5. Hukuk Dairesi 2017/26270 E. , 2017/26873 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalılar vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosya…
**5. Hukuk Dairesi 2017/26270 E. , 2017/26873 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalılar vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava ve birleşen dava; 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar vekilince temyiz edilmiştir. 1-Bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de, hükme esas alınan rapor geçersizdir. Şöyle ki; Dava konusu Gaziantep İli Şehitkamil İlçesi 8 Şubat Mahallesi 1434 ada 925 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili olarak davacı idare tarafından düzenlenen Kıymet Takdir Komisyonu raporunda 285,00 TL takdir edildiği, emlak vergisine esas metrekare rayiç değerinin ise 87,00TL olduğu, 3771 ada 7, 8, 9, 10 parsel sayılı taşınmazlar için ise davacı idare tarafından 475,00 TL metrekare birim fiyatları takdir edilip, emlak vergisine esas metrekare rayiç değerlerinin ise 220,00TL olduğu, anlaşıldığı halde hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda; dava konusu taşınmazlara idarece düzenlenen kıymet takdir raporlarında birbirinden oldukça farklı bedeller takdir edilip vergi değerleri de farklı olmasına rağmen, aynı değer takdir edilmesi doğru olmadığı gibi, somut emsal alınan 4004 ada 6 parsel sayılı taşınmaz ile dava konusu 3771 ada 7, 8, 9,10 parsel sayılı taşınmazların vergi değerleri arasında yapılan kıyaslamada emsal taşınmazın daha değersiz olduğu anlaşılmasına rağmen, daha değerli kabul edilmek suretiyle, vergi değelerine ters düşecek şekilde inandırıcı ve somut gerekçelere dayandırılmayan rapora göre hüküm kurulması doğru değildir.