3. Hukuk Dairesi 2021/6591 E. , 2021/10586 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulmakla; dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; 13/04/2018 tarihinde yapılan denetim sırasında, davalının kullanıcı perakende satış sözleşmesi olmadan yas…
**3. Hukuk Dairesi 2021/6591 E. , 2021/10586 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulmakla; dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; 13/04/2018 tarihinde yapılan denetim sırasında, davalının kullanıcı perakende satış sözleşmesi olmadan yasal olarak kesilen elektriği açarak tüketim yaptığının tespit edildiğini, aynı tarihli kaçak/usulsüz elektrik tüketimi tespit tutanağına istinaden tahakkuk ettirilen kaçak tüketim bedelinin tahsili amacıyla davalı hakkında icra takibi başlattığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürerek; takibe vaki itirazın iptali ile davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. Mahkemece; 6102 sayılı TTK’nın 5/A maddesi uyarınca, aynı Kanun’un 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu, tensip zaptının 5/c nolu ara kararı ile davacı vekiline arabuluculuk sonuç tutanağının sunulması için süre verildiği ancak ara kararının gereğinin yerine getirilmediği gerekçesiyle, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının 25/06/2021 tarihli yazısında; kaçak elektrik kullanımından doğan alacağa ilişkin itirazın iptali istemli davanın 6102 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinde ve diğer özel kanunlarda sayılan uyuşmazlıklardan olmadığı, ayrıca davalının gerçek kişi olduğu, bu nedenlerle dava konu uyuşmazlığın mutlak veya nispi ticari dava niteliğinde bulunmadığı, davanın ticari dava niteliğinde olmaması nedeniyle 6102 sayılı Kanun gereğince arabuluculuğa başvuru şartının aranmayacağı, asliye hukuk mahkemesinde davanın görülüp sonuçlandırılması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı bulunduğu ileri sürülerek; hükmün, kanun yararına bozulması talep edilmiştir. Uyuşmazlık, kaçak elektrik kullanıldığı iddiasıyla davacı şirket tarafından tahakkuk ettirilen kaçak tüketim bedelinin tahsili için davalı aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Uyuşmazlığın çözümü için konuya ilişkin yasal düzenlemelerin irdelenmesi gerekmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 4 üncü maddesinin birinci fıkrası; “(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,