T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/927 KARAR NO : 2025/1908 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/02/2023 NUMARASI : 2021/492 E. 2023/100 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 15.07.2021 KARAR TARİHİ : 30.12.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 30.12.2025 İzmir 4. Asliye Ticaret M…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/927 KARAR NO : 2025/1908 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/02/2023 NUMARASI : 2021/492 E. 2023/100 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 15.07.2021 KARAR TARİHİ : 30.12.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 30.12.2025 İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21.02.2023 tarih 2021/492 E. 2023/100 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacılar vekili, 22.07.2019 tarihinde, davalı sigorta şirketinin ZMMS sigortacısı, dava dışı ....'un sürücüsü olduğu .... plakalı kamyonetin müvekkillerinin oğlu ...'ın sürücüsü olduğu .... plakalı motosiklete çarpması sonucunda davacılarının oğlunun vefat ettiğini iddia ederek, belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere şimdilik davacı baba .... için 3.000,00 TL, davacı anne .... için 3.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının başvuru tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili, 29.11.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini davacı .... için 101.505,03 TL'ye, davacı ... için 126.113,37 TL'ye yükseltmiştir. CEVAP : Davalı vekili, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kusur oranlarının tespiti için hem ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti'nden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, davacıların müteveffanın desteğini ispatlanması gerektiğini, davacıların SGK'dan herhangi bir ödeme alıp almadığının tespitinin gerektiğini, müvekkilinin temerrüte düşmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, İzmir CBS 2019/81231 Sor. numaralı dosyada şüpheli .... aleyhine başlatılan soruşturmada taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan soruşturma başlatıldığı; mahkemece alınan 14.01.2022 tarihli ATK Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı kusur raporuna göre dava dışı ....’ün kazanın meydana gelmesinde %85 oranında asli, davacıların oğlu müteveffa ....’ın ise %15 oranında tali kusurlu olduğu; 20.07.2022 tarihli aktüerya raporuna göre davacı .....'ın destekten yoksun kalma zararının 101.505,03 TL, ....'ın 126.113,37 TL olduğu, ancak müteveffa ... ...'ın kaza sırasında kaskının takılı olmadığı, tazminat tutarlarından %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, davacıların başvuru dilekçesinin davalı şirkete 28.12.2020 tarihinde ulaştığı, 8 iş günü sonrası olan 08.01.2021 tarihinde temerrüdün oluştuğu, sigortalı araç ticari araç olmadığından yasal faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı .... için 69.023,42 TL, davacı .... için 100.890,70 TL destekten yoksun kalma tazminatının 08.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Karara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, bilirkişi raporunda davacı .... için tazminat tutarının 86.279,28 TL yerine %15 kusur indirimi yapılmamış şekilde 101.505,03 TL olarak belirtildiğini, bu hususun dikkatlerinden kaçtığını ve 15.525,75 TL fazladan talepte bulunmalarına neden olduğunu, müvekkili aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru ise de davacı .... açısından bilirkişi raporunda hata yapılmamış olmasına rağmen .... açısından da aleyhimize vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, müterafik kusur indiriminden kaynaklı vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek kararın vekalet ücreti yönünden kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili, kararın gerekçe kısmında yasal faize hükmedilmesi gerektiği belirtilmesine rağmen müvekkili şirket aleyhine avans faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, aktüerya bilirkişi raporunda TRH 2010 tablosu ve %1.8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, savcılık soruşturmasının sonuçlanıp sonuçlanmadığının belli olmadığını, dosyanın akıbetine ilişkin herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığını, uzlaşmanın olup olmadığının tespiti gerektiğini, davacıların SGK'dan herhangi bir ödeme alıp almadığının tespitinin gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeniyle karşı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısından destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Davalı vekili, savcılık soruşturmasının sonuçlanıp sonuçlanmadığının belli olmadığını, uzlaşma olup olmadığının tespiti gerektiğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de, taksirle ölüme neden olma suçu şikayete tabi olmadığı, dolayısıyla uzlaşmaya tabi olmadığı anlaşılmakla bu istinaf sebebinin reddi gerekmiştir. Davalı vekili, aktüerya bilirkişi raporunda TRH 2010 tablosu ve %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de, Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih- 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile; KTK'nun 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden artık uygulanamaz. Davalı vekilinin bu istinaf sebebi de yerinde değildir. (Yargıtay 4. H.D. 22.06.2021 tarih 2021/3089 E., 2021/3441 K.) Davalı vekili, davacıların SGK'dan herhangi bir ödeme alıp almadığının tespiti gerektiğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de, ilk derece mahkemesince bu hususta yapılan araştırma sonucunda davacılara kurum tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı tespit edilmiş olduğundan, bu istinaf sebebi de reddedilmiştir. Davalı vekili, kararın gerekçe kısmında yasal faize hükmedilmesi gerektiği belirtilmesine rağmen müvekkili şirket aleyhine avans faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürülmüş ise de, sigortalı araç kamyonet olduğu, poliçede kullanım şeklinin "yük nakli" şekilde belirtildiği anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince avans faizine hükmedilmesi isabetlidir. Bu istinaf sebebinin de reddi gerekmiştir. Davacı vekili, davacı .... aleyhine müterafik kusur indirimi nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. TBK'nın 51. ve 52. maddelerinden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle, davanın kısmen reddedilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım için vekalet ücreti takdir edilemez. Bir başka ifade ile, davacı lehine hesaplanan maddi tazminatlardan, hatır taşıması ve müterafik kusur nedeniyle yapılan indirimler sonucu belirlenen tazminat tutarları hüküm altına alınırken, reddedilen kısmım yönünden davalı lehine vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerekir. (Yargıtay 17 HD 13/11/2019 tarih ve 2017/2928 E. - 2019/10602 K. sayılı ilamı) Davacı vekilinin bu istinaf sebebi yerindedir. Bu durumda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun vekalet ücreti yönünden kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21.02.2023 tarih 2021/492 Esas 2023/100 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 3-Kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile; Davacı ....'ın davasının KISMEN KABULÜNE, 69.023,42-TL maddi tazminatın temerrüt tarihi 08.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı.....'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Davacı ....'ın davasının KISMEN KABULÜNE, 100.890,70-TL maddi tazminatın temerrüt tarihi 08.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı....'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 11.606,83-TL harçtan peşin alınan ve ıslah ile tamamlanan 3.844,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 7.762,53-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir olarak kaydına, Davacı ....'ın kabul edilen maddi tazminat davası yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davacı .... yararına takdir olunan 11.043,75-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine, Davacı ....'ın reddedilen maddi tazminat davası yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davalı yararına takdir olunan 9.200,00-TL vekalet ücretinin davacı ....'dan alınarak davalıya verilmesine, Davacı ....'ın kabul edilen maddi tazminat davası yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davacı ... yararına takdir olunan 16.133,61-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine, Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL'nin, davanın kabul ve ret oranına göre, 400,28-TL lik kısmının davacı....'dan, 585,08-TL lik kısmının davacı ....'dan, 334,64-TL lik kısmının kısmının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Dava kısmen kabul edildiğinden davacı tarafın yaptığı 57,20-TL davetiye ve posta gideri, 800,00-TL bilirkişi ücreti, 730,30-TL Adli Tıp Raporu olmak üzere 1.587,50-TL yargılama giderinden davanın kabul oranı nazara alınarak 1.185,05-TL yargılama gideri ile davacı tarafın karşıladığı 59,30-TL başvurma harcı, 3.844,30-TL peşin alınan ve ıslahla tamamlanan harç olmak üzere toplam 5.088,65-TL’nin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, davacı tarafın fazladan yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, Taraflarca yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde talep halinde taraflara iadesine, 4-Davacılar tarafından ödenen istinaf karar harcının istek halinde davacılara iadesine, 5-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 11.606,83 TL'den peşin alınan 179,90 TL maktu harç ve 2.721,80 TL nispi harcın mahsubu ile bakiye 8.705,13 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-İstinaf başvurusu nedeniyle davacılar tarafından yapılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı, 50,00 TL tebligat masrafı olmak üzere toplam 542,00 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 7-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30.12.2025