10. Hukuk Dairesi 2012/9711 E. , 2012/11445 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi No :1206-55 Davacı, yaşlılık aylığının iptaline ilişkin kurum işleminin iptalini, borçlanmanın geçerliliğini, kesin dönüşü takip eden aybaşından itibaren aylığın yeniden bağlanması gerektiğinin tespitini istemiştir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, taraflar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan v
**10. Hukuk Dairesi 2012/9711 E. , 2012/11445 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi No :1206-55 Davacı, yaşlılık aylığının iptaline ilişkin kurum işleminin iptalini, borçlanmanın geçerliliğini, kesin dönüşü takip eden aybaşından itibaren aylığın yeniden bağlanması gerektiğinin tespitini istemiştir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, taraflar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. İnceleme konusu olayda; 10.04.1991 - 30.09.2002 tarihleri arası yurtdışı hizmetlerini 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanan davacıya, 01.12.2006 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmış; celbedilen 28.09.2009 tarihli TR 4 belgesine göre, 01.01.2006-30.11.2007 tarihine kadar işsizlik yardımı aldığı gerekçesiyle yaşlılık aylığı başlangıç itibarıyla iptal edilerek 01.12.2006-23.12.2007 tarihleri arası dönem için yersiz aylık tahakkuku yapılmıştır.Yargılama sırasında celbedilen tercümeli Steinfurt İlçesi Belediye Başkanlığı’nın 08.06.2010 günlü “işsizlik maaşı II” adlı belgede “davacının, sosyal güvenlik yasasının 23.maddesine göre 01.01.2007-31.01.2007, 01.04.2007-31.10.2007 , 01.01.2008-30.06.2008 arası kredi olarak işsizlik yardımı aldığı;01.02.2007-31.03.2007 ve 01.11.2007-31.12.2007 arasında ise ek işsizlik maaşı II aldığı” ifade edilirken; yine tercümeli 06.01.2010 günlü merci yazısına göre de davacının 01.10.2006 tarihinden itibaren Almanya’dan emekli olduğu anlaşılmaktadır. Davacı dava dilekçesinde, 31.12.2007 tarihinden itibaren yurtdışında fiili çalışması bulunmadığını beyanla 01.01.2008 tarihinden itibaren aylık bağlanmasını isterken;bilahare maddi hata dilekçesiyle 01.10.2006 yurtdışı emeklilik tarihini takip eden aybaşı olan 01.12.2006 tarihinden itibaren yaşlılık aylığının yeniden bağlanması gerektiğini bildirmiştir. Mahkemece, anılan 08.06.2010 tarihli işsizlik maaşı adlı belge gözetilerek, 30.06.2008 tarihi kesin dönüş alınmak suretiyle 01.07.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığının yeniden bağlanmasına karar verilerek dava kısmen kabul edilmiştir. Mahkemenin, kesin dönüş tarihinin belirlenmesine yönelik kabulü eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Yurtdışında çalışan Türk vatandaşlarının yurtdışında geçen hizmetlerinin borçlandırılarak, ülkemiz sosyal güvenlik mevzuatında malullük, yaşlılık ve ölüm hallerinde Türkiye’de geçmiş hizmet gibi değerlendirilmesini sağlamak amacıyla kabul edilen 3201 sayılı Kanun hükümleri uyarınca borçlandırılan sürelere dayalı olarak hangi şartlarda aylık bağlanacağı anılan Kanunun 6. maddesinde belirlenmiştir. Tahsis yapılabilmesi için aranan koşullardan birisi, yurda kesin dönülmüş olmasıdır. Şu halde yapılması gereken iş; davacının borçlanma işleminin geçerliliğine karşın, aylık bağlanabilmesi için 6. maddenin aradığı kesin dönüş koşulunun yeniden ve usulünce (bu anlamda özellikle yurtdışı sigorta merciine ait tercümeli hizmet cetveli yeniden celbedilmeli; ibraz edilen 28.09.2009 tarihli TR 4 belgesindeki işsizlik yardımı dönemiyle, 08.06.2010 tarihli Belediye Başkanlığı yazısında belirtilen “kredi olarak alınan işsizlik maaşı” ile “işsizlik maaşı II” olarak adlandırılan yardımların hukuki niteliği ile anılan yardımların alınmasının kesin dönüşe engel teşkil edip etmediği v.s) araştırılarak varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 14.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.