TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR ÜMİT ÖZKAN BA ŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2017/78) Karar Tarihi: 4/11/2020 Başvuru Numaras ı: 2017/78 Karar Tarihi : 4/11/2020 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUNYusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTE Ş Raportör : Fatih HAT İPOĞLU Başvurucu : Ümit ÖZKAN I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru; gözalt ı ve tutuklama tedbirlerinin hukuki olmamas ı, tutuklulu ğun makul süreyi a şmas ı, tutukluluk in
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR ÜMİT ÖZKAN BA ŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2017/78) Karar Tarihi: 4/11/2020 Başvuru Numaras ı: 2017/78 Karar Tarihi : 4/11/2020 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUNYusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTE Ş Raportör : Fatih HAT İPOĞLU Başvurucu : Ümit ÖZKAN I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru; gözalt ı ve tutuklama tedbirlerinin hukuki olmamas ı, tutuklulu ğun makul süreyi a şmas ı, tutukluluk incelemelerinin süresinde yap ılmamas ı ve uzun süre hâkim önüne ç ıkar ılmama nedenleriyle ki şi hürriyeti ve güvenli ği hakk ının ihlal edildi ği iddias ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvurular 7/11/2016 ve 3/1/2017 tarihlerinde yap ılm ıştır. 3. Başvurular, ba şvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinde n sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyon taraf ından 2017/14197 say ılı bireysel ba şvuru dosyas ının kişi yönünden hukuki irtibat nedeniyle 2017/78 say ılı bireysel ba şvuru dosyas ı ile birleştirilmesine, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ından yap ılmas ına kara r verilmiştir. 5. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına (Bakanl ık) gönderilmi ştir. Bakanl ık görüşünü bildirmi ştir. 6. Başvurucu, Bakanl ığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmu ştur. III. OLAY VE OLGULAR 7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle ve Ulusal Yarg ı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) arac ılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvuru Numaras ı: 2017/78 Karar Tarihi : 4/11/2020 38. Türkiye 15 Temmuz 2016 tarihinde askerî darbe te şebbüsüyle kar şı karşıya kalm ış ve bu nedenle 21/7/2016 tarihinde ülke genelinde ola ğanüstü hâl ilan edilmi ştir. Olağanüstü hâl 19/7/2018 tarihinde son bulmu ştur. Kamu makamlar ı ve yarg ı organlar ı -olgusal temellere dayanarak- bu te şebbüsün arkas ında Türkiye'de çok uzun y ıllard ır faaliyetlerine devam eden ve son y ıllarda Fetullahç ı Terör Örgütü (FETÖ) ve/veya Paralel Devlet Yap ılanmas ı (PDY) olarak isimlendirilen bir yap ılanman ın olduğunu değerlendirmi şlerdir ( Ayd ın Yavuz ve di ğerleri [GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017, 12-25). 9. Darbe te şebbüsü s ıras ında ve sonras ında ülke genelinde darbe giri şimiyle bağlant ılı ya da do ğrudan darbe giri şimiyle ba ğlant ılı olmasa bile FETÖ/PDY ile bağlant ılı olan ve aralar ında yarg ı mensuplar ının da bulundu ğu çok say ıda kişi hakk ında Cumhuriyet başsavc ılıklar ı taraf ından soru şturma başlatılm ıştır. Bu kapsamda te şebbüsün savu şturulduğu gün Ankara Cumhuriyet Ba şsavc ılığınca -aralar ında Yüksek Mahkeme üyelerinin de bulunduğu- üç bine yak ın yarg ı mensubu hakk ında FETÖ/PDY ile ba ğlant ılar ının bulundu ğu iddias ıyla başlatılan soruşturmada bu ki şilerin büyük bölümü hakk ında gözalt ı ve tutuklama tedbirlerine ba şvurulmuştur (Ayd ın Yavuz ve di ğerleri , 51, 350). 10.İstanbul Adliyesinde Cumhuriyet savc ısı olarak görev yapmakta ola n başvurucunun Hâkimler ve Savc ılar Yüksek Kurulunun (HSYK) 16/7/2016 tarihli karar ı ile görevden uzakla ştırılmas ına, sonras ında ise meslekten ç ıkar ılmas ına karar verilmi ştir. 11. Başvurucu, Ankara Cumhuriyet Ba şsavc ılığının HSYK karar ıyla görevden uzaklaştırılanlar hakk ında soru şturma işlemlerinin yap ılmas ı yönündeki yaz ısı üzerine İstanbul Cumhuriyet Ba şsavc ılığı (Başsavc ılık) taraf ından 18/7/2016 tarihinde gözalt ına alınm ıştır. 12. Başvurucunun ifadesi 19/7/2016 tarihinde Ba şsavc ılıkta al ı nm ıştır. Başvurucu ifadesinde özetle bulundu ğu ilçede dershane olmad ığı için üniversite s ınavlar ına kendi imkânlar ı ile haz ırland ığını ve Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesini kazand ığını, birinci sınıfta memlekete gidip gelerek e ğitimini sürdürdü ğünü, sonraki y ıllarda Üsküdar'da te k başına kiralad ığı bir evde kald ığını, herhangi bir özel yurtta ya da FETÖ/PDY'ye ait yurt ve evlerde kalmad ığını, sohbet toplant ılar ına kat ılmad ığını, örgüt ile iltisakl ı gazete ve dergi aboneliğinin olmad ığını, maaş hesab ı dışında banka ve finans kurulu şlar ına para transferi yapmad ığını, mezun olduktan sonra o tarihlerde meslek s ınavlar ına haz ırlık için dershane olmad ığından herhangi bir dershaneye gitmedi ğini ve eğitim program ına kat ılmad ığını, hâkim-savc ı adayl ığı döneminde Albüm Haz ırlama Kurulunda yer almad ığını ve s ınıf temsilciliği yapmad ığını, 2002-2004 y ıllar ı aras ında Pazarc ık Cumhuriyet savc ısı, 2004-2008 yıllar ı aras ında Kaman Cumhuriyet savc ısı, 2008-2011 y ıllar ı aras ında Şebinkarahisar Cumhuriyet ba şsavc ısı, 2011-2014 y ıllar ı aras ında İnebolu Cumhuriyet ba şsavc ısı ve 2014 yılından sonra ise İstanbul Cumhuriyet savc ısı olarak görev yapt ığını, herhangi bir yurt d ışı eğitimine veya mesleki ziyaret program ına kat ılmad ığını, FETÖ/PDY ile irtibatl ı yurt ve benzeri kurumlara ba ğış yapmad ığını, 2010 y ılında yap ılan HSYK üyesi seçimleri s ıras ında Şebinkarahisar Cumhuriyet ba şsavc ısı olarak görev yapt ığını, Ağır Ceza Mahkemesi Ba şkan ı İ.K. ile birlikte oyunu kulland ıktan sonra sonucu merak edip beklediklerini ancak mü şahitli k yapmad ığını, 2014 y ılı HSYK üyesi seçimleri s ıras ında İstanbul'da oldu ğunu ve oy kulland ıktan k ısa bir süre sonra sand ıklar ın kapand ığını, merak edip birkaç sand ığa bakt ığını ancak say ımlar uzun sürece ği için fazla beklemedi ğini, müşahitlik ya da kamera çekimi yapmad ığını, özel yetkili mahkeme veya savc ılıklarda görev almad ığını, 15 Temmuz 2016 tarihinde ak şam nöbetçi olmas ı nedeniyle e şiyle adliyede bulunduklar ını, saat 23.00 Başvuru Numaras ı: 2017/78 Karar Tarihi : 4/11/2020 4sıralar ında evlerine gittiklerinde televizyondan darbe giri şimini öğrendiğini, darbe te şebbüsü sonras ı için kesinlikle kendisine herhangi bir görev teklif edilmedi ğini, bu soru şturmayla ilişkilendirilme sebebinin 2011 y ılında Şebinkarahisar'dan İnebolu'ya atanmas ı üzerine 2010 yılında HSYK üyeleriyle görü şmesi ve son HSYK üyesi seçim sürecinde odas ına gelen Yarg ıda Birlik Platformu (YBP) üyesi meslekta şlar ına aç ıkça platforma oy vermeyece ğini söylemesi, bindi ği serviste özel yetkili hâkim ve savc ılar ın bulunmas ı dolay ısıyla onlarla yolculuk etmi ş olmas ından kaynaklanm ış olabilece ğini, örgütle herhangi bir ilgisi olmad ığını ve suçlamalar ı kabul etmedi ğini ifade etmi ştir. 13. Başsavc ılık 19/7/2016 tarihinde, ba şvurucuyu terör örgütüne üye olma suçundan tutuklanmas ı istemiyle İstanbul Sulh Ceza Hâkimli ğine sevk etmi ştir. 14. İstanbul 9. Sulh Ceza Hâkimli ği ayn ı tarihte ba şvurucunun sorgusunu yapm ıştır. Başvurucu sorgudaki savunmas ında Savc ılıktaki ifadesine benzer beyanlarda bulunmu ş ve suçlamalar ı kabul etmemi ştir. 15.İstanbul 9. Sulh Ceza Hâkimli ği 19/7/2016 tarihinde, ba şvurucunun terör örgütüne üye olma suçundan tutuklanmas ına karar vermi ştir. Karar ın ilgili k ısm ı şöyledir: "...Soruşturma dosyas ı kapsam ında toplanan deliller, şüphelilerin ifade ve savunmalar ı olaya ve şüphelilerin yakalanmas ına ilişkin kolluk görevlilerince düzenlenmi ş olan tutanak içerikleri ile tüm soru şturma dosyas ı kapsam ının hep birlikte de ğerlendirilmesi neticesinde şüphelilerin Türk Silahl ı Kuvvetlerinin hiyerar şik yap ısı dışına ç ıkarak Türkiye Cumhuriyet i Devletini ortadan kald ırmay ı amaçlayan ve bu amaç do ğrultusunda Devletin çe şitli kamu kurum ve kurulu şlar ına s ızarak kamu gücünü kendi amaç ve do ğrultular ında kullanara k faaliyette bulundu ğu kamuoyuna yans ıyan birçok haz ırlık soruşturmas ı ve kamu davalar ından anla şılan FETÖ/PDY silahl ı terör örgütü ile ba ğlant ılı olarak hareket ettikleri değerlendirilerek HSYK Tefti ş Kurulu Ba şkanl ığının 16/7/2016 tarihli ön raporunda isim, görev ve sicilleri belirtilen adli Yarg ı Hakim ve Cumhuriyet savc ılar ı ile idari yarg ı hakimlerinin 15/7/2016 tarihinde Silah ı Terör Örgütü FETÖ/PDY'nin ad ına faaliye t gösteren 'Yurtta Sulh Konseyi' ad ı alt ında TRT'ye el konularak s ıkıyönetim ilan edildi ği ve Anayasa'n ın ask ıya al ındığının ilan edilerek TCK 312 maddesinde belirtilen suçu i şledikleri değerlendirilen ki şiler ile birlikte fikir ve eylem birli ği içerisinde hareket ederek ayn ı terör örgütüne mensup olduklar ına dair kuvvetli suç şüphesinin varl ığını gösteren somut delille r bulunduğu belirtilerek Hâkimler ve Savc ılar Yüksek Kurulu 2. Dairesinin 16/7/2016 tarih ve 2016/345 say ılı karar ile Hakimler ve Savc ılar Kanununun 77/1 ve 81/1 maddeleri gereğince ayr ı ayr ı olmak üzere ilgililerin görevlerine devamlar ına, soru şturman ın selametine yarg ı erkinin nüfuz ve itibar ına zarar verece ğine kanaat getirilerek 3 ay süre ile görevden uzakla ştırılmalar ına karar verildi ğinin anla şıldığı, Hakimler ve Savc ılar Yükse k Kurulu 3. Dairesinin 16/7/2016 tarih ve 2016/7900 dosya no 2016/9052 say ılı karar ı ile ad ı geçen hakim ve Cumhuriyet savc ılar ı hakk ında FETÖ/PDY adl ı silahl ı terör örgütü üyes i olduklar ı ve bu kapsamda anayasay ı ihlal, yasama organ ına karşı suç, hükumete kar şı suç, Türkiye Cumhuriyetine silahl ı isyan ve silahl ı örgüt suçlar ının işledikleri iddias ından dolay ı durumun soru şturmay ı gerektirdi ğinden bahisle Hakimler ve Savc ılar Kanununun 82. maddesi. Uyar ınca soru şturma izni verilmesi hususunda Kurul Ba şkan ına Teklift e bulunulmas ına karar verildi ği ve HSYK Ba şkan ı taraf ından 16/7/2016 tarihinde soruşturm a izni verilmesi yönündeki teklife olur verildi ğinin görüldü ğü, bu itibarla şüpheliler hakk ında Ankara Cumhuriyet Ba şsavc ılığı Anayasal Düzene Kar şı işlenen suçlar soru şturma bürosunca soru şturma ba şlat ıldığı ve İstanbul adliyesi ve mülhakat ı olan Gaziosmanpa şa Adliyesinde görevli hakim ve Cumhuriyet savc ılar ı hakk ında soruşturma yürütülmek üzere işlemlerin ba şlat ıldığı görülmüştür. Başvuru Numaras ı: 2017/78 Karar Tarihi : 4/11/2020 5Şüphelilerin HSYK Dairelerinin ve HSYK Tefti ş Kurulu Ba şkanl ığının yapm ış olduğu inceleme, de ğerlendirmeleri sonucunda FETÖ/PDY isimli silahl ı terör örgütünün üyes i olduklar ı yönünde kuvvetli suç şüphesinin varl ığını gösteren somut deliller bulundu ğu değerlendirilmi ş olup; 1-Şüpheliler ... [diğerleri] ve Ümit Özkan' ın üzerine at ılı silahl ı terör örgütü üyesi olma suçunun yasada öngörülen ceza miktar ı, işlediği iddia edilen suçun önemli ve ciddi sayılan katalog suçlardan olmas ı nedeniyle tutuklama nedeninin 'Kanun gere ğince ' var sayıldığı, Nitekim Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesi İçtihatlar ı ve 5271 say ılı CMK'n ın 100 ve deva m eden maddeleri uyar ınca şüphelilerin tutuklanmas ına engel bir halinin (tutuklama yasa ğı ve yarg ılama engeli bulunmamas ı hali gibi) bulunmad ığı, almalar ı muhtemel ceza göz önüne alındığında kaçma şüphesinin bulundu ğu, nitekim FETÖ/PDY silahl ı terör örgü t mensuplar ının f ırsat bulduklar ında yasal ve gayri yasal yollarla yurt d ışına kaçt ıklar ının daha önceden yap ılan soruşturma dosyas ı içeriklerinden anla şıldığı görülmüştür. Soruşturman ın henüz tamamlanmamas ı nedeniyle şüphelilerin delilleri yok etme, gizleme ve tan ıklar üzerinde bask ı oluşturma şüphesinin bulundu ğu, işin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik önlemi de ğerlendirildi ğinde Türkiye Cumhuriyeti Anayasa's ının 13. maddesinde ifade olunan, ölçülülük ilkesi uyar ınca daha hafif koruma önlemi olan adli kontrol tedbiri uygulamas ının bu aşamada soru şturmaya konu suç ve bu şüpheli aç ısından yetersiz kalaca ğı ve amaca hizmet etmeyece ği kanaatine var ılarak şüpheliler v e müdafilerinin serbest b ırak ılma istemlerinin reddi ile şüphelilerin üzerine at ılı olan FETÖY/PDY silahl ı terör örgütüne üye olmak suçundan 5271 say ılı CMK'n ın 100. Ve devam ı maddeleri uyar ınca ... tutuklanmalar ına ... Karar verildi." 16. Başvurucunun tutuklama karar ına 25/7/2016 tarihinde yapt ığı itiraz İstanbul 10. Sulh Ceza Hâkimli ği taraf ından 26/7/2016 tarihinde benzer gerekçelerle kesin olarak reddedilmi ştir. 17. Sonraki süreçte ilgili Sulh Ceza Hâkimliklerince ba şvurucunun tutukluk durumu değerlendirilmi ş ve itirazlar ı karara ba ğlanm ıştır. 18. Başvurucu söz konusu kararlar ın kendisine tebli ğ edilmediğini bildirmi ştir. 19. Başvurucu 2017/78 say ılı bireysel ba şvuru yönünden 7/11/2016 tarihinde, 2017/14197 say ılı bireysel ba şvuru yönünden ise 3/1/2017 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmuştur. 20. Başsavc ılık 13/6/2017 tarihli iddianame ile ba şvurucunun terör örgütüne üye olma suçundan cezaland ırılmas ı istemiyle ayn ı yer ağır ceza mahkemesinde kamu davas ı açm ıştır. 21.İddianamede öncelikle FETÖ/PDY'nin yap ılanmas ına ve faaliyetlerine ili şkin açıklamalar yap ılm ış, sonras ında başvurucuya yönelik suçlama ve delillere yer verilmi ştir. Başsavc ılık, başvurucunun FETÖ/PDY hiyerar şisi içinde yer almak suretiyle üzerine at ılı suçu işlediğini iddia etmi ştir. İddianamede, suçlamaya esas al ınan olgular özetle şöyledir: i. HSYK'n ın başvurucuyu meslekten ç ıkard ığı ve buna ili şkin karar ın kesinleştiği belirtilmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2017/78 Karar Tarihi : 4/11/2020 6ii. HSYK taraf ından meslekten ç ıkar ılmas ına karar verilen ve hakk ında FETÖ/PDY ile ba ğlant ılı suçlardan soru şturma aç ılan eski HSYK 2. Daire üyesi T.G.nin ba şvurucunun 11/6/2014 tarihli kararname ile İnebolu Cumhuriyet başsavc ılığından İstanbul Cumhuriyet savc ılığına atanmas ına ilişkin karara -mevcut görev yerinde kalmas ı gerektiği yönünde- örgütsel dayan ışma gereği muhalif kald ığı (muhalefet şerhinin bulundu ğu) ileri sürülmü ştür. iii. Hakk ında FETÖ/PDY ile ba ğlant ılı suçlardan soru şturma aç ılan ve HSY K taraf ından meslekten ç ıkar ılmas ına karar verilen HSYK Müfetti şi H.H.G.nin İnebolu Cumhuriyet Ba şsavc ılığının 2014 y ılı denetiminde ba şvurucuya yüksek (85) not takdir etti ği belirtilerek söz konusu notun objektif kriterlerden ve yerle şik uygulamalardan uzak, örgütsel amaç ve politikalar do ğrultusunda ba şvurucunun parlat ılmas ını, hakk ındaki olumsuz dü şüncelerin bertaraf edilmesini ve gelecekte önemli görevlere getirilmesini sa ğlama amac ına yönelik oldu ğu ve örgütsel dayan ışman ın bir göstergesi oldu ğu ileri sürülmü ştür. iv. Soruşturma dosyas ı içinde bulunan HSYK Tefti ş Kurulu Ba şkanl ığı Başmüfettişliğinin 26/4/2017 tarihli inceleme tutana ğından bahsedilerek Yarg ıçlar ve Savc ılar Birliğine (YARSAV) 2007, 2008, 2009 ve 2010 y ıllar ında yoğun bir üye kayd ının olduğu, en yo ğun üye kayd ının 2010 y ılında gerçekle ştiği hatta 2010 yılında üye olanlar ın say ısının son on y ıl boyunca Derne ğe üye olan hâkim ve Cumhuriyet savc ılar ının say ısının hemen hemen yar ısına denk geldi ği ve son on y ıl içinde YARSAV'a üye olanlar ın büyük bir ço ğunluğunun FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisaklar ı nedeniyle meslekten ç ıkar ılmalar ına karar verilen ki şiler oldu ğu -ifadelerde bahsedildi ği üzere- FETÖ/PDY ile irtibatl ı ve iltisakl ı hâkim ve Cumhuriyet savc ılar ının örgüt yönetiminden ald ıklar ı talimat do ğrultusunda YARSAV' ı ele geçirebilmek için söz konusu Derne ğe üye olduklar ının değerlendirildi ği, başvurucunun da bu kapsamda FETÖ/PDY lideri Fetullah Gülen'i n şifreli şekilde gönderdi ği ''YARSAV'a s ızılarak ele geçirilmesi '' talimat ı doğrultusunda 29/8/2007 tarihinde YARSAV'a üye oldu ğu iddia edilmi ştir. v. Başvurucunun tutukland ıktan sonra tutuklulu ğunun infaz ı için 19/7/2016 tarihinde Silivri 6 No.lu L Tipi Kapal ı Ceza İnfaz Kurumuna kabulü yap ılırken üzerinde birer adet 100 ve 1 Amerikan dolar ı banknot bulundu ğu, söz konusu paralardan özellikle 1 Amerikan dolar ının terör örgütü lideri taraf ından dağıtılmak üzere üyelerine iletilen ve örgüt mensubunun bu s ıfat ını ortaya koymaya yönelik olarak örgüt ile devaml ılık ve süreklilik arz edecek şekilde organik ba ğ kurduğuna işaret eden delillerden biri oldu ğu yönünde tespitler bulundu ğu belirtilerek başvurucunun da söz konusu 1 Amerikan dolar ını bu maksatla saklad ığı ileri sürülmüştür. vi. FETÖ/PDY taraf ından hâkimlik ve savc ılık s ınavlar ına girmeleri konusunda mensuplar ına telkinlerde bulunuldu ğu ve bu s ınavlara haz ırlanmalar ı için hukuk fakültesi mezunlar ı aras ında çal ışma evleri olu şturulduğu belirtilerek bu bağlamd a Akşehir Cumhuriyet Ba şsavc ılığı taraf ından 8/11/2016 tarihinde FETÖ/PDY ile bağlant ılı suçlardan hakk ında soruşturma yürütülen ve şüpheli s ıfat ı ile ifadesi al ınan K.Y.nin "Ş.D.nin fakülteden arkada şlar ı olan M.E. ve M.Ç. ile birlikte hâkim-savc ı adayl ığı sınav ına özel bir evde haz ırland ığı ve kendisi ile birlikte Ümit Özkan' ın da bu s ınav ı kazand ığı, bu yap ıdan olan şahıslar ın Kad ıköy, Bak ırköy ve Sultanahmet Başvuru Numaras ı: 2017/78 Karar Tarihi : 4/11/2020 7Adliyelerinde kümele ştikleri, Ümit Özkan' ın da İstanbul Adliyesinde staj yapt ığını bildiği" yönünde anlat ımlar ı olduğu belirtilmi ştir. vii. Tan ık M.T.nin ifadesine de ğinilmiştir. Tan ığın dosya kapsam ında yer alan 1/8/2016 tarihinde İnebolu Cumhuriyet Ba şsavc ılığında verdi ği ifadesinde özetle "İnebolu Kapal ı M Tipi Ceza İnfaz Kurumunda psikolog olarak çal ıştığını, 2015 yılında kendisi ve baz ı kurum çal ışanlar ı hakk ında disiplin soru şturmas ı başlat ıldığını ve Ümit Özkan' ın kendisi hakk ında disiplin cezas ı verdiğini, hakk ında FETÖden i şlem yap ıldığını duyunca ve savunmalar ının Yüksek Disiplin Kurulunda Okunmadan cezan ın onaylanmas ı sebebiyle verilen bu disiplin cezas ının da örgüt taraf ından takdir edildi ğini düşündüğü" şeklinde beyanda bulundu ğu belirtilmi ştir. viii. FETÖ/ PDY'nin Türkiye Cumhuriyeti devletinin tüm anayasal kurumlar ını ele geçirmek olan nihai hedefine ula şabilmek için örgüte engel olacaklar ını düşündükleri ki şileri bir şekilde sistem d ışına ç ıkarmak suretiyle örgüt mensuplar ını önemli gördükleri konuma getirdi ği, bu bağlamda ba şvurucunun da unvanl ı görev olan Şebinkarahisar Cumhuriyet ba şsavc ılığı ve İnebolu Cumhuriyet ba şsavc ılığı görevlerine getirildi ği iddia edilmi ştir. ix. Ayn ı soruşturma dosyas ında şüpheli olan ve hakk ında FETÖ/PDY'ye üye olma suçundan cezaland ırılmas ı istemiyle kamu davas ı aç ılan başvurucunun e şi hâkim A.Ö. ile ilgili tespitlerin de ba şvurucu yönünden dikkate al ınmas ı gerektiği belirtilmiştir. Bu ba ğlamda ba şvurucunun e şi ile ilgili olarak HSYK taraf ından meslekten ç ıkar ıldığı, HSYK müfetti şi taraf ından hakk ında yüksek (80) not takdir edildiği, 28/8/2007 tarihinde YARSAV'a üye oldu ğu ve 11/6/2014 tarihli kararname ile İnebolu hâkimli ğinden İstanbul hâkimli ğine atanmas ına ilişkin karara eski HSYK 2. Daire üyesi T.G.nin muhalif kald ığı tespitlerine yer verilmi ştir. 22. İstanbul 30. A ğır Ceza Mahkemesi (Mahkeme) 20/6/2017 tarihinde iddianamenin kabulüne karar vermi ş ve Mahkemenin E.2017/82 say ılı dosyas ı üzerinden kovuşturma aşamas ı başlam ıştır. 23. Mahkeme 9/8/2017 tarihinde yapt ığı ilk duruşmada başvurucunun savunmas ını alm ıştır. Mahkeme duru şma sonunda ba şvurucunun tutukluluk hâlinin devam ına kara r vermiştir. Başvurucunun savunmas ının ilgili k ısm ı şöyledir: "... HSYK aç ığa alma ve ihraç kararlar ı benimle ilgili somut bir ifade içermemektedir, hakk ımda tutuklama karar ı verildiğinde henüz aç ığa alma karar ı da yaz ılmam ıştı, [T.G.] ile hiçbir samimiyetim yoktur, muhalefet şerhi kendisini ba ğlar, FETÖ'den i şlem gören [İ.O.] muhalefet etmemi ştir, müfetti ş [H.H.G.] mahkum olmu ş biri değildir, onun d ışında 3 ayr ı müfettiş daha benimle ilgili nota imza koymu ştur, diğer notlar ım da bir k ıyaslama yap ılmam ıştır, başka müfetti şlerce de tefti ş edildim, gerekirse onlar ın görüşleri sorulabilir ve önceki tefti ş notlar ım incelenebilir, YARSAV üyeli ğim talimat üzerine olmu ş değildir, o tarihteki tek meslek kurulu şu oydu, özel bir amaçla üye olmu ş değilim, iddianamede dile getirilen 1 Dolar yaz ılı beyanlar ımda daha önce dile getirdi ğim gibi bir turiste tramvaya binmesi için bast ığım İstanbul Kart kar şılığı verilmiş bir parad ır, zaten cezaevinde TL'ye çevrildi, buna da ben itiraz etmedim, [K.Y.]nin beyanlar ı soyut dayanaktan yoksu n beyanlard ır ve 20 y ıl öncesine dayal ı tahmin sonucu bana göre yanl ış hat ırlama sonucu beyanlard ır, kald ı ki mesle ğe geri kabul için bu ifadeleri verdi ği ve bu şekilde çok isim vermeye çal ıştığı ortadad ır, [M.Y.]ni itirafç ılar ın mesleğe geri al ınacağı yönünde beyanlar ı üzerine yapt ığını düşünüyorum, Ba şsavc ılığımı da 2010 öncesi HSYK döneminde bile ğimin Başvuru Numaras ı: 2017/78 Karar Tarihi : 4/11/2020 8hakk ı ile ald ım, FETÖ ile hiçbir irtibat ı yoktur, 15 Temmuz günü darbecileri hain olarak niteledim, dijitalleri ... [inceledi ğinizde] bunu siz de göreceksiniz ..." 24. Mahkeme 8/12/2017 tarihinde yapt ığı duruşmada başvurucunun tahliyesine ve hakk ında yurt d ışına ç ıkamama şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmas ına karar vermi ştir. 25. Mahkeme kovu şturma aşamas ında bir k ısım tan ığı dinlemiştir. Bu bağlamda; - Tan ık K.Y.nin ifadesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "...Ümit Özkan ile ... İstanbul'da birlikte staj yapt ığmız için tan ışıklığım vard ır. İstanbul Aksaray civar ında FETÖ yap ısına bağlı olduğu izlenimi olu şan bekar evinde kal ıyordu. Yan ında başka stajer hakimler de kal ıyordu. Ben de bir kez evine misafi r olmuştum. Ancak herhangi bir sohbet ve benzeri bir şey gerçekle şmemişti. Sonras ında Ümit Özkan' ın da başsavc ılık görevi olup idarecilik kimli ği de bulundu ğundan kendisi ile ara ara görüşmüşlüğüm olmu ştur. İki üç kez görü şmüşümdür. Reyhanl ı'daki görevim sebebi ile dönemin Hatay komisyon ba şkan ı [T.H.] ile birlikte görev yap ıp arkada ş olduklar ından Ümit Özkan'dan da geçirdi ğim as ılsız soruşturma sebebi ile yard ım istemiştim. Kendisi d e ilgilenece ğini söylemi şti. FETÖ yap ısı ile ilgili ili şkisini nas ıl sürdürdü ğünü ve hangi tarihe kadar sürdürdü ğünü bilmiyorum." - Tan ık M.T.nin ifadesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "... 15 Temmuz 2016 tarihinden sonra kurumlar ımız genelinde yap ılan soruşturmalar nedeniyle bir gün ba şsavc ılıktan ... bilgi al ınmak üzere ça ğrıldık. Bildiğimiz veya şahi olduğumuz FETÖ ile ba ğlant ılı veya iltisakl ı olaylar ı anlatmam ızı istediler. Ben de bunu n üzerine 2013-2014 y ıllar ında disiplin soru şturmas ı geçirmeme sebep olan olay ı anlatm ıştım. Olay şöyle gelişmişti; ben, ceza infaz kurumunda çal ışan sayman ımız ve yine ceza infaz kurumunda çal ışan öğretmenimiz ceza infaz kurumuna giri şte infaz korum a memurlar ı taraf ından üstlerimizin elle aranmak istenilmesi üzerine mevzuatta böyle bir hüküm bulunmamas ı sebebiyle bu uygulamaya kar şı çıkmak istemi ştik. Zira bu uygulama bize yaz ılı olarak bildirilmedi. Sözlü olarak infaz koruma memurlar ı arac ılığıyla söylendi. İnfaz koruma memurlar ı ile yapt ığımız görüşmede ceza evi müdürünün bu konuda sözlü emri bulundu ğu belirtildi. Bunun üzerine biz bu emrin taraf ımıza yaz ılı olarak verilmesini talep ettik. Daha sonra bu emir bize yaz ılı olarak verildi. Biz de bu yaz ılı emir üzerin e talimatta belirtildi ği şekilde infaz koruma memurlar ının üzerimizi elle aramas ına müsad e ederek ceza infaz kurumuna giri ş yapmaya devam ettik. Ancak yine de bizim hakk ımızda talimatlara uyulmad ığı gerekçesiyle disiplin soru şturmas ı başlat ıldı. Yap ılan soruşturm a neticesinde ayn ı olaya ili şkin olarak kurum sayman ımız ceza almad ı ben ve kurum öğretmeni ise farkl ı farkl ı disiplin cezalar ı ald ık ve bu disiplin soru şturma sonuçlar ını dönemin ba şsavc ısı olan san ık Ümit Özkan onaylam ıştı. Ben hakk ımdaki cezaya yükse k disiplin kuruluna itiraz ettim. Ancak itiraz ım reddedildi. Bunun üzerine Kastamonu İdare Mahkemesine dava açt ım. Ancak orada da her ne kadar davay ı 30 günlük sürede açm ış isem de ... [davan ın] süreden red[dine] karar ı verildi. Daha sonras ında ise bize bu talimat ı veren ceza infaz ...[kurumu] müdürü tayinle ayr ıldı. Yerine gelen yeni müdürümüz ise b u talimat ı tamamen kald ırdı ve üstlerimiz elle aranmaks ızın ceza infaz kurumuna giri ş sağlad ık. Ben ya şanan bu geli şmeler nedeniyle o dönemde bize verilen disiplin cezas ının hukuken uygun olmad ığını düşündüğüm için bu olay ı savc ılıkta belirtmi ştim. Bu ola y haricinde iddianamede geçen san ıklar ın terör örgütü üyeli ği hakk ında benim ba şkaca bir bilgim yoktur." 26. Mahkeme 8/12/2017 tarihinde yapt ığı duruşmada başvurucunun tahliyesine ve hakk ında yurt d ışına ç ıkamama şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmas ına karar vermi ştir. Başvuru Numaras ı: 2017/78 Karar Tarihi : 4/11/2020 927. Mahkeme 6/7/2018 tarihinde yapt ığı duruşmada başvurucunun beraatine kara r vermiştir. Karar gerekçesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "... HSK kararlar ı incelendi ğinde; Hâkimler ve Savc ılar Yüksek Kurulu 2. Dairesi' nin 16.07.2016 tarih ve 2016/4 tedbir ve 2016/345 say ılı karar ı ile 2802 say ılı Hâkimler ve Savc ılar Kanunu'nun 77/1 ve 81/1. maddeleri gere ğince san ığın görevinden uzaklaştırılmas ına karar verildi ği ve genel kurulun 24.08.2016 tarih ve 2016/426 say ılı karar ı ile meslekten ç ıkar ılmas ına karar verildi ği, yine genel kurulun 29.11.2016 tarih v e 2016/434 say ılı karar ı ile de yeniden inceleme talebinin reddine karar verildi ği sabittir. İddianamede delil olarak gösterilen bu kararlar incelendi ğinde hakim ve Cumhuriye t savc ısı olarak görev yapm ış san ıklar ın FETÖ/PDY silahl ı terör örgütü ile irtibatl ı olduklar ının belirtildi ği yazmaktad ır. Her ne kadar HSK taraf ından yap ılan bu tespit ile san ıklar ın meslekten ihrac ına karar verilmi şse de ceza yarg ılamas ı anlam ında bu karar ın bağlay ıcı olmad ığı muhakkakt ır. Tek ba şına bu tespitin hükme esas al ınıp cezaland ırmaya yetecek bir delil olarak kabul edilmesi dü şünülemez. İdari anlamda sonuç do ğurabilecek b u tür kararlar ın mahkememizce hükme esas al ınabilmesi için ba şkaca delillerle desteklenmesi zaruridir. Bu nedenle mahkememizce san ıklar ın lehine ve aleyhine de ğerlendirilebilece k başkaca deliller de ara ştırılmıştır. FETÖ/PDY silahl ı terör örgütü bir k ısım üyelerinin gizlili ğin sağlanmas ı amac ıyla aralar ındaki irtibat ı bylock isimli bir program üzerinden sa ğlad ıklar ı sabittir. San ıklar ın bu program ı kullanmad ıklar ı dosyada mevcut 03.02.2017 tarihli tutanaklarda belirtilmi ştir. Ele geçirilen dijital materyaller üzerinde bilirki şi incelemesi yapt ırılarak gerek bylock gerek atılı suça delil olu şturabilecek veriler yönünden inceleme yap ılmıştır. Yap ılan bu incelem e neticesinde haz ırlanan teknik bilirki şi raporunda san ık Ümit Özkan' ın cep telefonunda yine bir k ısım örgüt mensuplar ınca irtibat ın gizli yap ılmas ı amac ıyla kullan ıldığı bilinen 'kakaotalk' isimli program ın log kay ıtlar ına rastland ığı belirlenmi ştir. Mahkememizce ald ırılan ek raporda ise bu programa ait log kayd ının bulundu ğu dosyan ın library isimli veri taban ı dosyas ı olmamas ı sebebiyle uygulamaya ait kurulum tarihi, silinme bilgisi, kullan ım günlüğü bilgilerine ula şman ın mümkün olmad ığı, uygulaman ın cep telefonu içeriğine kesin ve net olarak kurulup kurulmad ığının tespitinin mümkün olmad ığı belirtilmiştir. San ık taraf ından da söz konusu program ın kendisi taraf ından yüklenip kullan ılmad ığı savunulmu ştur. Gelen ek bilirki şi raporu do ğrultusunda söz konusu program ın san ığın cep telefonuna kesin olarak kurulup kullan ıldığının tespitinin mümkün olmad ığı yönündeki sonuç do ğrultusunda mahkememizce bu husus san ık lehine şüphe olarak de ğerlendirilmi ştir. Belirtilen husus haricinde dijital materyallerde at ılı suç ile ilgil i başkaca bir suç unsuruna rastlanmam ıştır. Tüm bu hususlar birlikte de ğerlendirildi ğinde mahkememizce san ığın bylock isimli bu program ı kullanmad ığı kabul edilmi ş, kakaotal k isimli program aç ısından ise şüphe nedeniyle san ık Ümit lehine de ğerlendirme yap ılmıştır ... Tan ık [M.T.]' nin san ık Ümit Özkan ile ilgili beyanlar ı alm ış olduğu disiplin cezas ı doğrultusundad ır. Tan ık her ne kadar kendisine san ık taraf ından verilen/onaylanan disiplin cezas ının örgütün karar ı doğrultusunda oldu ğunu düşündüğünü beyan etmi ş ise de bu düşünceyi do ğrulayabilecek herhangi bir veri sunamam ıştır. Tan ığın bu hususta dü şüncenin ötesine geçemeyen beyanlar ı san ık aleyhine dü şünülmemi ş ve hükme esas al ınmam ıştır. Tan ık [K.Y.] san ık Ümit Özkan' ı 1998 y ılı sonras ı yap ıya ait bir yurtta gördü ğünü, bu yurtta gördükten sonra san ığın s ınav ı kazand ığını, bu yap ıya dahil olanlar ın adliy e stajlar ında kümele ştiğini, san ığın da Sultan Ahmet Adliyesi'nde bu kümele şmenin içinde olduğunu, san ık Ümit'in adliyeye yak ın cemaat evi izlenimi veren bekar evinde kald ığını kendisinin de bu eve misafir olarak gitti ğini ancak evde yap ılan bir sohbet toplant ısı görmediğini beyan etmi ştir. [K.Y.] 'nin tüm beyanlar ı bir arada de ğerlendirildi ğinde sanık Başvuru Numaras ı: 2017/78 Karar Tarihi : 4/11/2020 10Ümit Özkan' ın örgüt evinde kal ıp toplant ılar ına kat ıldığına dair herhangi bir somut bilgisi olmad ığı, beyanlar ının izlenim ve kanaatin ötesine geçmedi ği, bu izlenim ve kanaati doğrulayan ba şkaca bir husus anlat ılmad ığı kanaatine var ılmıştır ... Tüm bu hususla r ışığında tan ık [K.Y.] 'nin san ıklarla ilgili beyanlar ı san ıklar aleyhine dü şünülmemi ş ve hükme esas al ınmam ıştır. Dosyaya yans ımış delillerden san ıklar ın 2014 y ılındaki denetlemeden yüksek not almalar ı, atama kararlar ındaki muhalefet şerhi ve san ık Ümit'in cezaevinde Türk Liras ı'na çevrilen 1 dolar ını bir arada de ğerlendirmek gerekmi ştir. San ıklar ın görevlerini yaparken 2014 y ılında denetlendikleri ve denetleme sonucu kendilerine 80 ve 85 gibi yüksek notlar verildiği tart ışmas ızdır. Dosyada mevcut bu hususa ili şkin yaz ılar incelendi ğinde denetleme yapan müfetti şlerden birinin de FETÖ/PDY silahl ı terör örgütü ile irtibatl ı olduğu kanaatiyle meslekten ihraç edilen [H.H.G.] olduğu görülmektedir. Bir di ğer husus is e san ıklar ın İnebolu'dan İstanbul'a atanmalar ına dair kararnamede yine FETÖ/PDY silahl ı terör örgütü ile irtibatl ı olduğu kanaatiyle meslekten ihraç edilen [T.G.] 'nin muhalefet şerhi olduğu görülmektedir. Bir di ğer delil ise san ık Ümit Özkan' ın cezaevinde Türk Liras ı'na çevrilen 1 dolar ıdır. Bir dolar bir k ısım örgüt üyeleri taraf ından 'bereket' ve 'hat ıra' olduğuna inan ılarak bulundurulan ve silahl ı terör örgütü lideri taraf ından dağıtılmak üzere üyelerine iletilen ve örgüt mensubunun bu s ıfat ını ortaya koymaya yönelik örgüt ile organi k bağ kurmalar ının nişanesi olarak kabul edilmektedir. San ıklar yapt ıklar ı savunmalar ında yüksek not takdirinin hakedilerek al ındığını, muhalefet şerhinden haberleri olmad ığını beyan etmi şlerdir. San ık Ümit ayr ıca bir dolar ı bir turist için kullanm ış olduğu İstanbul kart ücreti olarak turist taraf ından kendisine bi r dolar verildi ğini beyan etmi ştir. Her üç delilin hükme esas al ınabilmesi için ba şka delillerl e desteklenmesi gerekmektedir. Ba şkaca bir delille desteklenmemesi halinde verilen yükse k notun, konulan muhalefet şerhinin tamamen san ıklar ın örgüt üyesi olmalar ından kaynakland ığının, bulunan bir dolara ili şkin ise san ık Ümit'in kast ının organik ba ğın nişanesi olarak saklamak oldu ğunun hiç bir ku şkuya yer vermeyecek şekilde ispat edilmes i gerekmektedir. Somut olay ımızda ise bu ispata yarayacak dosyaya yans ımış her türlü şüpheden uzak, kesin, inand ırıcı ve hükme esas al ınabilecek deliller olmad ığı kanaatine var ılmıştır. Yine iddianamede san ık Ümit Özkan' ın, Şebinkarahisar ve İnebolu Cumhuriyet Başsavc ılığı yaparak ünvanl ı görevlerde bulunmas ının örgüt üyesi olmas ından kaynaklanm ış olabilece ği yönünde herhangi bir delile ula şılamam ıştır. Dosyada mevcut HSK Tefti ş Kurulu Ba şkanl ığı Başmüfettişliği nin 26/4/2017 tarih v e (37007) 2016/282-283-04/26-1 say ılı inceleme tutana ğında; YARSAV Derne ği ne 2007, 2008, 2009 ve 2010 y ıllar ında yoğun bir üye kayd ının olduğu, en yoğun üye kayd ının 201 0 yılında gerçekle ştiği, hatta 2010 y ılında gerçekle ştirilen üyeliklerin son 10 y ıl boyunc a derneğe üye olan hakim ve Cumhuriyet savc ılar ının hemen hemen yar ısına tekabül etti ği, 10 yıl içerisinde YARSAV Derne ğine üye olanlar ın büyük bir ço ğunluğunun FETÖ/PDY silahl ı terör örgütü ile irtibat ve iltisaklar ı nedeniyle meslekten ç ıkar ılmalar ına karar verildi ği, ifadelerde bahsedildi ği üzere FETÖ/PDY silahl ı terör örgütü ile irtibatl ı ve iltisakl ı haki m ve Cumhuriyet savc ılar ının örgüt yönetiminden ald ıklar ı talimat do ğrultusunda YARSAV Derneğini ele geçirebilmek için mezkur derne ğe üye kayd ı yapt ırdıklar ının değerlendirildi ği şeklinde tespitler yap ılmıştır. Dosyada mevcut belgelerde de görülece ği ve san ıklar ın da kabulü oldu ğu üzere san ıklar meslekte bulunduklar ı 2007 y ılında söz konusu derne ğin üyes i olmuşlard ır. Sadece Yarsav'a üye olunmas ı delili tek ba şına değerlendirilerek ceza verilmesinde hükme esas olabilecek kesinlikte bir delil de ğildir. Bu üyeli ğin nedeninin yukar ıda anlat ıldığı üzere derne ği ele geçirme iradesiyle hareket eden örgütün amac ının gerçekleşmesi için yap ıldığının da belirlenmesi gerekmektedir. Ancak her iki san ığın da Başvuru Numaras ı: 2017/78 Karar Tarihi : 4/11/2020 11örgütün bu iste ği doğrultusunda hareket edip derne ğin ele geçirilmesine dönük üyeli k yapt ırdıklar ına dair dosyaya yans ımış başkaca bir delil bulunmamaktad ır. Bu nedenl e san ıklar ın Yarsav'a üyelik kay ıtlar ı hükme esas te şkil edebilecek şekilde san ıklar aleyhine değerlendirilmemi ştir... San ıklarla ilgili toplanan ve mahkememizce kabul edilen tüm deliller birlikt e değerlendirildi ğinde san ıklar ın yukar ıda izah edilen eylem çe şitliliği ve süreklili ği de sergileyerek örgütle ba ğ kurarak hiyerar şisine dahil olduklar ı yönünde mahkumiyetlerin e yeter delil bulunmad ığından san ıklar ın 5271 say ılı CMK'nun 223/2-e maddesi gere ğince beraat ına karar ... [verilmiştir.]'' 28. Başsavc ılık ve başvurucu karara kar şı istinaf kanun yoluna ba şvurmuşlar, istina f incelemesini yapan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi 14/1/2020 tarihinde istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermi ştir. 29. Dava, bireysel ba şvurunun incelendi ği tarih itibar ıyla temyiz incelemesinde derdesttir. IV.İLGİLİ HUKUK 30. İlgili hukuk için bkz. Mustafa Özterzi [GK], B. No: 2016/14597, 31/10/2019, 33-48. V.İNCELEME VE GEREKÇE 31. Mahkemenin 4/11/2020 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gereği düşünüldü: A. Gözalt ının Hukuki Olmad ığına İlişkin İddia 1. Başvurucunun İddialar ı 32. Başvurucu, somut ve inand ırıcı bir delil olmad ığı ve suçüstü hâli bulunmad ığı hâlde hukuka ayk ırı olarak gözalt ına al ındığını belirterek ki şi hürriyeti ve güvenli ği hakk ının ihlal edildi ğini ileri sürmü ştür. 33. Bakanl ık görüşünde, ba şvurucunun bu bölümdeki iddialar ına ilişkin bir açıklamaya yer verilmemi ştir. 34. Başvurucu, Bakanl ık görüşüne karşı başvuru formundakine benzer beyanlarda bulunmuştur. 2. Değerlendirme 35. Anayasa'n ın 148. maddesinin üçüncü f ıkras ının son cümlesi şöyledir: "Başvuruda bulunabilmek için ola ğan kanun yollar ının tüketilmi ş olmas ı şartt ır." 36. 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun'un "Bireysel ba şvuru hakk ı" kenar ba şlıklı 45. maddesinin (2) numaral ı fıkras ı şöyledir: Başvuru Numaras ı: 2017/78 Karar Tarihi : 4/11/2020 12"İhlale neden oldu ğu ileri sürülen i şlem, eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmü ş idari ve yarg ısal başvuru yollar ının tamam ının bireysel ba şvuru yap ılmadan önce tüketilmi ş olmas ı gerekir." 37. An ılan Anayasa ve Kanun hükümlerine göre bireysel ba şvuru yoluyla Anayasa Mahkemesine ba şvurabilmek için ola ğan kanun yollar ının tüketilmi ş olmas ı gerekir. Dolay ısıyla Anayasa Mahkemesine bireysel ba şvuru, iddia edilen hak ihlallerinin derece mahkemelerince düzeltilmemesi hâlinde ba şvurulabilecek ikincil nitelikte bir hak arama yoludur ( Ayşe Z ıraman ve Cennet Ye şilyurt , B. No: 2012/403, 26/3/2013, 16, 17). 38. Anayasa Mahkemesi, kanunda öngörülen gözalt ı süresinin a şıldığı veya yakalama ve gözalt ına al ınman ın hukuka ayk ırı olduğu iddialar ına ilişkin olarak bireysel başvurunun incelendi ği tarih itibar ıyla as ıl davan ın sonuçlanmad ığı durumlarda dahi -ilgili Yarg ıtay içtihatlar ına at ıf yaparak- 5271 say ılı Kanun'un 141. maddesinde öngörüle n tazminat davas ının tüketilmesi gereken etkili bir hukuk yolu oldu ğu sonucuna varm ıştır (Hikmet Kopar ve di ğerleri [GK], B. No: 2014/14061, 8/4/2015, 64-72; Hidayet Karaca [GK], B. No: 2015/144, 14/7/2015, 53-64; Günay Da ğ ve diğerleri [GK], B. No: 2013/1631, 17/12/2015, 141-150; İbrahim Sönmez ve Nazmiye Kaya , B. No: 2013/3193, 15/10/2015, 34-47; Gülser Y ıldırım (2) [GK], B. No: 2016/40170, 16/11/2017, 92-100). 39. Buna göre 5271 say ılı Kanun'un 141. maddesinde belirtilen dava yolunun başvurucunun durumuna uygun, telafi kabiliyetini haiz, etkili bir hukuk yolu oldu ğu ve bu olağan başvuru yolu tüketilmeden yap ılan bireysel ba şvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincillik niteli ği ile bağdaşmad ığı sonucuna var ılm ıştır. 40. Aç ıklanan gerekçelerle ba şvurunun bu k ısm ının başvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez oldu ğuna karar verilmesi gerekir. B. Tutuklaman ın Hukuki Olmad ığına İlişkin İddia 1. Başvurucunun İddialar ı ve Bakanl ık Görüşü 41. Başvurucu; somut bir delil olmaks ızın, gerekçesiz bir kararla tutuklanmas ına karar verildi ğini, tutuklama karar ında tutuklama nedenlerinin somut gerekçelerle açıklanmad ığını, kaçma şüphesinin olmad ığını, hâkimlerle ilgili öngörülen usule ili şkin güvencelerin hiçbirine riayet edilmeksizin yetkili ve görevli olmayan mahkemece tutukland ığını, tüm bu nedenlerle tutuklanmas ının hukuka ayk ırı olduğunu belirterek kişi hürriyeti ve güvenli ği hakk ının ihlal edildi ğini ileri sürmü ştür. Başvurucu ayr ı ca soruşturma sürecinde ifadesi al ınırken aile ve özel hayat ına dair sorular sorulmas ı, düşünce ve kanaatlerinin sorgulanmas ı nedeniyle özel hayata ve aile hayat ına sayg ı hakk ı ile düşünce ve ifade hürriyetinin ihlal edildi ğini iddia etmi ştir. 42. Bakanl ık görüşünde, tutuklama karar ında kuvvetli suç şüphesinin ortaya konulduğu ileri sürülerek tutuklama karar ının verildiği andaki genel ko şullar ve somut olay ın özel koşullar ı ile İstanbul Sulh Ceza Hâkimlikleri taraf ından verilen kararlar ın içeriği birlikte değerlendirildi ğinde başvurucu yönünden kaçma ve delilleri etkileme tehlikesine yönelen tutuklama nedenlerinin olgusal temellerinin olmad ığının söylenemeyece ği belirtilmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2017/78 Karar Tarihi : 4/11/2020 1343. Bakanl ık görüşünde ayr ıca soruşturma konusu suç için öngörülen yapt ırımın ağırlığı, işin niteliği ve önemi de gözönünde tutuldu ğunda başvurucu hakk ında uygulanan tutuklama tedbirinin ölçülü oldu ğu ve adli kontrol uygulamas ının yetersiz kalaca ğı sonucuna var ılmas ının keyfî oldu ğunun savunulamayaca ğı ileri sürülmü ştür. Bakanl ık görüşünde, bu hususlar dikkate al ınarak başvurucunun tutuklanmas ında herhangi bir keyfiyetin bulunmad ığı hususuna vurgu yap ılm ış ve tutuklaman ın hukuki olmad ığına dair şikâyetin aç ıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle kabul edilmez bulunmas ı gerektiği ifade edilmi ştir. 44. Başvurucu, Bakanl ık görüşüne karşı başvuru formundakine benzer beyanlarda bulunmuştur. 2. Değerlendirme 45. Anayasa'n ın "Temel hak ve hürriyetlerin s ınırlanmas ı" kenar ba şlıklı 13. maddesi şöyledir: "Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaks ızın yaln ızca Anayasan ın ilgil i maddelerinde belirtilen sebeplere ba ğlı olarak ve ancak kanunla s ınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasan ın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine ayk ırı olamaz." 46. Anayasa'n ın "Temel hak ve hürriyetlerin kullan ılmas ının durdurulmas ı" kena r başlıklı 15. maddesi şöyledir: "Savaş, seferberlik, s ıkıyönetim veya ola ğanüstü hallerde, milletleraras ı hukuktan doğan yükümlülükler ihlâl edilmemek kayd ıyla, durumun gerektirdi ği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin kullan ılmas ı kısmen veya tamamen durdurulabilir veya bunlar için Anayasad a öngörülen güvencelere ayk ırı tedbirler al ınabilir. Birinci f ıkrada belirlenen durumlarda da, sava ş hukukuna uygun fiiller sonuc u meydana gelen ölümler d ışında, kişinin yaşama hakk ına, maddî ve manevî varl ığının bütünlüğüne dokunulamaz; kimse din, vicdan, dü şünce ve kanaatlerini aç ıklamaya zorlanamaz ve bunlardan dolay ı suçlanamaz; suç ve cezalar geçmi şe yürütülemez; suçluluğu mahkeme karar ı ile saptan ıncaya kadar kimse suçlu say ılamaz." 47. Anayasa'n ın "Kişi hürriyeti ve güvenli ği" kenar ba şlıklı 19. maddesinin birinci fıkras ı ile üçüncü f ıkras ının birinci cümlesi şöyledir: "Herkes, ki şi hürriyeti ve güvenli ğine sahiptir. ... Suçluluğu hakk ında kuvvetli belirti bulunan ki şiler, ancak kaçmalar ını, delillerin yokedilmesini veya de ğiştirilmesini önlemek maksad ıyla veya bunlar gibi tutuklamay ı zorunlu k ılan ve kanunda gösterilen di ğer hallerde hâkim karar ıyla tutuklanabilir." 48. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucular taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Ba şvurucunun şikâyetinin özü, tutuklulu ğun hukuki olmad ığına ilişkindir. Dolay ısıyla başvurucunun iddialar ının Anayasa'n ın 19. maddesinin üçüncü f ıkras ı bağlam ında, kişi hürriyeti ve güvenli ği hakk ı kapsam ında incelenmesi gerekir. Başvuru Numaras ı: 2017/78 Karar Tarihi : 4/11/2020 14a. Uygulanabilirlik Yönünden 49. Anayasa Mahkemesi, ola ğanüstü yönetim usullerinin uyguland ığı dönemlerde alınan tedbirlere ili şkin bireysel ba şvurular ı incelerken Anayasa'n ın 15. maddesinde ortaya konulan temel hak ve özgürlüklere ili şkin güvence rejimini dikkate alaca ğını belirtmiştir (Ayd ın Yavuz ve di ğerleri , 187-191). Soru şturma mercilerince ba şvurucuya yöneltilen ve tutuklama tedbirine konu olan suçlama, ba şvurucunun darbe te şebbüsünün arkas ındaki yap ılanma oldu ğu belirtilen FETÖ/PDY'nin üyesi oldu ğu iddias ıdır. Anayasa Mahkemesi, anılan suçlaman ın olağanüstü hâl ilan ını gerekli k ılan olaylarla ilgili oldu ğunu değerlendirmi ştir (Selçuk Özdemir [GK], B. No: 2016/49158, 26/7/2017, 57). 50. Başvurucu hakk ında uygulanan tutuklama tedbirinin hukuki olup olmad ığının incelenmesi Anayasa'n ın 15. maddesi kapsam ında yap ılacakt ır. Bu inceleme s ıras ında öncelikle ba şvurucunun tutuklanmas ının başta Anayasa'n ın 13. ve 19. maddeleri olmak üzere diğer maddelerinde yer alan güvencelere ayk ırı olup olmad ığı tespit edilecek, ayk ırılık saptanmas ı hâlinde ise Anayasa'n ın 15. maddesindeki ölçütlerin bu ayk ırılığı meşru k ılıp kılmad ığı değerlendirilecektir ( Ayd ın Yavuz ve di ğerleri , 193-195, 242). b. Kabul Edilebilirlik Yönünden51. Aç ıkça dayanaktan yoksun olmad ığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşılan kişi hürriyeti ve güvenli ği hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. Selahaddin MENTE Ş bu görüşe kat ılmam ıştır. c. Esas Yönünden i. Genel İlkeler 52. Genel ilkeler için bkz. Mustafa Özterzi , 85-90; Zafer Özer, B. No: 2016/65239, 9/1/2020, 38-45. ii.İlkelerin Olaya Uygulanmas ı 53. Somut olayda öncelikle ba şvurucunun tutuklanmas ının kanuni dayana ğının olup olmad ığının belirlenmesi gerekir. 54. Başvurucu, darbe te şebbüsünün arkas ındaki yap ılanma oldu ğu belirtilen FETÖ/PDY'nin mensubu oldu ğu iddias ıyla yürütülen soru şturma kapsam ında silahl ı terör örgütü üyesi olma suçlamas ıyla 5271 say ılı Kanun'un 100. maddesi uyar ınca tutuklanm ıştır. 55. Diğer taraftan ba şvurucu 24/2/1983 tarihli ve 2802 say ılı Hâkimler ve Savc ılar Kanunu'nda -hâkimlerle ilgili- öngörülen usule ili şkin güvencelerin hiçbirine riayet edilmeksizin yetkili ve görevli olmayan mahkemece tutukland ığını iddia etmektedir. 56. Anayasa Mahkemesi, Yıldırım Turan ([GK], B. No: 2017/10536, 4/6/2020) karar ında ilgili kanunlar çerçevesinde konuyu etrafl ıca değerlendirmi ş ve Yarg ıtay içtihatlar ına da değinerek terör örgütüne üye olma suçunun ki şisel bir suç oldu ğunu, Yüksek Mahkeme üyelerinden farkl ı olarak hâkim ve Cumhuriyet savc ılar ı yönünden a ğır ceza Başvuru Numaras ı: 2017/78 Karar Tarihi : 4/11/2020 15mahkemesinin görevine giren suçüstü hâli bulunmasa da ki şisel suçlar ına ilişkin olarak soruşturma yürütülmesi için izin şart ı bulunmad ığını belirterek Vergi Mahkemesi üyesi (hâkim) olan ba şvurucunun tutuklanmas ının kanuni dayana ğının bulundu ğu sonucuna varm ıştır (ayr ıntı için bkz. Yıldırım Turan , 102-147). 57. Somut olayda an ılan karardan ayr ılmay ı gerektiren bir durum söz konusu değildir. Dolay ısıyla somut olay ın koşullar ında başvurucunun kanuna ayk ırı olarak tutukland ığı iddias ı yerinde de ğildir. Bu itibarla ba şvurucu hakk ında uygulanan tutuklama tedbirinin kanuni dayana ğı bulunmaktad ır. 58. Kanuni dayana ğı bulunduğu anlaşılan tutuklama tedbirinin me şru bir amac ının olup olmad ığı ve ölçülülü ğü incelenmeden önce tutuklaman ın ön ko şulu olan suçun işlendiğine dair kuvvetli belirti bulunup bulunmad ığının değerlendirilmesi gerekir. 59.İstanbul 9. Sulh Ceza Hâkimli ğinin tutuklama karar ında; 15 Temmuz 2016 tarihinde Türk Silahl ı Kuvvetleri bünyesinde görev yapan ve FETÖ/PDY mensubu olan bir kısım silahl ı askerin Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetine ve Türkiye Cumhurba şkan ı'na yönelik darbe giri şiminde bulunduklar ına ve HSYK taraf ından başvurucunun da aralar ında bulunduğu bir k ısım adli yarg ı hâkim ve Cumhuriyet savc ısının söz konusu darbe giri şiminde bulunan FETÖ/PDY'nin mensubu olduklar ına dair kuvvetli şüphelerin bulundu ğu değerlendirmesiyle görevden uzakla ştırılmalar ına karar verildi ğine değinildikten sonra 15 Temmuz darbe te şebbüsünü gerçekle ştiren FETÖ/PDY'nin yap ısına, çal ışma sistemine, yarg ı ve kamudaki gizli örgütlenmesinden bahsedilmi ştir. Bu ba ğlamda tutuklama karar ında, HSYK'n ın başvurucuyu darbe te şebbüsünü gerçekle ştiren FETÖ/PDY ile ba ğlant ısı olmas ı nedeniyle aç ığa alma karar ına özellikle vurgu yap ılarak başvurucunun da 15 Temmuz darbe teşebbüsünü gerçekle ştiren FETÖ/PDY'nin üyesi oldu ğuna dair kuvvetli şüphelerin bulunduğu belirtilmi ş ve başvurucu yönünden kuvvetli suç şüphesini olu şturan somut olgular ın bulundu ğu sonucuna var ılm ıştır (bkz. 15). 60.İddianamede ise ba şvurucunun HSYK taraf ından meslekten ç ıkar ıldığı, HSYK müfettişi taraf ından hakk ında yüksek (85) not takdir edildi ği, YARSAV'a üye oldu ğu ve 11/6/2014 tarihli kararname ile İnebolu Cumhuriyet ba şsavc ılığından İstanbul Cumhuriyet savc ılığına atanmas ına ilişkin karara eski HSYK 2. Daire üyesi T.G.nin muhalif kald ığı, başvurucu tutukland ıktan sonra tutuklulu ğunun infaz ı için ceza infaz kurumuna kabulü yap ılırken üzerinde bir adet 1 Amerikan dolar ı banknot bulundu ğu, unvanl ı görev ola n Şebinkarahisar Cumhuriyet ba şsavc ılığı ve İnebolu Cumhuriyet ba şsavc ılığı görevlerine atand ığı hususlar ına ve bir k ısım tan ık beyanlar ına dair tespitlere yer verilmi ştir. 61. Buna göre ba şvurucuya yöneltilen ve tutuklamaya konu olan suçlaman ın dayanaklar ından birisi ba şvurucunun meslekten ç ıkar ılmas ıdır. Bu ba ğlamda Anayasa Mahkemesi daha önce verdi ği birçok kararda görevden uzakla ştırma veya kamu görevinden ya da meslekten ç ıkarma şeklindeki idari kararlar ın niteliğini dikkate alarak bu kararlar ın verilmesinin karara muhatap olan ki şilerin suç i şlediklerine dair kuvvetli belirtinin bulundu ğu anlam ına gelmedi ği sonucuna varm ıştır (Mustafa Bald ır, 2016/29354, 4/4/2018 70; Mustafa Açay , B. No: 2016/66638, 3/7/2019, 54; E.A. , B. No: 2016/78293, 3/7/2019, 57; Ali Aktaş, B. No: 2016/14178, 17/7/2019, 53; Mustafa Özterzi , 104; Zafer Özer , 55-58). Bu itibarla ba şvurucu hakk ındaki görevden uzakla ştırma veya meslekten ç ıkarma tedbirlerine ili şkin kararlarda ba şvurucuyla ilgili ki şisel bir tespit ve de ğerlendirme bulunmad ığından bunlar ın -tek başına- suç işlendiğine dair kuvvetli bir belirti olarak kabulü mümkün de ğildir. Başvuru Numaras ı: 2017/78 Karar Tarihi : 4/11/2020 1662. Diğer taraftan soru şturma mercilerince suçlamaya esas al ınan olgular aras ında başvurucunun YARSAV üyesi olmas ının yer ald ığı görülmektedir. Anayasa Mahkemesi Mustafa Özterzi karar ında YARSAV üyeli ğinin örgütsel bir faaliyet olarak değerlendirilebilmesi için -Yarg ıtay kararlar ına da at ıfta bulunarak- dernek üyeli ğinin ancak terör örgütünden al ınan bir talimat uyar ınca gerçekle ştiğinin ortaya konulmas ı hâlinde mümkün olabilece ği, aksi takdirde kuvvetli suç belirtisi olarak de ğerlendirilemeyece ği sonucuna varm ıştır (Mustafa Özterzi , 105). Bu ba ğlamda somut olay incelendi ğinde 2007 yılında YARSAV'a üye oldu ğu anlaşılan başvurucu için bu yönde bir tespitin olmad ığı görülmektedir. Dolay ısıyla an ılan kararda var ılan sonuçtan ayr ılmay ı gerektiren bir durum söz konusu de ğildir. 63. Öte yandan soru şturma makamlar ı, FETÖ/PDY ile ba ğlant ılı olmas ı nedeniyle meslekten ç ıkar ılan HSYK müfetti şi taraf ından denetim sonunda yüksek not (85) verilme k suretiyle ba şvurucunun parlat ılmak istendiğini ileri sürmü ştür. Başvurucu savunmas ında, FETÖ/PDY mensubu oldu ğu iddia olunan müfetti şlerce korundu ğu iddias ını kabu l etmediğini ifade etmi ştir. Başvurucunun örgüt üyesi olmas ı nedeniyle müfetti şler taraf ından yüksek notlar verilerek korundu ğuna ilişkin iddiay ı destekleyen somut olgular soru şturma makamlar ınca yeterince ortaya konulamam ıştır (benzer yöndeki de ğerlendirme için bkz. A.K., B. No: 2017/7858, 27/11/2019, 62). 64. Soruşturma makamlar ınca ileri sürülen bir di ğer husus ise ba şvurucunun unvanl ı görev olan Şebinkarahisar Cumhuriyet ba şsavc ılığı ve İnebolu Cumhuriyet başsavc ılığı görevlerine atanmas ının ve 11/6/2014 tarihli kararname ile İnebolu Cumhuriyet başsavc ılığından İstanbul Cumhuriyet savc ılığına atanmas ına ilişkin karara eski HSYK 2. Daire üyesi T.G.nin muhalif kalmas ının örgütsel dayan ışma içinde gerçekle şen kararlar olduğu iddias ıdır. Başvurucu savunmas ında söz konusu iddialar ın doğru olmad ığını, müfettiş değerlendirmesinde ve ba şsavc ı olarak atanmas ında mesleki liyakatinin esas al ındığını ifade etmiştir. Başvurucunun örgüt üyesi olmas ı nedeniyle T.G. taraf ından korundu ğuna veya unvanl ı görevlere atand ığına dair soyut iddia d ışında bu iddialar ı destekleyen somut olgular soruşturma makamlar ınca yeterince ortaya konulamam ıştır. Dolas ıyla an ılan hususlar ın FETÖ/PDY ile ba ğlant ılı bir suçun i şlendiğine dair kuvvetli belirti olarak kabul edilmesi mümkün görülmemi ştir. 65. Soruşturma makamlar ı, başvurucunun ceza infaz kurumuna kabulü yap ılırken üzerinde bir adet 1 Amerikan dolar ı banknot bulundu ğunu belirtilerek 1 Amerikan dolar ının terör örgütü lideri taraf ından dağıtılmak üzere üyelerine iletilen ve örgüt mensubunun örgüt ile bağına işaret eden delillerden biri oldu ğu yönünde tespitler bulundu ğunu ifade ederek başvurucunun da söz konusu 1 Amerikan dolar ını bu maksatla saklad ığını iddia etmi ştir. Başvurucu savunmas ında söz konusu 1 dolar ın İstanbul'da bir turiste tramvaya binmesi için verdiği İstanbul Kart kar şılığında ald ığı para oldu ğunu ifade etmi ştir. Bu bağlamd a soruşturma makamlar ınca an ılan iddiay ı destekleyen ve ba şvurucunun savunmas ının aksini ortaya koyacak somut bir olgu gösterilememi ştir. Dolay ısıyla başvurucunun üzerinden elde edildiği belirtilen 1 Amerikan dolar ının tek başına başvurucu ile örgüt aras ında bir bağlant ı bulunduğuna dair kuvvetli belirti olarak kabul edilmesi mümkün de ğildir (benzer yöndeki değerlendirme için bkz. Mehmet Hasan Altan (2) [GK], B. No: 2016/23672, 11/1/2018, 146). 66. Soru şturma makamlar ınca ayr ıca bir k ısım tan ığın beyanlar ına değinilerek başvurucunun FETÖ/PDY ile ba ğlant ısı olduğu iddia edilmi ştir (ayr ıntı için bkz. 25). Başvuru Numaras ı: 2017/78 Karar Tarihi : 4/11/2020 17Başvurucu örgüte ait evlerde kalmad ığını, tan ık K.Y.nin beyanlar ının yirmi y ıl önceki olaylara dair yap ılan soyut tahminden ibaret oldu ğunu belirterek tan ığın beyan ında geçen hususlar ın doğru olmad ığını ileri sürmü ştür. 67. Anayasa Mahkemesi Selçuk Özdemir karar ında ve sonras ında verdi ği birçok kararda FETÖ/PDY üyesi olmakla suçlanan baz ı şüphelilerin ifadelerinde hâkim olarak görev yapmakta olan ba şvurucunun FETÖ/PDY ile irtibat ının bulundu ğuna ve bu yap ılanmaya mensup oldu ğuna yönelik somut olgular içeren anlat ımlar ını başvurucu yönünden suç şüphesini do ğrulayan kuvvetli bir belirti olarak kabul etmi ştir (Selçuk Özdemir, 75, benzer nitelikteki tan ık beyanlar ının kuvvetli belirti olarak kabul edildi ği diğer kararlar aras ından bkz. Metin Evecen, B. No: 2017/744, 4/4/2018, 47-52, Recep Uygun, B. No: 2016/76351, 12/6/2018, 43). 68. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesi yak ın zamanda verdi ği birçok kararda ise tan ık anlat ımlar ının kişinin örgütsel ba ğlant ısına veya hangi örgütsel eylemlerde bulunduğuna ya da ba şvurucunun örgütsel konumuna ili şkin herhangi bir vaka veya olguy a dayanmamas ı, dolay ısıyla kişisel kanaatin aç ıklanmas ı niteliğinde oldu ğu, bu anlamda yarg ı makamlar ının denetim yaparak söz konusu beyanlar ı doğrulamas ına ya da çürütmesine imkân vermediği gerekçesiyle kuvvetli suç belirtisi olarak kabul edilemeyece ği sonucuna varm ıştır (Emre Altun , B. No: 2016/78293, 3/7/2019, 59; Ali Aktaş, 56) 69. Soruşturma makamlar ınca başvurucunun örgütle ba ğlant ısına dayanak olarak alınan tan ık K.Y.nin beyanlar ının kişisel kanaatin aç ıklanmas ı niteliğinde oldu ğu, diğer tan ık M.T.nin ba şvurucunun örgütsel bir eyleminden bahsetmedi ği, kendisinin ya şadığı bir olay nedeniyle dü şünce aç ıklamas ında bulundu ğu ve somut olgular içermedi ği anlaşılmaktad ır. Dolay ısıyla söz konusu beyanlar ın kuvvetli belirti olarak kabulü mümkün gözükmemektedir. 70. Sonuç olarak tutuklama karar ında ve soru şturma sürecindeki belgelerde yer alan tespit ve de ğerlendirmeler kapsam ında somut olayda tutuklama için ön ko şul olan suç işlendiğine dair kuvvetli belirti nin yeterince ortaya konulamad ığı sonucuna var ılm ıştır. 71. Var ılan bu sonuç kar şısında tutuklama nedenlerinin bulunup bulunmad ığına ve tutuklaman ın ölçülü olup olmad ığına ilişkin ayr ıca bir inceleme yap ılmas ına gere k görülmemi ştir. 72. Aç ıklanan gerekçelerle suç i şlediğine dair kuvvetli belirtiler ortaya konulmadan başvurucu hakk ında tutuklama tedbirinin uygulanmas ının kişi hürriyeti ve güvenli ği hakk ına ilişkin olarak ola ğan dönemde Anayasa'n ın 19. maddesinin üçüncü f ıkras ında yer alan güvencelere ayk ırı olduğu sonucuna var ılm ıştır. 73. Bununla birlikte an ılan tedbirin ola ğanüstü dönemlerde temel hak ve özgürlüklerin kullan ımının durdurulmas ını ve s ınırland ırılmas ını düzenleyen Anayasa'n ın 15. maddesi kapsam ında meşru olup olmad ığının incelenmesi gerekir. d. Anayasa'n ın 15. Maddesi Yönünden 74. Tutuklama tedbirinin uygulanmas ı suretiyle bireylerin ki şi hürriyeti ve güvenliği hakk ına keyfî olarak müdahale edilmemesini sa ğlayacak güvencelerin ba şında suç işlendiğine dair belirtinin ortaya konulmas ı gelmektedir. Suç i şlendiğine dair belirtinin bulunmas ı tutuklama tedbiri için ön ko şul olduğundan aksi durumun kabulü, ki şi hürriyeti ve Başvuru Numaras ı: 2017/78 Karar Tarihi : 4/11/2020 18güvenliği hakk ına ilişkin tüm güvencelerin anlams ız hâle gelmesi sonucunu do ğurur. Dolay ısıyla -hangi nedenle benimsenmi ş olursa olsun- ola ğanüstü yönetim usullerinin uyguland ığı dönemlerde de ki şilerin suç i şlediklerine dair belirti bulunmadan tutuklanmalar ı durumun gerektirdi ği ölçüde bir tedbir olarak kabul edilemez ( Şahin Alpay [GK], B. No: 2016/16092, 11/1/2018, 109; Mehmet Hasan Altan (2), 156). 75. Somut olayda Anayasa Mahkemesince soru şturma makamlar ının suç işlediğine dair belirtileri somut olgularla ortaya koymadan ba şvurucu hakk ında tutuklama tedbirine başvurduklar ı sonucuna var ılm ıştır (bkz. 70). Bu itibarla olağanüstü hâl döneminde teme l hak ve özgürlüklerin kullan ımının durdurulmas ını ve s ınırland ırılmas ını düzenleyen Anayasa'n ın 15. maddesinin ba şvurucunun ki şi hürriyeti ve güvenli ği hakk ına yönelik olarak Anayasa'n ın 19. maddesinin üçüncü f ıkras ında belirtilen güvencelere ayk ırı bu müdahaleyi meşru k ılmad ığı değerlendirilmi ştir (benzer yöndeki de ğerlendirmeler için bkz. Şahin Alpay , 110; Mehmet Hasan Altan (2) , 157). 76. Aç ıklanan gerekçelerle -Anayasa'n ın 15. maddesiyle birlikte değerlendirildi ğinde de- ba şvurucunun Anayasa'n ın 19. maddesinin üçüncü f ıkras ı bağlam ındaki kişi hürriyeti ve güvenli ği hakk ının ihlal edildi ğine karar verilmesi gerekir. Selahaddin MENTE Ş bu görüşe kat ılmam ıştır. 77. Diğer taraftan ba şvurucu; tahliye taleplerinin ve itirazlar ının -tutuklulu ğun devam ını meşru k ılacak- ilgili ve yeterli gerekçe olmadan reddedildi ğini belirterek tutukluluğun makul süreyi a ştığını iler sürmü şse de tutuklaman ın hukuki olmad ığı sonucuna var ıldığından bu şikâyetin ayr ıca incelenmesine gerek görülmemi ştir. C. Resen Yap ılan Tutukluluk İncelemelerinin Süresinde Yap ılmad ığına İlişkin İddia 1. Başvurucunun İddialar ı 78. Başvurucu, tutukluluk incelemelerinin süresinde yap ılmad ığını belirterek ki şi hürriyeti ve güvenli ği hakk ının ihlal edildi ğini ileri sürmü ştür. 79. Bakanl ık görüşünde, ba şvurucunun bu bölümdeki iddialar ına ilişkin bir açıklamaya yer verilmemi ştir. 80. Başvurucu, Bakanl ık görüşüne karşı başvuru formundakine benzer beyanlarda bulunmuştur. 2. Değerlendirme 81. Anayasa'n ın 19. maddesinin sekizinci f ıkras ı uyar ınca, hürriyeti k ısıtlanan bir kimsenin k ısa sürede durumu hakk ında karar verilmesini ve bu k ısıtlaman ın kanuna ayk ırılığı hâlinde hemen serbest b ırak ılmas ını sağlamak amac ıyla yetkili bir yarg ı merciine ba şvurma hakk ı bulunmaktad ır. Burada belirtilen bir yarg ı merciine ba şvurma hakk ı, suç isnad ıyla hürriyetinden yoksun b ırak ılan kimseler bak ımından tahliye talebinin yan ı sıra tutuklama, tutukluluğun devam ı ve tahliye talebinin reddi kararlar ına karşı yap ılan itirazlar ın incelenmesi s ıras ında da uygulanmas ı gereken bir güvencedir ( Mehmet Haberal , B. No: 2012/849, 4/12/2013, 122, 123). Başvuru Numaras ı: 2017/78 Karar Tarihi : 4/11/2020 1982. Bununla birlikte 5271 say ılı Kanun'un 108. maddesine göre şüpheli vey a san ığın istemi olmaks ızın tutuklulu ğun resen incelenmesi durumunda, hürriyeti k ısıtlana n kişiye tan ınan yarg ı merciine ba şvurma hakk ı kapsam ında bir de ğerlendirme yap ılmad ığından bu incelemeler Anayasa'n ın 19. maddesinin sekizinci f ıkras ı kapsam ına dâhil değildir ( Firas Aslan ve Hebat Aslan , B. No: 2012/1158, 21/11/2013, 32; Faik Özgür Erol ve diğerleri , B. No: 2013/6160, 2/12/2015 24). 83. Aç ıklanan gerekçelerle tutuklulu ğun gözden geçirilmesi yönünden resen yap ılan bu incelemeler Anayasa'n ın 19. maddesinin kapsam ına dâhil olmad ığından başvurunun bu k ısm ının konu bak ımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez oldu ğuna karar verilmesi gerekir. D. Tutuklulu ğa İtiraz İncelemesinin Duru şmas ız Olarak Yap ıldığına İlişkin İddia 1. Başvurucunun İddialar ı 84. Başvurucu, tutuklulu ğa yapt ığı itiraz ın duruşma yap ılmaks ızın incelendi ğini ve uzun süre hâkim önüne ç ıkamad ığını belirterek bu durumun silahlar ın eşitliği ilkesine ayk ırı olmas ı nedeniyle ki şi hürriyeti ve güvenli ği hakk ının ihlal edildi ğini ileri sürmü ştür. 85. Bakanl ık görüşünde, ba şvurucunun bu bölümdeki iddialar ına ilişkin bir açıklamaya yer verilmemi ştir. 86. Başvurucu, Bakanl ık görüşüne karşı başvuru formundakine benzer beyanlarda bulunmuştur. 2. Değerlendirme a. Genel İlkeler 87. Genel ilkeler için bkz. Gültekin Avc ı, B. No: 2015/17921, 10/1/2019, 198-205. b. İlkelerin Olaya Uygulanmas ı 88.İstanbul 9. Sulh Ceza Hâkimli ği taraf ından 19/7/2016 tarihinde ba şvurucunun sorgusu yap ılm ış, başvurucu -müdafiiyle birlikte- sorgu s ıras ında hem kendisine isnat edilen suçlamalara kar şı hem de Savc ılık taraf ından yap ılan tutuklama talebine kar şı savunmalar ını sözlü olarak ifade etmi ştir. 89. Başvurucunun tutuklanmas ından sonra gerek tahliye talebinde bulunmas ı üzerine gerekse resen yap ılan tutukluluk incelemelerinin duru şmas ız olarak gerçekle ştirildiği, başvurucunun bu süreç içinde hâkim/mahkeme önüne ç ıkar ılmad ığı görülmektedir. Başvurucunun tutuklama ve tutuklulu ğun devam ı kararlar ına yönelik itirazlar ı da itiraz mercilerince dosya üzerinden yap ılan incelemeler sonucunda karara ba ğlanm ıştır. Başvurucu tutukland ıktan sonra ilk kez 9/8/2017 tarihinde hâkim önüne ç ıkm ıştır. Buna göre ba şvurucu 1 y ıl 20 gün sonra hâkim önüne ç ıkm ıştır. Başvuru Numaras ı: 2017/78 Karar Tarihi : 4/11/2020 2090. Anayasa Mahkemesi Ayd ın Yavuz ve di ğerleri , 326-359) karar ında; 15 Temmuz 2016 tarihinde ya şanan darbe te şebbüsü ve sonras ında ilan edilen ola ğanüstü hâl döneminde ortaya ç ıkan koşullar ı dikkate alarak darbe te şebbüsü ile FETÖ/PDY ve terörle ilgili suçlardan dolay ı tutuklanan ki şilerin tutukluluk incelemelerinin belirli bir süre duruşmas ız olarak yap ılmas ının Anayasa'n ın 19. maddesinin sekizinci f ıkras ıyla bağdaşmasa da olağanüstü yönetim usullerinin benimsendi ği dönemde temel hak ve özgürlüklerin güvence rejimini düzenleyen Anayasa'n ın 15. maddesi kapsam ında meşru görülebilece ğini belirtmiştir. 91. Anayasa Mahkemesi Erdal Tercan ([GK], B. No: 2016/15637, 12/4/2018) karar ında da bu kapsamda yapt ığı incelemede, darbe te şebbüsünden sonraki süreçte darbe teşebbüsünün arkas ındaki yap ılanma olan, FETÖ/PDY veya terörle ba ğlant ılı suçlardan tutuklanan ki şilerin tutukluluk incelemelerinin 18 aya kadar hâkim/mahkeme önüne çıkar ılmaks ızın yap ılmas ının olağanüstü hâl döneminde ki şi hürriyeti ve güvenli ği hakk ını ihlal etmedi ği sonucuna varm ıştır (Erdal Tercan , 246). 92. Somut olayda ba şvurucu, darbe te şebbüsünü gerçekle ştiren FETÖ/PDY'ye üye olma suçlamas ıyla tutuklanm ıştır. Bu bağlamda tutuklama konusu suçun niteli ği ve koşullar ı ile tutuklulu ğun hâkim önüne ç ıkar ılmaks ızın devam ettirildi ği 1 y ıl 20 günlük süre dikkate alındığında an ılan kararlardaki sonuçtan ayr ılmay ı ve farkl ı bir değerlendirme yapmay ı gerektiren bir durum bulunmamaktad ır. 93. Aç ıklanan gerekçelerle ba şvurucunun tutuklulu ğa itiraz incelemesini n duruşmas ız şekilde yap ıldığı iddias ına ilişkin olarak bir ihlalin bulunmad ığı aç ık olduğundan başvurunun bu k ısm ının aç ıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir. E. 6216 say ılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 94. 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun'un 50. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "(1) Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmedi ğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir." 95. Başvurucu 1.000.000 TL maddi, 500.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur. 96. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Do ğan karar ında ihlal sonucuna var ıldığında ihlalin nas ıl ortadan kald ırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmi ştir (B. No: 2014/8875, 7/6/2018, [GK]). Mahkeme di ğer bir karar ında ise bu ilkelerle birlikte ihlal karar ının yerine getirilmemesinin sonuçlar ına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devam ı anlam ına gelece ği Başvuru Numaras ı: 2017/78 Karar Tarihi : 4/11/2020 21gibi ilgili hakk ın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanaca ğına da işaret etmiştir (Aligül Alkaya ve diğerleri (2) , B. No: 2016/12506, 7/11/2019). 97. Bireysel ba şvuru kapsam ında bir temel hakk ın ihlal edildi ğine karar verildi ği takdirde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırıldığından söz edilebilmesi için temel kural mümkün oldu ğunca eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmas ıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kayna ğı belirlenerek devam eden ihlali n durdurulmas ı, ihlale neden olan karar veya i şlemin ve bunlar ın yol açt ığı sonuçlar ın ortadan kald ırılmas ı, varsa ihlalin sebep oldu ğu maddi ve manevi zararlar ın giderilmesi, ayr ıca bu bağlamda uygun görülen di ğer tedbirlerin al ınmas ı gerekmektedir ( Mehmet Do ğan, 55, 57). 98. Başvurucu hakk ındaki tutuklaman ın hukuki olmamas ı nedeniyle Anayasa'n ın 19. maddesinin üçüncü f ıkras ının ihlal edildi ğine karar verilmi ştir. Kovu şturma sürecinde 8/12/2017 tarihinde ba şvurucunun tahliyesine karar verilmi ştir ve tutukluluk hâli sona ermiştir. 99. Mahkemenin maddi tazminata hükmedebilmesi için ba şvurucunun u ğrad ığını iddia ettiği maddi zarar ile tespit edilen ihlal aras ında illiyet ba ğı bulunmal ıdır. Başvurucunun bu konuda herhangi bir belge sunmam ış olmas ı nedeniyle maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir. 100. Öte yandan somut olayda ihlalin tespit edilmesinin ba şvurucunun u ğrad ığı zararlar ın giderilmesi bak ımından yetersiz kalaca ğı aç ıktır. Başvurucunun ki şi hürriyeti ve güvenliği hakk ına yönelik müdahale nedeniyle yaln ızca ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararlar ı karşılığında başvurucuya net 30.000 TL manevi tazminat ödenmesine kara r verilmesi gerekir. 101. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 497 TL harçtan ibaret yarg ılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Aç ıklanan gerekçelerle; A. 1. Gözalt ına alman ın hukuki olmamas ı dolay ısıyla kişi hürriyeti ve güvenli ği hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın başvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDU ĞUNA OYB İRLİĞİYLE, 2. Tutuklaman ın hukuki olmamas ı nedeniyle ki şi hürriyeti ve güvenli ği hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın KABUL ED İLEBİLİR OLDU ĞUNA Selahaddin MENTEŞ'in karşıoyu ve OYÇOKLU ĞUYLA, 3. Resen yap ılan tutukluluk incelemelerinin süresinde yap ılmamas ı nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenli ği hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın konu bak ımından yetkisizlik nedeniyle KABUL ED İLEMEZ OLDU ĞUNA OYB İRLİĞİYLE, 4. Tutukluluk incelemelerinin hâkim/mahkeme önüne ç ıkar ılmaks ızın yap ılmas ı dolay ısıyla kişi hürriyeti ve güvenli ği hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın açıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle KABUL ED İLEMEZ OLDU ĞUNA OYBİRLİĞİYLE, Başvuru Numaras ı: 2017/78 Karar Tarihi : 4/11/2020 22B. Tutuklaman ın hukuki olmamas ı nedeniyle Anayasa'n ın 19. maddesinin üçüncü fıkras ı kapsam ındaki kişi hürriyeti ve güvenli ği hakk ının İHLAL ED İLDİĞİNE, Selahaddin MENTEŞ'in karşıoyu ve OYÇOKLU ĞUYLA, C. Başvurucuya net 30.000 TL manevi tazminat ÖDENMES İNE, tazminata ili şkin diğer taleplerin REDD İNE, D. 497 TL harçtan olu şan yarg ılama giderinin ba şvurucuya ÖDENMES İNE, E. Ödemelerin, karar ın tebliğini takiben ba şvurucunun Hazine ve Maliye Bakanl ığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yap ılmas ına, ödemede gecikme olmas ı hâlinde bu sürenin sona erdi ği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FA İZ UYGULANMASINA, F. Karar ın bir örne ğinin bilgi için İstanbul 30. A ğır Ceza Mahkemesine (E.2017/82) GÖNDER İLMESİNE, G. Karar ın bir örne ğinin Adalet Bakanl ığına GÖNDER İLMESİNE 4/11/2020 tarihinde karar verildi. Ba şkan Üye Üye Hasan Tahsin GÖKCAN Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUN Üye Üye Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTE Ş Başvuru Numaras ı: 2017/78 Karar Tarihi : 4/11/2020 23KARŞI OY Anayasa n ın 148. maddesinin üçüncü f ıkras ı ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun un 45. maddesinin (1) numaral ı fıkras ı gereği bireysel ba şvuru yoluyla Anayasa Mahkemesine ba şvurabilmek için olağan kanun yollar ının tüketilmi ş olmas ı gerekir. Temel hak ve özgürlüklere sayg ı, devletin tüm organlar ının anayasal ödevi olup bu ödevin ihmal edilmesi nedeniyle ortaya çıkan hak ihlallerinin düzeltilmesi idari ve yarg ısal makamlar ın görevidir. Bu nedenle teme l hak ve özgürlüklerin ihlal edildi ği iddialar ının öncelikle derece mahkemeleri önünde ileri sürülmesi, bu makamlar taraf ından değerlendirilmesi ve bir çözüme kavu şturulmas ı esast ır (Ayşe Z ıraman ve Cennet Ye şilyurt, B. No: 2012/403, 26/3/2013, 16). Tüketilmesi gereken ba şvuru yollar ının ulaşılabilir olmas ı yan ında telafi kabiliyetini haiz olmas ı ve tüketildi ğinde başvurucunun şikâyetlerini gidermede makul ba şarı şans ı tan ımas ı gerekir. Bir ba şka söyleyi şle, etkili oldu ğu kabul edilecek olan ba şvuru yolunun, Anayasa da öngörülmü ş güvencelere ayk ırılık nedeniyle hakk ın ihlal edildi ğini özü itibar ıyla tespit etme ve yeterli giderim sa ğlama imkân ı sunan bir yol olmas ı gerekmektedir. Dolay ısıyla mevzuatta bu yollara yer verilmesi tek ba şına yeterli olmay ıp uygulamada da etkili oldu ğunun gösterilmesi ya da en az ından etkili olmad ığının kan ıtlanmam ış olmas ı gerekir (Ramazan Aras, B. No: 2012/239, 2/7/2013, 29). Bununla birlikte soyut olarak makul bir ba şarı sunma kapasitesi bulunan bir ba şvuru yolunun uygulamada ba şarıya ulaşmayacağına dair şüphe, o ba şvuru yolunun tüketilmemesini hakl ı k ılmaz. Özellikle sonradan olu şturulan ve henüz uygulamas ı olmayan ba şvuru yollar ının bu kapsamda değerlendirilmesi gerekir (Ramazan Korkmaz, B. No: 2016/36550, 19/7/2017, 33). Öte yandan, ba şvurucular ın belirli bir hukuk yolunun etkilili ği konusunda sadece bir kuşku duymas ı, kendilerini söz konusu hukuk yolunu tüketme giri şiminde bulunma yükümlülü ğünden kurtarmaz. Ba şvuruculardan, yorum yetkilerini kullanarak mevcut haklar ı geliştirme f ırsat ı vermek için yarg ı organlar ına başvurmalar ı beklenebilir. Ancak yerle şik mahkeme içtihatlar ı ışığında, belirtilen hukuk yolunun gerçekte olumlu sonuçlanmas ı konusunda makul bir ihtimalin bulunmad ığı durumlarda ise ba şvurucunun söz konusu hukuk yolunu kullanmam ış olmas ı başvuru yollar ının tüketilmedi ği sonucunu do ğurmaz. Bununla birlikte bir hukuk yolunun ba şarısız olduğunu ortaya koyacak bir durum söz konusu de ğilse o hukuk yolunun etkili bir şekilde işlediğine ilişkin emsal davalar ın bulunmamas ı tek başına başvurucuyu bu hukuk yolunu tüketme yükümlülü ğünden kurtarmaz. Zira ba şvurucunun bu hukuk yoluna ba şvurmas ı halinde mahkemelerin içtihatlar ını başvurucunun lehine olacak şekilde geli ştirmeleri ihtimali her zaman vard ır. Somut olayda 19.07.2016 tarihinde tutuklanan ve 07.11.2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunan ba şvurucunun suç isnad ına bağlı tutulma durumu, 08.12.2017 tarihinde serbest b ırak ılmas ıyla (tahliye edilmesiyle) birlikte bu tarihten itibaren sona ermi ş bulunmaktad ır. Anayasa Mahkemesince ba şvurunun incelendi ği tarih itibar ıyla başvurucunun suç isnad ına bağlı olarak hürriyetinden yoksun b ırak ılmas ı hali sona ermi ş bulunduğundan, bireysel ba şvuru kapsam ında tutuklulu ğun hukuki olmad ığı yönünden yap ılabilecek olan olas ı bir ihlal tespiti, ba şvurucu aç ısından ancak lehine bir miktar tazminata hükmedilmesi sonucunu do ğurabilecektir. Bunun d ışında muhtemel bir ihlal karar ına bağlı olarak ba şvurucu açısından (örne ğin tahliye edilmek gibi) bir sonuç ortaya ç ıkmayacakt ır. Başvuru Numaras ı: 2017/78 Karar Tarihi : 4/11/2020 24Hal böyle olunca, belirtilen duruma ba ğlı olarak, bireysel ba şvurunun ikincilli k niteliği gereğince, olayda, a şama itibar ıyla bireysel ba şvuru yolu d ışında başvurucuya, tutman ın hukuki olmad ığını tespit edecek ve giderim olarak da tazminat ödenmesini sağlayabilecek ba şka bir hak arama yolunun mevcut olup olmad ığının incelenmesi gerekmektedir. Anayasa Mahkemesi'nce, tutuklaman ın hukuki olmad ığı iddias ına dayal ı olarak yap ılan tüm ba şvurularda, tutuklama karar ının hukuka ayk ırı olduğuna ilişkin iddia incelenirken ilk olarak şikâyet konusu tutuklaman ın kanuni dayana ğının bulunup bulunmad ığı, ikinci olarak kuvvetli suç şüphesinin mevcut olup olmad ığı, üçüncü olarak tutuklaman ın meşru bir amac ının bulunup bulunmad ığı (tutuklama nedenlerinin var olup olmad ığı), son olarak da tutuklama tedbirinin ölçülü olup olmad ığı incelenmektedir. 1 Anayasa Mahkemesince yap ılan bu inceleme, 5271 say ılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 100 ve 101. maddelerde yer alan hükümlerle de uyumlu bir incelemedir. Zira 5271 say ılı Kanun un 100. maddesinin (1) numaral ı fıkras ına göre Kuvvetli suç şüphesinin varl ığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunmas ı halinde, şüpheli veya san ık hakk ında tutuklama karar ı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza vey a güvenlik tedbiri ile ölçülü olmamas ı halinde, tutuklama karar ı verilemez. Yine ayn ı Kanunun 101. maddesinin ikinci f ıkras ına göre de Tutuklamaya, tutuklaman ın devam ına veya bu husustaki bir tahliye isteminin reddine ili şkin kararlarda; a) Kuvvetli suç şüphesini, b) Tutuklama nedenlerinin varl ığını, c) Tutuklama tedbirinin ölçülü oldu ğunu gösteren deliller somut olgularla gerekçelendirilerek aç ıkça gösterilir. Öte yandan, 5271 say ılı Kanun un 141. maddesinin (1) numaral ı fıkras ına (f ıkran ın a bendine) göre "Suç soru şturmas ı veya kovu şturmas ı sıras ında; kanunlarda belirtilen koşullar d ışında yakalanan, tutuklanan veya tutuklulu ğunun devam ına karar verilen, ... kişiler, maddi ve manevi her türlü zararlar ını, Devletten isteyebilirler." Görüldüğü üzere 141. maddenin (1) numaral ı fıkras ının (a) bendinde de tutuklama için kanunda belirtilen ko şullara" at ıf yap ılmaktad ır. Dolay ısıyla Kanunda (kuvvetli suç şüphesi, tutuklama nedeni, ölçülülük gibi) öngörülen ko şullara ayk ırı olarak tutukland ığını düşünen bir ki şi için Kanun tazminat isteme ve alma imkân ı öngörmektedir. Anayasa Mahkemesi konuya ili şkin önceki kararlar ında; bireysel ba şvurunun incelenme tarihi itibar ıyla başvurucunun tutukluluk halinin sona ermi ş olmas ı ve tutuklama tedbirinin ili şkili olduğu kamu davas ında verilen beraat veya mahkûmiyet hükmünün kesinleşmiş olmas ı şartlar ının bir arada gerçekle şmiş olmas ı hallerinde, ba şvurucunun tutuklaman ın hukuka ayk ırı olduğu iddias ına yönelik olarak CMK 141/1-a hükmü kapsam ında tazminat davas ı açabilece ğini belirtmi ş ve mezkûr iddiay ı başvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez bulmu ştur.2 Bununla birlikte, ba şvurucu tahliye edilmiş olsa dahi hakk ında aç ılan kamu davas ının devam ediyor olmas ı veya hakk ında verilen beraat veya mahkûmiyet hükmünün kesinle şmemiş olmas ı hallerinde ise tutuklaman ın hukuki olmad ığı iddias ına dayal ı başvurular ı CMK 141/1-a hükmü kapsam ı dışında tutmu ş ve işin esas ını incelemiştir. ______________________ 1 Halas Aslan, B. No: 2014/4994, 16.2.2017. 2 Reşat Ertan, 2013/5700, 15/04/2015, 26; Mehmet Emin Güne ş, 2013/5707, 16/04/2015, 29; Mecit Gümü ş 2013/9105, 25/6/2015, 32; Hüseyin Hançer, 2013/8319, 7/1/2016, 39, 40; Ömer Köse, 2014/12036, 16/11/2016, 34 Başvuru Numaras ı: 2017/78 Karar Tarihi : 4/11/2020 25Anayasa Mahkemesi, tutuklaman ın hukuki olmad ığı iddias ına ilişkin başvurularda yukar ıda belirtildi ği şekilde ortaya koydu ğu yaklaşımını sonradan k ısmen de ğiştirmiş bulunmaktad ır. Mahkemenin güncel yakla şımında, tutuklaman ın hukuki olmad ığı iddias ının CMK 141. madde kapsam ında tazminata konu edilebilece ğinin kabul edildi ği tek durum, CMK 141/1-e hükmünde düzenlenen tazminat nedenine ili şkin durumdur. Anayasa Mahkemesinin son dönemdeki bir çok karar ına göre; ba şvuruya konu edilen tutuklaman ın ilişkili/ilgili oldu ğu davada ba şvurucu hakk ında beraat karar ı verilmiş veya başlatılan soruşturmada kovu şturmaya yer olmad ığına dair karar verilmi ş ve bu kararlar bireysel ba şvurunun incelendi ği tarih itibar ıyla kesinle şmiş ise tutuklaman ın hukuki olmad ığı iddias ı, CMK 141/1 a ve e hükmünde düzenlenen tazminat yolunun tüketilmedi ği gerekçesiyle kabul edilemez bulunmaktad ır.3 Mahkeme, bu içtihad ında CMK 141/1-e hükmünün yan ı sıra CMK 141/1-a hükmünü de dikkate almakta ve söz konusu hükümlerde öngörülen tazminat yolunu tutuklaman ın hukuki olmad ığı iddias ı yönünden etkili bir kanun yolu olarak nitelendirmektedir. 4 Tutuklulu ğun hukuki olmad ığı iddias ına dayal ı tüm başvurularda, belirtilen durum d ışındaki tüm hallerde ise i şin esas ı incelenmektedir. Öte yandan Anayasa Mahkemesi, CMK 141/1-a hükmünde düzenlenmi ş olan, kanunlarda belirtilen ko şullar d ışında tutuklulu ğun devam ına karar verilmesi halini de kanuna uygun olarak tutukland ığı hâlde makul sürede yarg ılama mercii huzuruna ç ıkar ılmayan ve bu süre içinde hakk ında hüküm verilmeyen ki şilerin tazminat alabilece ğini öngören CMK 141/1-d'de düzenlenen tazminat yoluyla beraber de ğerlendirmektedir. Bir ba şka söyleyi şle Mahkeme, tutuklulu ğun kanuna ayk ırı bir şekilde gerekçesiz kararlarla uzat ılarak makul sürenin veya kanuni sürenin a şıldığına ilişkin iddialar ı, başvuru yollar ının tüketilmemesi gerekçesine dayanarak reddetmekte ve CMK n ın 141. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının (a) ve (d) bentlerine birlikte dayanmaktad ır.5 Belirtilen durumla birlikte, Mahkemece, gözalt ının hukuki olmad ığına ilişkin şikâyetlere dayal ı başvurularda da CMK n ın 141. maddesindeki tazminat yoluna başvurulmas ı gerektiği söylenmektedir. Bir ba şka söyleyi şle, gözalt ının hukuki olmad ığına ilişkin şikâyetlerde de davan ın mahkûmiyetle sonuçlan ıp sonuçlanmad ığına, davan ın devam ediyor olup olmad ığına bak ılmaks ızın başvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle kabu l edilemezlik karar ı verilmektedir. 6 An ılan kararlarda bu kapsamdaki taleplerle ilgili olarak davan ın esas ının sonuçlanmas ına gerek olmad ığı yönündeki Yarg ıtay kararlar ına at ıf yap ıldığı için gözalt ının hukuki olmad ığına ilişkin şikâyetlerde CMK n ın 141. maddesindeki yolun tart ışmas ız bir biçimde etkili bir hukuk yolu oldu ğu iddia edilebilir ise de; Yarg ıtay taraf ından istikrarl ı bir biçimde tersine olu şturulmuş bir uygulama tespit edilmedi ği sürece, tutuklaman ın hukuki olmad ığı iddias ına dayal ı başvurularda ba şvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle kabu l edilemezlik karar ı verilirken, bu konuda Yarg ıtay uygulamas ının var olup olmad ığına bak ılmas ına gerek olmad ığından ve biraz önce de ğinilen kararlarda at ıf yap ılan Yarg ıtay ____________________ 3 Kamil Erdo ğan, B. No: 2017/4023, 19/4/2018, 40; Bilal Canpolat, 37-43; Fatma Maden, 49; Ertu ğrul Raşit Benal, B. No: 2016/25245, 17/7/2018, 42 4 Fatma Maden, 47, Ertu ğrul Raşit Benal, 40 5 Erkam Abdurrahman Ak, B. No: 2014/8515, 28/9/2016, 54; İrfan Gerçek, B. No: 2014/6500, 29/9/2016, 37 6 Neslihan Aksakal, B. No: 2016/42456, 26/12/2017, 30- 38; Ahmet Ünal, B. No: 2016/17624, 9/5/2018, 24-26. Başvuru Numaras ı: 2017/78 Karar Tarihi : 4/11/2020 26 kararlar ı7 somut delil olmadan gerçekle ştiği iddia edilen bir gözalt ına al ınmayla ilgili olmad ığından an ılan iddiaya itibar edilmesi mümkün de ğildir. 8 Hal böyle olunca, gözalt ı ve tutuklama tedbirlerinin hukuka ayk ırı olduğu iddialar ının her ikisini de içeren ba şvurularda, Anayasa Mahkemesince, gözalt ı tedbirine dai r iddia yönünden tazminat yoluna ba şvurulmas ı gerektiğine karar verilirken, tahliye edilmi ş bir başvurucunun tutuklama tedbirine ili şkin iddias ında tazminat yolunun gösterilmemesi çelişkili bir durum olu şturmaktad ır. Öte yandan, Anayasa Mahkemesi'nce, etkili bir ba şvuru yolunun bulunup bulunmad ığının belirlenmesinde ba şvurulan uygulamaya at ıf yapma yakla şımından B.T. karar ıyla vazgeçilmi ştir. B.T. karar ında, geri gönderme merkezlerindeki tutma ko şullar ının kötü muamele olu şturduğu iddias ına dayal ı başvuru, başvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez bulunmu ştur. Anayasa Mahkemesi, geri gönderme merkezlerindeki koşullar ın kötü muamele olu şturduğu iddias ını, uygulamada ba şarıyla sonuçland ığını gösteren herhangi bir örne ğini tespit etmemi ş olmas ına rağmen, tam yarg ı davas ına konu edilebilece ğini belirterek incelememi ştir. İdari gözetim alt ında tutulma ko şullar ına karşı etkili bir ba şvuru yolunun bulunmad ığı iddias ına dayal ı başvuruda Mahkeme; A İHM'nin Türk hukukunda tutulma koşullar ına karşı etkili bir ba şvuru olmad ığına dair kararlar ı bulunduğunu belirttikten sonra, yasal düzenlemeyle olu şturulan ve kanunun objektif anlam ına bak ıldığında var oldu ğu hususunda bir tereddüt uyand ırmayan bir hukuksal yolun fiilen denenmemi ş veya kullan ılmam ış olmas ının söz konusu yolun etkili olmad ığı veya bulunmad ığı sonucuna ulaşılabilmesi bak ımından yeterli olmayaca ğı tespitinde bulunmu ş, bu tespit kapsam ında da bu güne kadar böyle bir davan ın aç ıldığını ve tazminata hükmedildi ğini gösteren herhangi bir mahkeme karar ının mevcut olmamas ına dayan ılarak tazminata ili şkin etkili bir ba şvuru yolunun bulunmad ığının söylenmesinin hatal ı olacağını ifade etmi ştir.9 Cafer Y ıldız karar ında da benzer bir de ğerlendirmeyle kabul edilemezlik karar ı verilmiştir. Anayasa Mahkemesi, Cafer Y ıldız karar ında, tutukluluk incelemeleri sonucunda verilen kararlar ın tebliğ edilmemesi ya da tutuklulu ğa yap ılan itiraz ın karara ba ğlanmamas ı nedeniyle tutuklama i şlemine kar şı başvuru imkanlar ından yararland ırılmamaya ili şkin iddialar ın CMK n ın 141. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının (k) bendi kapsam ında aç ılacak davada incelenebilece ği gerekçesiyle kabul edilemezlik karar ı vermiştir. Mahkeme, buradaki tazminat yolunun ba şarıyla uygulad ığını gösteren emsal davalar bulunmamas ına rağmen böyle bir hukuk yolunun kesinlikle ba şarısız olacağını iddia edebilmeyi ortaya koyacak bir durum da söz konusu olmad ığı için bu türden şikâyetlere çözüm getirmeye elveri şli nitelik taşıyan bu yola i şlerlik kazand ırmak ve yasal düzenlemenin kapsam ını belirlemek amac ıyla derece mahkemelerine ba şvurulmas ında yarar bulundu ğunu belirtmi ştir.10 _________________ 7 Yarg ıtay 12. Ceza Dairesinin 1/10/2012 tarihli ve E.2012/21752, K.2012/20353 say ılı karar ı 8 Benzer durumlar bak ımından, Yarg ıtay uygulamas ında tazminat yolunun ba şarıyla uygulad ığını gösteren emsal kararlar bulunmamakla birlikte, böyle bir hukuk yolunun kesinlikle ba şarısız olacağını iddia edebilmey i ortaya koyacak bir durum da söz konusu de ğildir. 9 B.T. [GK], B. No: 2014/15769, 30/11/2017, 40-60. 10 Cafer Y ıldız, B.No: 2014/9308, 9/1/2018, 37-40; Ya şar Saçl ı, B. No: 2014/9311, 24/1/2018, 37-40. Başvuru Numaras ı: 2017/78 Karar Tarihi : 4/11/2020 27Tahliye edilen ve hakk ında aç ılan kamu davas ı devam eden ki şinin CMK 141/1-a kapsam ında açaca ğı tazminat davas ında kuvvetli suç şüphesinin ve tutuklulu ğun diğer kanuni şartlar ının bulunmad ığına ilişkin yap ılacak tespitin devam eden kamu davas ını etkileyebilecek olmas ı ve tazminat davas ını yürüten mahkemenin bu tür de ğerlendirmelerden kaç ınabileceği ihtimali yahut hakk ında mahkûmiyet hükmü verilen ve bu hüküm kanun yolu incelemesi a şamas ında olan veya kesinle şen kişilerin açacaklar ı tazminat davas ında mahkemenin, tutuklama tedbirinin hukuka ayk ırı olup olmad ığı tespitini kanun yolu merciinin verdi ği veya verece ği karara ra ğmen yap ıp yapamayaca ğı hususlar ı da kanun yolunun etkilili ği aç ısından elbette ki büyük önem ta şımaktad ır. Bununla birlikte, bu bağlamda, ki şinin tutuklanmas ı ve tahliye edilmesi ile hakk ında beraat veya mahkûmiyet hükmü verilmesi aras ında belirleyici ölçüde bir ba ğlant ı olmad ığını söylemek yerinde olacakt ır. Belirtilen duruma göre, bir ki şinin tutuklanmas ı hukuka uygun olmakla birlikte bu kişi kamu davas ından beraat edebilir ya da tutuklanmas ı hukuka ayk ırılık arz ederken hakk ında aç ılan davada mahkûmiyet sonucuna var ılabilir. Bu nedenle CMK 141/1-a kapsam ında aç ılacak bir davada tutuklulu ğun hukukili ğine ilişkin olarak ki şi hakk ındaki ceza davas ından bağıms ız bir inceleme yap ılmas ının mümkün oldu ğu sonucuna var ılmal ıdır. (Muzaffer Korkmaz, Koruma Tedbiri Nedeniyle Tazminat Davalar ı ve Anayasa Mahkemesine Bireysel Ba şvuru, Seçkin Yay ıncılık, Ankara 2019, s. 93). Tutuklulu ğun hukukiliğinin incelenmesinde, tutuklaman ın ilişkili/ilgili oldu ğu davada mahkûmiyet vey a beraat karar ı verilmiş olmas ının ya da davan ın devam ediyor olmas ının bir önemi olmamal ıdır. Nitekim Anayasa Mahkemesince de, mahkûmiyet karar ı verilmesi veya davan ın devam ediyor olmas ı durumunda da tutuklaman ın hukukili ği incelenmektedir. 11 Eğer bir davan ın devam ediyor olmas ı veya davada mahkûmiyet karar ı verilmesi tutuklaman ın hukukiliğinin incelenmesine engel te şkil ediyor olsayd ı, Anayasa Mahkemesinin de böyle bir inceleme yapamamas ı gerekirdi. Dolay ısıyla bir davada beraat veya takipsizlik karar ı verilmesi tutuklamay ı kendiliğinden hukuka ayk ırı hale getirmeyece ği gibi mahkûmiyet karar ı verilmesi de kendili ğinden tutuklaman ın hukuka uygun oldu ğunu göstermez. Nitekim Anayasa Mahkemesi Mehmet Özdemir 12 başvurusunda beraat karar ı verilmiş olan başvurucunun tutuklanmas ının hukuka uygun oldu ğuna karar vermi ş iken, Ali Bulaç 13 başvurusunda hakk ında mahkûmiyet karar ı verilen ba şvurucunun tutuklanmas ının hukuka ayk ırı olduğuna karar vermi ştir. Esasen CMK 141/1-a hükmünün de, tutuklaman ın hukukili ği bağlam ında bu hükme dayal ı olarak dava aç ılmas ını kişi hakk ındaki yarg ısal sürecin bitmesine ve kesinle şmiş bir karar ın varl ığına bağlı tutmad ığı anlaşılmaktad ır. Konuya ili şkin Yarg ıtay kararlar ında da 14 an ılan hükümde düzenlenen tazminat nedeninin, yarg ısal sürecin kesinle şmesine ba ğlı olarak tazminata konu edilebilecek tazminat nedenleri aras ında say ılmad ığı görülmektedir. Söz konusu kararlara göre, kanuna uygun olarak yakaland ıktan veya tutukland ıktan sonra haklar ında kovu şturmaya yer olmad ığına veya beraatlar ına karar verilen, yine mahkûm olup da gözalt ı ve tutuklulukta geçirdikleri ____________________ 11 Bkz. Besime Konca, B. No: 2017/5867, 3/7/2018. 12 Mehmet Özdemir, B. No: 2017/37283, 29/11/2018 13 Ali Bulaç [GK], B. No: 2017/6592, 3/5/2019 14 bkz. Yarg ıtay 12. Ceza Dairesinin 1/7/2015 tarihli ve E.2014/20624, K.2015/12265 say ılı, 1/10/2012 tarihli ve E.2012/21752, K.2012/20353 say ılı kararlar ı. Başvuru Numaras ı: 2017/78 Karar Tarihi : 4/11/2020 28 süreleri, hükümlülük sürelerinden fazla olan veya i şlediği suç için kanunda öngörülen cezan ın sadece para cezas ı olmas ı nedeniyle zorunlu olarak bu cezayla cezaland ırılanlar hakk ında, mutlaka davan ın esas ıyla ilgili olarak verilen karar ın kesinle şmesini beklemek zorunlulu ğu bulunmaktad ır. Hal böyle olunca uygulamada, tutuklama tedbirinin hukuka ayk ırı olduğu iddias ına yönelik CMK 141/1-a hükmüne dayal ı tazminat davas ının, tutuklaman ın ilişkili/ilgili oldu ğu ceza davas ı derdestken aç ılamayaca ğına ilişkin kesin bir kabulün bulunmad ığı anlaşılmaktad ır. Bu bağlamda, yukar ıda da belirtildi ği üzere tazminat davas ını inceleyecek ola n derece mahkemesinin tutuklama şartlar ını incelemekten imtina edebilece ği şeklindeki bir görüşün kabulünün de mümkün olmad ığını belirtmek gerekmektedir. Zira CMK 141/1-a hükmü kar şısında tazminat mahkemesinin de (a ğır ceza mahkemesinin de) tutuklama koşullar ının var olup olmad ığını inceleyebilmesi gerekmektedir. An ılan hükme göre tutuklaman ın kanunda öngörülen şartlara uygun olup olmad ığını tespit etmek tazminat mahkemesinin kanundan kaynaklanan görevi durumundad ır. Nitekim kovu şturma aşamas ında yarg ılamay ı yürüten herhangi bir a ğır ceza mahkemesinin verdi ği tutuklama vey a tahliye karar ı, yap ılan itiraz üzerine bir ba şka ağır ceza mahkemesi taraf ından, tutuklama şartlar ının var olup olmad ığı incelenerek kald ırılabilmektedir. Bu konuda herhangi bir tart ışma bulunmamaktad ır. Böyle olunca da bir a ğır ceza mahkemesinin veya sulh ceza hâkimliğinin verdi ği tutuklama karar ının hukuka ayk ırı olup olmad ığının tazminat mahkemesince tespit edilmesinin önünde de herhangi bir engel bulunmad ığı sonucuna var ılmaktad ır. Suç isnad ına bağlı olarak tutukluluk halini içerenler d ışındaki tutuklaman ın hukuki olmad ığına ilişkin şikâyetlerde CMK 141/1-a daki tazminat yolunun tüketilmesinin aranmas ı, Anayasa Mahkemesinin tutukluluk statüsünün sona ermi ş olmas ı kayd ıyla tutuklulu ğun makul süreyi a ştığına yönelik iddialar ın, CMK nin 141. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının (a) ile (d) bentlerinde düzenlenen tazminat yoluna konu edilmesi gerekti ğine ilişkin yaklaşımıyla da uyumluluk gösterir. 15 Zira tahliye edilen ve hakk ındaki kamu davas ı devam eden veya aleyhine verilen mahkumiyet hükmü kanun yolu a şamas ında olan veya kesinle şen kişinin Anayasa Mahkemesi içtihad ı doğrultusunda bireysel ba şvuru öncesi uzun tutuklulu k iddias ına ilişkin açaca ğı tazminat davas ında ilk derece mahkemesi, tutuklulu ğun devam ına ilişkin kararlar ın hukuka uygunlu ğunu inceleyecek, bu incelemeyi yaparken de kuvvetli suç şüphesinin var olup olmad ığını ve diğer tutuklama nedenleriyle birlikte devam edip etmediğini gözetecektir (Muzaffer Korkmaz, a.g.e., s.94) Nitekim Anayasa Mahkemesi nce de tutuklulu ğun makul süreyi a ştığına ilişkin olup esastan incelenen ba şvurularda kuvvetli şüphenin var olup olmad ığı, tutuklama nedenlerinin devam edip etmedi ği de incelenmektedir. 16 Ayr ıca, bu konuya ili şkin olup ba şvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemezlik karar ı verilen ba şvurularda da, tazminat davas ına bakacak olan mahkemenin de kuvvetli suç şüphesinin ve tutuklama nedenlerinin var olup olmad ığını değerlendirece ği varsay ılmaktad ır. Aksinin kabulü halinde bu tür ba şvurularda ki şilerin tazminat davas ı yoluna yönlendirilmemesi gerekirdi. Sonuç olarak, e ğer tazminat davas ına bakacak mahkeme, uzun tutukluluk şikâyetlerinde kuvvetli şüphenin, tutuklama nedenlerinin _________________ 15 İrfan Gerçek, B. No: 2014/6500, 29/9/2016, 19, 37 16 Bkz. Örne ğin, Hüsnü A şkan, B. No: 2015/4057, 31/10/2018, 45, Halas Aslan, B. No: 2014/4994 , 16/2/2017, 87. Başvuru Numaras ı: 2017/78 Karar Tarihi : 4/11/2020 29 var olup olmad ığını inceleyebiliyorsa, tutuklaman ın hukukili ği şikâyetlerinden kaynaklana n davalarda da tutuklaman ın hukukili ğini inceleyebilmelidir. Bu noktada Mustafa Avc ı karar ına17 da değinmek gerekmektedir. Anayasa Mahkemesi, bu ba şvuruda ba şvurucunun uzun tutukluluk şikâyetini, inceleme tarihi itibar ıyla tahliye edilmi ş olmas ı nedeniyle CMK 141 de düzenlenen tazminat yolunun tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez bulmu ştur.18 Başvurucunun, tutuklanmas ına neden olan fiillerin tamam ının siyasi faaliyetleri ile ilgili oldu ğu ve bu sebeple siyasi faaliyette bulunma hakk ının ihlal edildi ği iddias ına ilişkin olarak ise Anayasa Mahkemesi; ba şvurucunun uzun tutuklulu k şikâyetiyle ilgili açaca ğı tazminat davas ında ilk derece mahkemesinin hukuka ayk ırılığı tespit ve yeterli giderim sa ğlama hususlar ında karar verirken tedbirin ki şi hürriyeti ve güvenli ği hakk ı dışında siyasi faaliyette bulunma hakk ına müdahale te şkil edip etmedi ği de dâhil olmak üzere somut olay ın tüm ko şullar ını dikkate almak durumunda olaca ğını belirtmiştir. Anayasa Mahkemesi, CMK nin 141. maddesinde öngörülen tazminat yolunun; gözalt ı, yakalama, tutuklama gibi tedbirlerinin ki şi hürriyeti ve güvenli ği hakk ının yan ı sıra diğer temel haklara müdahale sonucunu do ğurmas ı hallerinde de etkili bir kanun yolu niteli ğini haiz oldu ğunu ifade etmi ş ve bu kabulü do ğrultusunda siyasi faaliyette bulunma hakk ının ihlal edildi ği iddias ı yönünden de ba şvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemezlik karar ı vermiştir.19 Bu olayda ba şvurucunun, tutuklanmas ına neden olan fiillerin tamam ının siyasi faaliyetleri ile ilgili oldu ğu ve bu sebeple siyasi faaliyette bulunma hakk ının ihlal edildi ği iddias ı zımnen tutuklaman ın hukuki olmad ığı iddias ına benzemektedir. Bu ki şinin CMK 141. maddedeki yola ba şvurmas ı durumunda tazminat mahkemesi ifade özgürlü ğünün ihlal edilip edilmediğini tespit edebiliyorsa, di ğer bir deyi şle başvurucunun tutuklanmas ına konu eylemlerin siyasi faaliyetler kapsam ında olup olmad ığını tespit edebiliyorsa, tutuklaman ın hukuki olup olmad ığını da elbette ki tespit edebilir. Zira deliller de ğerlendirmeden tutuklaman ın ifade özgürlü ğünü ihlal etti ğinin tespit edebilmesi mümkün de ğildir. Yukar ıda belirtti ğimiz gibi Anayasa Mahkemesi beraat veya takipsizlik karar ı verilmesi ve bu karar ın kesinle şmesi halinde ki şilerin 141. maddenin (e) veya a) bendi uyar ınca tazminat alabilmelerinin mümkün oldu ğunu belirterek ba şvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemezlik karar ı vermektedir (Fatma Maden (B. No: 2016/28719, 17/7/2018, Ertu ğrul Raşit Benal, B. No:2016/25245, 17/7/2018). Anayasa Mahkemesi bu kararlar ında CMK n ın 141/1-a bendine de at ıf yapmaktad ır. Ancak CMK n ın 141. maddenin (1) numaral ı fıkras ının (a) bendine ba şvurulmas ı için, CMK da, tutuklamayla ilgili/ilişkili davan ın beraatla veya takipsizlik karar ıyla sonuçlanmas ı şart ı aranmamaktad ır. Tutuklamaya konu davan ın beraatla veya takipsizlik karar ıyla sonuçlanmas ı şart ı 141/1-e bendi için geçerlidir. Kanaatimizce beraat veya takipsizlik halinde CMK 141/1-e bendindeki hükmün tutuklaman ın hukukili ği aç ısından birincil nitelikte etkili bir yol olmad ığını belirtmek gerekir. 141/1-e bendi uyar ınca tazminat istenebilmesi için tutuklaman ın hukuki olup olmamas ının bir önemi bulunmamaktad ır. Kişi beraat edince bu bent kapsam ında tutuklaman ın hukuki olup olmad ığına ilişkin bir tespit yap ılmadan otomatik olarak tazminat ödenmektedir. Oysa bir yolun etkili kabul edilmesi için o yolun hakk ın ihlal edildi ğini tespit edebilmesi ve ihlali giderebilmesi gerekir. 20 AİHM de Mergen ve di ğerleri karar ında benzer __________________ 17 Mustafa Avci, B. No: 2014/1545, 22/3/2018 18 Mustafa Avci, 27 19 Mustafa Avci, 35-38 20 Mergen ve di ğerleri/Türkiye karar ı, 36 Başvuru Numaras ı: 2017/78 Karar Tarihi : 4/11/2020 30 gerekçelerle 141/1-e bendindeki yolun tüketilmesi gerekti ği itiraz ını reddetmi ştir. Dolay ısıyla bu ba ğlamda 141/1- e bendinin de ğil, 141/1-a bendinin etkili bir yol oldu ğu söylenebilir. Nitekim Anayasa Mahkemesi de bu durumu göz önüne alarak bu kararlar ında 141/1-a bendine de at ıf yapma gere ği duymuştur. 141/1-a bendi beraat veya takipsizli ğe bağlı olmad ığı için tahliye durumunda da bu yolun etkisiz oldu ğunu söylemek mümkün de ğildir. Yukar ıda aç ıklanan hususlar birlikte de ğerlendirildi ğinde tutuklaman ın hukuki olmad ığı şikâyetlerine dayal ı başvurularda, tutuklaman ın ilgili/ili şkili oldu ğu dav a mahkûmiyetle sonuçlanm ış olmas ı veya kişinin tahliye edilmi ş hallerinde de CMK n ın 141. maddesindeki tazminat yolunun tüketilmesi gerekti ği sonucuna ula şılmaktad ır. Tutuklaman ın hukukili ği değerlendirilirken, tutuklaman ın uyguland ığı tarihteki şartlara bak ılmal ıdır. Darbe te şebbüsü s ıras ında gerçekle şen vahim olaylar ın toplumda oluşturduğu kayg ı, teşebbüsün faili oldu ğu belirtilen FETÖ/PDY nin örgütlenmesinin karmaşıklığı, Bu yap ılanman ın yaratt ığı görünür aç ık tehlike, darbe te şebbüsüne ili şkin faaliyetler kapsam ında ülke genelinde binlerce ki şi taraf ından icra edilen, suç olu şturabilecek nitelikteki on binlerce eylemin ayn ı anda işlenmesi, ço ğunluğu kamu görevlisi olan çok say ıda kişi hakk ında yürütülen soru şturmalar, olaylar ın arz ettiği vahamet dikkate al ındığında tutuklama tedbirinin temelsiz ve keyfi oldu ğu söylenemez. Aç ıklad ığım gerekçelerle ba şvurunun ba şvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez oldu ğuna, kişi hürriyeti ve güvenli ği hakk ının ihlal edilmedi ğine karar verilmesi gerekti ği görüşüyle say ın çoğunluğun görüşüne kat ılmad ım. Üye Selahaddin MENTE Ş