13. Hukuk Dairesi 2014/48515 E. , 2016/4224 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddineyönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı; davalının, oturdukları sitede, site yönetimi ile yaptığı 24.10.2012 tarihli özel güvenlik…
**13. Hukuk Dairesi 2014/48515 E. , 2016/4224 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddineyönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı; davalının, oturdukları sitede, site yönetimi ile yaptığı 24.10.2012 tarihli özel güvenlik sözleşmesi uyarınca güvenlik hizmetlerini yerine getirdiğini, 18.11.2012 tarihinde konutlarında hırsızlık olayı meydana geldiğini, altın ve ziynet eşyalarının çalındığını, davalı şirketin sözleşme ve eki talimat hükümlerine aykırı davrandığını, ihmali ve kusuru sonucu olayın meydana geldiğini, maddi zararın yanı sıra olay sebebiyle ailesinin korku ve panik içine düştüğünü, eşinin derinden sarsıldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 16.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Dava, davacının maliki olduğu evde meydana gelen hırsızlık nedeniyle oluşan maddi ve manevi zararların davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Olay akabinde, sıcağı sıcağına hazırlık soruşturmasında polise ifade veren davacı, çalınan altın ve ziynet eşyalarının nelerden ibaret olduğunu tek tek belirtmiş olup, bu eşyaların toplam değerinin 12.000,00 TL olduğunu kabul etmiş, güvenlik görevlileri tarafından bu tutanak davalı tarafından izmalanmıştır. Davacının bu beyanı kendisini bağlar. Mahkemece, bilirkişi tarafından belirlenen zarar miktarının 16.000,00 TL olarak kabul edilmesi hatalıdır. Hal böyle olunca davacının kabul ettiği 12.000 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. 3- 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 58. maddesi hükmü uyarınca, manevi tazminata hükmedilebilmesi için; şahsiyet hakkının hukuka aykırı bir şekilde zarara uğraması gerekir. Kişilik haklarının zarar görmediği hallerde, eylem hukuka aykırı olsa dahi manevi tazminata hükmedilmesi olanaklı değildir. Somut olayda, davacı ... ailesinin evde olmadığı bir zamanda gerçekleşen hırsızlık olayı nedeniyle davacının kişilik haklarının zarar gördüğü kabul edilemez. Mahkemece, olayda manevi tazminat koşullarının bulunmadığı dikkate alınarak bu kalem yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1. maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.