 TL destekten yoksun tazminatının 28.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalıdan alınarak bu davacılara verilmesine, davacı ... ... tarafından açılan davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili istinaf dilekçesinde, davacılar lehine hükmedilen destekten yoksun kalma tazminatının yetersiz olduğunu, ayrıca ... ... lehine destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmemesinin haksız olduğunu, hükme esas alınan kusur oranları, hesaplamalar ve diğer veriler hatalı olup kararı istinaf ettiklerini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda müteveffanın % 70 oranında kusurlu olduğunun belirtildiğini, kaza tespit tutanağı ve soruşturma aşamasında alınan kusur raporunu kabul etmediklerini, kusur değerlendirmesinin hatalı olup kusurun tamamının sigortalı araç sürücüsüne ait olduğunu, kusur durumuna ilişkin rapor alınması gerektiğini, hesap raporunda paylar hatalı hesaplanmış olup anne ve babanın payının 1 olacağı belirtildiğini, müteveffanın babasının kazadan önce 2014 tarihinde vefat ettiğini, anne ve babadan birinin destekten çıkması ile payının diğerine aktarılacağını, baba vefat ettiğinden payın anneye aktarılması ve 2 pay olarak hesaplama yapılması gerektiğini, ayrıca karar tarihine en yakın asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, 17.11.2022 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda 05.12.2022 tarihli dilekçe ile talep sonucunu belirlediğini, 09.05.2022 tarihli dilekçede davalı tarafın itirazları doğrultusunda bilirkişiye gönderilmesine karar verildiğini, bu noktada usulü kazanılmış hak sebebiyle eski rapordan daha aleyhe bir raporun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, davacı tarafça 04.03.2024 tarihli dilekçe sunularak talep artırım yoluna gidildiğini, alacak belirli hale geldiğinde bir kez bedel artırım yapılabileceğini, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, hükme esas alınan raporda sigortalı araç sürücüsüne % 30 oranında kusur izafe edildiğini, müteveffa yayanın yaya geçişine uygun olmayan noktadan geçiş yapmak istediğini, sigortalı araç sürücüsü için mutlak kaçınılmazlık söz konusu olduğunu, kaza yerinin 100 metre ilerisinde yaya geçidi bulunduğunu, belirlenen kusur oranının fahiş olduğunu, tazminat hesabının devrebaşı ödemeli belirli süreli rant yöntemi ve aktüeryal yöntem ile 1,8 teknik faiz kullanılarak hesaplanması gerektiğini, profresif rant yöntemi ile hesaplama yapılmasının doğru olmadığını, davacılardan ... ...’nün vefat tarihinde zorunlu eğitim döneminde olup 22 yaşında destekten çıkacağı kabul edilmesi gerektiğini, anne için destek süresinin devre başı rant formülü uyarınca bakiye ömrün hesaplanması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Davacılar vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın yaya konumundaki ... ...'ye çarparak ölümüne neden olduğunu, annesi, eşi, çocuğu ve üvey çocuğu olan davacıların destekten yoksun kaldığını belirterek destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuş, mahkemece davacı ... ... yönünden davanın reddine, diğer davacılar yönünden davanın kabulüne ilişkin olarak verilen hükme karşı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 1-Dosya içeriğinden, kaza tespit tutanağına göre 16.06.2021 tarihinde saat 20.53 sıralarında 06 ... ... plakalı aracın yolun solundan seyir halinde iken görgü tanığının beyanına göre orta refüjden yaya kaldırımına doğru yolun karşı tarafına geçen yaya ... ...'ye aracının ön kısımlarıyla çarparak olay yerinden kaçtığı, 06 ... ... plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Kanun'un 52/1.b maddesi kuralını, yaya ... ...'nün 2918 sayılı Kanun'un 68/1-c maddesi kuralını ihlal ettiğinin belirtildiği, kazaya ilişkin Ankara 65. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.12.2022 tarihli ve 2021/966 Esas, 2022/745 Karar sayılı kararı ile kazanın meydana gelmesinde müteveffanın asli kusurlu olduğu, sürücü ... ... tali kusurlu olduğu gerekçesiyle taksirle ölüme neden olma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, karara karşı istinaf başvurularının Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 11.07.2023 tarihli ve 2023/408 Esas, 2023/1593 Karar sayılı kararı ile düzeltilerek esastan reddine kesin olarak karar verildiği, yargılama sırasında düzenlenen 18.05.2022 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde müteveffa yayanın % 70 oranında, sigortalı araç sürücüsü ... ... %30 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, raporun kaza tespit tutanağı, ceza dosyası içeriği, toplanan deliller ve kazanın meydana geliş şekline uygun olarak düzenlendiği ve hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığından tarafların kusur durumuna ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. 2-6098 sayılı TBK'nın 53. maddesi gereğince, ölüm hâlinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpları zarar sorumlularından tahsilini talep edebilir. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. 2918 sayılı Karayolları Trafik kanunun 90. maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11.01.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihinde 2019/40 Esas - 2020/40 sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresi Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir. Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarihli 2019/40 - 2020/40 sayılı kararı ile iptaline karar verilmekle; zarar hesaplanmasında ZMMS Genel Şartları ekindeki cetveller ile getirilen %1,8 teknik faizin uygulanması mümkün değildir. Somut olayda davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan aracın yaya konumundaki ... ...'ye çarparak ölümüne neden olduğu, müteveffanın annesi ... ..., eşi ... ..., kızı ... ... ve üvey kızı ... ... için destekten yoksun kalma tazminatı talebiyle açılan davada, Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde belirlenen destek paylarına göre aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve 12.02.2024 tarihli ek rapordaki tespit ve hesaplamalar ile davalı sigorta şirketinin kaza tarihi itibariyle geçerli poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğu gözetilmek ve davacılar vekilinin 04.03.2024 tarihli dilekçesindeki talebi nazara alınarak davacılar ... ..., ... ... ve ... ... için yazılı şekilde destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. 3-Davacı ... ... yönünden davanın reddine ilişkin hükme yönelik istinaf nedenlerinin incelenmesinde, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir. Hukuk Genel Kurulu'nun 21.04.1982 gün, 979/4-1528 E., 412 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi; destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır, sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. O halde destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür. Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Somut olayda müteveffanın üvey kızı olan ve 12.01.1993 doğumlu olan ... ...'nün evli olduğu, davacının kaza tarihindeki yaşı, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre müteveffa ile eylemli ve sürekli bir destek ilişkisi bulunduğu kanıtlanamadığı nazara alınarak destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davacılar vekili ile davalı ... Sigorta AŞ vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davacılar vekili ile davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacılardan alınması gereken 732,00 TL istinaf harcından peşin alınan 1.710,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 978,40 TL harcın istek halinde davacılara iadesine, -Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 29.373,30 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 7.343,33 TL'nin mahsubu ile kalan 22.029,97 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir olarak kaydedilmesine, 3-Taraflarca yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 02.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.