T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/661 KARAR NO: 2026/27 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 19/12/2024 NUMARASI: 2023/165 E - 2024/786 K DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ: 12/01/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonun…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/661 KARAR NO: 2026/27 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 19/12/2024 NUMARASI: 2023/165 E - 2024/786 K DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ: 12/01/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında 05.12.2011 tarihinde “İş Ortaklığı Anlaşması” adı altında bir sözleşme imzalandığını ve bu sözleşme ile “İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü” bünyesindeki çeşitli projelerde birlikte çalışma ve bu çalışmanın koşullarının kararlaştırıldığını, bu sözleşmeye 2013 tarihinde ek protokoller de yapıldığını, bu sözleşme ile davalı tarafından doğrudan ve/veya dolaylı olarak başka firmalar vasıtasıyla NVİ Genel Müdürlüğüne yapılacak satışlara ilişkin genel ve özel şartlar düzenlendiğini, Sözleşmenin halen devam ettiğini, sözleşmenin “Kâr Paylaşımı ve Ödemeler” başlıklı 4. Madde ve devamındaki 4.1, 4.2, 4.3, 4.4, 4.5 ve 4.6 başlıkları altında ise “kar paylaşımı ve ödemeler” in düzenlendiğini, buna göre, muhatap firma, yapılan atışlardan elde edilecek olan tahsilatlardan müvekkili şirketin payını hiçbir ihbar ve ihtara gerek olmaksızın üç iş günü içinde müvekkiline ödeyeceğini, davalı firma bu sözleşmeye dayalı olarak, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü ihalesini kazanan ana firma olan ...A.Ş. firmasına satışlar yaptığını ve bir kısım bedellerini tahsil ettiğini, davalı firma, başlangıçta tahsil ettiği bedellerden davacının payına düşen meblağları ödediğini, ancak daha sonra bu işten dolayı yaptığı satışlar ve elde ettiği bedellerle ilgili olarak müvekkili şirkete bilgi vermediği gibi, ödeme de yapmadığını, NVİ tarafından yapılan yeni ihaleyi kazanan ... Mühendislik ve Ticaret A.Ş.’ne de davalı firma tarafından satışlar yapıldığını ve bunlardan da müvekkili firmanın payına düşen bedellerin ödenmediğini, davalı firma tahsil ettiği bedellerden müvekkilinin payına düşen bedelleri ödemediği gibi, müvekkilinin fatura kesmesine yarayacak bilgileri de vermediğini, sözleşmenin “cezai şartlar” başlıklı 9. Maddesine göre “….Veya şartlarını ihlal eden taraf, diğer tarafın uğrayacağı tüm zararı ve müspet karı %40 fazlasıyla ödemeyi kabul ve taahhüt eder…” bu maddeye göre müvekkilinin zararı ile ilgili tüm dava ve takip hakları saklı kalmak kaydı ile, müvekkiline ödenmeyen %40’ının da ödenmesi gerektiğini, davalı firma, ...Elektronik A.Ş. ye satış yapılması ile ilgili olarak ... Elektronik San. Ve Tic. A.Ş. firması ile 06.02.2012 tarihinde İş Ortaklığı sözleşmesi yaptığını ve bu sözleşme ile ilgili paylaşımlar ve kazanım miktarlarının da bir kısmı müvekkili şirkete ödenmediğini, kalan kısmının ise ödenmediğini beyanla,fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000EURO+KDV ile 1.000USD alacağının tahsili için HMK 107/2 maddesine göre açılan belirsiz alacak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 12/07/2024 tarihli artırım dilekçesinde özetle; tebliğ edilen bilirkişi raporu ve bu raporu teyid eden ek bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın talep sonucunu HMK 107 uyarınca arttırdıklarını, 5.000. EURO olarak talep ettikleri, EURO cinsinden alacaklarına ilişkin taleplerini arttırarak, dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte 411.462,13.€ alacak ve sözleşme ve bilirkişi raporu ile tespit edilen cezai şart alacağı 164.584,85€ olmak üzere; 576.046,98. Euro alacağın taraflarına ödenmesi şeklinde arttırdıklarını, 1000.USD olarak talep ettikleri USD cinsinden alacak taleplerini arttırarak, dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte 114.000,00.USD alacak ve sözleşme ve bilirkişi raporu ile tespit edilen cezai şart alacağı 45.600.USD olmak üzere 159.600.USD olmak üzere alacaklarının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.Mahkemece yapılan yargılama sonunda ; 1- 411.462,13.€ alacağın ve 164.584,85€ cezai şart alacağı toplamı 576.046,98. Euro alacağın dava tarihinden itibaren 3095 sy 4/a md gereğince işleyecek faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine,114.000,00.USD alacağın ve 45.600.USD cezai şart alacağı toplamı 159.600.USD alacağın dava tarihinden 3095 sy 4/a md gereğince işleyecek faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine, karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararı, davalı vekili 30.01.2025 tarihli dilekçesiyle istinaf etmiştir.Davalı vekili istinaf aşamasında verdiği 15.09.2025 tarihli dilekçede ; "Müvekkil...Teknoloji A.Ş. Hakkında İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/197 Esas sayılı dosyasında 26.06.2025 tarihli ve 2025/564 Karar numaralı kararla İflasına karar verilmiştir. (Ek-1: İflas Açılış İlanı)Verilen iflas kararı üzerine müvekkil şirket yöneticilerinin yetkileri de son ermiş ve tüm yetki İstanbul 3. İflas Müdürlüğünün İflas dosyasında müdürlüğe devredilmiştir.Şu haliyle, tarafımızın da vekillik görevi doğal olarak sona ermiştir." şeklinde beyanda bulunmuştur.İflas ilanı içeriğine göre ; İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/197 Esas sayılı dosyasından 26.06.2025 günü saat:14.35 itibaren İFLASI'nın açılmasına karar verilmiş olduğu anlaşılmaktadır.Yapılan değerlendirme sonunda; kural olarak 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 191. maddesi gereğince, borçlunun iflas açıldıktan sonra masaya ait mallar üzerinde her türlü tasarrufu alacaklılara karşı hükümsüzdür. Müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi iflâs ile kısıtlandığından, aynı Kanun’un 226. maddesi uyarınca da masanın kanuni mümessilinin iflas idaresi olduğu hükmü kabul edilmiştir. Belirtilen hükümler gereğince; iflasın açılmasıyla taraf sıfatı ve dava takip yetkisi artık müflise değil, iflas idaresine ait olup, adi tasfiyede İİK'nın 226-229. maddeleri gereği iflas masasını temsil yetkisi iflas idare memurlarına, şayet basit tasfiye (İİK'nın m. 218) usulü benimsenmişse, bu temsil yetkisi İflas Dairesine aittir. Müflis, iflasın açılması ile hak ehliyetini kaybetmediği gibi dava ehliyetini de kaybettiği söylenemez. Müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlandığından, masa ile ilgili davalar hakkındaki taraf sıfatı ve dava takip yetkisi artık müflise değil, iflâs idaresine ait olacaktır. İflâs idaresinin bu dava takip yetkisini kullanıp kullanmayacağını tespit edebilmek için, ilk önce iflâs organlarının oluşması ve her dava hakkında esaslı bilgi sahibi olunması gerekir. Bu ise, zaman isteyen bir husustur. İşte bu nedenle, İİK'nın 194. maddesi gereğince müflisin davacı ve davalı bulunduğu hukuk davalarının, iflâsın açılması ile belli bir süre için durması öngörülmüştür. İİK'nın 194. maddesine göre; "Acele haller müstesna olmak üzere iflasın açılması ile kural olarak müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur, ancak alacaklıların ikinci toplantısından on gün sonra devam olunabilir"İflasın açılması ile duracak olan davalar, iflâstan önce açılmış olup da halen derdest bulunan ve iflâs masasına giren mal, alacak ve haklara ilişkin hukuk davalarıdır. Davaların durduğu bu süre içinde, iflâs idaresi, duran davalar hakkında araştırma yapar ve bu davaların geleceği hakkında karar verir. Burada, müflisin davacı veya davalı olmasına göre, usul işlemleri farklılık arz eder.Müflisin davalı olduğu davalarda ise; iflâs idaresi, alacakları tahkik ederken, (İİK md. 230 vd) müflise karşı dava açan alacaklının alacağının mevcut olup olmadığı hakkında bir karar vermez; sadece, bu alacağı davalı çekişmeli alacak olarak sıra cetveline geçirir. Bu alacağın, dolayısıyla davanın kabul edilip edilmeyeceği hakkındaki kararı, ikinci alacaklılar toplantısında karar verilir. İkinci alacaklılar toplanması davaya devam edilmesine karar verirse, iflâs idaresi, ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonra davayı takip eder veya tayin edeceği bir avukat vasıtasıyla davayı takip ettirir. Bir hukuk davasının kayıt-kabul davasına dönüşmesi için davalının iflas etmesi, iflas idaresinin de dava konusu alacağı iflas masasına kabul etmemesi gerekir. Davalı tarafı dava sırasında iflas eden aleyhine iflastan önce açılan ve İİK'nın 194. madde hükmünde sayılan istisnalardan olmayan bir davaya bakan mahkemenin asıl dava konusu alacağın, ikinci alacaklılar toplanmasında, iflas masasına kaydedilip, alacağın masaca kesin olarak kabul edilip edilmediğini araştırması ve şayet kesin suretle kayıt ve kabul edilmiş ise, konusu kalmayan davada hüküm tesisine yer olmadığına karar vermesi; masaya kayıt edilmesi istenip de alacak kısmen veya tamamen reddedilmiş ise ve kayıt-kabul davası ayrıca açılmamışsa, davaya alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü davası olarak devam edilerek, varılacak sonuç dairesinde bir karar vermesi gerekir. (Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin 2017/7164 E- 2019/3248 K. sayılı ilamı)Bu itibarla, belirtilen hususlar kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle resen incelenmesi gerektiğinden; mahkemece, davalı müflis şirket yönünden iflas idaresine gerekli tebligatların yapılıp ve taraf teşkili sağlandıktan sonra yukarıda açıklanan usullere göre yargılamaya devam edilip, sonucuna göre hüküm kurulması gerekli olmakla, HMK 353/1-a-4 maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalının istinaf talebinin kabulü ile HMK 355. madde ve 353/1-a-4 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, açıklanan şekilde yeniden yargılama yapılmasını temin için dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa,karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 12/01/2026