İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 21/04/2026 YAZIM TARİHİ : 21/04/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/12/2025 tarih ve 2025/783 Esas, 2025/1048 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; İDDİALARIN ÖZETİ : Davacı vekili dav…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/621 - 2026/949 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/621 KARAR NO : 2026/949 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/12/2025 NUMARASI : 2025/783 Esas 2025/1048 Karar DAVACI : VEKİLİ : Av. ASLİ MÜDAHİLLER : 1 VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Konkordato İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 21/04/2026 YAZIM TARİHİ : 21/04/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/12/2025 tarih ve 2025/783 Esas, 2025/1048 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; İDDİALARIN ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin 2019 yılında kurulmuş olup, inşaat malzemeleri tedariği alanında faaliyet gösterdiğini, şirketin faaliyetine sorunsuz bir şekilde devam ederken son zamanlarda Ülke ekonomisinde yaşanan ekonomik belirsizlikler, kur ve enflasyon artışları sonucu borçlanma maliyetlerinin artması, ayrıca yatırım sürecinde öngörülmeyen fiyat artışları ve finansman maliyetlerinin aşırı yükselmesi sonucu şirketin nakit sıkıntısına düştüğünü, şirket ortağı olan müvekkili ...'nun ise kendi şahsı adına kredi kartı borcu ve ortağı olduğu şirkete kefaletinden dolayı borcu olduğunu, dava dilekçesi ekinde sundukları konkordato projesi kapsamında müvekkilleri ... ve ... Yapı Malz. İnş. Ltd. Şti.'ne tanınacak konkordato süresi içerisinde borçlarını ödeyebilecek durumda olabileceklerini belirterek, müvekkili hakkında konkordato mühleti verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/12/2025 tarih ve 2025/783 Esas, 2025/1048 Karar sayılı kararı ile; Konkordato komiserinin tüm bu tespitlerinden sonra davacı şirketin dayanak belgesi olmadan muhasebe hesapları arasında virman ve mutabakat fişi adı altında toplamda 682.082.686,01.TL işlem yapıldığını, şirket defterlerinin usulüne uygun tutulmadığını, birçok hesabın virman ve mutabakat yapılarak kapatıldığını, bunun muhasebe usul ve esasları ile kanun ve mevzuata uygun olmadığını, konkordato ön projesinin sağlıksız ve tutarsız olarak hazırlandığını, projeden etkilenecek alacaklıları yanıltacağını, ayrıca davacı borca batık olmamasına rağmen ön projesinde konkordatoya tabi borçlarını eşit taksitlerle 24 ay vade ile ve toplamda sadece %10 faizle ödenmesini ön gördüğü, borcun tamamının faizleriyle ve ferileri ile birlikte ödenmesi ön görülmediğinden davacının projesi bir tenzilat konkordatosu olduğunu, tenzilat konkordatosu sadece borca batık olan borçluların başvurabileceği bir yol olduğunu, borca batık olmayan yani alacakları ve varlıkları borçlarını karşılayan bir borçlunun tenzilat konkordatosu teklif etmesi halinde bu teklif bir taraftan teklif edilen tutarın borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olması şartı, diğer taraftan da teklif edilen tutarın borçlunun kaynaklarıyla orantılı olması şartını yerine getirmediğinden, borçlunun konkordatosu tasdik edilemeyeceğini, bu nedenle konkordatonun başarıya ulaşma ihtimali bulunmadığından (İİK'nun 292/1-b) borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiğinden ( İİK'nun 292/1-c) ve borçlunun mal varlığının korunması için (İİK'nun 292/1-a) maddeleri uyarınca davacının konkordato talebinin reddine ve iflasın açılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf talebi ile; mahkeme kararının gerekçesinde yer verilen değerlendirmelerin; konkordatonun amacı, konkordato talep eden şirketin, geçici mühletin verilme şartları ve özellikle projenin başarı ihtimalinin değerlendirilme yöntemi bakımından hukuken hatalı ve eksik incelemeye dayalı olduğunu, gerekçeler arasında bahse konu edilen şirketin borca batık olmamasına karşın %10 faiz ile ödeme planı tenzilat konkordatosu olarak kabul edileceği ve borca batık olmayan şirketin konkordato projesinin tenzilat kapsamında olması durumunda bir başka deyişle borca batık olmayan şirketlerin başvuramayacağı bir yol olduğu gerekçesi ile şirkete iflas kararı verilmesinin kabul edilemez fahiş bir hata olduğunu, Komiserce verilen ilk raporda şirket envanter bilgisi paylaşılarak olumlu bir rapor sunulmuş olup, sonrasında yargılama süresinin son günü verilen bir rapor ile şirketin bu işlemin üstesinden gelemeyeceği şeklinde ve hatta proje sunulması öncesinde “mutabakat” işlemi adı altında muhasebesel işlemler yapıldığı ifade edilerek işlemlerin detayı açıklanmadan bu işlemin muhasebesel bir hata işlemi olduğu vurgulanmak suretiyle ayrıca şirketin projeksiyonunda belirttiği gelir ile gerçekleşen gelir arasında mukayese dahi yapılmadan şirketin başarıya ulaşamayacağının raporlandığını, bu raporun duruşmadan hemen önce sunulmuş olması sebebiyle tarafça savunma imkânımız dahi olmaksızın Sn. Mahkemece de konkordato reddi kararı dahi verilmeksizin iflas kararı verildiğini, geçici mühletin kaldırılması ağır sonuçlar doğuracak olup, konkordatonun amacının zedelendiğini, Komiser raporlarının değerlendirilmesi yetersiz olup raporlar hükme esas alınamaz nitelikte olduğunu, bu nedenlerle; .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/783 Esas, 2025/1048 Karar sayılı, 24/12/2025 tarihli kararının kaldırılmasına, davacı ... Yapı Malzemeleri İnşaat Taahhüt Nakliyat İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret LTD. ŞTİ hakkında verilen geçici mühletin kaldırılmasına ilişkin hükmün iptaline, İİK 292 hükümleri gereği şirkete verilmiş olan “iflas” kararının iptaline, davacının konkordato talebinin reddine ilişkin kararın kaldırılarak konkordato yargılamasının devamına, Konkordato projesinin başarı ihtimali yönünden eksik inceleme giderilerek yeniden değerlendirme yapılmasına, gerekirse ek rapor alınmasına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/783 Esas, 2025/1048 Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı, HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir. Davacının konkordato talebi üzerine ilk derece mahkemesince davanın reddine ve davacı şirketin iflasına karar verildiği, karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Konkordato; dürüst bir borçlunun, alacaklılarının belli bir çoğunluğu ile yaptığı ve ticaret mahkemesinin tasdiki ile hüküm ifade eden bir cebri anlaşma olup, bununla alacaklılar, borçluya karşı alacaklarının bir kısmından feragat ederler ve/veya borçluya borcunu ödeme konusunda belli bir süre verirler, borçlunun bu süre içinde, borcunun kabul edilen kısmını ödemekle borçlarının tamamından kurtulmasını sağlayan bir hukuki müessesedir. «Konkordato», elinde olmayan nedenlerle, işleri iyi gitmeyen ve mâli durumu bozulmuş olan, dürüst borçluları korumak için kabul edilmiş bir müessesedir. Piyasa koşulları, ekonomik kriz, aslında kötüniyetli olmayan borçluları, borçlarını ödeyemeyecek duruma düşürebilir. Mâli durumu bozulmuş ve bu nedenle tüm borçlarını vadesinde ödeyemeyecek durumda olan borçlular eğer iflâsa tabi ise iflâsın eşiğinde bulunuyor demektir. Eğer iflâsa tabi değilseler, önce davranan alacaklılar alacaklarına tamamen kavuşabilirken, diğer borçlularına iyiniyetle daha fazla tolerans gösteren, daha fazla zaman tanıyan alacaklılar ise alacaklarını hiç ya da tamamen alamayacaklardır. 2004 Sayılı İİK.'nın 286/1-a maddesinde " borçlunun talebiyle birlikte borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, bu kapsamda, alacaklıların alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacaklarını, ödemelerin yapılması için borçlunun mevcut mallarını satıp satmayacağını, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli mali kaynağın sermaye artırımı veya kredi temini yoluyla yahut başka yöntem kullanılarak sağlanacağını gösteren ön proje ibraz etmesi" gerektiği ifade edilmiştir. Bu şekilde borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için mali kaynağın nasıl sağlanacağı net bir şekilde açıklanmalı ki projenin başarıya ulaşıp ulaşmayacağı ve kayıtlarla uygun olup olmadığı değerlendirebilmelidir. Dolayısıyla 286/1- a bendinde, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve ödemelerini yapabilmesi ifadesi ile konkordatonun amacının da bir anlamda ifade bulduğunun kabülü doğru olacaktır. Mali kaynağın nasıl edileceği kapsamında, Selçuk Öztek/Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019 s. 184-185 de ifade edildiği gibi "ortakların yeni sermaye getirmeleri, kişisel malvarlıklarını paraya çevirerek şirkete getirmeleri, sermaye artırımı yaparak yeni ortak almaları, işletmenin bir bankadan kredi bulması ilk akla gelenlerdir." Bu nedenle ön proje, maddenin 1. fıkranın a bendinde sözü edilen bütün unsurları içermelidir. Konkordato geçici komiseri tarafından sunulan 22/12/2025 tarihli raporda; konkordato projesinde ve şirketin son mali bilgilerinde davacı şirketin borca batık olmadığının görüldüğü ancak aktif ve pasiflerinin birbirine çok yakın oluğu için kısa sürede vadesi gelen borçlar için ödeme aczi içinde bulunduğu, 01/09/2025-30/09/2025 döneminde davacı şirket hesaplar arasında dayanak belgesi olmadan 31/08/2025 tarihinde 359.478.598,68 TL, 02/09/2025 tarihinde 190.970.611,11 TL, 30/09/2025 tarihinde 51.496.229,94 TL ve 30/09/2025 tarihinde 80.096.246,28 TL olmak üzere hesap mutabakatı altında toplam 682.082.686,01 TL dayanak belgesi olmadan işlem yapıldığı, bu sebeple defterlerin usulsüz olduğu, davacı şirketin 2023 ve 2024 dönemlerine ait gerçekleşen karlılık oranları ile konkordato projesinde proforma gelir tablosundaki kar oranlarının birbiriyle uyumsuz olduğu ve uyumsuzluğun yaklaşık 6 kat civarında bulunduğu, ön projesinde konkordatoya tabi borçlarını %10 faizle ödenmesini ön gördüğü ancak enflasyonist ortamda piyasa gerçeklerine uygun olmadığı, düşük faiz oranının alacaklıları zarara uğratacağı, konkordato ön projesinin sağlıksız olarak hazırlandığı, projeden etkilenecek alacaklıları yanıltacağı belirtilmiştir. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, mahkemece konkordato komiser raporu göz önüne alınarak konkordatonun başarıya ulaşma ihtimali bulunmadığından (İİK'nun 292/1-b) borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiğinden ( İİK'nun 292/1-c) ve borçlunun mal varlığının korunması için (İİK'nun 292/1-a) davacının konkordato talebinin reddi ile iflasının açılmasına karar verilmesinin usul ve yasaya uygun bulunduğu bu sebeple davacı vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olmadığı görülmüştür. Yukarıda belirtilen sebeplerle, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/12/2025 tarih ve 2025/783 Esas, 2025/1048 Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2)- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE, 6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce YAPILMASINA, Dair, dairemizce dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda oy birliğiyle, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 bendi gereğince İİK'nın 164. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 21/04/2026 tarihinde karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır