davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin resmi internet sitesinin www...app olduğunu, internet sitesindeki ve sosyal mecralarda yer alan her türlü tanıtım malzemeleri, çizim, içerik bilgileri gibi tüm materyal ve eserlerin ilk kez davacı şirket için üretildiğini ve davacı şirkete ait olduğunu, davacı ş
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sermaye artışını gerektirecek bir durumun olmadığını, bu hususta tüm itirazlarını içeren bir dilekçe yazıp toplantı başkanına sunduklarını, TTK m. 407/3’te sayılan ve yönetmelikle düzenleneceği belirtilen hususlar arasında yer almadığından ilgili yönetmelik maddelerinin kanun hükümlerine hem de normlar hiyerarşisine aykırı olduğunu, davalı tarafın müvekkili genel kurulda temsil edilmemesine ilişkin gerekçe olarak söz konusu vekaletnamenin apostil şerhini içermediğini iddia etmiş ise de yönetmelik ve kanunlarda böyle bir şekil şartı öngörülmemiş olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) öngörülenden daha ağır bir şekil şartı düzenleyen yönetmelik hükümlerinin, pay sahibinin vazgeçilmez nitelikteki temsil hakkını niteliğine uygun olmayan şekilde sınırlandırmakta olduğunu, dava konusu olayda vekaletnamede noter onayının bulunduğu gerçeği ışığında ve apostille şerhi bulunmasını öngören herhangi bir düzenleme bulunmadığı göz önünde bulundurulduğunda sundukları vekaletnamenin geçerli olacağının tartışmasız olduğunu, BTY md. 21/f.1’de sayılan unsurları içermeyen bir yetki belgesiyle toplantıya katılmak isteyen temsilcinin geri çevrileceğini, bu durumda pay sahibinin temsil hakkının fiilen sınırlanacağının açık olduğunu, belgenin geçerli kabul edilmesinin, pay sahibinin temsil hakkının vazgeçilmez niteliği bakımından ulaşılması gereken çözüm olduğunu, pay sahibi olan müvekkil ... AG’nin vazgeçilmez nitelikteki temsil ve temsilci aracılığıyla oy ve diğer haklarını kullanma hakkı ihlal edilmiş olduğunu, müvekkilinin vazgeçilmez nitelikteki genel kurul toplantısına katılma hakkını kullanamayan Benedikt’in bu sebeple toplantıda alınan kararlara karşı iptal davası açma hakkı bulunmakta olduğunu, hukuken geçerli bir gerekçe olmaksızın müvekkilinin toplantıya alınmaması ve toplantı sırasında kullanmaya yetkili olduğu hakları kullanmasının engellenmesi sebebiyle bu toplantıda alınan dava konusu kararların iptalini talep etmiştir.