5. Hukuk Dairesi 2025/10506 E. , 2026/4624 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1127 Esas, 2025/987 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/864 Esas, 2023/210 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare v…
5. Hukuk Dairesi 2025/10506 E. , 2026/4624 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1127 Esas, 2025/987 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/864 Esas, 2023/210 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının maliki olduğu İstanbul ili, ..., ... Mahallesi 10 81... parsel sayılı taşınmazın Üsküdar 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1970/94 Esas sayılı kararı ile davalı adına tescil edildiğini, davalı kurumun davacıya herhangi bir bedel ödemeksizin fiilen taşınmaza el attığını, taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığını, yolsuz tescil nedeni ile kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin davacıya ödenmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu parseller “... Suyu’na ait Memba alanı ve galeri parselleri olduğunu, ... Suyollarına ait parseller olup bu su yollarının ... Miladi ... yılllarında ...’ın zevcesi ... tarafından yaptırıldığını ve vakfedildiğini, Vakıflar Kanunu'na göre “hayrat taşınmaz” niteliğine haiz olduğunu, vakıf arazilerinin özel mülkiyete konu olamayacağını, dava konusu taşınmazda bulunan amme hizmetine tahsisli Vakıf Suyunun membaı, toplama galerisi, maslaklarının ve çeşmesinin/çeşmelerinin Vakıflar Genel Müdürlüğü tasarrufunda iken Vakıflar mevzuatı mucibince 28... tarihli 831 sayılı Sular Hakkında Kanunla 1927 yılında ... Belediyesine, 27... tarihli ve 2226 sayılı ... Belediyesine bağlı ... Sular İdaresi Teşkili Hakkındaki Kanunla sular idaresine (İSKİ’ye) 1933 yılında tevdi edildiğini, bu tarihlerden önce dava konusu taşınmazda bulunan memba alanı, toplama galerisi ve maslakları Vakıflar Genel Müdürlüğünün tasarrufunda olduğunu, dava konusu taşınmazlarda bulunan amme hizmetine tahsisli Vakıf Suyu ve muhtesatları 1933 yılında davalı idareye devredilmekle devir tarihi olan 1933 yılında fiilen amme hizmetine tahsis edilmiş bulunduğunu, mahkemece eksik inceleme yapıldığını, kadastro tespitleri yapılırken tutulan fen ve tasarruf tutanaklarının incelenmesi için Kadastro Müdürlüğünden celbedilmesinin ve tartışılmasının 221 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesine yerini bulan "dava hakkı" bakımından önem arzettiğini, kadastro tespiti sonucunda davacı murisleri adına 1956’dan sonraki yıllarda tapuya tescil yapıldığı iddia edilse de daha önceki tarihteki aynı malik üzerine tapu kaydı olan şahıslar varsa bu şahıslar yönünden daha önce malik olduğu taşınmazla ilgili dava açma hakkı 221 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi uyarınca bulunduğunu, dava konusu taşınmaza takdir edilen bedelin yüksek olduğunu, taşınmaz tapuda “1 ve 2 inci derecede korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı” olarak geçmekte olup asla satışa konu olamayacağını, bu nedenle metrekare bedelinin bu duruma göre değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Anayasa Mahkemesinin 04.08.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 21.04.2022 tarih ile ve 2021/ 19... /46 Karar sayılı kararı ile 221 sayılı Kanun iptal edildiğinden mahkemece işin esasına girilerek karar verilmesi sonucu itibari ile doğru olduğu, kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmaza mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi, taşınmazın imar durumu ve bilirkişi raporunda belirlenen niteliğine göre bedelin uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvuru dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılama hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dava konusu taşınmaza 09.10.1956 tarihinden önce fiilen el atılmış olduğu ve dava konusu taşınmazın Üsküdar 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1970/94 Esas ve 1970/748 Karar sayılı kararı ile 221 sayılı Kanun'un 1 ve 7 nci maddeleri uyarınca davalı idare adına tescil edildiği anlaşılmıştır. 3. 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun geçici 4 üncü maddesiyle Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.02.2016 tarihli 2014/8-1084 Esas, 2016/158 Karar sayılı ve 25.05.2005 tarihli 2005/288 Esas, 2005/ 352 Karar Sayılı kararı ile bu kararda sözü edilen Anayasa Mahkemesinin 9.12.19 89... /14 Esas, 1989/49 sayılı kararı ve 12.12.1989 tarih ile 1989/11 Esas, 1989/48 Karar Sayılı Kararları nazara alındığında 221 sayılı Kanun'un iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli 2021/19 Esas, 2022/46 Karar sayılı kararının yürürlük tarihi olan 04.05.2023 tarihinden çok önce 13.01.1963 tarihinde iki yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu ve davalı yararına kazanılmış hak oluştuğu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının kazanılmış hakları etkilemeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.